Konusunu Oylayın.: Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?

5 üzerinden 4.75 | Toplam : 4 kişi
Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?
  1. 21.Şubat.2011, 12:08
    1
    Misafir

    Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?

  2. 21.Şubat.2011, 12:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?




    Alıntı
    Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?
    Hayır haram olmaz ama Efendimiz (s.a.v) in tavsiyesidir.
    Onun izinden gitmek isteyen yine O'nun tavsiyelerine,Sünnet-i seniyyelerine uyması gerek dime kardeşim.
    selam ve dua ile...

    ____________________

    YİYECEK VE İÇECEKLER
    Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.”(En’am 140)
    Ebud Derda r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem buyurdu ki; “Allah’ın kitabında helal kıldıkları haramdır. Hakkında susulan affedilmiştir. Allah’ın affını kabul edin. Allah unutucu değildir.” Sonra şu ayeti okudu; “Senin Rabbin unutkan değildir.”(Meryem 64)
    Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem; “Allah Azze ve Celle birtakım farzlar kılmıştır, onları zayi etmeyin. Birtakım sınırlar koymuştur, onları aşmayın. Bazı şeyler hakkında da unuttuğu için değil, merhametinden dolayı susmuştur. Onları da araştırmayın.” Buyurmuştur.
    HARAM KILINANLAR
    Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”(Maide 3)
    “Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar.”(A’raf 157)
    Ebu Sa'lebe el-Huşeni radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm vahşi hayvanlardan kesici diş (köpek dişi) taşıyanların hepsini yasakladı." Müslim, Ebu Davud ve Nesai, İbnu Abbas'tan gelen bir rivayette şu ziyadeyi kaydederler: "Her bir pençe sahibi kuşu da..."
    Halid İbnu'l-Velid radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, at, katır ve eşek etini yemeyi yasakladı." Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Hayber fethi sırasında gazvede, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte ben de vardım. Bir grup yahudi, Aleyhissalatu vesselam'a gelerek, askerlerin ahırlarına hücum ederek (mallarını yağmalamalarından) şikayet ettiler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bunun üzerine (müslümanlara yönelerek): "(Olamaz!) anlaşma yapılan kimselerin malı onların izni olmadan helal değildir. Ayrıca size ehli eşekler, onların atları, katırları, vahşi hayvanlardan herbir kesici dişi olan, kuşlardan da herbir pençeleri olan haramdır!" buyurdular."
    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm pislik yiyen (cellâle) deveye binmekten ve sütünü içmekten men etti."
    Altın ve gümüş kaplardan yemek caiz olmaz: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Altın ve gümüş kaptan yiyen ve içen kimse, ancak karnına lıkır lıkır cehennem ateşi doldurmuş olur.”
    Yemeğe, besmele ile başlamalıdır; Aişe ve Ümeyye Bin Mahşi r.a.’dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek yerken bir bedevi gelerek iki lokmada yemeği bitirdi. Bunun üzerine buyurdu ki; “Bilmiş olun ki, eğer bedevi “Bismillah” deseydi, yemek size yetecekti. Bu yüzden biriniz yemek yerken “Bismillah” ile başlasın. Şayet yemeğin başında bunu unutursa, hatırladığında; “Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi” desin. Böyle yapılırsa şeytan, ortak olduğu bu yemekten yediklerini kusar.”
    Yemeği ayrı ayrı değil, topluca yemelidir: Vahşi Bin Harb babasından, o da dedesinden rivayet ediyor; “Bir grup Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip; “yiyoruz fakat doymuyoruz” dediler. Buyurdu ki; “Öyleyse siz yemeği ayrı ayrı yiyorsunuz. Yemeği topluca (bir arada) yeyin ve besmele çekerek yeyin ki, yemeğiniz bereketlensin.”
    Yemek yer sofrasında yenmeli, sofra yükseltilmemelidir; Enes r.a’den; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ölünceye kadar ne masada, ne de sükürrüce denen (nihale dediğimiz) tahta sofra üzerinde yemedi. Deriden yer sofrası üzerinde yerdi.”
