Konusunu Oylayın.: Mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz
  1. 22.Şubat.2011, 21:47
    1
    Misafir

    Mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz






    Mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz Mumsema acaba bulabildiyseniz, mehmet akif ersoy ile ilgili veya da istiklal marşı ile ilgili özlü söz istiyorum da.. bulanlar var mı?


  2. 22.Şubat.2011, 21:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    acaba bulabildiyseniz, mehmet akif ersoy ile ilgili veya da istiklal marşı ile ilgili özlü söz istiyorum da.. bulanlar var mı?


    Benzer Konular

    - Mehmet Akif Ersoy - Tükürün

    - Mehmet akif ersoy bülbül

    - Mehmet Akif Ersoy HÜSRAN

    - Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

    - Mehmet Akif Ersoy'un Hayatı..

  3. 23.Şubat.2011, 19:17
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz




    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, her şeyden önce kendine en iyi bir şekilde yetiştirmiştir. Mülkiye Baytar Mektebi’ni birincilikle bitirdiği herkesçe bilinmektedir (İkinci olan bir Ermeni idi). Zamanın bilgilerini en iyi bir şekilde öğrenmiş ve akranlarının daima üzerinde olmuştur. Zamanında İslam’ı en iyi bilen, anlayan ve yaşayanlardandır. Bir yıldız gibidir Mehmed Akif, pırıltısını herkese açıkça göstermiştir.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, şiiri, fikre ve sanata ilgi duymuş ve sahasının en iyisi olma şerefini de kazanmıştır. Şiirde, aruzu en iyi kullanan şairlerimizdendir. Mehmed Akif’in şiir, zamanın en ileri, en çağdaş ve en gerçek şiiri idi. Şiirimize getirdiği canlılık, sadelik, akıcılık ve ses mükemmelliğini övmekte edebiyat tarihçileri yarış halindedir. Servet-i Fünun şairlerinden Cenap Şehabeddin, “Edebiyat Tarihi, şimdiye kadar büyük Akif’ten daha büyük İslam ve Türk şairi tanımaz.” demiştir. Şiirde İslam’ı anlatmış, Müslümanların kurtuluş ve dirilişi için şiiriyle hizmet etmiş, topluma yol göstermiştir. İslam düşmanlarına karşı da şiiriyle en güzel cevapları vermiştir.

    İstiklal Marşı da İslam’ın marşıdır. Müslümanların en güzel eserlerindendir, en büyük abidelerindendir, nesiller boyu yanacak meşalelerindendir. İstiklal Marşının, bir İslam şairi tarafından yazılmış olması bugün bile Müslümanlara güç veriyor, sevindiriyor, gönendiriyor; karşı tarafa cevap veriyor, susturuyor, konuşturmuyor.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, dergi çıkarmış, fikir yazıları yazmış, tercümeler yapmış ve Müslümanları uyandırmak, aydınlatmak ve bilgilendirmek için elinden ne geliyorsa onu yapmıştır. Camilerde vaazlar, mekteplerde dersler vermiş, takrir usulüyle (yani bir kitabın okutulması) öğrenciler yetiştirmiştir. (Mesela Hafızın Divanı tam on yedi ayrı kişiyle okutmuştur.) Sebil-ür-Reşad Dergisi’ni en zor ve sıkıntılı zamanlarda bile çıkartmış, İstiklal Savaşı’nın en civcivli günlerinde Kayseri’ye gitmiş ve derginin yayınını oradan sürdürmüştür.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif sadece söz ve öneriyle kalmamış davası için gerçekten çalışmıştır. Siyasetin içinde bulunmuş, en yüksek platformlarda hakikati savunmuş yolculuklar yapmış, davasının çilesini çekmiştir. Bu uğurda gurbete dahi katlanmış, unutmayı ve terk edilmeyi dahi göze almıştır. Lakin bu muhteşem feragat ve fedakârlığın neticesindedir ki bugün bile ondan faydalanıyoruz, onu anıyor ve izinden gidiyoruz…

