Konusunu Oylayın.: Ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım. bu şuur eksikliği konusunda tavsiyele

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım. bu şuur eksikliği konusunda tavsiyele
  1. 19.Şubat.2011, 23:44
    1
    Misafir

    Ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım. bu şuur eksikliği konusunda tavsiyele






    Ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım. bu şuur eksikliği konusunda tavsiyele Mumsema selamunaleyküm.ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım bende bu eksiklik olarak görünüyor beni zaman zaman üzüyor nişanlım beni anlamıyor karar verdim pisikyatriye gidecegim biraz google dan araştırıken sizin sayfanızı gördüm bana öneriniz olurmu varsa hayır duacınız olurum hayırlı kandiller


  2. 19.Şubat.2011, 23:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamunaleyküm.ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım bende bu eksiklik olarak görünüyor beni zaman zaman üzüyor nişanlım beni anlamıyor karar verdim pisikyatriye gidecegim biraz google dan araştırıken sizin sayfanızı gördüm bana öneriniz olurmu varsa hayır duacınız olurum hayırlı kandiller


    Benzer Konular

    - Şuur hakkında ayetler

    - Şuur nedir? Kuran ve sünnette şuur. Şuur hakkında bilgi

    - Şuur nedir, İslam şuuru nasıl anlatıyor? İnsanlardan başka daha hangi canlılarda şuur vardır?

    - Şuur nedemektir?

    - Şuur nedir

  3. 07.Ağustos.2013, 01:17
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: ben 28(erkek) yaşında nişanlıyım kendimde şuur eksikligi oldugunun farkına vardım. bu şuur ek




    Hekim oğlu ismail bir makalesinde şuurlu müslümanı şöyle anlatır.Dünyaya gelen her insanda nefsi emmare vardır. Yani emreden nefis... Nefsi emmare, istediği şeyi zorla almaya çalışır. Dünyaya gelen çocuk, süt ister. Süt emmediği zaman ağlar, bağırır.

    Çocuk büyüdükçe istekleri de değişir. Mesela annesi, çocuğu alıp pazara çıkar. Çocuk tezgâhta bir bebek görür, onu ister, bebeği aldırana kadar ağlar, bağırır.

    Bu hal devam eder...

    İnsan büyüdükçe, canı haram şeyler de istemeye başlar. İşte bu isteklere, 'nefis' denir.

    İnsanda şeytanla melek mücadele halindedir. Şeytan, kendisine göre bir hayat yaşamasını ister; melek, onu korumaya çalışır.

    Şair diyor ki,

    "Bin bir derde uğradım ben bile bile,

    Neler çektim neler, bu kafa ile..."

    İnsan, gençlik yıllarında nefsine mağlup oluyor. Yaşlandıkça, o mağlubiyetin acılarını çekmeye uğraşıyor. Alışkanlıklar köleliktir, azat olmaksa çok zordur.

    Bizler henüz ölmedik, sağız. Bunun için dünyada yapılması gerekenleri yapmak zorundayız. Herkes iyiyle kötüyü karıştırarak bir dünya nizamı kuruyorsa, bizler de iyiler ve iyilikler harcı ile kendi dünyamızı kurup, düşüncelerimizi mücessem hale getirmeliyiz.

    Devir cemaat devri... Fertler tek başına işe yaramıyor. Lafları dinlenmiyor

    Bunların yapılması için fertlerin istekleri, fertlerin görüşleri bir yana bırakılmalı. Hislere veda etmeli. Nefsin mabedinden çıkmalı, yeryüzü bir mabet haline getirilmeli. Artık her meseleye ilmin eli yetişmeli. İlmi geri iten, karanlık gecede fenerini yere çarpan yolcudan farksızdır.

    Alışkanlıkların bağlarından kurtulmanın çarelerini aramak zamanı gelmiştir. İlmin ve aklın hâkimiyeti gerekmektedir. Velhasıl, bir şeyler yapmak zarureti vardır.

    Yediklerinizin, içtiklerinizin helal yoldan kazanılması dinin icabı değil midir? Başkalarından yardım almamak, tam tersine muhtaçlara yardım etmek, dindarlara düşmez mi?

    Namaz kılıp, Allah'ın emirlerini tekrarlamak, onları hatırlamak, sonra camiden dağılıp, çarşıda pazarda İslam'ı tatbik etmek, dinden başka nedir?

    Teraziyi doğru tutmak din değil midir? Başkalarını kandırmamak, çalışkan olmak, bilgili olmak, sıhhatli olmak... Bunların çarelerini araştırmak din değil midir?

    Aynı zamanda bunların bütünü dünya işi değil midir?

    Ey Müslüman,

    Güneş zamanında doğuyor, zamanı gelince göçüyor, çiçekler belirli tarihlerde açıyor, fırtınaların ve kuyruklu yıldızların bile zamanı varken, hepsi bir mesai içinde hareket ederken, sen nasıl keyfî hareket edebilirsin ve nasıl olur da işini zamanında yapmayı din dışı sayabilirsin?

    Yeryüzündeki nizamı görmez misin? Sular, topraklar ve hava temizleniyor. Elbette bunlar kendiliğinden olmuyor. Öyleyse nizamlı olmalısın ve temizliğin imandan geldiğini anlamalısın.