    İbni Abbas r.a.’dan; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yere, toprağın üzerine oturur ve yerde yemek yerdi.”
    Ebud Derda r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yaslanarak (bağdaş kurarak) yemekten ve kalbur (sofra altlığı) üzerinde yemekten yasakladı.”
    Sıcak yemek soğutulur; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yemeğin soğumasını bekler, bunun berekete sebep olacağını belirtirdi.
    Çok yememelidir: Mikdam Bin Madikerb r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Ademoğlunun doldurduğu kapların en kötüsü tıkabasa doldurduğu midesidir. Ademoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. Eğer bu kadarıyla yetinmezse, midesinin üçte birini yemek, üçte birini su için ve kalan kısmını da nefes almak için bıraksın.”
    Yemeğe önce yaş ve ilim bakımından üstün olan başlar; Huzeyfe r.a.’den; “Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikteyken, yemeğe ondan önce kimse elini uzatmazdı.”
    Yemek sağ el ile yenir; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sağ elinizle yeyin, sağ elinizle için. Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer, sol eliyle alır ve sol eliyle verir.”
    Yemek, ortasından değil, kenarından yenir; İbni Abbas r.a.’dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “önünüze konan yemeği, ortasından değil, kenarından yeyin. Zira bereket yemeğin ortasına iner.”
    Yemekte kusur aranmaz: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir yemeği beğenmezlik etmemiş, canı çekerse yemiş, değilse bırakmıştır.
    Düşen lokmalar alınıp yenmelidir: Makıl Bin Yesar r.a. birgün sabah yemeğini yerken lokması düştü. Onu alıp üzerini temizledikten sonra yedi. Bunun üzerine bazı soysuzlar birbirlerine gözleriyle işaret ederek onunla alay ettiler. Makıl r.a.’ın arkadaşları; “Şu yabancıların sözlerine ne dersin?, onlar; “önünde bunca yemek var, bir lokma için yaptığına bak” diyorlar.” Dediler. Makıl r.a.; “Şüphesiz ben, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den duyduğum şeyleri, şu yabancıların sözlerinden dolayı terk edecek değilim. Gerçekten bizler, birimizden bir lokma düştüğünde üzerini temizleyip yemekle emrolunduk.”
    Yemek ellerle yenir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yemeği üç parmağı ile yer, yemeği bitirdiğinde parmaklarını yalardı. Buyurmuştur ki; “Yemek yediğiniz zaman parmaklarınızı yalayın. Zira bereketin nerede olduğunu bilemezseniz.”
    Yemeğe üflenmez; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yiyecek ve içeceklere asla üflemezdi.”
    Ayakta yenilmez ve içilmez; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ayakta yeme ve içmeyi yasaklamıştır.
    Yemeğe sinek düşerse: Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."
    Yemekten sonra şükredilir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yemekten sonra; “Bizi yediren, içiren ve müminlerden kılan Allah’a hamdolsun” derdi.
    Yağlı yemekten sonra eller yıkanır; her yemekten önce ve sonra el yıkamak sünnet değildir. Süfyan es Sevrî’nin de dediği gibi, bu edepten de değildir. İbni Abbas r.a’dan; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem heladan çıkınca kendisine yemek getirildi ve; “Sana abdest alman için su getirelim mi?” denildi. Buyurdu ki; “Ben ancak namaz kılacağım zaman abdest almakla emrolundum.”
    Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Şeytan muhakkak ki hassastır, cidden pek hassastır. Kendinizi ondan sakındırın. Kim elinde et kokusu olduğu halde geceler, sonra da kendisine bir fenalık ulaşırsa sakın ha nefsinden başkasını suçlamasın."
    Yemekten sonra dişler temizlenir; İbni Ömer r.a. dedi ki; “Dişler arasında kalan kırıntılar dişleri zayıflatır