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif zamanının ülkesindeki ve bütün İslam âlemindeki İslam aydınlarını (bizzat ve eserleriyle) tanımış, tanışmış ve kitaplarını tercüme ederek fikirlerinin ülkemizde de bilinmesine çalışmıştır. Mesela Ferit Vecdi’den Müslüman Kadını (1909), Muhammed Abduh’tan Hanoto’nun İslamiyet’e hücumuna karşı Şeyh Muhammed Abduh’un Müdafaası (1915), Said Halim Paşa’dan İslamlaşmak (1919), Abdulaziz Çaviş’ten İçkinin Hayat-ı Beşerde Açtığı Rahneler (1924) ve Anglikan Kilisesine Cevap (1924) eserlerini dilimize kazandırmıştır.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, İslam âlemi ile yakında ilgilenmiş, İslam birliği idealini savunmuş, Müslümanların derlenip toplanmaları için önlerinde bulunmuştur. Bütün dünya ile de yakından ve derinden ilgilenmiştir. Safahat’ta dünyayı bulursunuz adeta. Size seyahatlerini Almanya’dan Mısır’a kadar olan yolculuk ve müşahedelerini anlatır. Japonya’dan, Almanya’dan, Batıdan, Doğu’dan dersler çıkarır, Müslümanlar için.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, bir ahlak abidesidir, bir ahlak kahramanıdır. Diğer yönleri kadar Akif’in ahlak tarafı da çok büyüktür, belki de diğer yönlerinden üstündür. Öyle ki verdiği sözü ölüm pahasına tutmaktan geri kalmazdı. Hatta bir arkadaşıyla vefatından sonra birbirlerinin çocuklarına bakma sözü vermişlermiş. Akif, ölümünden sonra küçük evinde kendi çocuklarıyla beraber arkadaşınınkilere de bakmıştır, yani arkadaşına olan sözünü tutmuştur. Akif, bir ahlak anıtıydı; dürüst, yalan söylemez, haksızlığa asla tahammül edemez bir yaratılıştaydı. Hatta 1910 yılında, veterinerlik dairesinde, yanında çalışan ve sonraları CHP Mebusu olan Mehmed Emin Erişirgil’in haksız olarak işten atılması üzerine, Akif’te istifa etmiş ve ancak bu kişi tekrar işine döndürülünce istifasını geri almıştır. İstiklal Marşı için verilecek ödülü, son derece zaruret ve mali müzayaka içinde bulunduğu halde reddetmesi onun ahlak şahikalarında dolaştığının başkaca bir delilidir. Süleyman Nazif’in ahlakından bahisle Mehmed Akif “Beni Müslüman eden odur” dediği meşhurdur.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, spor ve müzikle de ilgilenmiştir. Akif, toplumdan uzak, kuru ve renksiz bir kişi değildi. Ney üflediği bilinmektedir. Güreş, yüzme, atlama, taş atma ve koşma gibi sporlarla meşgul olduğunu bizzat kendisi söylemiştir. Müslüman bir genci yenen Agop adlı bir pehlivanı güreşte perişan ederek yendiğini biliyoruz. Yüzmede, İstanbul Boğazı’nı karşıdan karşıya geçtiği meşhurdur. Akif, her şeyiyle sağlam bir adamdı, imanıyla, ahlakıyla, ilmiyle, ilgisiyle, şiiriyle, bedeniyle, her şeyiyle…
    * * *

    Sonuç olarak, Mehmed Akif’in yeteneklerinin eriştiği her alanda İslam’ı ve Müslümanları hakkıyla temsil etmiştir, denilebilir. Bize düşen ise bu gibi insanları izlemektir. Bunlar gibi olmaya çalışmaktır. Bu gibi şahsiyetleri tanımak, tanıtmak ve sahip çıkmaktır. Yetişen yeni nesli yapılacak en önemli hizmet, onlara mütefekkirlerini, üstatlarını, aydınlarını öğretmektir, izlerinden gitmelerini sağlamaktır.
    alıntı..