    İslamiyet, diriler dinidir. Ölülerden herhangi bir şey istenmiyor. İslam'ın bütünü dünyada tatbik edilecek. Ahirette mükâfatı alınacak.

    Şuurlu Müslüman, dünya işini ibadete çevirendir. Her hareketine ibadetin mührünü basandır. İslamiyet'i öğrenen ve yaşayandır. İfrattan ve tefritten kaçandır. Allah'a asker olup, yeryüzünü bir talimgâh bilendir.

    Günah işlemek için sevaptan kaçanlara inat, sevabın yollarını açmak için âdetini ibadete çevir. Şu imtihan âleminde imtihanını ver.



  4. 07.Ağustos.2013, 01:17
    2
    Moderatör



    Hekim oğlu ismail bir makalesinde şuurlu müslümanı şöyle anlatır.Dünyaya gelen her insanda nefsi emmare vardır. Yani emreden nefis... Nefsi emmare, istediği şeyi zorla almaya çalışır. Dünyaya gelen çocuk, süt ister. Süt emmediği zaman ağlar, bağırır.

    Çocuk büyüdükçe istekleri de değişir. Mesela annesi, çocuğu alıp pazara çıkar. Çocuk tezgâhta bir bebek görür, onu ister, bebeği aldırana kadar ağlar, bağırır.

    Bu hal devam eder...

    İnsan büyüdükçe, canı haram şeyler de istemeye başlar. İşte bu isteklere, 'nefis' denir.

    İnsanda şeytanla melek mücadele halindedir. Şeytan, kendisine göre bir hayat yaşamasını ister; melek, onu korumaya çalışır.

    Şair diyor ki,

    "Bin bir derde uğradım ben bile bile,

    Neler çektim neler, bu kafa ile..."

    İnsan, gençlik yıllarında nefsine mağlup oluyor. Yaşlandıkça, o mağlubiyetin acılarını çekmeye uğraşıyor. Alışkanlıklar köleliktir, azat olmaksa çok zordur.

    Bizler henüz ölmedik, sağız. Bunun için dünyada yapılması gerekenleri yapmak zorundayız. Herkes iyiyle kötüyü karıştırarak bir dünya nizamı kuruyorsa, bizler de iyiler ve iyilikler harcı ile kendi dünyamızı kurup, düşüncelerimizi mücessem hale getirmeliyiz.

    Devir cemaat devri... Fertler tek başına işe yaramıyor. Lafları dinlenmiyor

    Bunların yapılması için fertlerin istekleri, fertlerin görüşleri bir yana bırakılmalı. Hislere veda etmeli. Nefsin mabedinden çıkmalı, yeryüzü bir mabet haline getirilmeli. Artık her meseleye ilmin eli yetişmeli. İlmi geri iten, karanlık gecede fenerini yere çarpan yolcudan farksızdır.

    Alışkanlıkların bağlarından kurtulmanın çarelerini aramak zamanı gelmiştir. İlmin ve aklın hâkimiyeti gerekmektedir. Velhasıl, bir şeyler yapmak zarureti vardır.

    Yediklerinizin, içtiklerinizin helal yoldan kazanılması dinin icabı değil midir? Başkalarından yardım almamak, tam tersine muhtaçlara yardım etmek, dindarlara düşmez mi?

    Namaz kılıp, Allah'ın emirlerini tekrarlamak, onları hatırlamak, sonra camiden dağılıp, çarşıda pazarda İslam'ı tatbik etmek, dinden başka nedir?

    Teraziyi doğru tutmak din değil midir? Başkalarını kandırmamak, çalışkan olmak, bilgili olmak, sıhhatli olmak... Bunların çarelerini araştırmak din değil midir?

    Aynı zamanda bunların bütünü dünya işi değil midir?

    Ey Müslüman,

    Güneş zamanında doğuyor, zamanı gelince göçüyor, çiçekler belirli tarihlerde açıyor, fırtınaların ve kuyruklu yıldızların bile zamanı varken, hepsi bir mesai içinde hareket ederken, sen nasıl keyfî hareket edebilirsin ve nasıl olur da işini zamanında yapmayı din dışı sayabilirsin?

    Yeryüzündeki nizamı görmez misin? Sular, topraklar ve hava temizleniyor. Elbette bunlar kendiliğinden olmuyor. Öyleyse nizamlı olmalısın ve temizliğin imandan geldiğini anlamalısın.

    İslamiyet, diriler dinidir. Ölülerden herhangi bir şey istenmiyor. İslam'ın bütünü dünyada tatbik edilecek. Ahirette mükâfatı alınacak.

    Şuurlu Müslüman, dünya işini ibadete çevirendir. Her hareketine ibadetin mührünü basandır. İslamiyet'i öğrenen ve yaşayandır. İfrattan ve tefritten kaçandır. Allah'a asker olup, yeryüzünü bir talimgâh bilendir.

    Günah işlemek için sevaptan kaçanlara inat, sevabın yollarını açmak için âdetini ibadete çevir. Şu imtihan âleminde imtihanını ver.






+ Yorum Gönder