Konusunu Oylayın.: Şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum
  1. 20.Şubat.2011, 22:18
    1
    Misafir

    Şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum






    Şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum Mumsema şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum


  2. 07.Ağustos.2013, 08:56
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: şamın fethini ve beytul makdusun fethini ögrenmek istiyorum




    Nuru Zişan:
    Şam Fethi


    Velid b. Hişam babası aracılığıyla dedesinden: "Halid b. Velid ordu komutanı idi. Şam şehri halkı ile sulh yaptı. Daha henüz sulhu bitir*memişti ki, ordu komutanlığından alınıp yerine Ebu Ubeyde b. Cerrah atandı. Ebu Ubeyde, Halid b. Velid'in yaptığı sulh anlaşmasını değiş*tirmeyip aynen yürürlüğe koydu." Şeklinde naklediyor ise de bu yan*lıştır. Çünkü Halid b. Velid'i Hz. Ömer, Halife olur olmaz vazifeden almıştı. Bunu Halife b. Hayyat böyle söylüyor, ve sonra şunu ilave ediyor:

    -Bize Abdullah b. Muğira, babası Muğira'dan nakletti ki: "Ebu Ubeyde, Şamlı'larla, onların kiliselerine ve evlerine ve idarecilerine insaf etmek ve bayramlarını kutlamaktan men edilmeme şartı ile sulh yaptı.[371]

    İbnu'l Kelbi, bu sulh on dördüncü yılın receb ayı ortalarında bir Pa*zartesi günü yapılmıştı, der. İbni İshak ise:

    -Ebu Ubeyde onlarla Receb ayında sulh yaptı, diyor.[372]

    İbni Ceriri Taberi anlatıyor:

    -Ebu Ubeyde b. Cerrah, Şam diyarına yürüdü. Halid b. Velid öncü kuvvetlerin komutanı idi. Rumlar da Dımışk'ta adı Bahân olan birinin komutası altında toplanmışlardı. Ömer (r.a.) Halid'i ordu komutanlı*ğından alıp bütün orduların başkomutanlığına Ebu Ubeyde'yi ata*mıştı. Müslümanlarla Rumlar Şam şehri etrafında karşılaştılar ve çok çetin bir harbe tutuştular. Sonra ALLAH Rumları mağlub etti. Rum or*dusu kaçarak, Şam şehrine girdi ve kapıları kapadı. Müslümanlar da fetih gerçekleşene kadar kapılara saldırmaya devam etti. Fetih olup kapılar açılınca, Rumlar Cizye vermeye razı oldular. Hz. Ömer'in Ebu Ubeyde'yi baş komutan yapıp Halid b. Velid'i görevden aldıran mek*tup bu olaydan daha önce Ebu Ubeyde'ye gelmiş bulunuyordu. Fakat Ebu Ubeyde Şam'ın fethedilip sulh işi Halid'in imzası ile gerçekleşene kadar mektubun Halide okunmasından haya edip utanmıştı Çünkü mektup kendi adına yazılmıştı. Şam halkı sulh yapınca kuntu tanları Bahân da gidip Heraklius'a katıldı.[373]

    Denildiğine göre Şam kuşatması dört ay sürdü.[374]

    İbni İshak şunları anlatır: Ömer (r.a.), İbnu Nüveyra'yı öldürdüği için Halid'e kızgındı. Halife olur olmaz ilk sözü onu görevden almal üzere "bundan sonra hiç bir görev alamayacak" demek oldu. "Eğe-Halid o konuda kendini yalanlarsa komutan olarak kalsın, yok yaptı ğını yalanlamıyorsa artık onun görev yaptığı ordunun komutanı sen sin. Ve başındaki (komuta) sarığını çıkar, malının yarısını taksim et' diye bir mektup yazdı. Ebu Ubeyde bunu Halid'e söyleyince Halid:

    -Bana biraz süre tanı da bacımla bir istişare edeyim! dedi ve bacısı*nın yanına girip anlattı. Bacısı Fatırna, Haris b. Hişam'la evli idi Fatıma ona: "Vallahi Ömer seni hiç sevmez. Önce sana seni yalanlattı-rıp ardından görevden alacak." dedi. O da bacısının başını öpüp "Val*lahi doğru diyorsun" deyip kendisini yalanlamaktan vazgeçip durunu bildirdi. Bilal kalkıp Ebu Ubeyde'ye, sen Halid konusunda ne emir al*dın? Deyince, "rütbesi alınıp malının taksimi" diye cevap verdi. O dz malını bölüştürdü, sadece bir çift ayakkabısı kaldı. O zaman Ebv, Ubeyde, bu dağıtma ancak bu ayakkabıların da dağıtımı ile yerini bulmuş olur!" deyince Halid: "Evet ben mü'minlerin emirine işyar edecek değilim, nasıl uygun görüyorsan öyle yap!" dedi. O da, bir te*kini alıp öbürünü verdi.[375]

    İbni Cerir Taberi anlatıyor:

    (Sonra Ömer (r.a.) Ebu Ubeyde'ye bir mektup yapıp, "önce Şam'a saldırın. Zira Şam bölgesinin kalesi ve evi oradadır. Fıhıl, Hımış ve Filistin halkını süvarileri üstlerine salarak, sizinle savaşmalarına engel olup meşgul edin. ALLAH buraların fethini Şam şehrinden önce nasib ederse ne âla, yok fetih gecikirse, Şam'a orayı tutabilecek birisi insin. Siz oradan ayrılın. Sen ve diğer komutanlar Fıhıl'a saldırın. ALLAH fet*hini nasib ederse sen ve Halid Hımıs'a gidin. Şurahbil ve Aınr'ı da Ürdün ve Filistin'de bırakın." Talimatını verdi. Ebu Ubeyde de on koldan birden Fıhıl'a saldırdı. Bununla Fıhıl'a yaklaşınca Rumlar Fıhıl etrafına nehri yararak su doldurdular, arazi cıvık çamur haline geldi.)[376]

    Şam diyarında ilk kuşatılanlar Fıhil halkı oluyordu. Sonra Şam şehri kuşatıldı. Ebu Ubeyde Zü'l Kelâ'yı yolladı ki Şam ile Hımış ara*sında bir destek kıtası olsun. Alkame ile Mesruk'u da yollayıp Şam ile Filistin arasına yerleştirdi. Ebu Ubeyde Merc'den hareket etti. Halid b. Velid önde sağ ve solunda Ebu Ubeyde ile Amr, Süvarilerin başında Iyaz, Piyadelerin başında Şurahbil vardı. Şam'a geldiler. Şam komu*tanı Nistas b. Nüstoros idi. Şam şehrini kuşattılar. Bir bölgede Ebu Ubeyde, birinde Yezid b. Ebi Süfyan diğerinde Amr b. El-As vardı. O vakit Heraklius hâla Hımıs'da bulunuyordu. Şam halkını yirmi gün kadar şiddetle mancınıkla taşlar atarak kuşattılar. Şamlılar şehre kapa*nıp gelecek imdadı umuyorlardı. Hirak yakında idi ve yardım iste*mişlerdi. Zü'l Kelâ' ve ordusu ise Hımıs'la Şam arasını kesmiş bulu*nuyordu. Herakl süvarileri yardıma geldiyse de Zü'l Kelâ'ın süvarileri onları bozguna uğratı ve onları uzun zaman orada oyaladı.

    Şam halkı imdadın artık gelemeyeceğini anlayınca birden dağılıp bozuldular ve gevşediler. Müslümanlarsa iyice moral buldu. Daha önce ise bunu evvelki hücumlar gibi görüyorlar ve "gece soğuk bastı*rınca kafileler geri döner" diyorlardı. Bu kere ise yıldız batmış, adamlar hala yerinde. İşte o zaman ümitleri kesildi ve şehre kapan*dıklarına pişman oldular.