  4. 23.Şubat.2011, 19:17
    2
    Silent and lonely rains



    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, her şeyden önce kendine en iyi bir şekilde yetiştirmiştir. Mülkiye Baytar Mektebi’ni birincilikle bitirdiği herkesçe bilinmektedir (İkinci olan bir Ermeni idi). Zamanın bilgilerini en iyi bir şekilde öğrenmiş ve akranlarının daima üzerinde olmuştur. Zamanında İslam’ı en iyi bilen, anlayan ve yaşayanlardandır. Bir yıldız gibidir Mehmed Akif, pırıltısını herkese açıkça göstermiştir.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, şiiri, fikre ve sanata ilgi duymuş ve sahasının en iyisi olma şerefini de kazanmıştır. Şiirde, aruzu en iyi kullanan şairlerimizdendir. Mehmed Akif’in şiir, zamanın en ileri, en çağdaş ve en gerçek şiiri idi. Şiirimize getirdiği canlılık, sadelik, akıcılık ve ses mükemmelliğini övmekte edebiyat tarihçileri yarış halindedir. Servet-i Fünun şairlerinden Cenap Şehabeddin, “Edebiyat Tarihi, şimdiye kadar büyük Akif’ten daha büyük İslam ve Türk şairi tanımaz.” demiştir. Şiirde İslam’ı anlatmış, Müslümanların kurtuluş ve dirilişi için şiiriyle hizmet etmiş, topluma yol göstermiştir. İslam düşmanlarına karşı da şiiriyle en güzel cevapları vermiştir.

    İstiklal Marşı da İslam’ın marşıdır. Müslümanların en güzel eserlerindendir, en büyük abidelerindendir, nesiller boyu yanacak meşalelerindendir. İstiklal Marşının, bir İslam şairi tarafından yazılmış olması bugün bile Müslümanlara güç veriyor, sevindiriyor, gönendiriyor; karşı tarafa cevap veriyor, susturuyor, konuşturmuyor.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, dergi çıkarmış, fikir yazıları yazmış, tercümeler yapmış ve Müslümanları uyandırmak, aydınlatmak ve bilgilendirmek için elinden ne geliyorsa onu yapmıştır. Camilerde vaazlar, mekteplerde dersler vermiş, takrir usulüyle (yani bir kitabın okutulması) öğrenciler yetiştirmiştir. (Mesela Hafızın Divanı tam on yedi ayrı kişiyle okutmuştur.) Sebil-ür-Reşad Dergisi’ni en zor ve sıkıntılı zamanlarda bile çıkartmış, İstiklal Savaşı’nın en civcivli günlerinde Kayseri’ye gitmiş ve derginin yayınını oradan sürdürmüştür.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif sadece söz ve öneriyle kalmamış davası için gerçekten çalışmıştır. Siyasetin içinde bulunmuş, en yüksek platformlarda hakikati savunmuş yolculuklar yapmış, davasının çilesini çekmiştir. Bu uğurda gurbete dahi katlanmış, unutmayı ve terk edilmeyi dahi göze almıştır. Lakin bu muhteşem feragat ve fedakârlığın neticesindedir ki bugün bile ondan faydalanıyoruz, onu anıyor ve izinden gidiyoruz…

