Konusunu Oylayın.: Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum
  1. 23.Şubat.2011, 18:29
    1
    Misafir

    Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum






    Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum Mumsema Ben Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum Ama Forumunuzda Benim İstediğim Gibi Yok Madde Halinde Eklenmesini İstiyorum


  2. 23.Şubat.2011, 18:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 23.Şubat.2011, 19:27
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Akrabalık Haklarını Madde Halinde İstiyorum




    Akraba Hakları
    Allah Teâlâ ana babaya ihsandan sonra akrabaya iyiliği emretmektedir. Akrabayla ilişkisini kesenler Kur’ân-ı Azîmüş-şân’da lanetlenmişlerdir. Bu iki görev layıkıyla ifâ edildiği zaman cemiyete huzur ve refah ömürlere de bereket gelir. Bunlar:

    a) İmkânı elverişli olanlar imkânları ölçüsünde şefkatmerhamet ve yardımlaşma vazifelerine dikkat etmelidirler.

    b) Vefadarlık saygı ve ahde bağlılık vazifeleridir. Bu da güçlü olmayan ve yardıma muhtaç durumda bulunanların vazifesidir. Bunlar karşılıklı olarak gerçekleştirilmelidir.

    Bir insanın imanı ne kadar kuvvetlenirse akrabalık bağlarının korunması için mutlaka gerekli olan vefadarlık ve fedakârlığı da o derece artar. Bu nedenle Rasûlullah aleyhisselâm bu vazifeleri imana bağlamıştır.

    Sıla-i rahim sıhhat ve âfiyete kavuşmak için vesîledir. Ömrün bereketi de budur. Ayrıca günahlardan sakınmaya ve hayra muvaffak olunmasına yol açar. O halde sıla yapanlar Allah’ın emirlerine rahatlıkla uyar ve yasakladıklarını terk ederler!

    Hayat şartlarını asıl zorlaştıran akrabalık bağlarının koparılmasıdır! Rasûlullah aleyhisselâm: “Bir toplumda akrabalık bağını kesmiş insanların bulunması oraya Allah’ın rahmetinin gelmemesine yol açar!” buyurarak konunun ehemmiyetini en güzel biçimde ifade etmişlerdir. Akrabalık bağlarını koparmak müslüman olmayan toplumlardan müslümanlara bulaşmış bir hastalıktır! Bu ise yeryüünü fitne ve fesada uğratır. Sıla-ı rahim ise fitne ve fesadı kaldırır diyarları onarır ömürleri bereketlendirir ve rızıkları çoğaltır. Âhirette ise Cennet kapısının açılmasına vesîle olur!

    Akrabalık haklarını hakkıyla yerine getirebilmek için soyun bilinmesi son derece önemli bir görevdir! Zaten toplumlara ayakta tutan üç şeydir:
    1. Teârüf yani karşılıklı tanışmak.
    2. Tesânüd yani dayanışmak.
    3. Teâvün yani yardımlaşmak.
    Bunların olmadığı yerde yerlerini tenâfür yani karşılıklı nefret; tefâruk yani birlik ve beraberliğin kopması ve tenâkür yani yardımlaşmanın yerini inkâr alır!

    Peygamber aleyhisselâma iman edenler akrabalık haklarına uyarak dünyaya hakim oldular. Şuurlandılar ve ahlaken en üstün insanlar haline geldiler. Görüş ve basîrete kavuştular. Nifakı kaldırıp yerine infakı getirdiler ve büyük bir devrim yapmış oldular. Kin ve hasedin yerini sevgi saygı ve merhamet aldı.

    Akrabamız olsun ya da olmasın HER TAKVÂ SAHİBİNİ sevmek ve O’na saygı göstermek mecbûriyetinde olduğumuzu da aslâ unutmamalıyız!

    Herkes ilminin elverdiği ölçüde aile fertlerine ve akrabalarına iyiliği tebliğ etmekle mükelleftir ve tebliğ ettiği şeyleri bizatihi yaşayıp uygulayarak güzel örnek olmaya azami gayret etmelidir!

    Aile reislerinin iyal ve akrabalarına üç şekilde yardımcı olmaları gerekir:
    1. Ehl-i sünnet’e uygun itikadî meseleleri öğreterek.
    2. İslâm dininin emrettiği ahlakî vazifeleri öğretipbunları fiilen tatbik ederek ve güzel örnek oluşturarak.
    3. Dilini bütün şerlilerin şerlerinden sakındırarak hak ve adaletle iyilikleri tebliğ ederek.
    Şüphe yok ki yardımların en büyüğü helal ve haram ilmini öğretmektir.

