Konusunu Oylayın.: Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var
  1. 19.Şubat.2011, 12:04
    1
    Misafir

    Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var






    Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var Mumsema selamün aleyküm benim sorum şu geçenlerde biri ısrarla gayri meşru dogan bir çocugun alim bile olsa cennete giremicegini söyliyordu kuranda var dedi ama sordum soruşturdum kuranda yok diyorlar acaba öyle bir hadis varmı bu konuda bilgilendirirmisiniz


  2. 19.Şubat.2011, 12:04
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamün aleyküm benim sorum şu geçenlerde biri ısrarla gayri meşru dogan bir çocugun alim bile olsa cennete giremicegini söyliyordu kuranda var dedi ama sordum soruşturdum kuranda yok diyorlar acaba öyle bir hadis varmı bu konuda bilgilendirirmisiniz


    Benzer Konular

    - Zinadan doğan çocuk anne babasına nasıl davranmalı

    - Zinadan doğan çocuk gerçekten cehennemlikmi?

    - Şeytanın ortaklığı besmelesiz doğan çocuğun durumu nedir, kısaca suçu nedir?

    - Namaz 3 vakit olduğuna dair söylentiler duydum da aslı nedir ?

    - Zinadan doğan çoçuk

  3. 19.Şubat.2011, 18:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var




    Ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeşim
    Bu konu hakkında aşağıda arşivde bulunan vermiş olduğum
    yazıyı inceleyebilirsiniz..

    ____________________


    ZİNADAN DOĞAN ÇOCUĞUN NE SUÇU VARDIR KI, TAHKIR EDILIYOR VE BAZI HAKLARI KISITLANIYOR?


