Konusunu Oylayın.: Sakal kesmenin dinimizdeki yeri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sakal kesmenin dinimizdeki yeri
  1. 19.Şubat.2011, 12:17
    1
    Misafir

    Sakal kesmenin dinimizdeki yeri






    Sakal kesmenin dinimizdeki yeri Mumsema Sakalı jiletle kesmenin dinimizdeki yeri nedir? kısa ama açıklayıcı cevap lütfen Allaha emanet..


  2. 19.Şubat.2011, 12:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 19.Şubat.2011, 14:26
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sakal kesmenin dinimizdeki yeri




    Sakal kesmenin dinimizdeki yeri
    Sakalın kökünden tıraş edilmesinin meşruluğuna işaret eden hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sahih hadislerinde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
    “Abdullah İbn-i Ömer (R.A)’den rivayete göre Nebi (S.A.V.): Bı-yıkları tıraş edin, sakalları bırakın buyurmuştur.”
    “On şey vardır ki bunlar fıtrattandır: Bıyığı kesmek, sakalı uzat-mak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnak kesmek, mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, kasıkları tıraş etmek ve suyla taharetlen-mek, istinca.”
    Görüldüğü üzere hadis-i şeriflerde hem bıyıkların kısaltılması ve hem de sakalların uzatılması emredilmektedir. Bu nedenle fahihlerin ço-ğunluğu, sakalların uzatılmasının emredilmesinden dolayı sakalı kökün-den tıraş etmenin haram olduğuna hükmetmişlerdir. Sakalı kökünden tı-raş etmeye cevaz veren hiçbir fakih yoktur. İşte bazı muteber fıkıh kitap-larımızdan konuyla ilgili hükümler şunlardır:
    “…Kişinin sakalını kesmesi, erkeğin kadına benzemesi helal olma-dığı gibi helal değildir. Bu sebeple, erkeğin sakalını tıraş etmesi kadına benzemek olduğu için haram olmuştur.”
    “…Erkeğe sakalını kesmesi haramdır.”
    “…Yüzden tüyü izale etmek haramdır. Ancak kadının sakal ve bı-yıkları çıkarsa, kesmesi haram olmaz. Bilakis müstehaptır.”
    “…Muhakkak ki sakal erkeğin süsüdür. Sakal yaratılışın tamamın-dandır. Dış görünüşte erkek sakal ile kadından ayrılır. Sakal hiçbir zaman çirkin olmamıştır. Çünkü sakallı olan, her zaman hürmet, saygı ve tazim görür.”
    Metin ve mealleri verilen hadis-i şerifler ve muteber fıkıh kitapla-rımızdan nakledilen fetvalardan anlaşılmaktadır ki: Sakalı kökünden tıraş etmek haramdır.
    Sakal, ALLAH Teâlâ’nın dininden bir cüzdür. Sakal fıtridir. Yani ya-ratılış icabı erkeklerde bulunması gerekli olan bir kılıktır. Sakal, erkeğin alâmetifarikasıdır. Yani erkeği kadından ayıran en büyük özellik ve ayrı-calıktır. İslam dininin lanetlediği konuların en başında da erkeğin kadına, kadının da erkeğe benzemeye çalışması gelir.
    Bir erkeğin sakalını kesmesi, yaratılışı bozmaktır, fıtrata müdahale etmektir. Bunun altında yaratılış şeklini beğenmeme kastı aranır ki, bu insanı küfre sokabilir.
    Erkeğin tabii hali sakallı halidir. Sakal önceki peygamberler ve ümmetlerde de mevcut idi. Başta Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler sakallı idi. Ayrıca tüm sahabe-i kiram ve tabiin de sakallı idiler. Bütün bunlar bizlere sakalsızlığın asla caiz olma-dığının delilleridir.
    Sakal, bütün peygamberlerin, bütün sahabe ve Salih ümmetlerin it-tifak ettiği bir konu olduğu gibi ve ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.) Efen-dimiz ümmetine sakallarını salıvermesini emretmiştir. Bu nedenle Müs-lüman her erkek, sakalını salıvermek zorundadır.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri ve işlerinden gaflet olmak, haram hükmüne muhalif olan ameldir. Binaenaleyh yüzümüzün nuru, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti, hayâ perdesi, ümmet-lik nişanesi olan sakalı bırakmak lazımdır. Bunu kesip atmak büyük gaf-let ve cahilliktir, fıtrattan ayrılmaktır. Sakalı kesmek Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şekil ve şemalinden çıkmaktır. ALLAH’ın Resulü sa-kalını hiç kesmemiştir.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sakalsız elçilerden tiksinirdi. Bir seferinde, huzuruna çıkan Yemen elçilerinin sakalsız hallerini görün-ce tiksinmiş ve yüzünü çevirmiştir.
    Yarın ALLAH Teâlâ’nın huzurunda toplanacağına, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile karşılaşacağına, O’nun kıyamet günü ümmetine şefaat edeceğine inananlar, acaba bu olaydan hiç mi endişe duymuyorlar? Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kendilerinden nefret edebileceğini, yüzünü çevirebileceğini hiç düşünmezler mi?