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif zamanının ülkesindeki ve bütün İslam âlemindeki İslam aydınlarını (bizzat ve eserleriyle) tanımış, tanışmış ve kitaplarını tercüme ederek fikirlerinin ülkemizde de bilinmesine çalışmıştır. Mesela Ferit Vecdi’den Müslüman Kadını (1909), Muhammed Abduh’tan Hanoto’nun İslamiyet’e hücumuna karşı Şeyh Muhammed Abduh’un Müdafaası (1915), Said Halim Paşa’dan İslamlaşmak (1919), Abdulaziz Çaviş’ten İçkinin Hayat-ı Beşerde Açtığı Rahneler (1924) ve Anglikan Kilisesine Cevap (1924) eserlerini dilimize kazandırmıştır.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, İslam âlemi ile yakında ilgilenmiş, İslam birliği idealini savunmuş, Müslümanların derlenip toplanmaları için önlerinde bulunmuştur. Bütün dünya ile de yakından ve derinden ilgilenmiştir. Safahat’ta dünyayı bulursunuz adeta. Size seyahatlerini Almanya’dan Mısır’a kadar olan yolculuk ve müşahedelerini anlatır. Japonya’dan, Almanya’dan, Batıdan, Doğu’dan dersler çıkarır, Müslümanlar için.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, bir ahlak abidesidir, bir ahlak kahramanıdır. Diğer yönleri kadar Akif’in ahlak tarafı da çok büyüktür, belki de diğer yönlerinden üstündür. Öyle ki verdiği sözü ölüm pahasına tutmaktan geri kalmazdı. Hatta bir arkadaşıyla vefatından sonra birbirlerinin çocuklarına bakma sözü vermişlermiş. Akif, ölümünden sonra küçük evinde kendi çocuklarıyla beraber arkadaşınınkilere de bakmıştır, yani arkadaşına olan sözünü tutmuştur. Akif, bir ahlak anıtıydı; dürüst, yalan söylemez, haksızlığa asla tahammül edemez bir yaratılıştaydı. Hatta 1910 yılında, veterinerlik dairesinde, yanında çalışan ve sonraları CHP Mebusu olan Mehmed Emin Erişirgil’in haksız olarak işten atılması üzerine, Akif’te istifa etmiş ve ancak bu kişi tekrar işine döndürülünce istifasını geri almıştır. İstiklal Marşı için verilecek ödülü, son derece zaruret ve mali müzayaka içinde bulunduğu halde reddetmesi onun ahlak şahikalarında dolaştığının başkaca bir delilidir. Süleyman Nazif’in ahlakından bahisle Mehmed Akif “Beni Müslüman eden odur” dediği meşhurdur.

    Bir İslam aydını olarak Mehmed Akif, spor ve müzikle de ilgilenmiştir. Akif, toplumdan uzak, kuru ve renksiz bir kişi değildi. Ney üflediği bilinmektedir. Güreş, yüzme, atlama, taş atma ve koşma gibi sporlarla meşgul olduğunu bizzat kendisi söylemiştir. Müslüman bir genci yenen Agop adlı bir pehlivanı güreşte perişan ederek yendiğini biliyoruz. Yüzmede, İstanbul Boğazı’nı karşıdan karşıya geçtiği meşhurdur. Akif, her şeyiyle sağlam bir adamdı, imanıyla, ahlakıyla, ilmiyle, ilgisiyle, şiiriyle, bedeniyle, her şeyiyle…
    * * *

    Sonuç olarak, Mehmed Akif’in yeteneklerinin eriştiği her alanda İslam’ı ve Müslümanları hakkıyla temsil etmiştir, denilebilir. Bize düşen ise bu gibi insanları izlemektir. Bunlar gibi olmaya çalışmaktır. Bu gibi şahsiyetleri tanımak, tanıtmak ve sahip çıkmaktır. Yetişen yeni nesli yapılacak en önemli hizmet, onlara mütefekkirlerini, üstatlarını, aydınlarını öğretmektir, izlerinden gitmelerini sağlamaktır.
    alıntı..


  5. 09.Mart.2012, 22:20
    3
    Misafir

    Cevap: mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz

    okunmaz kuran mezarlıkta diye bir sözü vardı


  6. 09.Mart.2012, 22:20
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    okunmaz kuran mezarlıkta diye bir sözü vardı


  7. 19.Eylül.2014, 19:24
    4
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: mehmet akif ersoy ile ilgili özlü söz

    mehmet akif ersoyla ilgili sözler

    Doğrudan doğruya Kuran'dan alıp ilhamı;
    Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm'ı.
    [Mehmet Akif ERSOY]


  8. 19.Eylül.2014, 19:24
    4
    mum
    Administrator
    mehmet akif ersoyla ilgili sözler

    Doğrudan doğruya Kuran'dan alıp ilhamı;
    Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm'ı.
    [Mehmet Akif ERSOY]





+ Yorum Gönder