    Aile ve akrabalık bağlarını koparmak cezası dünyada da en acil olarak verilen hususlardan yahut suçlardan biridir!



  4. 23.Şubat.2011, 19:27
    2
    Silent and lonely rains



    Akraba Hakları
    Allah Teâlâ ana babaya ihsandan sonra akrabaya iyiliği emretmektedir. Akrabayla ilişkisini kesenler Kur’ân-ı Azîmüş-şân’da lanetlenmişlerdir. Bu iki görev layıkıyla ifâ edildiği zaman cemiyete huzur ve refah ömürlere de bereket gelir. Bunlar:

    a) İmkânı elverişli olanlar imkânları ölçüsünde şefkatmerhamet ve yardımlaşma vazifelerine dikkat etmelidirler.

    b) Vefadarlık saygı ve ahde bağlılık vazifeleridir. Bu da güçlü olmayan ve yardıma muhtaç durumda bulunanların vazifesidir. Bunlar karşılıklı olarak gerçekleştirilmelidir.

    Bir insanın imanı ne kadar kuvvetlenirse akrabalık bağlarının korunması için mutlaka gerekli olan vefadarlık ve fedakârlığı da o derece artar. Bu nedenle Rasûlullah aleyhisselâm bu vazifeleri imana bağlamıştır.

    Sıla-i rahim sıhhat ve âfiyete kavuşmak için vesîledir. Ömrün bereketi de budur. Ayrıca günahlardan sakınmaya ve hayra muvaffak olunmasına yol açar. O halde sıla yapanlar Allah’ın emirlerine rahatlıkla uyar ve yasakladıklarını terk ederler!

    Hayat şartlarını asıl zorlaştıran akrabalık bağlarının koparılmasıdır! Rasûlullah aleyhisselâm: “Bir toplumda akrabalık bağını kesmiş insanların bulunması oraya Allah’ın rahmetinin gelmemesine yol açar!” buyurarak konunun ehemmiyetini en güzel biçimde ifade etmişlerdir. Akrabalık bağlarını koparmak müslüman olmayan toplumlardan müslümanlara bulaşmış bir hastalıktır! Bu ise yeryüünü fitne ve fesada uğratır. Sıla-ı rahim ise fitne ve fesadı kaldırır diyarları onarır ömürleri bereketlendirir ve rızıkları çoğaltır. Âhirette ise Cennet kapısının açılmasına vesîle olur!

    Akrabalık haklarını hakkıyla yerine getirebilmek için soyun bilinmesi son derece önemli bir görevdir! Zaten toplumlara ayakta tutan üç şeydir:
    1. Teârüf yani karşılıklı tanışmak.
    2. Tesânüd yani dayanışmak.
    3. Teâvün yani yardımlaşmak.
    Bunların olmadığı yerde yerlerini tenâfür yani karşılıklı nefret; tefâruk yani birlik ve beraberliğin kopması ve tenâkür yani yardımlaşmanın yerini inkâr alır!

    Peygamber aleyhisselâma iman edenler akrabalık haklarına uyarak dünyaya hakim oldular. Şuurlandılar ve ahlaken en üstün insanlar haline geldiler. Görüş ve basîrete kavuştular. Nifakı kaldırıp yerine infakı getirdiler ve büyük bir devrim yapmış oldular. Kin ve hasedin yerini sevgi saygı ve merhamet aldı.

    Akrabamız olsun ya da olmasın HER TAKVÂ SAHİBİNİ sevmek ve O’na saygı göstermek mecbûriyetinde olduğumuzu da aslâ unutmamalıyız!

    Herkes ilminin elverdiği ölçüde aile fertlerine ve akrabalarına iyiliği tebliğ etmekle mükelleftir ve tebliğ ettiği şeyleri bizatihi yaşayıp uygulayarak güzel örnek olmaya azami gayret etmelidir!

    Aile reislerinin iyal ve akrabalarına üç şekilde yardımcı olmaları gerekir:
    1. Ehl-i sünnet’e uygun itikadî meseleleri öğreterek.
    2. İslâm dininin emrettiği ahlakî vazifeleri öğretipbunları fiilen tatbik ederek ve güzel örnek oluşturarak.
    3. Dilini bütün şerlilerin şerlerinden sakındırarak hak ve adaletle iyilikleri tebliğ ederek.
    Şüphe yok ki yardımların en büyüğü helal ve haram ilmini öğretmektir.

    Aile ve akrabalık bağlarını koparmak cezası dünyada da en acil olarak verilen hususlardan yahut suçlardan biridir!






+ Yorum Gönder