Konusunu Oylayın.: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!
  1. 21.Şubat.2011, 00:24
    1
    Misafir

    Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!






    Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu! Mumsema 47 yaşında bnm! çok küçük yaşta babasız kalarak sınava başladım ve hep devam etti! önce babam sonra eşim, sonra mal için abim sonra annem aynı konudan hep terkedildim ve 8 ay hastaneden ms hastası olarak yattım! çalışamıyorum! 24 yaşında kızımı okutuyorum! ne var yok satarak bugüne geldim. bu arada kızım ve ben allahın kuralları dışına çıkmadık ahlaklı sevıyeli haramsız yaşadık! şimdi soruyorum bizi yaradan nerede???? eşim 20 yaşında kızla evlendi..maddı manevı umurunda değiliz çok mutlu devamda ve bu insan namaz kılıyor die onunla üniversitede öğrenciyken ben, evlendim!ben allaha sığınarak hep yola çıktım!! peki bu allah nerede?? bakıyorum herşey çok mükemmel yaratılmış..var olmaması mümkün değil ama neredeee! hani hayat kadınları kınayıp ahkam kesenler vardırya haksızlarmış! hiç imtihan vs demeyın...kötüler hırsızlar zina yapanlar rahattalar! ben aciz bir kadın kuluyum..neden ben imtihanda devamlı olsun?? geçim sağlamak zorundayım..zina yapamam..şuan hastayım çalışamıyorumda! eeee? hani allah çok merhametlı denılıyor..neden merhametı nımatlerı kötülere verıyor?? artık doğru ve yanlışlar belleğimde karıştı! yıllardır hep dua ediyorum ve dua ettıkçe kötüye gidiyor ve tükendim bitti! sanırım allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyor..o kadar! hayatın özeti bu!


  2. 21.Şubat.2011, 00:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    47 yaşında bnm! çok küçük yaşta babasız kalarak sınava başladım ve hep devam etti! önce babam sonra eşim, sonra mal için abim sonra annem aynı konudan hep terkedildim ve 8 ay hastaneden ms hastası olarak yattım! çalışamıyorum! 24 yaşında kızımı okutuyorum! ne var yok satarak bugüne geldim. bu arada kızım ve ben allahın kuralları dışına çıkmadık ahlaklı sevıyeli haramsız yaşadık! şimdi soruyorum bizi yaradan nerede???? eşim 20 yaşında kızla evlendi..maddı manevı umurunda değiliz çok mutlu devamda ve bu insan namaz kılıyor die onunla üniversitede öğrenciyken ben, evlendim!ben allaha sığınarak hep yola çıktım!! peki bu allah nerede?? bakıyorum herşey çok mükemmel yaratılmış..var olmaması mümkün değil ama neredeee! hani hayat kadınları kınayıp ahkam kesenler vardırya haksızlarmış! hiç imtihan vs demeyın...kötüler hırsızlar zina yapanlar rahattalar! ben aciz bir kadın kuluyum..neden ben imtihanda devamlı olsun?? geçim sağlamak zorundayım..zina yapamam..şuan hastayım çalışamıyorumda! eeee? hani allah çok merhametlı denılıyor..neden merhametı nımatlerı kötülere verıyor?? artık doğru ve yanlışlar belleğimde karıştı! yıllardır hep dua ediyorum ve dua ettıkçe kötüye gidiyor ve tükendim bitti! sanırım allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyor..o kadar! hayatın özeti bu!


    Benzer Konular

    - Allah kendisine ait bazı özellikleri sonradan mı yaratıp sonsuzlaştırmıştır?

    - Vaaz: Allah işini iyi yapanı sever (İtgan ve Estetik)

    - Allah kullarını niçin seviyor?

    - Allah Kullarını Korur mu?

    - Allah Kullarını Korur

  3. 21.Şubat.2011, 03:14
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!





    İ M A N İ M T İ H A N I G E R E K T İ R İ R



    بسم الله الرحمن الرحيم




    Yani,iman edenler veya iman ettiğini söyleyenler – şunu peşinen kabul etmeleri gerekir ki - muhakkak imanlarının derecesine göre bir imtihandan geçmek zorun-dadırlar.
    Çünkü Allah’u Azze ve Celle’nin bu konuda muhakkakki gerçekleşmesini istediği bir sünnetullahı vardır.
    Kendisinin de bir Ayet’i Celile’sinde buyurduğu gibi :

    أَحَسِبَ النَّاسُ أَن يُتْرَكُوا أَن يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

    “ İnsanlar yalnız “ iman ettik “ demekle,hiç imtihan edilmeden başı boş bırakı-lacaklarınımı zannediyorlar “
    ANKEBUT : 2.AY.
    Ve devam ediyor Rabbimiz,buyuruyor ki :

    وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ الَّذِينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِبِينَ

    “ Andolsun ki biz,onlardan öncekilerini imtihan ettik. Elbetteki Allah – bu imti-hanla – doğruları da bilecek,yalancıları da bilecektir. “
    ANKEBUT : 3.AY.

    İşte bu ve emsali Ayet’ler,iman ettiğini söyleyen herkesin mutlaka bir imtihandan geçeceğini bizlere açıkça anlatmaktadır. Neden ? …

    Çünkü, - Ayet’i celile’de de ifade edildiği gibi - Allah’u Teala bununla iman iddia-sında bulunanların doğruluğunu ve yalancılığını isbat etmek içindir.


    Ve
    unutmayın ki Allah’u Azze ve Celle insanları bir çok vesilelerle imtihan edebilir….


    İNSANI, KENDİ GİBİ İMAN EDEN İNSANLARLA İMTİHAN EDER



    Yani,onları dost edinip edinmeyecek mi,onlara maddi ve manevi olarak yardımcı olup olmayacak mı veya onlardan gelen eziyet ve sıkıntılara karşı sabırlı olup olma-yacak mı diye bir çok şeyle imtihan edilebilir insan.

    Bakınız Rabbimiz bu hususta ne buyurmaktadır :

    “ Yoksa siz Allah’ın, içinizden cihad edenleri,Allah'tan, Resûlün’den ve mü'min-lerden başkasını kendisine dost – edinip - edinmeyenleri – imtihan ederek - ortaya çıkarmadan sizi bırakacağını mı sandınız ?........ “
    TEVBE : 16.AY.


    İNSANI ŞİRK VE KÜFÜR EHLİ İLE İMTİHAN EDER



    Yani,kafir ve müşriklerden kaynaklanan bir takım vahim durumlarla Allah, inanan bir kimseyi imtihan edebilir.

    Çünkü bilinen bir gerçek var ki, insanların hepside iman etmiş değillerdir…. Dola-yısiyle iman etmiş olanlara karşı,iman etmemişlerin düşmanlıkları açıktır… Bu düşmanlığın da hiçbir zaman ortadan kalkmayacağına göre,tabii olarak bu din ve onun mensuplaları, düşmanlarının saldırılarına maruz kalacak ve çeşitli vesilelerle ortadan kaldırılıp yok edilmesine çalışılacaktır….. Rabbimiz bu hususta şöyle buyur-maktadır :

    “ Andolsun, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan edileceksiniz.Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden de bir çok eziyet verici sözler işiteceksiniz.Eğer sabreder ve sakınırsanız bu azme değer şeylerdendir.”

    ALİ İMRAN : 186.AY.

    إِنَّمَا ذَلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَاءهُ فَلاَ تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    “ Muhakkakki şeytan dostları ile – sizleri – korkutur. Eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın benden korkun. “
    ALİ İMRAN : 175.AY.