    Şam'a girip kapanan Patriklerden birinin bu sıra oğlu doğmuş onunla meşgul olup ziyafet vermişti. Topluluk yiyip içmiş ve vaziyet*lerini unutmuşlardı. Onların bu durumunu Halid dışında bilen müslüman yoktu. Halid ne uyur ne uyutulur biri idi. Onların yaptığı herşeyi takib ediyordu. Casusları zeki, kendi vazifesine tam düşkündü. Merdiven şeklinde kemendli halatlar hazırlattı. Gece olunca arkadaşla*rını hücuma hazırladı bizzat kendisi, Ka'kâ' b. Amr, Mez'ûr b. Adiy ve emsali kişiler öne geçtiler ve: "Bizim surların üzerinde tekbir getir*diğimizi duyarsanız siz de yukarı çıkın ve kapıya saldırın" dediler.

    Halid ve arkadaşları en yakınlarındaki kapıya yaklaşınca ellerindeki kemendi kale burçlarına fırlattılar. Sırtlarında da kale hendeklerindeki suyu geçtikleri kayıkçıklar vardı. Kemend yerine takılınca Ka'ka' ile Mezür yukarı tırmanıp diğer kemendleri burca taktılar. Burası şehrin en sağlam kale bedeni suyu en bol, girişi en zor olan yeri idi. Halid'le beraber olanların hepsi yukarı tırmandı diğerleri kapıya yaklaştı. Su*run tepesine tam olarak çıktıklarında arkadaşları ile beraber içeri in*diler. Bir kısmını da yukarı tırmanmak isteyenlere engel olması için nöbetçi koydular. Surdakiler Allahu Ekber diye bağırdılar. Müslü*manlar kapıya yüklendi. Pek çoğu iplere koşup sıçradı. Halid kapıya koşup kapı nöbetçilerini öldürdü. Şehir halkı ayağa kalktı, bir velvele koptu, herkes yerini alıyor ama ne olduğunu arılamıyordu. Kuşatma ordusundakilerin her biri kendi yönü ile uğraştı. Halid b. Velid ve be*raberindekiler kale kapısının kilitlerini kesip attılar. Böylece Halid ka*pıları ardından açtı, ordusu da harb yolu ile şehre girmiş oldu.

    Önce müslümanlar onları sulha çağırmışken onlar reddetmişlerdi. Fakat başlarına gelen belayı görünce sulha yanaştılar. Bu kapıyı takiben gelen kap il ardaki ler bu sulha olur deyip "Haydi girin ama şu ka*pıdan giren müslümanlara karşı bizi koruyun!" dediler. Böylece her kapı önünde bulunan müslümanlar sulh yolu ile içeri girdiler ve iler*lemeye başladılar. Halid'le diğer komutanlar şehrin ortasında karşı*laştılar. Halid ve arkadaşları Öldürüp yağmalayarak ilerliyor, diğerleri ise sulhla ilerliyordu. Komutanlar Halid'in tarafını da mal taksimi üzere sulh mecrasına çektiler. Böylece sulh gerçekleşmiş oldu.[377]

    Sonra Şam fethini Ömer'e yazı ile bildirdiler.

    Hz. Ömer fr.a.) da, Ebu Ubeyde'ye bir mektup yazarak Sa'd b. Ebi Vakkas'a[378] yardımcı omak için Irak'a gidecek bir ordu hazırlamasını emretti. Ebu Ubeyde Irak için on bin kişilik bir ordu hazırlayıp başına Haşim b. Utbe'yi, sağ kanadla sol kanada Amr b. Malik ile Rıb'îy b. Amir'i, öncülerin başına da Ka'ka' b. Amr'ı atadı. Haşini Irak'a doğru hareket etti. Diğer komutanların bir kısmı Fıhıl tarafına, Alkame ile Mesruk İliya'ya hareket etti. Şam şehrinde ise Yemen destek kıtalarıyla beraber Yezid b. Ebi Süfyan kaldı. Yezid b. Ebi Süfyan da, Dıhye b. Halife b. El-Kelebi'yi süvarilerin başına atayıp Tedmur'a yolladı. Ebu'l Ezheri de el-Beseniyye ve Havran*a yolladı. Bu ikisi Tedmur ve Beseniyye ve Havran halkı ile Şam şartına uygun olarak anlaşma yaptı.[379]

    Bir grup müslüman da Beysan üzerine saldırdı. Beysan halkı da sulha razı oldular. [380]



    371] Halife b. Hayyat, Tarih s. 126; Taberi 3/435. Halife b. Hayyat rivayetinde sulh şartlarından biri olarak "kiliselerinin yıkılmaması" vardır.