    Zinâdan doğan çocuğun tahkir edilecek suçu yoktur; ancak takdir edilecek ve diğerlerine üstün tutulacak yönü ve başarisi da yoktur. Bunu böylece tespit ettikten sonra:Önce şunu bilmek gerekir: Islâmda; hristiyanlıkta olduğu gibi atalardan miras alınan, "Ezeli bir günah" akidesi yoktur."Kimse kimsenin günahını yüklenmez" (K: Isrâ (17/ 15)). "Kim zerre kadar hayır yaptı ise onu görür; kim zerre kadar ser yaptı ise onu görür." (K. Zilzâl (99) 8) Bu önemli kurali hiç akildan çıkarmamak gerekir. Ama ne var ki, özellikle öbür alem için, yani Allah'ın yapacağı muamele için böyledir. Dünyada insanlar elbette bir takım değer yargılarının etkisinde kalacak ve haklı ya da haksız, bazı tavırlar sergileyeceklerdir. Bu yüzden Ibn Abbâs, zinânin esas sıkıntısm ve yükünü "veled-i zinanın" çektiğini söyler. Ama dediğimiz gibi bu, toplumsal açıdan böyledir. Çünkü zinâ her ne kadar büyük ve mahvedici bir suç ise de zina edenler tevbe edebilirler. Allah da onların tevbesini kabul edebilir. Olan çocuğa olur ve annesinin babasının ayıbm ölünceye kadar üzerinde taşır. Babasına nispet edilmez, zinâ çocuğu olarak tanmr ve hakaret görür. Bunun bir yönüyle psikolojik faydası da vardır; zinâyi ve gayr-i meşru çocuk edinmeyi takbih eder, ondan tiksindirir ve sakındırir. Bu yönüyle de günahsiz bir insanı yaralar manen ezer. Ama öbür âlemde kendi amelleriyle muamele görür. İşte yine Ibn Abbâs'in: "Üçün en kötüsü veled-i zinâdir." (Beyhakî, Sünen X/59; Hadîsin manası konusunda ayrıca bk. Alî el-Karı; el-Esrâru'l merfûa 466 vd.) sözünün anlamı budur. Yani annesi Babası tevbe edip kurtulurlar, kendisi ise hep böyle hakaret gürür, binaenaleyh, dünya gözüyle bu üçlünün en bahtsizi, zinâdan doğan çocuktur. Ama tekrar edersek bu, insanların değerlendirmesidir, nesep ve verâset dışında ne dünya ahkm, ne de bütünüyle âhiret ahkâmi konusunda onun diğerlerinden bir farkı vardır.Allah Rasulü Efendimiz (s.a.s.) "Veled-i zînaya annesinin babasının günahından hiç bir şey yoktur" buyurmuştur.(Hâkim, Müstedrek; Münâvi V/372)"Veled-i zinâ cennete giremez" anlamındaki sözün hadis olarak aslı yoktur. Ibnü'1-Cevzi, bu anlamda sahih hiç bir hadisin bulunmadığını söyler.(bk. es Semhûdî, el-Gummâz 232; Sehavî 463 Müslim, radâ 36; Buhârî, vesâyâ 4, buyû 3; Ebû Dâvud, talâk 34; Hadisin değişik rivâyederi ve geniş izahi için bk. Davudoğlu VN/383-88) Veled-i Zinâ ile ilgili hukuki durum (ahkin) ise söyledir:
    1- Zinâ nesebi belirlemez. Çocuk "yatağındir, zinâ edene ise mahrumiyet ve hüsran vardır".( Ebû Zehrâ; el-Ah'vâlü's-Şahsıyye 388-89) Yani zinâdan doğan çocuk, nesep için asıl olan babaya nispet edilmez, ona mirasçı olamaz. Babası da ona nafaka vermez. Dogduğu anneye nispet edilir. Miras hukuku annesiyle kendi arasında cereyan eder. Çünkü nesebin sâbit olması bir nimettir. Suç ise nimeti doğurmaz, aksine sahibi için nikmeti (mahrumiyeti) gerektirir. Ancak nesebi sâbit kılmayan zîna; haddi düşüren herhangi bir şüphe taşımayan zinadır. Suç olma vasfm silen, ya da haddi (zina cezasını) düşüren bir şüphe varsa, birinci durumda ittifakla, ikinci durumda da tercih edilen görüşe göre, nesep sâbit olur. Keza birisi yaşları bakımından kendisinin olabilecek bir çocuğun nesebini (kendi çocuğu olduğunu) iddia ederse; çocuğun da başkasından nesebi belli değilse, Hanefilere göre nesebi o adamdan sâbit olur. Ancak bu durumda o adamın, onun zinâdan çocuğu olduğunu söylememiş olması şarttır. Zinâdan çocuğumdur, derse nesep yine sâbit olmaz.(Kasâni, Bedâyi VI/269)
    2. Veled-i zinânin şehâdeti - âdil ise, diğer adıl insanlar gibi - makbuldür. Çünkü, yukarıda işaret edilen ayetten anlaşılacağı üzere, annesinin babasının zina etmiş olması onun adâletini zedelemez.(Serahsî, IX/127)
    3. Veled-i zinânin kendisine zinâ isnadında (kazf) bulunana iftira cezası (hadd-i kazf) uygulanır.Çünkü o muhsandır (temizdir) ve iffetlıdır. Annesinin babasının suçu onun "muhsan" oluşunu düşürmez.(Kal'acı, Mevsu'ati fikh-i Abdullah b..Abbâs N/31; Ibn Hazm, el-muhallâ IX/430)
    4. Dünyaya ait işlerde diğer insanlardan farkı yoktur. Çeşitli görev ve sorumluluklar yüklenebilir. Her kademede idareci ve komutan olabilir. Evlenmede vesair akitlerde diğer insanlardan farkı yoktur.
    5. Imam olmasını mekruh görenler vardır, ama buna sebep olarak iki şey zikredilmiştir: a) Ilmi ve takvâsı olmamak. Çünkü Babası belli olmayan (veled-i zinânin) eğitimi, genellikle ihmal edilir, çünkü üstlenecek kimsesi yoktur. Böyle olunca da câhil ve takvâdan uzak kalır. Imam olmasının mekruh olması bundandır. Dolayısı ile bu sebep (illet) bulunmazsa, yani eğitim görmüş, câhillik ve takvâsızlıktan kurulmussa, imamlığı da kerahetsiz câiz olur. Hattâ imamliga, böyle olmayan nikâh,evladından daha lâyık hâle gelir. (Mavsilî, 58) b) Imamligmn mekruh olması, insanların ondan nefret edip, cemaatten uzaklaşacaklarındandır. Bu izaha göre câhil olmasa da veled-i zinânin imamlığı mekrûh olur.( agk; Tahtavî (Merâkil-felâh ile) 245) Ama bu kerahet kendisine değil de insanlara yönelik olduğudan, bilinmediği yerde imamlığı bu izaha göre de mekruh olmaz.
    arşivden...