    Öyleyse iman ettiğini söyleyen basiretli bir Müslüman, dinini ve imanını korumak için düşmanlarının çeşitli saldırıları ve incitici sözleri neticesinde ortaya çıkabilecek felaketleri sabırla karşılayıp ve onlara mukavemet etmek zorundadır….


    Ve unutmayalım ki Allah’u Teala’nın bu konudaki imtihanını kazanmak için de bir müslümanın her şeyden önce ;
    Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin bir başkasına zerre kadar ne bir faydası ve ne de bir zararı asla dokunamaz “ inancına sahip olması gerekir.
    Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki : “ Allah sana bir zarar dokundurursa,o zararı yine kendisinden başka kaldıracak kimse yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa, - ona da mani olacak kimse yoktur – Çünkü O,her şeye kadirdir. “

    EN’AM : 17.AY.


    { …. İbni Abbas r.a dan.Dedi ki : Bir gün Resulullah s.a.v’in arkasında idim.Bana dedi ki : Ey delikanlı ! Sana birkaç kelime öğreteceğim – bunları iyi belle - : “ Allah’ın emir ve yasaklarını gözet ki,Allah’ta seni gözetsin.Allah’ın emir ve yasaklarını muhafaza et ki,O’nu karşında bulasın. İsteyeceğin zaman Allah’tan iste.Yardım taleb edeceğin zaman ,Allah’tan yardım taleb et.Bilmiş ol ki,bütün ümmet,her hangi bir hususta sana fayda vermek için bir araya gelmiş olsalar,ancak Allah’ın senin için takdir ettiği hususta sana yararlı olabilirler.Aynı şekilde yine, sana her hangi bir hususta zarar vermek için bir araya gelmiş olsalar,ancak Allah’ın senin aleyhinde takdir ettiği bir hususta sana zarar verebilirler. Artık kalemler kalkmış sayfalar dürülmüştür. }

    TİRMİZİ : 4.C.2635.N - AHMED : 1 / 303-307





    İNSANI, EN YAKINI OLAN ÇOLUK ÇOCUĞU İLE İMTİHAN EDER



    { … Allah Resulü s.a.v bir Hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Muhakkakki insan,malı,hanımı ve çoluk çocuğu hususunda imtihan edilir. }

    CAMİU’S SAĞİR : 2.C.1311.N

    Ve yine bir hadisi şeriflerinde Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :

    { …. Ebu Hureyre r.a dan.Dedi ki : Allah Resulü s.a.v şöyle buyurdu : Mü’min ve Mü’mine, üzerinde her hangi bir günah kalmaksızın Allah’a kavuşuncaya kadar gerek nefsinde, gerek çoluk çocuğunda ve gerekse malında bela kendisinden ayrılmaz. }
    TİRMİZİ : 4.C.2510.N

    { …. Ebu Said el-Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Çocuk gönlün meyvesidir. Onlar ; korkaklık,cimrilik ve hüzün nedenidirler. }


    İBNİ MACE : 9.C.3666.N - AHMED : 4 / 173 - EBU YA’LA : 2 / 305




    Yani,insanoğlu çoluk çocuğuna olan bağlılığı ve sevgisi yüzünden malını hayır yol-larına harcamaktan geri kalarak cimri olabilir…. Çoluk çocuğuna daha fazla mal mülk kalsın diye cimrilik yapabilir…. Çocuğunun babasız kalması korkusu ile,Allah yolunda mücadeleden geri kalabilir….. Bununla beraber,çoluk cocuğuna isabet eden bir takım musibet ve belalardan dolayı da hüzünlenebilir… Dolayısıyla,bir imtihan vesilesi olan çoluk çocuğu insanın korkaklığına,cimriliğine ve hüzününe vesile olur.


    ALLAH’U TEALA İNSANI , CANI VE MALI HUSUSUNDA KORKU İLE İMTİHAN


    EDEBİLİR




    Bakınız Rabbimiz bu hususta kerim kitabında neler zikretmektedir :

    وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ

    “ Andolsun biz, sizi biraz korku, açlık, mallarınızdan, canlardan ve ürünleriniz-den eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.”
    BAKARA : 155.AY.
    “ Yoksa siz sizden önce gelip geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız ? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuş ve öylesine sarsılmışlardı ki, sonunda Peygamber ve beraberinde olan mü'minler ; " Allah'ın yardımı ne zaman? " diyecek olmuşlardı. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır. “
    BAKARA : 214.AY.
    { ……… Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Her ümmetin bir imtihan vesilesi vardır,bu ümmetin imtihanı ise mal iledir. }


    TİRMİZİ : 4.C.2439.N - C.SAĞİR : 2.C.1340.N - AHMED : 4 . 160



    { … Allah Resulü s.a.v yine bir Hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Muhakkakki insan,malı …………. hususunda imtihan edilir. }
    CAMİU’S SAĞİR : 2.C.1311.N

    { …. Ebu Said el-Hudri r.a dan.O şöyle demiştir : Peygamber s.a.v humma hasta-lığından dolayı yatakta iken yanına girdim.Sonra elimi onun üzerine koyunca hara-retini örtünün üzerinden ellerimde hissettim. Ve dedim ki :
    - Ya rasulallah ! ateşinin şiddetine hayret ettim. O buyurdu ki :
    - Biz – peygamberler – böyleyiz. Bizim için bela kat kat fazla olduğu gibi onun sevabı da kat kat fazla olur. Ben dedim ki :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanlar en şiddetli belaya uğrarlar ? . Peygamber s.a.v :
    - Peygamberler , buyurdu. Ben :
    - Ondan sonra kimlerdir ? dedim. Resulullah s.a.v buyurdular ki :
    - Sonra Salih insanlardır. Onlardan her hangi biri öğle ciddi bir fakirliğe mübtela olur ki, büründüğü abadan başka bir şeyi bulamaz. Ve birinizin mutlulukla sevindiği gibi onlardan her hangi birisi belaya uğramakla cidden sevinir. }

    İBNİ MACE : 10.C.4024.N



    İNSANI, BİR TAKIM MUSİBET VE BELALARLA İMTİHAN EDEBİLİR



    Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

    “ Her nefis ölümü tadacaktır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz mutlaka bir gün bize döndürüleceksiniz.”
    ENBİYA : 35.AY.

    { …. Sa’d bin Ebi Vakkas r.a dan. O şöyle demiştir : Ben Resulullah s.a.v’e :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanların başına gelen bela ve musibetler daha şiddetli olur ? dedim. Resulullah s.a.v :
    - Peygamberler. Sonra, sırasıyla Allah katında rütbece en üstün olanlar. Buyur-dular.– Ve devamla buyurdular ki – : Kul, dindarlığının keyfiyetine göre belaya uğrar.Eğer dininde kuvvetli ise,belası o derece şiddetli olur. Şayet imanında gevşeklik,zayıflık olursa,o derecede bir bela ve müsibete uğrar.
    - Unutmayın ki – Bela kuldan ayrılmaz.Nihayet kul,üzerinde hiçbir günah kalmayarak yeryüzünde dolaşmaya başlarsa,işte o zaman bela da onun peşini bırakır. }
    İBNİ MACE : 10.C.4023.N ….. TİRMİZİ : 4.C.2509.N
    DARİMİ : 6.C.2786.N ..… HAKİM : 1 / 40 - 41
    S.SAHİHA : 43 . N ….. AHMED : 1 / 172-174

    İşte zikretmiş olduğumuz bu Ayet’i kerimeler ve hadisi şerifler,Allah’u Azze ve Celle’nin iman eden kulları hakkında,imtihan edilmeleri için koymuş olduğu bir sün-netullahının açık delilleridir.

