Konusunu Oylayın.: İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?
  1. 26.Şubat.2011, 11:54
    1
    Misafir

    İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?

  2. 26.Şubat.2011, 12:05
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?




    İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?


    Her insana musallat olan şeytanlar vardır. Nitekim bu konuda şöyle bir hadis-i şerif vardır:

    “Benim şeytanım, bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III. 309)

    Bu hadiste geçen “esleme” kelimesi hem "teslim olup boyun eğmeye mecbur oldu" hem de "Müslüman oldu" manalarına gelmektedir. Bu sebeple Müslüman oldu anlamında alınırsa, cennete girecek diye anlaşılabilir. Ancak bu kelimeyi hadisçiler "boyun eğip teslim oldu" anlamında kabul etmişlerdir. Çünkü şeytanın cevheri bozulduğundan Müslüman olmasının söz konusu olamayacağını ifade etmişlerdir. (Tirmizi, Rada 17; İ. Cevzi, Telbisü İblis s. 34)

    Fıtrat değiştirilmez. Peygamberlerin fıtratı da değiştirilmez. Fıtratta iki husus var, kötülüğe meyyal hayvanî ve nebatî / bitkisel yanı ki, buna nefis de diyebiliriz. Bir de iyiliğe meyleden, akıl ve vicdan tarafı. Bir insan olarak Hz. Muhammed (a.s.m)’de de bu unsurlar vardı. Çünkü büyüklerin imtihanı da büyüktür; peygamber olarak o da imtihana tabidir. Ancak seçkin bir makama namzet olarak yaratıldığı için, kötülüğe meyilli olan nefs-i emmare, onda nefs-i mutmainne, raziye ve marziyeye dönüşmüştür. Bir hadiste Efendimiz (asv) buyuruyor ki, “Herkes gibi, benim de bir şeytanım vardı, fakat bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III. 309)

    Bediüzzaman Said Nursi’nin “Nefs-i emmarem ister istemez aklıma tabi olmuş...” şeklindeki sözü, yalnız peygamberlerin değil, onlara samimi olarak uyan ve onları hayatlarında tek rehber edinen kimselerin de kabiliyet-i şer olan yönleri, kabiliyet-i hayra dönüşebilir. Böyle insanların da şeytanlarını teslim alması mümkündür.

    Hz. Muhammed (a.s.m)’e, diğer insanlardan farklı olarak -peygamberlik görevine uygun- özel donanımlar lütfedilmiştir. Bu cümleden olarak, Hz. Muhammed (a.s.m)’in bütün özellikleri, duyguları, şehevî, gazabî hisleri ve aklî melekeleri tam dengede idi. İzzetle tevazuu, iktisatla sahaveti/cömertliği, yumuşak huylulukla şecaati bir arada toplamıştır.
    SİE


  3. 26.Şubat.2011, 12:05
    2
    Silent and lonely rains



    İnsanın, şeytanını yenme ihtimali var mıdır?


    Her insana musallat olan şeytanlar vardır. Nitekim bu konuda şöyle bir hadis-i şerif vardır:

    “Benim şeytanım, bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III. 309)

    Bu hadiste geçen “esleme” kelimesi hem "teslim olup boyun eğmeye mecbur oldu" hem de "Müslüman oldu" manalarına gelmektedir. Bu sebeple Müslüman oldu anlamında alınırsa, cennete girecek diye anlaşılabilir. Ancak bu kelimeyi hadisçiler "boyun eğip teslim oldu" anlamında kabul etmişlerdir. Çünkü şeytanın cevheri bozulduğundan Müslüman olmasının söz konusu olamayacağını ifade etmişlerdir. (Tirmizi, Rada 17; İ. Cevzi, Telbisü İblis s. 34)

    Fıtrat değiştirilmez. Peygamberlerin fıtratı da değiştirilmez. Fıtratta iki husus var, kötülüğe meyyal hayvanî ve nebatî / bitkisel yanı ki, buna nefis de diyebiliriz. Bir de iyiliğe meyleden, akıl ve vicdan tarafı. Bir insan olarak Hz. Muhammed (a.s.m)’de de bu unsurlar vardı. Çünkü büyüklerin imtihanı da büyüktür; peygamber olarak o da imtihana tabidir. Ancak seçkin bir makama namzet olarak yaratıldığı için, kötülüğe meyilli olan nefs-i emmare, onda nefs-i mutmainne, raziye ve marziyeye dönüşmüştür. Bir hadiste Efendimiz (asv) buyuruyor ki, “Herkes gibi, benim de bir şeytanım vardı, fakat bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III. 309)

    Bediüzzaman Said Nursi’nin “Nefs-i emmarem ister istemez aklıma tabi olmuş...” şeklindeki sözü, yalnız peygamberlerin değil, onlara samimi olarak uyan ve onları hayatlarında tek rehber edinen kimselerin de kabiliyet-i şer olan yönleri, kabiliyet-i hayra dönüşebilir. Böyle insanların da şeytanlarını teslim alması mümkündür.

    Hz. Muhammed (a.s.m)’e, diğer insanlardan farklı olarak -peygamberlik görevine uygun- özel donanımlar lütfedilmiştir. Bu cümleden olarak, Hz. Muhammed (a.s.m)’in bütün özellikleri, duyguları, şehevî, gazabî hisleri ve aklî melekeleri tam dengede idi. İzzetle tevazuu, iktisatla sahaveti/cömertliği, yumuşak huylulukla şecaati bir arada toplamıştır.
    SİE





+ Yorum Gönder