    [372] El- Ma'rife ve't Tarih; Halife, Tarih 126; Taberi 3/435; Tehzibu Tarihi Dımışk 1/147

    [373] Taberi 3/435; Tehzibu Tarihi Dımışk 1/160

    [374] Futuhu'l Buldan 1/54

    [375] Taberi 3/436, 437. İlaveler Taberi'nindir.

    [376] Parantez arası Taberi'nindir.

    [377] Kısaltma fazla olduğu için yer yer Taberi'den nakil yaparak terceme ettik.

    [378] Taberi'de bu isim, Sa'd b. Maük'tir.

    [379] Taberi 3/440, 44!; Tarihi Dımşk2/128-132; Belazuri, Futuhu'l Buldan s. 127; Va-kidi, Futuhu'şŞam 1/40

    [380] Bu kısım Taberi'de yoktur.

    İmam Zehebi, Tarihü’l İslam, Cantaş Yayınları 5/136-141


    __________________________________________________ ________
    Beytü'l-Makdis in Fethinde Büyük Bir Tâun Çıkması



    Hem, nakl-i sahih ile, “ Beytü´l-Makdis in fethinde büyük bir tâun çıkacak ” ferman etmişti. Hazret-i Ömer zamanında Beytü´l-Makdis fetholundu. Ve öyle bir tâun çıktı ki, üç günde yetmiş bin vefiyat oldu.

    (Buharî, Tıb: 30, Hıyel: 13; Müslim, Selâm: 98, 100; Muvatta’, Medine: 22, 24; Müsned, 4:195-196; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 6:383; Süyûtî, el-Hasâisü’l-Kübrâ, 2:477-478.)





  3. 07.Ağustos.2013, 08:56
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Nuru Zişan:
    Şam Fethi


    Velid b. Hişam babası aracılığıyla dedesinden: "Halid b. Velid ordu komutanı idi. Şam şehri halkı ile sulh yaptı. Daha henüz sulhu bitir*memişti ki, ordu komutanlığından alınıp yerine Ebu Ubeyde b. Cerrah atandı. Ebu Ubeyde, Halid b. Velid'in yaptığı sulh anlaşmasını değiş*tirmeyip aynen yürürlüğe koydu." Şeklinde naklediyor ise de bu yan*lıştır. Çünkü Halid b. Velid'i Hz. Ömer, Halife olur olmaz vazifeden almıştı. Bunu Halife b. Hayyat böyle söylüyor, ve sonra şunu ilave ediyor:

    -Bize Abdullah b. Muğira, babası Muğira'dan nakletti ki: "Ebu Ubeyde, Şamlı'larla, onların kiliselerine ve evlerine ve idarecilerine insaf etmek ve bayramlarını kutlamaktan men edilmeme şartı ile sulh yaptı.[371]

    İbnu'l Kelbi, bu sulh on dördüncü yılın receb ayı ortalarında bir Pa*zartesi günü yapılmıştı, der. İbni İshak ise:

    -Ebu Ubeyde onlarla Receb ayında sulh yaptı, diyor.[372]

    İbni Ceriri Taberi anlatıyor:

    -Ebu Ubeyde b. Cerrah, Şam diyarına yürüdü. Halid b. Velid öncü kuvvetlerin komutanı idi. Rumlar da Dımışk'ta adı Bahân olan birinin komutası altında toplanmışlardı. Ömer (r.a.) Halid'i ordu komutanlı*ğından alıp bütün orduların başkomutanlığına Ebu Ubeyde'yi ata*mıştı. Müslümanlarla Rumlar Şam şehri etrafında karşılaştılar ve çok çetin bir harbe tutuştular. Sonra ALLAH Rumları mağlub etti. Rum or*dusu kaçarak, Şam şehrine girdi ve kapıları kapadı. Müslümanlar da fetih gerçekleşene kadar kapılara saldırmaya devam etti. Fetih olup kapılar açılınca, Rumlar Cizye vermeye razı oldular. Hz. Ömer'in Ebu Ubeyde'yi baş komutan yapıp Halid b. Velid'i görevden aldıran mek*tup bu olaydan daha önce Ebu Ubeyde'ye gelmiş bulunuyordu. Fakat Ebu Ubeyde Şam'ın fethedilip sulh işi Halid'in imzası ile gerçekleşene kadar mektubun Halide okunmasından haya edip utanmıştı Çünkü mektup kendi adına yazılmıştı. Şam halkı sulh yapınca kuntu tanları Bahân da gidip Heraklius'a katıldı.[373]

    Denildiğine göre Şam kuşatması dört ay sürdü.[374]

    İbni İshak şunları anlatır: Ömer (r.a.), İbnu Nüveyra'yı öldürdüği için Halid'e kızgındı. Halife olur olmaz ilk sözü onu görevden almal üzere "bundan sonra hiç bir görev alamayacak" demek oldu. "Eğe-Halid o konuda kendini yalanlarsa komutan olarak kalsın, yok yaptı ğını yalanlamıyorsa artık onun görev yaptığı ordunun komutanı sen sin. Ve başındaki (komuta) sarığını çıkar, malının yarısını taksim et' diye bir mektup yazdı. Ebu Ubeyde bunu Halid'e söyleyince Halid:

    -Bana biraz süre tanı da bacımla bir istişare edeyim! dedi ve bacısı*nın yanına girip anlattı. Bacısı Fatırna, Haris b. Hişam'la evli idi Fatıma ona: "Vallahi Ömer seni hiç sevmez. Önce sana seni yalanlattı-rıp ardından görevden alacak." dedi. O da bacısının başını öpüp "Val*lahi doğru diyorsun" deyip kendisini yalanlamaktan vazgeçip durunu bildirdi. Bilal kalkıp Ebu Ubeyde'ye, sen Halid konusunda ne emir al*dın? Deyince, "rütbesi alınıp malının taksimi" diye cevap verdi. O dz malını bölüştürdü, sadece bir çift ayakkabısı kaldı. O zaman Ebv, Ubeyde, bu dağıtma ancak bu ayakkabıların da dağıtımı ile yerini bulmuş olur!" deyince Halid: "Evet ben mü'minlerin emirine işyar edecek değilim, nasıl uygun görüyorsan öyle yap!" dedi. O da, bir te*kini alıp öbürünü verdi.[375]

    İbni Cerir Taberi anlatıyor:

    (Sonra Ömer (r.a.) Ebu Ubeyde'ye bir mektup yapıp, "önce Şam'a saldırın. Zira Şam bölgesinin kalesi ve evi oradadır. Fıhıl, Hımış ve Filistin halkını süvarileri üstlerine salarak, sizinle savaşmalarına engel olup meşgul edin. ALLAH buraların fethini Şam şehrinden önce nasib ederse ne âla, yok fetih gecikirse, Şam'a orayı tutabilecek birisi insin. Siz oradan ayrılın. Sen ve diğer komutanlar Fıhıl'a saldırın. ALLAH fet*hini nasib ederse sen ve Halid Hımıs'a gidin. Şurahbil ve Aınr'ı da Ürdün ve Filistin'de bırakın." Talimatını verdi. Ebu Ubeyde de on koldan birden Fıhıl'a saldırdı. Bununla Fıhıl'a yaklaşınca Rumlar Fıhıl etrafına nehri yararak su doldurdular, arazi cıvık çamur haline geldi.)[376]