    İman ettiğini söyleyen her Müslüman, deyişmesi mümkün olmayan bu ilahi sün-netullaha göre, yaşamakta olduğu bu dünya hayatında bir takım bela ve musibetlere maruz kalarak, bunların acısını az veya çok - imanının derecesine göre - kendi nefsinde görecektir.
    Allah’u Azze ve Celle, gerek Ayet’i kerimelerde ve gerekse hadisi şeriflerde kafir fitnesini , açlık fitnesini , korku fitnesini , mal fitnesini , can fitnesini ve evlat fitnesini birbiri ardına sayarken bunları,iman edenleri denemek,onları imtihana tabi tutmak ve onların bu vesilelerden kaynaklanan sıkıntılar karşısında ne derece sabır gösterip imanlarını muhafaza edip edemeyeceklerini ölçmek için birer vesile kılmıştır.

    Eğer iman edenler,sadece iman ettikleri için bu musibet ve belalardan muaf tutul-muş olsalardı,iman etmenin değerini ve tadını anlamaktan mahrum kalacakları gibi, kendilerine bildirilen bu yoldaki işaretlerden de habersiz olurlardı…. Dolayısıyla, imanlarını mudafa ve muhafaza hususunda bir gayret sarfedemezlerdi.

    Öğleyse iman ettiğini söyleyen her Müslüman,bu sorumluluğun şuurunda olması ve elde ettiği imanını korumak için karşılaştığı musibet ve belalarla mücadele etmesi gerekir.
    Aksi halde insanların korkusu,can ve mal korkusu gibi vesileler,onun saldırıya uğrayan dininden yüz çevirmesine veya isyan etmesine sebeb olur ki,işte bu hadise Ayet ve Hadislerde bildirilen imtihanın asli konusunu teşkil eder…. İnsan, ne çeşit musibet ve bela ile karşılaşırsa karşılaşsın , ancak ona sabredebildiği zaman imanını koruyup imtihanı kazanabilir.

    Öyleyse bu hususta sözü daha fazla uzatmadan şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, kişi imanı elde ettikten sonra, onu sağlıklı bir şekilde koruyabilmesi için bütün mücadelesini onun yolunda harcaması gerekir…. - Çünkü iman’dan sonra imtihan başlıyor - Hatta Hadisi şerifte de zikredildiği gibi bu zorluk,- yani imanı muhafaza hususundaki zorluk - kor ateşi elinde tutar gibi bir zorlukta da olmuş olsa onu muhafaza etmesi gerekir insanın…..

    { …. Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay arabın haline. O günlerde insan mü’min olarak sabahlar,kafir olarak akşamlar. İnsanlar dinlerini küçük dünya menfaatleri ile değiştirirler. İşte böyle zamanda dinlerinde sabit kalabilenler ellerinde kor ateşi tutanlar gibidirler. }
    AHMED . MÜSNED : 2 / 390.8829.N
    EL-ALBANİ …. TAHKİK MİŞKATU’L MESABİH : 5404.N



  4. 21.Şubat.2011, 03:14
    2
    Silent and lonely rains




    İ M A N İ M T İ H A N I G E R E K T İ R İ R



    بسم الله الرحمن الرحيم




    Yani,iman edenler veya iman ettiğini söyleyenler – şunu peşinen kabul etmeleri gerekir ki - muhakkak imanlarının derecesine göre bir imtihandan geçmek zorun-dadırlar.
    Çünkü Allah’u Azze ve Celle’nin bu konuda muhakkakki gerçekleşmesini istediği bir sünnetullahı vardır.
    Kendisinin de bir Ayet’i Celile’sinde buyurduğu gibi :

    أَحَسِبَ النَّاسُ أَن يُتْرَكُوا أَن يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

    “ İnsanlar yalnız “ iman ettik “ demekle,hiç imtihan edilmeden başı boş bırakı-lacaklarınımı zannediyorlar “
    ANKEBUT : 2.AY.
    Ve devam ediyor Rabbimiz,buyuruyor ki :

    وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ الَّذِينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِبِينَ

    “ Andolsun ki biz,onlardan öncekilerini imtihan ettik. Elbetteki Allah – bu imti-hanla – doğruları da bilecek,yalancıları da bilecektir. “
    ANKEBUT : 3.AY.

    İşte bu ve emsali Ayet’ler,iman ettiğini söyleyen herkesin mutlaka bir imtihandan geçeceğini bizlere açıkça anlatmaktadır. Neden ? …

    Çünkü, - Ayet’i celile’de de ifade edildiği gibi - Allah’u Teala bununla iman iddia-sında bulunanların doğruluğunu ve yalancılığını isbat etmek içindir.


    Ve
    unutmayın ki Allah’u Azze ve Celle insanları bir çok vesilelerle imtihan edebilir….


    İNSANI, KENDİ GİBİ İMAN EDEN İNSANLARLA İMTİHAN EDER



    Yani,onları dost edinip edinmeyecek mi,onlara maddi ve manevi olarak yardımcı olup olmayacak mı veya onlardan gelen eziyet ve sıkıntılara karşı sabırlı olup olma-yacak mı diye bir çok şeyle imtihan edilebilir insan.

    Bakınız Rabbimiz bu hususta ne buyurmaktadır :

    “ Yoksa siz Allah’ın, içinizden cihad edenleri,Allah'tan, Resûlün’den ve mü'min-lerden başkasını kendisine dost – edinip - edinmeyenleri – imtihan ederek - ortaya çıkarmadan sizi bırakacağını mı sandınız ?........ “
    TEVBE : 16.AY.


    İNSANI ŞİRK VE KÜFÜR EHLİ İLE İMTİHAN EDER



    Yani,kafir ve müşriklerden kaynaklanan bir takım vahim durumlarla Allah, inanan bir kimseyi imtihan edebilir.

    Çünkü bilinen bir gerçek var ki, insanların hepside iman etmiş değillerdir…. Dola-yısiyle iman etmiş olanlara karşı,iman etmemişlerin düşmanlıkları açıktır… Bu düşmanlığın da hiçbir zaman ortadan kalkmayacağına göre,tabii olarak bu din ve onun mensuplaları, düşmanlarının saldırılarına maruz kalacak ve çeşitli vesilelerle ortadan kaldırılıp yok edilmesine çalışılacaktır….. Rabbimiz bu hususta şöyle buyur-maktadır :

    “ Andolsun, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan edileceksiniz.Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden de bir çok eziyet verici sözler işiteceksiniz.Eğer sabreder ve sakınırsanız bu azme değer şeylerdendir.”

    ALİ İMRAN : 186.AY.

    إِنَّمَا ذَلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَاءهُ فَلاَ تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    “ Muhakkakki şeytan dostları ile – sizleri – korkutur. Eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın benden korkun. “
    ALİ İMRAN : 175.AY.

    Öyleyse iman ettiğini söyleyen basiretli bir Müslüman, dinini ve imanını korumak için düşmanlarının çeşitli saldırıları ve incitici sözleri neticesinde ortaya çıkabilecek felaketleri sabırla karşılayıp ve onlara mukavemet etmek zorundadır….