  3. 21.Şubat.2011, 12:40
    2
    Silent and lonely rains



    Alıntı
    Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?
    Hayır haram olmaz ama Efendimiz (s.a.v) in tavsiyesidir.
    Onun izinden gitmek isteyen yine O'nun tavsiyelerine,Sünnet-i seniyyelerine uyması gerek dime kardeşim.
    selam ve dua ile...

    ____________________

    YİYECEK VE İÇECEKLER
    Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.”(En’am 140)
    Ebud Derda r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem buyurdu ki; “Allah’ın kitabında helal kıldıkları haramdır. Hakkında susulan affedilmiştir. Allah’ın affını kabul edin. Allah unutucu değildir.” Sonra şu ayeti okudu; “Senin Rabbin unutkan değildir.”(Meryem 64)
    Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem; “Allah Azze ve Celle birtakım farzlar kılmıştır, onları zayi etmeyin. Birtakım sınırlar koymuştur, onları aşmayın. Bazı şeyler hakkında da unuttuğu için değil, merhametinden dolayı susmuştur. Onları da araştırmayın.” Buyurmuştur.
    HARAM KILINANLAR
    Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”(Maide 3)
    “Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar.”(A’raf 157)
    Ebu Sa'lebe el-Huşeni radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm vahşi hayvanlardan kesici diş (köpek dişi) taşıyanların hepsini yasakladı." Müslim, Ebu Davud ve Nesai, İbnu Abbas'tan gelen bir rivayette şu ziyadeyi kaydederler: "Her bir pençe sahibi kuşu da..."
    Halid İbnu'l-Velid radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, at, katır ve eşek etini yemeyi yasakladı." Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Hayber fethi sırasında gazvede, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte ben de vardım. Bir grup yahudi, Aleyhissalatu vesselam'a gelerek, askerlerin ahırlarına hücum ederek (mallarını yağmalamalarından) şikayet ettiler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bunun üzerine (müslümanlara yönelerek): "(Olamaz!) anlaşma yapılan kimselerin malı onların izni olmadan helal değildir. Ayrıca size ehli eşekler, onların atları, katırları, vahşi hayvanlardan herbir kesici dişi olan, kuşlardan da herbir pençeleri olan haramdır!" buyurdular."
    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm pislik yiyen (cellâle) deveye binmekten ve sütünü içmekten men etti."
    Altın ve gümüş kaplardan yemek caiz olmaz: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Altın ve gümüş kaptan yiyen ve içen kimse, ancak karnına lıkır lıkır cehennem ateşi doldurmuş olur.”
    Yemeğe, besmele ile başlamalıdır; Aişe ve Ümeyye Bin Mahşi r.a.’dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek yerken bir bedevi gelerek iki lokmada yemeği bitirdi. Bunun üzerine buyurdu ki; “Bilmiş olun ki, eğer bedevi “Bismillah” deseydi, yemek size yetecekti. Bu yüzden biriniz yemek yerken “Bismillah” ile başlasın. Şayet yemeğin başında bunu unutursa, hatırladığında; “Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi” desin. Böyle yapılırsa şeytan, ortak olduğu bu yemekten yediklerini kusar.”
    Yemeği ayrı ayrı değil, topluca yemelidir: Vahşi Bin Harb babasından, o da dedesinden rivayet ediyor; “Bir grup Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip; “yiyoruz fakat doymuyoruz” dediler. Buyurdu ki; “Öyleyse siz yemeği ayrı ayrı yiyorsunuz. Yemeği topluca (bir arada) yeyin ve besmele çekerek yeyin ki, yemeğiniz bereketlensin.”
    Yemek yer sofrasında yenmeli, sofra yükseltilmemelidir; Enes r.a’den; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ölünceye kadar ne masada, ne de sükürrüce denen (nihale dediğimiz) tahta sofra üzerinde yemedi. Deriden yer sofrası üzerinde yerdi.”
    İbni Abbas r.a.’dan; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yere, toprağın üzerine oturur ve yerde yemek yerdi.”
    Ebud Derda r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yaslanarak (bağdaş kurarak) yemekten ve kalbur (sofra altlığı) üzerinde yemekten yasakladı.”
    Sıcak yemek soğutulur; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yemeğin soğumasını bekler, bunun berekete sebep olacağını belirtirdi.
    Çok yememelidir: Mikdam Bin Madikerb r.a.’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Ademoğlunun doldurduğu kapların en kötüsü tıkabasa doldurduğu midesidir. Ademoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. Eğer bu kadarıyla yetinmezse, midesinin üçte birini yemek, üçte birini su için ve kalan kısmını da nefes almak için bıraksın.”
    Yemeğe önce yaş ve ilim bakımından üstün olan başlar; Huzeyfe r.a.’den; “Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikteyken, yemeğe ondan önce kimse elini uzatmazdı.”
    Yemek sağ el ile yenir; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Sağ elinizle yeyin, sağ elinizle için. Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer, sol eliyle alır ve sol eliyle verir.”
    Yemek, ortasından değil, kenarından yenir; İbni Abbas r.a.’dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “önünüze konan yemeği, ortasından değil, kenarından yeyin. Zira bereket yemeğin ortasına iner.”
    Yemekte kusur aranmaz: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir yemeği beğenmezlik etmemiş, canı çekerse yemiş, değilse bırakmıştır.
    Düşen lokmalar alınıp yenmelidir: Makıl Bin Yesar r.a. birgün sabah yemeğini yerken lokması düştü. Onu alıp üzerini temizledikten sonra yedi. Bunun üzerine bazı soysuzlar birbirlerine gözleriyle işaret ederek onunla alay ettiler. Makıl r.a.’ın arkadaşları; “Şu yabancıların sözlerine ne dersin?, onlar; “önünde bunca yemek var, bir lokma için yaptığına bak” diyorlar.” Dediler. Makıl r.a.; “Şüphesiz ben, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den duyduğum şeyleri, şu yabancıların sözlerinden dolayı terk edecek değilim. Gerçekten bizler, birimizden bir lokma düştüğünde üzerini temizleyip yemekle emrolunduk.”
    Yemek ellerle yenir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yemeği üç parmağı ile yer, yemeği bitirdiğinde parmaklarını yalardı. Buyurmuştur ki; “Yemek yediğiniz zaman parmaklarınızı yalayın. Zira bereketin nerede olduğunu bilemezseniz.”
    Yemeğe üflenmez; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem yiyecek ve içeceklere asla üflemezdi.”
    Ayakta yenilmez ve içilmez; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ayakta yeme ve içmeyi yasaklamıştır.
    Yemeğe sinek düşerse: Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."
    Yemekten sonra şükredilir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yemekten sonra; “Bizi yediren, içiren ve müminlerden kılan Allah’a hamdolsun” derdi.
    Yağlı yemekten sonra eller yıkanır; her yemekten önce ve sonra el yıkamak sünnet değildir. Süfyan es Sevrî’nin de dediği gibi, bu edepten de değildir. İbni Abbas r.a’dan; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem heladan çıkınca kendisine yemek getirildi ve; “Sana abdest alman için su getirelim mi?” denildi. Buyurdu ki; “Ben ancak namaz kılacağım zaman abdest almakla emrolundum.”
    Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Şeytan muhakkak ki hassastır, cidden pek hassastır. Kendinizi ondan sakındırın. Kim elinde et kokusu olduğu halde geceler, sonra da kendisine bir fenalık ulaşırsa sakın ha nefsinden başkasını suçlamasın."
    Yemekten sonra dişler temizlenir; İbni Ömer r.a. dedi ki; “Dişler arasında kalan kırıntılar dişleri zayıflatır