    Şam diyarında ilk kuşatılanlar Fıhil halkı oluyordu. Sonra Şam şehri kuşatıldı. Ebu Ubeyde Zü'l Kelâ'yı yolladı ki Şam ile Hımış ara*sında bir destek kıtası olsun. Alkame ile Mesruk'u da yollayıp Şam ile Filistin arasına yerleştirdi. Ebu Ubeyde Merc'den hareket etti. Halid b. Velid önde sağ ve solunda Ebu Ubeyde ile Amr, Süvarilerin başında Iyaz, Piyadelerin başında Şurahbil vardı. Şam'a geldiler. Şam komu*tanı Nistas b. Nüstoros idi. Şam şehrini kuşattılar. Bir bölgede Ebu Ubeyde, birinde Yezid b. Ebi Süfyan diğerinde Amr b. El-As vardı. O vakit Heraklius hâla Hımıs'da bulunuyordu. Şam halkını yirmi gün kadar şiddetle mancınıkla taşlar atarak kuşattılar. Şamlılar şehre kapa*nıp gelecek imdadı umuyorlardı. Hirak yakında idi ve yardım iste*mişlerdi. Zü'l Kelâ' ve ordusu ise Hımıs'la Şam arasını kesmiş bulu*nuyordu. Herakl süvarileri yardıma geldiyse de Zü'l Kelâ'ın süvarileri onları bozguna uğratı ve onları uzun zaman orada oyaladı.

    Şam halkı imdadın artık gelemeyeceğini anlayınca birden dağılıp bozuldular ve gevşediler. Müslümanlarsa iyice moral buldu. Daha önce ise bunu evvelki hücumlar gibi görüyorlar ve "gece soğuk bastı*rınca kafileler geri döner" diyorlardı. Bu kere ise yıldız batmış, adamlar hala yerinde. İşte o zaman ümitleri kesildi ve şehre kapan*dıklarına pişman oldular.

    Şam'a girip kapanan Patriklerden birinin bu sıra oğlu doğmuş onunla meşgul olup ziyafet vermişti. Topluluk yiyip içmiş ve vaziyet*lerini unutmuşlardı. Onların bu durumunu Halid dışında bilen müslüman yoktu. Halid ne uyur ne uyutulur biri idi. Onların yaptığı herşeyi takib ediyordu. Casusları zeki, kendi vazifesine tam düşkündü. Merdiven şeklinde kemendli halatlar hazırlattı. Gece olunca arkadaşla*rını hücuma hazırladı bizzat kendisi, Ka'kâ' b. Amr, Mez'ûr b. Adiy ve emsali kişiler öne geçtiler ve: "Bizim surların üzerinde tekbir getir*diğimizi duyarsanız siz de yukarı çıkın ve kapıya saldırın" dediler.

    Halid ve arkadaşları en yakınlarındaki kapıya yaklaşınca ellerindeki kemendi kale burçlarına fırlattılar. Sırtlarında da kale hendeklerindeki suyu geçtikleri kayıkçıklar vardı. Kemend yerine takılınca Ka'ka' ile Mezür yukarı tırmanıp diğer kemendleri burca taktılar. Burası şehrin en sağlam kale bedeni suyu en bol, girişi en zor olan yeri idi. Halid'le beraber olanların hepsi yukarı tırmandı diğerleri kapıya yaklaştı. Su*run tepesine tam olarak çıktıklarında arkadaşları ile beraber içeri in*diler. Bir kısmını da yukarı tırmanmak isteyenlere engel olması için nöbetçi koydular. Surdakiler Allahu Ekber diye bağırdılar. Müslü*manlar kapıya yüklendi. Pek çoğu iplere koşup sıçradı. Halid kapıya koşup kapı nöbetçilerini öldürdü. Şehir halkı ayağa kalktı, bir velvele koptu, herkes yerini alıyor ama ne olduğunu arılamıyordu. Kuşatma ordusundakilerin her biri kendi yönü ile uğraştı. Halid b. Velid ve be*raberindekiler kale kapısının kilitlerini kesip attılar. Böylece Halid ka*pıları ardından açtı, ordusu da harb yolu ile şehre girmiş oldu.