    Ve unutmayalım ki Allah’u Teala’nın bu konudaki imtihanını kazanmak için de bir müslümanın her şeyden önce ;
    Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin bir başkasına zerre kadar ne bir faydası ve ne de bir zararı asla dokunamaz “ inancına sahip olması gerekir.
    Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki : “ Allah sana bir zarar dokundurursa,o zararı yine kendisinden başka kaldıracak kimse yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa, - ona da mani olacak kimse yoktur – Çünkü O,her şeye kadirdir. “

    EN’AM : 17.AY.


    { …. İbni Abbas r.a dan.Dedi ki : Bir gün Resulullah s.a.v’in arkasında idim.Bana dedi ki : Ey delikanlı ! Sana birkaç kelime öğreteceğim – bunları iyi belle - : “ Allah’ın emir ve yasaklarını gözet ki,Allah’ta seni gözetsin.Allah’ın emir ve yasaklarını muhafaza et ki,O’nu karşında bulasın. İsteyeceğin zaman Allah’tan iste.Yardım taleb edeceğin zaman ,Allah’tan yardım taleb et.Bilmiş ol ki,bütün ümmet,her hangi bir hususta sana fayda vermek için bir araya gelmiş olsalar,ancak Allah’ın senin için takdir ettiği hususta sana yararlı olabilirler.Aynı şekilde yine, sana her hangi bir hususta zarar vermek için bir araya gelmiş olsalar,ancak Allah’ın senin aleyhinde takdir ettiği bir hususta sana zarar verebilirler. Artık kalemler kalkmış sayfalar dürülmüştür. }

    TİRMİZİ : 4.C.2635.N - AHMED : 1 / 303-307





    İNSANI, EN YAKINI OLAN ÇOLUK ÇOCUĞU İLE İMTİHAN EDER



    { … Allah Resulü s.a.v bir Hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Muhakkakki insan,malı,hanımı ve çoluk çocuğu hususunda imtihan edilir. }

    CAMİU’S SAĞİR : 2.C.1311.N

    Ve yine bir hadisi şeriflerinde Allah Resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır :

    { …. Ebu Hureyre r.a dan.Dedi ki : Allah Resulü s.a.v şöyle buyurdu : Mü’min ve Mü’mine, üzerinde her hangi bir günah kalmaksızın Allah’a kavuşuncaya kadar gerek nefsinde, gerek çoluk çocuğunda ve gerekse malında bela kendisinden ayrılmaz. }
    TİRMİZİ : 4.C.2510.N

    { …. Ebu Said el-Hudri r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Çocuk gönlün meyvesidir. Onlar ; korkaklık,cimrilik ve hüzün nedenidirler. }


    İBNİ MACE : 9.C.3666.N - AHMED : 4 / 173 - EBU YA’LA : 2 / 305




    Yani,insanoğlu çoluk çocuğuna olan bağlılığı ve sevgisi yüzünden malını hayır yol-larına harcamaktan geri kalarak cimri olabilir…. Çoluk çocuğuna daha fazla mal mülk kalsın diye cimrilik yapabilir…. Çocuğunun babasız kalması korkusu ile,Allah yolunda mücadeleden geri kalabilir….. Bununla beraber,çoluk cocuğuna isabet eden bir takım musibet ve belalardan dolayı da hüzünlenebilir… Dolayısıyla,bir imtihan vesilesi olan çoluk çocuğu insanın korkaklığına,cimriliğine ve hüzününe vesile olur.


    ALLAH’U TEALA İNSANI , CANI VE MALI HUSUSUNDA KORKU İLE İMTİHAN


    EDEBİLİR




    Bakınız Rabbimiz bu hususta kerim kitabında neler zikretmektedir :

    وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ

    “ Andolsun biz, sizi biraz korku, açlık, mallarınızdan, canlardan ve ürünleriniz-den eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.”
    BAKARA : 155.AY.
    “ Yoksa siz sizden önce gelip geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız ? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuş ve öylesine sarsılmışlardı ki, sonunda Peygamber ve beraberinde olan mü'minler ; " Allah'ın yardımı ne zaman? " diyecek olmuşlardı. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır. “
    BAKARA : 214.AY.
    { ……… Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Her ümmetin bir imtihan vesilesi vardır,bu ümmetin imtihanı ise mal iledir. }


    TİRMİZİ : 4.C.2439.N - C.SAĞİR : 2.C.1340.N - AHMED : 4 . 160



    { … Allah Resulü s.a.v yine bir Hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır : Muhakkakki insan,malı …………. hususunda imtihan edilir. }
    CAMİU’S SAĞİR : 2.C.1311.N

    { …. Ebu Said el-Hudri r.a dan.O şöyle demiştir : Peygamber s.a.v humma hasta-lığından dolayı yatakta iken yanına girdim.Sonra elimi onun üzerine koyunca hara-retini örtünün üzerinden ellerimde hissettim. Ve dedim ki :
    - Ya rasulallah ! ateşinin şiddetine hayret ettim. O buyurdu ki :
    - Biz – peygamberler – böyleyiz. Bizim için bela kat kat fazla olduğu gibi onun sevabı da kat kat fazla olur. Ben dedim ki :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanlar en şiddetli belaya uğrarlar ? . Peygamber s.a.v :
    - Peygamberler , buyurdu. Ben :
    - Ondan sonra kimlerdir ? dedim. Resulullah s.a.v buyurdular ki :
    - Sonra Salih insanlardır. Onlardan her hangi biri öğle ciddi bir fakirliğe mübtela olur ki, büründüğü abadan başka bir şeyi bulamaz. Ve birinizin mutlulukla sevindiği gibi onlardan her hangi birisi belaya uğramakla cidden sevinir. }

    İBNİ MACE : 10.C.4024.N



    İNSANI, BİR TAKIM MUSİBET VE BELALARLA İMTİHAN EDEBİLİR



    Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

    “ Her nefis ölümü tadacaktır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz mutlaka bir gün bize döndürüleceksiniz.”
    ENBİYA : 35.AY.

    { …. Sa’d bin Ebi Vakkas r.a dan. O şöyle demiştir : Ben Resulullah s.a.v’e :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanların başına gelen bela ve musibetler daha şiddetli olur ? dedim. Resulullah s.a.v :
    - Peygamberler. Sonra, sırasıyla Allah katında rütbece en üstün olanlar. Buyur-dular.– Ve devamla buyurdular ki – : Kul, dindarlığının keyfiyetine göre belaya uğrar.Eğer dininde kuvvetli ise,belası o derece şiddetli olur. Şayet imanında gevşeklik,zayıflık olursa,o derecede bir bela ve müsibete uğrar.
    - Unutmayın ki – Bela kuldan ayrılmaz.Nihayet kul,üzerinde hiçbir günah kalmayarak yeryüzünde dolaşmaya başlarsa,işte o zaman bela da onun peşini bırakır. }
    İBNİ MACE : 10.C.4023.N ….. TİRMİZİ : 4.C.2509.N
    DARİMİ : 6.C.2786.N ..… HAKİM : 1 / 40 - 41
    S.SAHİHA : 43 . N ….. AHMED : 1 / 172-174

    İşte zikretmiş olduğumuz bu Ayet’i kerimeler ve hadisi şerifler,Allah’u Azze ve Celle’nin iman eden kulları hakkında,imtihan edilmeleri için koymuş olduğu bir sün-netullahının açık delilleridir.