    MEHMET TALU


  4. 19.Şubat.2011, 14:26
    2
    Silent and lonely rains



    Sakal kesmenin dinimizdeki yeri
    Sakalın kökünden tıraş edilmesinin meşruluğuna işaret eden hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sahih hadislerinde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
    “Abdullah İbn-i Ömer (R.A)’den rivayete göre Nebi (S.A.V.): Bı-yıkları tıraş edin, sakalları bırakın buyurmuştur.”
    “On şey vardır ki bunlar fıtrattandır: Bıyığı kesmek, sakalı uzat-mak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnak kesmek, mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, kasıkları tıraş etmek ve suyla taharetlen-mek, istinca.”
    Görüldüğü üzere hadis-i şeriflerde hem bıyıkların kısaltılması ve hem de sakalların uzatılması emredilmektedir. Bu nedenle fahihlerin ço-ğunluğu, sakalların uzatılmasının emredilmesinden dolayı sakalı kökün-den tıraş etmenin haram olduğuna hükmetmişlerdir. Sakalı kökünden tı-raş etmeye cevaz veren hiçbir fakih yoktur. İşte bazı muteber fıkıh kitap-larımızdan konuyla ilgili hükümler şunlardır:
    “…Kişinin sakalını kesmesi, erkeğin kadına benzemesi helal olma-dığı gibi helal değildir. Bu sebeple, erkeğin sakalını tıraş etmesi kadına benzemek olduğu için haram olmuştur.”
    “…Erkeğe sakalını kesmesi haramdır.”
    “…Yüzden tüyü izale etmek haramdır. Ancak kadının sakal ve bı-yıkları çıkarsa, kesmesi haram olmaz. Bilakis müstehaptır.”
    “…Muhakkak ki sakal erkeğin süsüdür. Sakal yaratılışın tamamın-dandır. Dış görünüşte erkek sakal ile kadından ayrılır. Sakal hiçbir zaman çirkin olmamıştır. Çünkü sakallı olan, her zaman hürmet, saygı ve tazim görür.”
    Metin ve mealleri verilen hadis-i şerifler ve muteber fıkıh kitapla-rımızdan nakledilen fetvalardan anlaşılmaktadır ki: Sakalı kökünden tıraş etmek haramdır.
    Sakal, ALLAH Teâlâ’nın dininden bir cüzdür. Sakal fıtridir. Yani ya-ratılış icabı erkeklerde bulunması gerekli olan bir kılıktır. Sakal, erkeğin alâmetifarikasıdır. Yani erkeği kadından ayıran en büyük özellik ve ayrı-calıktır. İslam dininin lanetlediği konuların en başında da erkeğin kadına, kadının da erkeğe benzemeye çalışması gelir.
    Bir erkeğin sakalını kesmesi, yaratılışı bozmaktır, fıtrata müdahale etmektir. Bunun altında yaratılış şeklini beğenmeme kastı aranır ki, bu insanı küfre sokabilir.
    Erkeğin tabii hali sakallı halidir. Sakal önceki peygamberler ve ümmetlerde de mevcut idi. Başta Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler sakallı idi. Ayrıca tüm sahabe-i kiram ve tabiin de sakallı idiler. Bütün bunlar bizlere sakalsızlığın asla caiz olma-dığının delilleridir.
    Sakal, bütün peygamberlerin, bütün sahabe ve Salih ümmetlerin it-tifak ettiği bir konu olduğu gibi ve ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.) Efen-dimiz ümmetine sakallarını salıvermesini emretmiştir. Bu nedenle Müs-lüman her erkek, sakalını salıvermek zorundadır.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri ve işlerinden gaflet olmak, haram hükmüne muhalif olan ameldir. Binaenaleyh yüzümüzün nuru, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti, hayâ perdesi, ümmet-lik nişanesi olan sakalı bırakmak lazımdır. Bunu kesip atmak büyük gaf-let ve cahilliktir, fıtrattan ayrılmaktır. Sakalı kesmek Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şekil ve şemalinden çıkmaktır. ALLAH’ın Resulü sa-kalını hiç kesmemiştir.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sakalsız elçilerden tiksinirdi. Bir seferinde, huzuruna çıkan Yemen elçilerinin sakalsız hallerini görün-ce tiksinmiş ve yüzünü çevirmiştir.
    Yarın ALLAH Teâlâ’nın huzurunda toplanacağına, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile karşılaşacağına, O’nun kıyamet günü ümmetine şefaat edeceğine inananlar, acaba bu olaydan hiç mi endişe duymuyorlar? Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kendilerinden nefret edebileceğini, yüzünü çevirebileceğini hiç düşünmezler mi?

    MEHMET TALU





+ Yorum Gönder