    _________________________________
    Daha fazla bilgi için bu yazıyıda okuyabilirsiniz...
    __________________

    Zinâdan doğan çocuğun ayıplanacak bir suçu ve günahı yoktur. Nitekim Allah Rasulü Efendimiz (s.a.s.) "Veled-i zînaya annesinin babasının günahından hiç bir şey yoktur" buyurmuştur. (Hâkim, Müstedrek; Münâvi V/372)

    İslâmiyet’e göre, Hıristiyanlıkta olduğu gibi atalardan miras alınan, "Ezeli bir günah" inancı yoktur. Çünkü,

    "Kimse kimsenin günahını yüklenmez" (Isrâ, 17/15). "Kim zerre kadar hayır yaptı ise onu görür; kim zerre kadar ser yaptı ise onu görür." (Zilzâl, 99/8)

    gibi ayetlerde geçen önemli kuralı hiç akıldan çıkarmamak gerekir. Ama ne var ki, özellikle öbür alem için, yani Allah`ın yapacağı muamele için böyledir.

    Dünyada insanlar elbette bir takım değer yargılarının etkisinde kalacak ve haklı ya da haksız, bazı tavırlar sergileyeceklerdir. Bu yüzden Ibn Abbâs, zinânın esas sıkıntısını ve yükünü "veled-i zinanın" çektiğini söyler. Ama dediğimiz gibi bu, toplumsal açıdan böyledir. Zina yoluyla dünyaya gelen çocuk babasına nispet edilmez, zinâ çocuğu olarak tanınır ve hakaret görür. Bu yönüyle de günahsız bir insanı yaralar manen ezer. Ama öbür âlemde kendi amelleriyle muamele görür.

    Soruda geçen “veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir.” hadisi, bir münafık hakkında söylenmiştir. Nitekim, Hz. Ayşe (r.anha) validemiz, Ebu Hureyre’nin (r.a) rivayet ettiği “veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir.” hadisini duyunca, “Allah Ebu Hureyre’ye rahmet etsin. O hadis bir münafık hakkındadır ki, Resulullah’a çok eziyet ediyordu. Onun kim olduğunu sordu, “veled-i zinadır.” dediler. O zaman işte böyle buyurdu. Yoksa Kur'an; “kimse kimsenin günahını yüklenmez” derken, Resulullah nasıl böyle buyurur.” diyerek konuya açıklık getirmiştir. (Zerkeşi, İcabe, s.119; Bkz, Müsned, II, 311; VI,109.). Yani zina eden kadın ve erkek suçludur. Zina mahsulü bir çocuğun ise suçu yoktur. (Krş. Beyhakî, Sünen X/59; Hadîsin manası konusunda ayrıca bk. Alî el-Karı; el-Esrâru`l merfûa 466 vd.)
    Sorularla İslamiyet Editör


  4. 19.Şubat.2011, 18:42
    2
    Silent and lonely rains



    Ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeşim
    Bu konu hakkında aşağıda arşivde bulunan vermiş olduğum
    yazıyı inceleyebilirsiniz..