    İman ettiğini söyleyen her Müslüman, deyişmesi mümkün olmayan bu ilahi sün-netullaha göre, yaşamakta olduğu bu dünya hayatında bir takım bela ve musibetlere maruz kalarak, bunların acısını az veya çok - imanının derecesine göre - kendi nefsinde görecektir.
    Allah’u Azze ve Celle, gerek Ayet’i kerimelerde ve gerekse hadisi şeriflerde kafir fitnesini , açlık fitnesini , korku fitnesini , mal fitnesini , can fitnesini ve evlat fitnesini birbiri ardına sayarken bunları,iman edenleri denemek,onları imtihana tabi tutmak ve onların bu vesilelerden kaynaklanan sıkıntılar karşısında ne derece sabır gösterip imanlarını muhafaza edip edemeyeceklerini ölçmek için birer vesile kılmıştır.

    Eğer iman edenler,sadece iman ettikleri için bu musibet ve belalardan muaf tutul-muş olsalardı,iman etmenin değerini ve tadını anlamaktan mahrum kalacakları gibi, kendilerine bildirilen bu yoldaki işaretlerden de habersiz olurlardı…. Dolayısıyla, imanlarını mudafa ve muhafaza hususunda bir gayret sarfedemezlerdi.

    Öğleyse iman ettiğini söyleyen her Müslüman,bu sorumluluğun şuurunda olması ve elde ettiği imanını korumak için karşılaştığı musibet ve belalarla mücadele etmesi gerekir.
    Aksi halde insanların korkusu,can ve mal korkusu gibi vesileler,onun saldırıya uğrayan dininden yüz çevirmesine veya isyan etmesine sebeb olur ki,işte bu hadise Ayet ve Hadislerde bildirilen imtihanın asli konusunu teşkil eder…. İnsan, ne çeşit musibet ve bela ile karşılaşırsa karşılaşsın , ancak ona sabredebildiği zaman imanını koruyup imtihanı kazanabilir.

    Öyleyse bu hususta sözü daha fazla uzatmadan şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, kişi imanı elde ettikten sonra, onu sağlıklı bir şekilde koruyabilmesi için bütün mücadelesini onun yolunda harcaması gerekir…. - Çünkü iman’dan sonra imtihan başlıyor - Hatta Hadisi şerifte de zikredildiği gibi bu zorluk,- yani imanı muhafaza hususundaki zorluk - kor ateşi elinde tutar gibi bir zorlukta da olmuş olsa onu muhafaza etmesi gerekir insanın…..

    { …. Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay arabın haline. O günlerde insan mü’min olarak sabahlar,kafir olarak akşamlar. İnsanlar dinlerini küçük dünya menfaatleri ile değiştirirler. İşte böyle zamanda dinlerinde sabit kalabilenler ellerinde kor ateşi tutanlar gibidirler. }
    AHMED . MÜSNED : 2 / 390.8829.N
    EL-ALBANİ …. TAHKİK MİŞKATU’L MESABİH : 5404.N



  5. 21.Şubat.2011, 03:17
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

    İMTİHANIN İNSANA KAZANDIRDIĞI ŞEYLER



    Buraya kadar anlattıklarımızın yanı sıra, isterseniz bir de imtihan olayının insana öğrettiği veya kazandırdığı bir takım İmtihan olayının insana kazandıracağı en güzel şeylerden bir tanesi sabırdır.

    İmtihanı kazanmak için her şeyden önce inanan bir kimsenin imtihan edildiğinin farkına varıpta o hususta sabırlı davranması, bu olayın kendisine kazandırdığı en güzel şey olacaktır.

    Rabbimiz bir çok Ayet’i celilesinde : وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَSabredenleri müjdele

    buyrukları ile sabrın çok güzel bir şey olduğunu vurgulamaktadır.

    { ….. Suheyb r.a dedi ki : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’minin işine hayret ederim ! Çünkü onun her işinde hayır vardır.Bu mü’minden başkası için geçerli değildir. Ona bir iyilik isabet eder,o buna şükreder bu onun için bir hayır olur. Ona bir darlık ve sıkıntı isabet eder, o buna sabreder bu da onun için bir hayır olur. }
    MÜSLİM : 8.C.2999.N

    Bu olayın güzelliklerinden bir tanesi de,karşılaşılan musibet ve belaların müslü-manın günahlarına keffaret olmasıdır.

    { …. Ebu Hureyre r.a dan.O şöyle dedi : “ Her kim bir kötülük işlerse onunla cezalanır “ “ NİSA : 122. “ Ayet’i celilesi nazil olunca,bu Ayet Müslümanlara çok şiddetli geldi. Bunun üzerine Resulullah s.a.v şöyle buyurdular :
    - Amellerinizde ifrad ve tefrid yapmayarak orta bir yol tutunuz ve daima doğru olanı kasdediniz. Müslümanın musibetlendiği her şeyde bir kefaret vardır.Hatta kişinin maruz kalacağı bir ayak tökezlemesinde ve kendisine batacak bir diken de bile. }
    MÜSLİM : 8.C.2574.N
    TİRMİZİ : 5.C.3228.N

    { …. Ebu Said el- Hudri r.a dan.Resulullah s.a.v buyurdular ki : Bir mü’min yorgun-luk,hastalık,keder,hüzün ve eziyete uğradı mı mutlaka Allah’u Teala bunu onun günahlarına kefaret kılar. }
    AHMED : 3 / 4.38.61. N.10624
    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’min hastalandığı zaman, körüğün demirin pasını,pisini temizlediği gibi,hastalıkta onun günahlarını öyle temizler. }
    CAMİU’S SAĞİR : 1.C.259.N

    عن أبي موسى، قال : قال رسول اللّه صلى اللّه عليه وسلم : أمتي هذه أمةٌ مرحومةٌ ليس عليها عذابٌ في الآخرة ، عذابها في الدُّنيا الفتن والزلالزل والقتل

    { ….. Ebu Musa r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Şu ümmetim merhamete nail olmuştur,ahirette azap görmeyecektir. Onun azabı dünyada iken ağır imti-hanlar, zelzeleler,öldürülmeler ve belalardır. }
    EBU DAVUD : 5.C.4278.N


    AHMED : 4 / 410 - 418




    Müslümanın imtihan olayından faydalanacağı diğer bir husus da, dindarlığının ve günahkarlığının derecesini tahmin etmesidir….. Çünkü musibet ve belaların büyük-lüğü ve küçüklüğü ,kişinin imanına göre tecelli eder.

    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Salih kişiler üzerinde sıkıntı ağırlaşır ………………………. “ }
    AHMED . MÜS .. : 6 / 160
    HAKİM . MÜS .. : 4 / 320
    EL – ALBANİ S.SAHİHA : 43. N

    { …. Enes r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mukafatın büyüklüğü,belanın büyüklüğüne bağlıdır.Allah bir kavmi severse onları imtihan eder ; rıza gös-teren rıza bulur,kızgınlık gösteren de kızgınlık bulur. }
    TİRMİZİ : 4.C.2507. N
    İBNİ MACE : 10.C.4031.N

    { ……….. Sa’d bin Ebi Vakkas r.a dan. O şöyle demiştir : Ben Resulullah s.a.v’e :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanların başına gelen bela ve musibetler daha şiddetli olur ? dedim. Resulullah s.a.v :
    - Peygamberler. Sonra, sırasıyla Allah katında rütbece en üstün olanlardır. Buyurdular.– Ve devamla buyurdular ki – : Kul, dindarlığının keyfiyetine göre belaya uğrar.Eğer dininde kuvvetli ise, belası da o derece şiddetli olur. Şayet imanında gevşeklik ve zayıflık varsa, o derecede de bir bela ve müsibete uğrar.
    Unutmayın ki Bela kuldan ayrılmaz. Ne zaman ki kul, üzerinde hiçbir günah kalmayarak yeryüzünde dolaşmaya başlarsa, işte o zaman bela da onun peşini bırakır. }
    İBNİ MACE : 10.C.4023.N ….. TİRMİZİ : 4.C.2509.N
    DARİMİ : 6.C.2786.N ..… HAKİM : 1 / 40 - 41
    S.SAHİHA : 43 . N ….. AHMED : 1 / 172-174

    { …. Enes r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah yolunda bana sıkıntı verildiği kadar hiç kimseye verilmemiştir. }
    CAMİU’S SAĞİR : 3.C.3378.N
    EL ALBANİ CAMİU’S SAHİH : 5567. 5568



    zikredilen delillerde de ifade edildiği gibi, inananlar imanlarının keyfiyetine göre bir takım bela ve musibetlere maruz kalabilirler. Bu bela ve musibetlere rıza gözterenler rıza bulur,kızgınlık gösterenler de kızgınlık bulurlar.