    Önce müslümanlar onları sulha çağırmışken onlar reddetmişlerdi. Fakat başlarına gelen belayı görünce sulha yanaştılar. Bu kapıyı takiben gelen kap il ardaki ler bu sulha olur deyip "Haydi girin ama şu ka*pıdan giren müslümanlara karşı bizi koruyun!" dediler. Böylece her kapı önünde bulunan müslümanlar sulh yolu ile içeri girdiler ve iler*lemeye başladılar. Halid'le diğer komutanlar şehrin ortasında karşı*laştılar. Halid ve arkadaşları Öldürüp yağmalayarak ilerliyor, diğerleri ise sulhla ilerliyordu. Komutanlar Halid'in tarafını da mal taksimi üzere sulh mecrasına çektiler. Böylece sulh gerçekleşmiş oldu.[377]

    Sonra Şam fethini Ömer'e yazı ile bildirdiler.

    Hz. Ömer fr.a.) da, Ebu Ubeyde'ye bir mektup yazarak Sa'd b. Ebi Vakkas'a[378] yardımcı omak için Irak'a gidecek bir ordu hazırlamasını emretti. Ebu Ubeyde Irak için on bin kişilik bir ordu hazırlayıp başına Haşim b. Utbe'yi, sağ kanadla sol kanada Amr b. Malik ile Rıb'îy b. Amir'i, öncülerin başına da Ka'ka' b. Amr'ı atadı. Haşini Irak'a doğru hareket etti. Diğer komutanların bir kısmı Fıhıl tarafına, Alkame ile Mesruk İliya'ya hareket etti. Şam şehrinde ise Yemen destek kıtalarıyla beraber Yezid b. Ebi Süfyan kaldı. Yezid b. Ebi Süfyan da, Dıhye b. Halife b. El-Kelebi'yi süvarilerin başına atayıp Tedmur'a yolladı. Ebu'l Ezheri de el-Beseniyye ve Havran*a yolladı. Bu ikisi Tedmur ve Beseniyye ve Havran halkı ile Şam şartına uygun olarak anlaşma yaptı.[379]

    Bir grup müslüman da Beysan üzerine saldırdı. Beysan halkı da sulha razı oldular. [380]



    371] Halife b. Hayyat, Tarih s. 126; Taberi 3/435. Halife b. Hayyat rivayetinde sulh şartlarından biri olarak "kiliselerinin yıkılmaması" vardır.

    [372] El- Ma'rife ve't Tarih; Halife, Tarih 126; Taberi 3/435; Tehzibu Tarihi Dımışk 1/147

    [373] Taberi 3/435; Tehzibu Tarihi Dımışk 1/160

    [374] Futuhu'l Buldan 1/54

    [375] Taberi 3/436, 437. İlaveler Taberi'nindir.

    [376] Parantez arası Taberi'nindir.

    [377] Kısaltma fazla olduğu için yer yer Taberi'den nakil yaparak terceme ettik.

    [378] Taberi'de bu isim, Sa'd b. Maük'tir.

    [379] Taberi 3/440, 44!; Tarihi Dımşk2/128-132; Belazuri, Futuhu'l Buldan s. 127; Va-kidi, Futuhu'şŞam 1/40

    [380] Bu kısım Taberi'de yoktur.

    İmam Zehebi, Tarihü’l İslam, Cantaş Yayınları 5/136-141


    __________________________________________________ ________
    Beytü'l-Makdis in Fethinde Büyük Bir Tâun Çıkması



    Hem, nakl-i sahih ile, “ Beytü´l-Makdis in fethinde büyük bir tâun çıkacak ” ferman etmişti. Hazret-i Ömer zamanında Beytü´l-Makdis fetholundu. Ve öyle bir tâun çıktı ki, üç günde yetmiş bin vefiyat oldu.

    (Buharî, Tıb: 30, Hıyel: 13; Müslim, Selâm: 98, 100; Muvatta’, Medine: 22, 24; Müsned, 4:195-196; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 6:383; Süyûtî, el-Hasâisü’l-Kübrâ, 2:477-478.)








+ Yorum Gönder