    ____________________


    ZİNADAN DOĞAN ÇOCUĞUN NE SUÇU VARDIR KI, TAHKIR EDILIYOR VE BAZI HAKLARI KISITLANIYOR?


    Zinâdan doğan çocuğun tahkir edilecek suçu yoktur; ancak takdir edilecek ve diğerlerine üstün tutulacak yönü ve başarisi da yoktur. Bunu böylece tespit ettikten sonra:Önce şunu bilmek gerekir: Islâmda; hristiyanlıkta olduğu gibi atalardan miras alınan, "Ezeli bir günah" akidesi yoktur."Kimse kimsenin günahını yüklenmez" (K: Isrâ (17/ 15)). "Kim zerre kadar hayır yaptı ise onu görür; kim zerre kadar ser yaptı ise onu görür." (K. Zilzâl (99) 8) Bu önemli kurali hiç akildan çıkarmamak gerekir. Ama ne var ki, özellikle öbür alem için, yani Allah'ın yapacağı muamele için böyledir. Dünyada insanlar elbette bir takım değer yargılarının etkisinde kalacak ve haklı ya da haksız, bazı tavırlar sergileyeceklerdir. Bu yüzden Ibn Abbâs, zinânin esas sıkıntısm ve yükünü "veled-i zinanın" çektiğini söyler. Ama dediğimiz gibi bu, toplumsal açıdan böyledir. Çünkü zinâ her ne kadar büyük ve mahvedici bir suç ise de zina edenler tevbe edebilirler. Allah da onların tevbesini kabul edebilir. Olan çocuğa olur ve annesinin babasının ayıbm ölünceye kadar üzerinde taşır. Babasına nispet edilmez, zinâ çocuğu olarak tanmr ve hakaret görür. Bunun bir yönüyle psikolojik faydası da vardır; zinâyi ve gayr-i meşru çocuk edinmeyi takbih eder, ondan tiksindirir ve sakındırir. Bu yönüyle de günahsiz bir insanı yaralar manen ezer. Ama öbür âlemde kendi amelleriyle muamele görür. İşte yine Ibn Abbâs'in: "Üçün en kötüsü veled-i zinâdir." (Beyhakî, Sünen X/59; Hadîsin manası konusunda ayrıca bk. Alî el-Karı; el-Esrâru'l merfûa 466 vd.) sözünün anlamı budur. Yani annesi Babası tevbe edip kurtulurlar, kendisi ise hep böyle hakaret gürür, binaenaleyh, dünya gözüyle bu üçlünün en bahtsizi, zinâdan doğan çocuktur. Ama tekrar edersek bu, insanların değerlendirmesidir, nesep ve verâset dışında ne dünya ahkm, ne de bütünüyle âhiret ahkâmi konusunda onun diğerlerinden bir farkı vardır.Allah Rasulü Efendimiz (s.a.s.) "Veled-i zînaya annesinin babasının günahından hiç bir şey yoktur" buyurmuştur.(Hâkim, Müstedrek; Münâvi V/372)"Veled-i zinâ cennete giremez" anlamındaki sözün hadis olarak aslı yoktur. Ibnü'1-Cevzi, bu anlamda sahih hiç bir hadisin bulunmadığını söyler.(bk. es Semhûdî, el-Gummâz 232; Sehavî 463 Müslim, radâ 36; Buhârî, vesâyâ 4, buyû 3; Ebû Dâvud, talâk 34; Hadisin değişik rivâyederi ve geniş izahi için bk. Davudoğlu VN/383-88) Veled-i Zinâ ile ilgili hukuki durum (ahkin) ise söyledir:
    1- Zinâ nesebi belirlemez. Çocuk "yatağındir, zinâ edene ise mahrumiyet ve hüsran vardır".( Ebû Zehrâ; el-Ah'vâlü's-Şahsıyye 388-89) Yani zinâdan doğan çocuk, nesep için asıl olan babaya nispet edilmez, ona mirasçı olamaz. Babası da ona nafaka vermez. Dogduğu anneye nispet edilir. Miras hukuku annesiyle kendi arasında cereyan eder. Çünkü nesebin sâbit olması bir nimettir. Suç ise nimeti doğurmaz, aksine sahibi için nikmeti (mahrumiyeti) gerektirir. Ancak nesebi sâbit kılmayan zîna; haddi düşüren herhangi bir şüphe taşımayan zinadır. Suç olma vasfm silen, ya da haddi (zina cezasını) düşüren bir şüphe varsa, birinci durumda ittifakla, ikinci durumda da tercih edilen görüşe göre, nesep sâbit olur. Keza birisi yaşları bakımından kendisinin olabilecek bir çocuğun nesebini (kendi çocuğu olduğunu) iddia ederse; çocuğun da başkasından nesebi belli değilse, Hanefilere göre nesebi o adamdan sâbit olur. Ancak bu durumda o adamın, onun zinâdan çocuğu olduğunu söylememiş olması şarttır. Zinâdan çocuğumdur, derse nesep yine sâbit olmaz.(Kasâni, Bedâyi VI/269)
    2. Veled-i zinânin şehâdeti - âdil ise, diğer adıl insanlar gibi - makbuldür. Çünkü, yukarıda işaret edilen ayetten anlaşılacağı üzere, annesinin babasının zina etmiş olması onun adâletini zedelemez.(Serahsî, IX/127)
    3. Veled-i zinânin kendisine zinâ isnadında (kazf) bulunana iftira cezası (hadd-i kazf) uygulanır.Çünkü o muhsandır (temizdir) ve iffetlıdır. Annesinin babasının suçu onun "muhsan" oluşunu düşürmez.(Kal'acı, Mevsu'ati fikh-i Abdullah b..Abbâs N/31; Ibn Hazm, el-muhallâ IX/430)
    4. Dünyaya ait işlerde diğer insanlardan farkı yoktur. Çeşitli görev ve sorumluluklar yüklenebilir. Her kademede idareci ve komutan olabilir. Evlenmede vesair akitlerde diğer insanlardan farkı yoktur.
    5. Imam olmasını mekruh görenler vardır, ama buna sebep olarak iki şey zikredilmiştir: a) Ilmi ve takvâsı olmamak. Çünkü Babası belli olmayan (veled-i zinânin) eğitimi, genellikle ihmal edilir, çünkü üstlenecek kimsesi yoktur. Böyle olunca da câhil ve takvâdan uzak kalır. Imam olmasının mekruh olması bundandır. Dolayısı ile bu sebep (illet) bulunmazsa, yani eğitim görmüş, câhillik ve takvâsızlıktan kurulmussa, imamlığı da kerahetsiz câiz olur. Hattâ imamliga, böyle olmayan nikâh,evladından daha lâyık hâle gelir. (Mavsilî, 58) b) Imamligmn mekruh olması, insanların ondan nefret edip, cemaatten uzaklaşacaklarındandır. Bu izaha göre câhil olmasa da veled-i zinânin imamlığı mekrûh olur.( agk; Tahtavî (Merâkil-felâh ile) 245) Ama bu kerahet kendisine değil de insanlara yönelik olduğudan, bilinmediği yerde imamlığı bu izaha göre de mekruh olmaz.
    arşivden...