    Deliller yine bizlere, Allah’u Azze ve Celle’nin sevdiği kullarını bir takım musibet ve belalarla imtihan ederek, onları temizlemek istediğini .

    Bununla beraber yine,bu musibet ve belaların müslümanın günahlarına kefaret olacağını da açıkça haber vermektedir.

    Ve yine Allah Resulü s.a.v’in şu hadisi şeriflerinde haber verdiği gibi, bu musibet ve belalar, - sabır ve mukavemet gösterildiği müddetçe - müslümanın derecesini artıracağını da isbatlamaktadır.

    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Salih kişiler üzerinde sıkıntı ağırlaşır. Bir mü’mine bir diken batar veya ondan daha büyük bir sıkıntı kendi-sine isabet ederse, bununla o kimsenin bir hatası silinir ve bir derece de makamı yükseltilir.}
    AHMED . MÜS .. : 6 / 160
    HAKİM . MÜS .. : 4 / 320
    EL – ALBANİ S.SAHİHA : 4.C.1610. N

    Allah’u Azze ve Celle’den niyazım ; bizlere şaibesiz bir iman nasibi müyesser eylesin…..
    Bununla beraber yine bizlere ; elde ettiğimiz imanımızı muhafaza etme hususunda kudret ve kuvvet ihsan eylesin …. Ve – hasetsen - bizleri kaldıramayacağımız şeylerle de imtihan etmesin …


    ……” رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

    “ ………… Rabbimiz ! bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz ! bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de yükleme. Bizi affet,bizi bağışla,bize acı ! . Sen bizim mevlamızsın,kafirlere karşı bizlere yardım eyle. “
    BAKARA : 286..


    TACUDDİN EL - BAYBURDİ


  6. 21.Şubat.2011, 03:17
    3
    Silent and lonely rains
    İMTİHANIN İNSANA KAZANDIRDIĞI ŞEYLER



    Buraya kadar anlattıklarımızın yanı sıra, isterseniz bir de imtihan olayının insana öğrettiği veya kazandırdığı bir takım İmtihan olayının insana kazandıracağı en güzel şeylerden bir tanesi sabırdır.

    İmtihanı kazanmak için her şeyden önce inanan bir kimsenin imtihan edildiğinin farkına varıpta o hususta sabırlı davranması, bu olayın kendisine kazandırdığı en güzel şey olacaktır.

    Rabbimiz bir çok Ayet’i celilesinde : وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَSabredenleri müjdele

    buyrukları ile sabrın çok güzel bir şey olduğunu vurgulamaktadır.

    { ….. Suheyb r.a dedi ki : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’minin işine hayret ederim ! Çünkü onun her işinde hayır vardır.Bu mü’minden başkası için geçerli değildir. Ona bir iyilik isabet eder,o buna şükreder bu onun için bir hayır olur. Ona bir darlık ve sıkıntı isabet eder, o buna sabreder bu da onun için bir hayır olur. }
    MÜSLİM : 8.C.2999.N

    Bu olayın güzelliklerinden bir tanesi de,karşılaşılan musibet ve belaların müslü-manın günahlarına keffaret olmasıdır.

    { …. Ebu Hureyre r.a dan.O şöyle dedi : “ Her kim bir kötülük işlerse onunla cezalanır “ “ NİSA : 122. “ Ayet’i celilesi nazil olunca,bu Ayet Müslümanlara çok şiddetli geldi. Bunun üzerine Resulullah s.a.v şöyle buyurdular :
    - Amellerinizde ifrad ve tefrid yapmayarak orta bir yol tutunuz ve daima doğru olanı kasdediniz. Müslümanın musibetlendiği her şeyde bir kefaret vardır.Hatta kişinin maruz kalacağı bir ayak tökezlemesinde ve kendisine batacak bir diken de bile. }
    MÜSLİM : 8.C.2574.N
    TİRMİZİ : 5.C.3228.N

    { …. Ebu Said el- Hudri r.a dan.Resulullah s.a.v buyurdular ki : Bir mü’min yorgun-luk,hastalık,keder,hüzün ve eziyete uğradı mı mutlaka Allah’u Teala bunu onun günahlarına kefaret kılar. }
    AHMED : 3 / 4.38.61. N.10624
    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mü’min hastalandığı zaman, körüğün demirin pasını,pisini temizlediği gibi,hastalıkta onun günahlarını öyle temizler. }
    CAMİU’S SAĞİR : 1.C.259.N

    عن أبي موسى، قال : قال رسول اللّه صلى اللّه عليه وسلم : أمتي هذه أمةٌ مرحومةٌ ليس عليها عذابٌ في الآخرة ، عذابها في الدُّنيا الفتن والزلالزل والقتل

    { ….. Ebu Musa r.a dan. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Şu ümmetim merhamete nail olmuştur,ahirette azap görmeyecektir. Onun azabı dünyada iken ağır imti-hanlar, zelzeleler,öldürülmeler ve belalardır. }
    EBU DAVUD : 5.C.4278.N


    AHMED : 4 / 410 - 418




    Müslümanın imtihan olayından faydalanacağı diğer bir husus da, dindarlığının ve günahkarlığının derecesini tahmin etmesidir….. Çünkü musibet ve belaların büyük-lüğü ve küçüklüğü ,kişinin imanına göre tecelli eder.

