Konusunu Oylayın.: Lut aleyhisselamın kıssası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Lut aleyhisselamın kıssası
  1. 21.Şubat.2011, 18:23
    1
    Misafir

    Lut aleyhisselamın kıssası






    Lut aleyhisselamın kıssası Mumsema 11 yaşındayım din öğretmeni,miz lut aleyhisselam ın kıssalarını istedi çok az zamanım var yardım ederiseniz çok sevinirim


  2. 21.Şubat.2011, 18:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    11 yaşındayım din öğretmeni,miz lut aleyhisselam ın kıssalarını istedi çok az zamanım var yardım ederiseniz çok sevinirim


    Benzer Konular

    - Muhammed Aleyhisselamın Ailesi

    - İbrahim Aleyhisselamın Rüyası

    - Hz. İbrahim aleyhisselamın duası - İbrahim aleyhisselamın iki duaları

    - Nuh aleyhisselamın eşi Müslüman mıydı?

    - Eyyüp Aleyhisselamın Hyatı

  3. 21.Şubat.2011, 21:36
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Lut aleyhisselamın kıssası




    HZ. LUT (A.S.) VE SODOM HALKI


    Hz. Lut Peygamber, Hz. İbrahim'in kardeşlerinden birinin oğluydu. Aynı zamanda Hz. İbrahim'e ilk inananlardandı.
    Hz. Lut büyüyünce Sodom denilen bölgeye yerleşmişti. Sodom şehri, etrafı verimli topraklarla kaplı bir yerdi. Dağlardan kaynayan sular bütün ovayı kuşatıyordu. Şehrin çevresinde zengin bağlar, bahçeler vardı. Sodom’lular da çok zengin idiler. Mermerden yaptıkları saray gibi evlerde oturuyorlardı.
    Ancak Sodom şehrinde ahlaksızlıklar gün geçtikçe artıyordu. Allah'ın bunca nimetlerine rağmen, Sodom’lular tam bir isyan içindeydiler. Putlara inanıyorlar, soygunlar yapıp zavallı insanların ellerinde ne varsa yağmalıyorlar ve her kötülüğü yapıyorlardı. Hele yaptıkları bir ahlaksızlık vardı ki, dünyada bir benzeri yoktu. Onlar kadınlar yerine erkeklere yaklaşıyorlardı.
    Allah ise dünyada yarattığı canlıları bir erkek, bir dişiden meydana getirmişti. Bitkiler, hayvanlar, insanlar hep bu yaratılış üzerindeydiler. Bir erkekle bir kadının evliliğinden bir aile meydana geliyordu. Şöyle bir etrafımıza bakarsak bunun böyle olduğunu görürüz.
    Durum böyle iken yoldan çıkan Sodom halkı kadınlarla tamamlanan aileyi bırakıp erkeklerle beraber oluyorlardı. Bu yüzden kimse Sodom’luları sevmezdi. Yolları oradan geçen kervanlar hiç Sodom'a uğramazlardı. Yolu yanlışlıkla Sodom’a düşenler ise Sodom’luların sarkıntılıklarından dolayı mutlaka kavgaya tutuşurlardı.
    Hz. Lut, kendisine Allah tarafından peygamberlik verilince, Sodom’luları bu ahlaksız tavırlarından vazgeçmeye çağırdı.
    Hz. Lut onlara şöyle diyordu:
    - Ey Sodom’lular, Allah'tan korkun. Putlara tapmaktan vazgeçin. Ahlaksızlığı bırakın. Sizler birer insansınız. Yaptıklarınızı hayvanlar bile yapmıyor. Ben size Allah'ın emirlerini bildiriyorum.
    Sodom’lular önce Hz. Lut'a gülüp geçtiler:
    - Lut'a ne oldu böyle, bu peygamberlik de nereden çıktı, dediler.
    - Ey Lut sen bize nasihat çekeceğine gel bizimle beraber keyfine bak, bu dünya bir eğlence yeridir, diyorlardı.
    Hz. Lut, bu sapık insanların hareketlerinden çok üzüntü duyuyordu. Aradan günler geçmesine rağmen Sodom’lular arasında Hz. Lut'un Peygamberliğini ancak birkaç kişi kabul etmişti. Sodom’luların çoğu ahlaksızlık yapmaya devam ediyordu. Hatta Hz. Lut’un karısı bile iman etmeyip Sodom halkının ahlaksız davranışlarını destekliyordu.
    Hz. Lut Sodom halkına:
    - Ben size Allah'ın bana verdiği görevi iletiyorum. Siz bu ahlaksızlıklara devam ederseniz çok yakında başınıza büyük bir felaket gelecek.
    Halk bu sözlere şaşırmıştı:
    - Ne felaketi, sen neler söylüyorsun?
    Hz. Lut:
    - Allah'ın azabından kimse kurtulamaz. Yüce Allah’ın sizden önceki inanmayan toplulukları nasıl cezalandırdığını bir düşünün, kendinize gelin, diyerek onları uyardı. Fakat Sodom halkı Hz. Lut’u hiç dinlemiyordu:
    - Ey Lut! Eğer sen bizi kınamaya devam edersen seni bu memleketten kovarız. Saçma sapan sözlerle bizleri oyalayıp durma. Gerçekten doğru sözlü isen haydi Allah’ın azabını getir de görelim, diyorlardı.