  4. 22.Şubat.2011, 12:06
    3
    hbevci
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mart.2010
    Üye No: 74674
    Mesaj Sayısı: 630
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: izmir

    Cevap: Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?

    Bir hadis-i şerifte “sıcak yemeğin üflenerek yenmesi uygun görülmemiştir.” (bk. Zeynu’l-Irakî, Tahricu ahadisi’l-İhya-İhya ile birlikte-, 2/5).
    Sağlık açısından çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklerin zararlı olma ihtimalleri kuvvetlidir. Bu yönden de mekruh sayılabilirse de bu tenzih-i kerahet olabilir. Yani günah olmayan bir kerahettir.
    Yemeğe ve suya üflenmemesi Peygamberimiz'in tavsiyelerindendir. Sıcak yemeğe üflenince yemeğin haram olması söz konusu değildir. Yemeğe üflemek yalnızca yemek adabına ve Peygamberimizin tavsiyesine uymamak olur. Yemeğe üflememek Peygamberimizin bir emri değil tavsiyesidir.

    Sorularla İslamiyet


  5. 22.Şubat.2011, 12:06
    3
    hbevci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Bir hadis-i şerifte “sıcak yemeğin üflenerek yenmesi uygun görülmemiştir.” (bk. Zeynu’l-Irakî, Tahricu ahadisi’l-İhya-İhya ile birlikte-, 2/5).
    Sağlık açısından çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklerin zararlı olma ihtimalleri kuvvetlidir. Bu yönden de mekruh sayılabilirse de bu tenzih-i kerahet olabilir. Yani günah olmayan bir kerahettir.
    Yemeğe ve suya üflenmemesi Peygamberimiz'in tavsiyelerindendir. Sıcak yemeğe üflenince yemeğin haram olması söz konusu değildir. Yemeğe üflemek yalnızca yemek adabına ve Peygamberimizin tavsiyesine uymamak olur. Yemeğe üflememek Peygamberimizin bir emri değil tavsiyesidir.

    Sorularla İslamiyet


  6. 03.Mart.2016, 14:08
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Sıcak yemeğe üflenince o yemek haram mı olur?

    Yemek sıcakken beklemeli ve asla yemeğe üflememeliyiz, çünkü hem sünnete aykırı mekruh, hem de tıbben zararı tespit edilmiştir.


  7. 03.Mart.2016, 14:08
    4
    Moderatör
    Yemek sıcakken beklemeli ve asla yemeğe üflememeliyiz, çünkü hem sünnete aykırı mekruh, hem de tıbben zararı tespit edilmiştir.





+ Yorum Gönder