    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Salih kişiler üzerinde sıkıntı ağırlaşır ………………………. “ }
    AHMED . MÜS .. : 6 / 160
    HAKİM . MÜS .. : 4 / 320
    EL – ALBANİ S.SAHİHA : 43. N

    { …. Enes r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Mukafatın büyüklüğü,belanın büyüklüğüne bağlıdır.Allah bir kavmi severse onları imtihan eder ; rıza gös-teren rıza bulur,kızgınlık gösteren de kızgınlık bulur. }
    TİRMİZİ : 4.C.2507. N
    İBNİ MACE : 10.C.4031.N

    { ……….. Sa’d bin Ebi Vakkas r.a dan. O şöyle demiştir : Ben Resulullah s.a.v’e :
    - Ya Rasulallah ! hangi insanların başına gelen bela ve musibetler daha şiddetli olur ? dedim. Resulullah s.a.v :
    - Peygamberler. Sonra, sırasıyla Allah katında rütbece en üstün olanlardır. Buyurdular.– Ve devamla buyurdular ki – : Kul, dindarlığının keyfiyetine göre belaya uğrar.Eğer dininde kuvvetli ise, belası da o derece şiddetli olur. Şayet imanında gevşeklik ve zayıflık varsa, o derecede de bir bela ve müsibete uğrar.
    Unutmayın ki Bela kuldan ayrılmaz. Ne zaman ki kul, üzerinde hiçbir günah kalmayarak yeryüzünde dolaşmaya başlarsa, işte o zaman bela da onun peşini bırakır. }
    İBNİ MACE : 10.C.4023.N ….. TİRMİZİ : 4.C.2509.N
    DARİMİ : 6.C.2786.N ..… HAKİM : 1 / 40 - 41
    S.SAHİHA : 43 . N ….. AHMED : 1 / 172-174

    { …. Enes r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah yolunda bana sıkıntı verildiği kadar hiç kimseye verilmemiştir. }
    CAMİU’S SAĞİR : 3.C.3378.N
    EL ALBANİ CAMİU’S SAHİH : 5567. 5568



    zikredilen delillerde de ifade edildiği gibi, inananlar imanlarının keyfiyetine göre bir takım bela ve musibetlere maruz kalabilirler. Bu bela ve musibetlere rıza gözterenler rıza bulur,kızgınlık gösterenler de kızgınlık bulurlar.

    Deliller yine bizlere, Allah’u Azze ve Celle’nin sevdiği kullarını bir takım musibet ve belalarla imtihan ederek, onları temizlemek istediğini .

    Bununla beraber yine,bu musibet ve belaların müslümanın günahlarına kefaret olacağını da açıkça haber vermektedir.

    Ve yine Allah Resulü s.a.v’in şu hadisi şeriflerinde haber verdiği gibi, bu musibet ve belalar, - sabır ve mukavemet gösterildiği müddetçe - müslümanın derecesini artıracağını da isbatlamaktadır.

    { …. Aişe r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Salih kişiler üzerinde sıkıntı ağırlaşır. Bir mü’mine bir diken batar veya ondan daha büyük bir sıkıntı kendi-sine isabet ederse, bununla o kimsenin bir hatası silinir ve bir derece de makamı yükseltilir.}
    AHMED . MÜS .. : 6 / 160
    HAKİM . MÜS .. : 4 / 320
    EL – ALBANİ S.SAHİHA : 4.C.1610. N

    Allah’u Azze ve Celle’den niyazım ; bizlere şaibesiz bir iman nasibi müyesser eylesin…..
    Bununla beraber yine bizlere ; elde ettiğimiz imanımızı muhafaza etme hususunda kudret ve kuvvet ihsan eylesin …. Ve – hasetsen - bizleri kaldıramayacağımız şeylerle de imtihan etmesin …


    ……” رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

    “ ………… Rabbimiz ! bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz ! bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de yükleme. Bizi affet,bizi bağışla,bize acı ! . Sen bizim mevlamızsın,kafirlere karşı bizlere yardım eyle. “
    BAKARA : 286..


    TACUDDİN EL - BAYBURDİ


  7. 21.Şubat.2011, 07:23
    4
    @Burcu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2011
    Üye No: 83293
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

    dünyanin en dertsiz insanini getirseniz emin olun o da buraya binbir cesit derdini yazar ben mesela buraya yazsam herhalde dag olur dertleerimi yasadiklarimi ya da rastgele birini cevirseniz sokaktan ..
    dogrü insan olmak zaten bu degl mi hayat ve yasam icinde kanaatkar olmak deyim yerindeyse hala nefes alabildigine sükretmek ve Allah'a her daim bize can verdigi bi yasam hakki verdigi icin tesekkür etmek ?


    size bir sey soracagm bunu kendiniz yanitlayn hayatinizda ne olsayd yani nasl bir degisim isterdiniz ki güne son derece mutlu huzurlu sükran duygulari icinde baslayasiniz ?
    eminim cevabiniz vardir mesela cokca para saglik düzelmis moraller barisilan aile fertleri vs. degl mi ?
    simdi baska bir soru körsünüz ayni zamanda da sagir ve ayni zamanda da iki kolunuz tutmuyor ve de bacaklariniz hissetmiyor misal diyorum simdi ayni sorumu kendinizi bu durumlarda hissederek cevaplandirin ?
    düsünün tamamen felcliyken sizi hangi degisim 'DÜNYADA ARTK BASKA SEY STEMEM' dedirtirdi ?

    kisacasi biz gercekten elimizdeki 100binlerce nimetten bir iki tanesi olmaynca ve yolunda gitmeynce hemen nankörlük yapiyoruz 'cok param olsa ne iyi olurdu mutluluktan ucardm' dedigimiz kadar ' sabah uyandigimizda hala ölmemis oldugumuz icin mutlu olmayi beceremiyoruz

    okadar aci cektim hayatimda ama hak ettigim cezanin belki 100de 99unu cekmemisimdir Allah cok merhametli hep bildigim bu aksi olsaydi yasayamazdik cünkü her adimimiz fiyasko


  8. 21.Şubat.2011, 07:23
    4
    Devamlı Üye
    dünyanin en dertsiz insanini getirseniz emin olun o da buraya binbir cesit derdini yazar ben mesela buraya yazsam herhalde dag olur dertleerimi yasadiklarimi ya da rastgele birini cevirseniz sokaktan ..
    dogrü insan olmak zaten bu degl mi hayat ve yasam icinde kanaatkar olmak deyim yerindeyse hala nefes alabildigine sükretmek ve Allah'a her daim bize can verdigi bi yasam hakki verdigi icin tesekkür etmek ?


    size bir sey soracagm bunu kendiniz yanitlayn hayatinizda ne olsayd yani nasl bir degisim isterdiniz ki güne son derece mutlu huzurlu sükran duygulari icinde baslayasiniz ?
    eminim cevabiniz vardir mesela cokca para saglik düzelmis moraller barisilan aile fertleri vs. degl mi ?
    simdi baska bir soru körsünüz ayni zamanda da sagir ve ayni zamanda da iki kolunuz tutmuyor ve de bacaklariniz hissetmiyor misal diyorum simdi ayni sorumu kendinizi bu durumlarda hissederek cevaplandirin ?
    düsünün tamamen felcliyken sizi hangi degisim 'DÜNYADA ARTK BASKA SEY STEMEM' dedirtirdi ?

    kisacasi biz gercekten elimizdeki 100binlerce nimetten bir iki tanesi olmaynca ve yolunda gitmeynce hemen nankörlük yapiyoruz 'cok param olsa ne iyi olurdu mutluluktan ucardm' dedigimiz kadar ' sabah uyandigimizda hala ölmemis oldugumuz icin mutlu olmayi beceremiyoruz

    okadar aci cektim hayatimda ama hak ettigim cezanin belki 100de 99unu cekmemisimdir Allah cok merhametli hep bildigim bu aksi olsaydi yasayamazdik cünkü her adimimiz fiyasko


  9. 21.Şubat.2011, 08:09
    5
    Zeineb
    Küllinefsin zaikatül mevt

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ocak.2011
    Üye No: 82948
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 30

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

    EyvaAllah Burcu abla, doğru diyorsun.
    Şükredecek o kadar şey var ki, boş yere ''ne kadar az şükür ediyorsunuz '' demiyor ayetlerde Rabbim.
    Şuan sizin yerinizde ben olmak isterdim.
    Çünkü Allah herkesi imanı ölçüsünde sınıyormuş.
    Buna sevinmeniz gerekirken, ne diye isyan ediyorsunuz ?
    Şükredin, Allah sizi demek ki seviyor, sevmezse size bu belaları yollar mıydı?