    Bu yüzden Hz. Lut, Yüce Allah'ın bu insanlara büyük bir bela vereceğini biliyordu. Ve şöyle dua ediyordu:
    - Ya Rabbi! Beni ve bana inananları koru. Bizi kötü huylu insanların eline bırakma…
    Allah’ü Teâlâ, Hz. Lut'un duasını kabul etmişti. Sodom halkını helak etmek için üç melek görevlendirmişti. Bu melekler yakışıklı birer delikanlı suretinde Hz. Lut'a gönderildi. Melekler öğle vakti Hz. Lut'a misafir olarak geldiler. O sırada Hz. Lut tarlada çalışmakta idi. Yabancıları görünce hemen yanlarına gitti.
    - Safa geldiniz yabancılar.
    - Safa bulduk.
    - Hayırdır nereden gelir nereye gidersiniz?
    - Yolcuyuz. Sodom şehrinde kalmak için uğradık, sana misafir olalım dedik.
    Hz. Lut gelen misafirlerin melek olduğunu anlamamıştı. Misafirlerin yakışıklı olduklarını görünce, endişelenmişti.
    Sodom'lular bu yabancıları gördüklerinde rahatlık vermezlerdi. Ancak kendisine gelen bu misafirleri de reddetmek bir peygamber için çok ağır bir işti. Bir an ne yapacağını bilemedi. Ancak Sodom'luların çirkin hallerini belli etmek için şöyle dedi:
    - Ey misafirler, belli ki buranın yabancısısınız ve belli ki bura halkının hallerini hiç bilmemektesiniz.
    - Neymiş o halleri.
    - Yeryüzünde bu kavimden daha ahlaksız daha kötü bir topluluk yoktur. Onların size zarar vermelerinden korkuyorum.
    Hz. Lut’un bu sözleri üzerine misafirler gülerek kendilerinin insan değil melek olduklarını açıkladılar:
    - Ey Lut korkma, telaşlanma. Bizler Allah'ın elçileriyiz. Sodom’lular bize dokunamazlar. Sen kendini üzme, dediler.
    Hz. Lut bunun üzerine Allah'a şükretti.
    Melekler:
    - Ey Lut, sen vazifeni yaptın. Sodom’lulara Allah'ın emirlerini duyurdun. Artık sana inananlarla burayı terket. Yalnız hanımın sana inanmadı. O da Sodom’lularla helak olacak. Siz gidin, hiç kimse geriye dönüp bakmasın. Şunu bilin ki Allah'ın azabı ve cezası buraya geliyor.
    Melekler bunu söyleyip gözden kayboldular. Hz. Lut kendisine inananları bir araya topladı. Beraberce şehirden gizlice çıktılar.
    Sabaha karşı Sodom şehrinin üzerine gökten kızgın taşlar yağmaya başladı. O sapık, azgın insanlar, o inanmayanlar, yağmur gibi yağan taşların altında öldüler. Bağları, bahçeleri, evleri yıkılıverdi. Güneş doğduğunda artık Sodom diye bir şehir yoktu. Hz. Lut ve ona inanan müslümanlar ise yollarına devam edip yeni bir yurda yerleştiler.