    _________________________________
    Daha fazla bilgi için bu yazıyıda okuyabilirsiniz...
    __________________

    Zinâdan doğan çocuğun ayıplanacak bir suçu ve günahı yoktur. Nitekim Allah Rasulü Efendimiz (s.a.s.) "Veled-i zînaya annesinin babasının günahından hiç bir şey yoktur" buyurmuştur. (Hâkim, Müstedrek; Münâvi V/372)

    İslâmiyet’e göre, Hıristiyanlıkta olduğu gibi atalardan miras alınan, "Ezeli bir günah" inancı yoktur. Çünkü,

    "Kimse kimsenin günahını yüklenmez" (Isrâ, 17/15). "Kim zerre kadar hayır yaptı ise onu görür; kim zerre kadar ser yaptı ise onu görür." (Zilzâl, 99/8)

    gibi ayetlerde geçen önemli kuralı hiç akıldan çıkarmamak gerekir. Ama ne var ki, özellikle öbür alem için, yani Allah`ın yapacağı muamele için böyledir.

    Dünyada insanlar elbette bir takım değer yargılarının etkisinde kalacak ve haklı ya da haksız, bazı tavırlar sergileyeceklerdir. Bu yüzden Ibn Abbâs, zinânın esas sıkıntısını ve yükünü "veled-i zinanın" çektiğini söyler. Ama dediğimiz gibi bu, toplumsal açıdan böyledir. Zina yoluyla dünyaya gelen çocuk babasına nispet edilmez, zinâ çocuğu olarak tanınır ve hakaret görür. Bu yönüyle de günahsız bir insanı yaralar manen ezer. Ama öbür âlemde kendi amelleriyle muamele görür.

    Soruda geçen “veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir.” hadisi, bir münafık hakkında söylenmiştir. Nitekim, Hz. Ayşe (r.anha) validemiz, Ebu Hureyre’nin (r.a) rivayet ettiği “veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir.” hadisini duyunca, “Allah Ebu Hureyre’ye rahmet etsin. O hadis bir münafık hakkındadır ki, Resulullah’a çok eziyet ediyordu. Onun kim olduğunu sordu, “veled-i zinadır.” dediler. O zaman işte böyle buyurdu. Yoksa Kur'an; “kimse kimsenin günahını yüklenmez” derken, Resulullah nasıl böyle buyurur.” diyerek konuya açıklık getirmiştir. (Zerkeşi, İcabe, s.119; Bkz, Müsned, II, 311; VI,109.). Yani zina eden kadın ve erkek suçludur. Zina mahsulü bir çocuğun ise suçu yoktur. (Krş. Beyhakî, Sünen X/59; Hadîsin manası konusunda ayrıca bk. Alî el-Karı; el-Esrâru`l merfûa 466 vd.)
    Sorularla İslamiyet Editör


  5. 19.Şubat.2011, 20:19
    3
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    Cevap: Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var

    yani zinadan olan çocukda her çocuk gibi günahsız doğar ancak atalarının ayıbını bir ömür boyu sırtında taşır


  6. 19.Şubat.2011, 20:19
    3
    ...MüPteLaNıM...
    yani zinadan olan çocukda her çocuk gibi günahsız doğar ancak atalarının ayıbını bir ömür boyu sırtında taşır


  7. 19.Şubat.2011, 21:40
    4
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var

    cocukun günahi ney?kuranda ne güzel söyliyor. baskalarin hatasi ona yüklenemez. ve düsünsenize o zmn atheist aileden gelenler hic müslüman olmasin zaten cennete girme umudu yok


  8. 19.Şubat.2011, 21:40
    4
    Devamlı Üye
    cocukun günahi ney?kuranda ne güzel söyliyor. baskalarin hatasi ona yüklenemez. ve düsünsenize o zmn atheist aileden gelenler hic müslüman olmasin zaten cennete girme umudu yok


  9. 22.Haziran.2015, 14:38
    5
    Misafir

    Cevap: Zinadan doğan çocuğun durumu ne olur cennete giremeyeceğine dair söylentiler var

    gayrimeşru bir çocuğu olan erkeğin o çocuğa karşı görev ve sorumlulukları var mıdır, varsa nelerdir


  10. 22.Haziran.2015, 14:38
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    gayrimeşru bir çocuğu olan erkeğin o çocuğa karşı görev ve sorumlulukları var mıdır, varsa nelerdir





+ Yorum Gönder