  10. 21.Şubat.2011, 08:09
    5
    Küllinefsin zaikatül mevt
    EyvaAllah Burcu abla, doğru diyorsun.
    Şükredecek o kadar şey var ki, boş yere ''ne kadar az şükür ediyorsunuz '' demiyor ayetlerde Rabbim.
    Şuan sizin yerinizde ben olmak isterdim.
    Çünkü Allah herkesi imanı ölçüsünde sınıyormuş.
    Buna sevinmeniz gerekirken, ne diye isyan ediyorsunuz ?
    Şükredin, Allah sizi demek ki seviyor, sevmezse size bu belaları yollar mıydı?


  11. 21.Şubat.2011, 10:47
    6
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

    Alıntı
    peki bu allah nerede??
    Bu sorunda yanıtsız kalmasın Allah c.c yı mekan ve zamanda arama
    O'nu bütün eksik noksan sıfatlardan tenzih ederim
    Hiç bir mekana ve zamana sığmayan Allah c.c
    O'nu seven ve O'nda gelen herşeye sazı olan kulunun
    küçücük yüreğindedir.
    aşağıdaki Ayet-i Kerimeleri inceleyebilirsin

    ____________________


    Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. (NECM/43)

    Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız. (ANKEBUT/22)
    Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur. (CASİYE/19)
    Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (TEVBE/116)
    Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter. (NİSA/45)
    Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz? (SECDE/4)

    Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır. (HADİD/22)
    Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık. (KAMER/49)
    -

    Onlar, Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun eğmiştir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir. (AL-İ İMRAN/83)
    "Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır." (HUD/56)

    Siz onların sırtına binip üzerlerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz: "Bunları bizim hizmetimize veren Allah'ı tenzih ve tesbih ederiz. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi." (ZUHRUF/13)

    -“Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Biz sizi hayır, şerr ve fitne ile imtihan ederiz. Sonra Bize döndürüleceksiniz.Enbia-35

    -Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor. “ALLAH’ındır” de. O merhamet etmeyi Kendine farz kıldı. Sizi varlığında şüphe olmayan kıyâmet gününde elbette toplayacaktır. Hüsrana uğrayanlar, inanmayanlardır.” (1)

    - “O, kullarının üstünde her türlü tasarruf Sahibidir; hüküm ve hikmet Sâhibidir, her şeyden haberdârdır.”(2)

    - “And olsun insanı Biz yarattık. Nefsinin kendine fısıldadıklarını Biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” (3)

    - “Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’na hiçbir şey gizli kalmaz. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar, O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun tasarrufları gökleri ve yeri ihâta etmiştir. Onları koruyup gözetmek Kendisine zor gelmez. O yücedir, büyüktür.” (4)

    -“Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden Rahmân’dır.” (5)

    - “O gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş üzerinde istivâ edendir. (Arşa ve tüm kâinâta hâkim olandır.) Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olursanız olun; O sizinle berâberdir. ALLAH yaptıklarınızı görür.” (6)

    (1) En’am Sûresi, 6/12;
    (2)En’am Sûresi, 6/18;
    (3)Kaf Sûresi, 50/16;
    (4)Bakara Sûresi, 2/255;
    (5)Furkân Sûresi, 25/59;
    (6)Hadîd Sûresi, 57/4;


  12. 21.Şubat.2011, 10:47
    6
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    peki bu allah nerede??
    Bu sorunda yanıtsız kalmasın Allah c.c yı mekan ve zamanda arama
    O'nu bütün eksik noksan sıfatlardan tenzih ederim
    Hiç bir mekana ve zamana sığmayan Allah c.c
    O'nu seven ve O'nda gelen herşeye sazı olan kulunun
    küçücük yüreğindedir.
    aşağıdaki Ayet-i Kerimeleri inceleyebilirsin

    ____________________


    Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. (NECM/43)

    Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız. (ANKEBUT/22)
    Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur. (CASİYE/19)
    Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (TEVBE/116)
    Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter. (NİSA/45)
    Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz? (SECDE/4)

    Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır. (HADİD/22)
    Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık. (KAMER/49)
    -

    Onlar, Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun eğmiştir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir. (AL-İ İMRAN/83)
    "Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır." (HUD/56)

    Siz onların sırtına binip üzerlerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz: "Bunları bizim hizmetimize veren Allah'ı tenzih ve tesbih ederiz. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi." (ZUHRUF/13)

    -“Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Biz sizi hayır, şerr ve fitne ile imtihan ederiz. Sonra Bize döndürüleceksiniz.Enbia-35

    -Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor. “ALLAH’ındır” de. O merhamet etmeyi Kendine farz kıldı. Sizi varlığında şüphe olmayan kıyâmet gününde elbette toplayacaktır. Hüsrana uğrayanlar, inanmayanlardır.” (1)

    - “O, kullarının üstünde her türlü tasarruf Sahibidir; hüküm ve hikmet Sâhibidir, her şeyden haberdârdır.”(2)

    - “And olsun insanı Biz yarattık. Nefsinin kendine fısıldadıklarını Biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” (3)

    - “Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’na hiçbir şey gizli kalmaz. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar, O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun tasarrufları gökleri ve yeri ihâta etmiştir. Onları koruyup gözetmek Kendisine zor gelmez. O yücedir, büyüktür.” (4)

    -“Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden Rahmân’dır.” (5)

    - “O gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş üzerinde istivâ edendir. (Arşa ve tüm kâinâta hâkim olandır.) Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olursanız olun; O sizinle berâberdir. ALLAH yaptıklarınızı görür.” (6)

    (1) En’am Sûresi, 6/12;
    (2)En’am Sûresi, 6/18;
    (3)Kaf Sûresi, 50/16;
    (4)Bakara Sûresi, 2/255;
    (5)Furkân Sûresi, 25/59;
    (6)Hadîd Sûresi, 57/4;


  13. 22.Şubat.2011, 05:04
    7
    @Burcu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2011
    Üye No: 83293
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Cevap: Allah kullarını yaratıp gerısıne karışmıyor! aklını kullanan işini götürüyoro kadar! hayatın özeti bu!

    Alıntı
    EyvaAllah Burcu abla, doğru diyorsun
    Şükredecek o kadar şey var ki, boş yere ''ne kadar az şükür ediyorsunuz '' demiyor ayetlerde Rabbim
    Şuan sizin yerinizde ben olmak isterdim
    Çünkü Allah herkesi imanı ölçüsünde sınıyormuş
    Buna sevinmeniz gerekirken, ne diye isyan ediyorsunuz ?
    Şükredin, Allah sizi demek ki seviyor, sevmezse size bu belaları yollar mıydı?
    sana da eyvallah kardeşim Allah razı olsun


  14. 22.Şubat.2011, 05:04
    7
    Devamlı Üye
    Alıntı
    EyvaAllah Burcu abla, doğru diyorsun
    Şükredecek o kadar şey var ki, boş yere ''ne kadar az şükür ediyorsunuz '' demiyor ayetlerde Rabbim
    Şuan sizin yerinizde ben olmak isterdim
    Çünkü Allah herkesi imanı ölçüsünde sınıyormuş
    Buna sevinmeniz gerekirken, ne diye isyan ediyorsunuz ?
    Şükredin, Allah sizi demek ki seviyor, sevmezse size bu belaları yollar mıydı?
    sana da eyvallah kardeşim Allah razı olsun





+ Yorum Gönder