  4. 21.Şubat.2011, 21:36
    2
    Silent and lonely rains



    HZ. LUT (A.S.) VE SODOM HALKI


    Hz. Lut Peygamber, Hz. İbrahim'in kardeşlerinden birinin oğluydu. Aynı zamanda Hz. İbrahim'e ilk inananlardandı.
    Hz. Lut büyüyünce Sodom denilen bölgeye yerleşmişti. Sodom şehri, etrafı verimli topraklarla kaplı bir yerdi. Dağlardan kaynayan sular bütün ovayı kuşatıyordu. Şehrin çevresinde zengin bağlar, bahçeler vardı. Sodom’lular da çok zengin idiler. Mermerden yaptıkları saray gibi evlerde oturuyorlardı.
    Ancak Sodom şehrinde ahlaksızlıklar gün geçtikçe artıyordu. Allah'ın bunca nimetlerine rağmen, Sodom’lular tam bir isyan içindeydiler. Putlara inanıyorlar, soygunlar yapıp zavallı insanların ellerinde ne varsa yağmalıyorlar ve her kötülüğü yapıyorlardı. Hele yaptıkları bir ahlaksızlık vardı ki, dünyada bir benzeri yoktu. Onlar kadınlar yerine erkeklere yaklaşıyorlardı.
    Allah ise dünyada yarattığı canlıları bir erkek, bir dişiden meydana getirmişti. Bitkiler, hayvanlar, insanlar hep bu yaratılış üzerindeydiler. Bir erkekle bir kadının evliliğinden bir aile meydana geliyordu. Şöyle bir etrafımıza bakarsak bunun böyle olduğunu görürüz.
    Durum böyle iken yoldan çıkan Sodom halkı kadınlarla tamamlanan aileyi bırakıp erkeklerle beraber oluyorlardı. Bu yüzden kimse Sodom’luları sevmezdi. Yolları oradan geçen kervanlar hiç Sodom'a uğramazlardı. Yolu yanlışlıkla Sodom’a düşenler ise Sodom’luların sarkıntılıklarından dolayı mutlaka kavgaya tutuşurlardı.
    Hz. Lut, kendisine Allah tarafından peygamberlik verilince, Sodom’luları bu ahlaksız tavırlarından vazgeçmeye çağırdı.
    Hz. Lut onlara şöyle diyordu:
    - Ey Sodom’lular, Allah'tan korkun. Putlara tapmaktan vazgeçin. Ahlaksızlığı bırakın. Sizler birer insansınız. Yaptıklarınızı hayvanlar bile yapmıyor. Ben size Allah'ın emirlerini bildiriyorum.
    Sodom’lular önce Hz. Lut'a gülüp geçtiler:
    - Lut'a ne oldu böyle, bu peygamberlik de nereden çıktı, dediler.
    - Ey Lut sen bize nasihat çekeceğine gel bizimle beraber keyfine bak, bu dünya bir eğlence yeridir, diyorlardı.
    Hz. Lut, bu sapık insanların hareketlerinden çok üzüntü duyuyordu. Aradan günler geçmesine rağmen Sodom’lular arasında Hz. Lut'un Peygamberliğini ancak birkaç kişi kabul etmişti. Sodom’luların çoğu ahlaksızlık yapmaya devam ediyordu. Hatta Hz. Lut’un karısı bile iman etmeyip Sodom halkının ahlaksız davranışlarını destekliyordu.
    Hz. Lut Sodom halkına:
    - Ben size Allah'ın bana verdiği görevi iletiyorum. Siz bu ahlaksızlıklara devam ederseniz çok yakında başınıza büyük bir felaket gelecek.
    Halk bu sözlere şaşırmıştı:
    - Ne felaketi, sen neler söylüyorsun?
    Hz. Lut:
    - Allah'ın azabından kimse kurtulamaz. Yüce Allah’ın sizden önceki inanmayan toplulukları nasıl cezalandırdığını bir düşünün, kendinize gelin, diyerek onları uyardı. Fakat Sodom halkı Hz. Lut’u hiç dinlemiyordu:
    - Ey Lut! Eğer sen bizi kınamaya devam edersen seni bu memleketten kovarız. Saçma sapan sözlerle bizleri oyalayıp durma. Gerçekten doğru sözlü isen haydi Allah’ın azabını getir de görelim, diyorlardı.

    Bu yüzden Hz. Lut, Yüce Allah'ın bu insanlara büyük bir bela vereceğini biliyordu. Ve şöyle dua ediyordu:
    - Ya Rabbi! Beni ve bana inananları koru. Bizi kötü huylu insanların eline bırakma…
    Allah’ü Teâlâ, Hz. Lut'un duasını kabul etmişti. Sodom halkını helak etmek için üç melek görevlendirmişti. Bu melekler yakışıklı birer delikanlı suretinde Hz. Lut'a gönderildi. Melekler öğle vakti Hz. Lut'a misafir olarak geldiler. O sırada Hz. Lut tarlada çalışmakta idi. Yabancıları görünce hemen yanlarına gitti.
    - Safa geldiniz yabancılar.
    - Safa bulduk.
    - Hayırdır nereden gelir nereye gidersiniz?
    - Yolcuyuz. Sodom şehrinde kalmak için uğradık, sana misafir olalım dedik.
    Hz. Lut gelen misafirlerin melek olduğunu anlamamıştı. Misafirlerin yakışıklı olduklarını görünce, endişelenmişti.
    Sodom'lular bu yabancıları gördüklerinde rahatlık vermezlerdi. Ancak kendisine gelen bu misafirleri de reddetmek bir peygamber için çok ağır bir işti. Bir an ne yapacağını bilemedi. Ancak Sodom'luların çirkin hallerini belli etmek için şöyle dedi:
    - Ey misafirler, belli ki buranın yabancısısınız ve belli ki bura halkının hallerini hiç bilmemektesiniz.
    - Neymiş o halleri.
    - Yeryüzünde bu kavimden daha ahlaksız daha kötü bir topluluk yoktur. Onların size zarar vermelerinden korkuyorum.
    Hz. Lut’un bu sözleri üzerine misafirler gülerek kendilerinin insan değil melek olduklarını açıkladılar:
    - Ey Lut korkma, telaşlanma. Bizler Allah'ın elçileriyiz. Sodom’lular bize dokunamazlar. Sen kendini üzme, dediler.
    Hz. Lut bunun üzerine Allah'a şükretti.
    Melekler:
    - Ey Lut, sen vazifeni yaptın. Sodom’lulara Allah'ın emirlerini duyurdun. Artık sana inananlarla burayı terket. Yalnız hanımın sana inanmadı. O da Sodom’lularla helak olacak. Siz gidin, hiç kimse geriye dönüp bakmasın. Şunu bilin ki Allah'ın azabı ve cezası buraya geliyor.
    Melekler bunu söyleyip gözden kayboldular. Hz. Lut kendisine inananları bir araya topladı. Beraberce şehirden gizlice çıktılar.
    Sabaha karşı Sodom şehrinin üzerine gökten kızgın taşlar yağmaya başladı. O sapık, azgın insanlar, o inanmayanlar, yağmur gibi yağan taşların altında öldüler. Bağları, bahçeleri, evleri yıkılıverdi. Güneş doğduğunda artık Sodom diye bir şehir yoktu. Hz. Lut ve ona inanan müslümanlar ise yollarına devam edip yeni bir yurda yerleştiler.






+ Yorum Gönder