Konusunu Oylayın.: Çocuk terbiyesi ve gelişimi

5 üzerinden 3.50 | Toplam : 2 kişi
Çocuk terbiyesi ve gelişimi
  1. 17.Şubat.2011, 20:22
    1
    Misafir

    Çocuk terbiyesi ve gelişimi






    Çocuk terbiyesi ve gelişimi Mumsema çocuk terbiyesi ve gelişimi


  2. 17.Şubat.2011, 20:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Ağustos.2013, 07:41
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Çocuk terbiyesi ve gelişimi




    Âlemlerin Rabbi olan Allâh’a hamt, resullerin en şereflisi Muhammed’e ,âline ve ashâbına salât ve selâm olsun.

    Allâhu Teâlâ şöyle buyurmuştur:


    نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ وَأَهْلِيكُمْ ا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ


    (Et-Tahrîm suresi, 6. âyet)
    Manası: Muminler, kendilerini ve yakınlarını yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden korusunlar.
    Ebu Hurayra radıyallâhu anhu kanalıyla gelip üzerinde ittifak edilmiş bir hadis-i şerîfte ise şöyle geçmektedir:
    Her doğan fıtrat üzere doğar, ebeveyni de onu yahudileştirir, hıristiyanlaştırır veya mecusileştirir.
    Her doğan fitrat üzere doğar sözünün manası ise Allâh’ın Âdem’in sırtından zürriyetinin ruhlarını çıkardığı gündeki, üzerinde alınan sözün muktezasına göre herkezin doğmasıdır. O günde Allâh onları konuşturdu, onlara şöyle buyurdu: “Ben sizin Rabbiniz değilmiyim“ Onlar da: “Elbette Senden başka ilâhimiz yoktur“ dediler.

    Çocuklar terbiyesi en önemli ve en sağlama alınacak işlerden biridir. Çünkü çocuk, ebeveyninin yanında bir emanettir, kalbi de değerli mücevherdir her türlü nakıştan hâlisdir. Bir de nakış edilecek her türlü şeye kâbildir ve meyl ettirilen her şeye meyl edicidir. Eğer hayırlara alıştırılıp bunlar kendisine öğretilirse o zaman buna göre yetişir ve hem dünyada hem de ahirette mutlu olur. Sevâp kazanmasında da ebeveyni ve eğitici ve uslandırıcı olan herkes ortak olur. Fakat şerre alıştırılıp hayvanlara davranıldığı gibi davranılırsa, o zaman bedbaht olup mahv olur. İhmâl edilişinin günahı da velisinin boynunadır.
    Çocuklara sahip çıkmak; uslandırma, bakım, ahlâkın güzelliklerini öğretmek ve kötü arkadaştan uzak tutmakla olur, ve bügünlerde kötü arkadaşlar ne de çoktur.
    Ayrıca onlar bolluğa alıştırılmaz ve onlara süslenme ve refahlık vesileleri sevdirilmez ki büyüdüğünde ömrünü bu şeyleri aramakta ziyan etmesin. İlk baştan beri gözetilmelidirler. O hâlde çocuğun bakımında ve süt emzirilmesinde, helâl yiyen dindâr sâlih bir kadından başkası ayarlanmaz. Muhakkak ki haramdan gelen sütte bereket olmaz. Dolayısıyla çoçuğun yetişmesi haramdan olan sütle gerçekleşirse, çamuru kötü olanla yoğurulmuş olur ve bu yüzden tabiatı kötülüğe uygun gelmeye meyl eder.
    Sonra tabiatına bakar, eğer ihtişam edip bazı şeyler hariç bazı şeylerden utanıyorsa ve bazı fiilleri terk ediyorsa, o zaman bu onun ahlâkının normalliğine ve kalbin safâ^ına işaret eden bir müjdedir. Ayrıca buluğ çağına erdiğinde aklının mükemmel olacağının müjdesi de vardır. O hâlde uslandırılmasında hayâsı yardımcı olarak kullanılır. Çocuğun, iki veya üç sene sonra çoğunlukla karşılaştığı ilk şey yemeye karşı olan düşkünlüktür. O halde onu bu hususta uslandırmalıdır.

    Uslandırmadaki misaller:

    · Yemeği sadece sağ eliyle almak
    · Yemek istediğinde bismillâh demek
    · Kendi önünden yemek
    · Başkasından önce yemeye çabuk davranmamak
    · Yiyeceye göz dikmemek
    · Yemek yiyene göz dikmemek
    · Çabuk yememek
    · İyice çiğnemek
    · Lokmalar arasında bir aralık bırakmak
    · Üç parmak ile yemek
    · Eli ve elbiseyi bulaştırmamak
    · Aradabir ekmek ile suya alıştırılmalıdır ki ikidebir et beklemesinler
    · Çok yemek yiyen herkesin hayvanlara benzetilmesiyle yanında çok yemek yemeyi çirkinsemek
    · Az yemek yiyen edepli çoçuğu meth etmek
    · Yemeye fazla önem vermemeyi sevdirmek
    · Az yemek ile kanaat etmeyi (yetinmeyi) sevdirmek
    · Beyaz elbiseyi sevdirmek ve beyaz elbiseyi, Rasûlullâh’a (sallallâhu âleyh ive sellem) uymak için giymenin sünnet olduğunu bildirmek
    · Bolluğa, refahlığa, pahalı elbiseler giymeye alışmış çocuklardan ve bunlara heveslendirecek şeyleri duyuracak herkesten, içlerine karışmasından uzak tutmak


  4. 04.Ağustos.2013, 07:41
    2
    Editör



    Âlemlerin Rabbi olan Allâh’a hamt, resullerin en şereflisi Muhammed’e ,âline ve ashâbına salât ve selâm olsun.

    Allâhu Teâlâ şöyle buyurmuştur:


    نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ وَأَهْلِيكُمْ ا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ


    (Et-Tahrîm suresi, 6. âyet)
    Manası: Muminler, kendilerini ve yakınlarını yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden korusunlar.
    Ebu Hurayra radıyallâhu anhu kanalıyla gelip üzerinde ittifak edilmiş bir hadis-i şerîfte ise şöyle geçmektedir:
    Her doğan fıtrat üzere doğar, ebeveyni de onu yahudileştirir, hıristiyanlaştırır veya mecusileştirir.
    Her doğan fitrat üzere doğar sözünün manası ise Allâh’ın Âdem’in sırtından zürriyetinin ruhlarını çıkardığı gündeki, üzerinde alınan sözün muktezasına göre herkezin doğmasıdır. O günde Allâh onları konuşturdu, onlara şöyle buyurdu: “Ben sizin Rabbiniz değilmiyim“ Onlar da: “Elbette Senden başka ilâhimiz yoktur“ dediler.

    Çocuklar terbiyesi en önemli ve en sağlama alınacak işlerden biridir. Çünkü çocuk, ebeveyninin yanında bir emanettir, kalbi de değerli mücevherdir her türlü nakıştan hâlisdir. Bir de nakış edilecek her türlü şeye kâbildir ve meyl ettirilen her şeye meyl edicidir. Eğer hayırlara alıştırılıp bunlar kendisine öğretilirse o zaman buna göre yetişir ve hem dünyada hem de ahirette mutlu olur. Sevâp kazanmasında da ebeveyni ve eğitici ve uslandırıcı olan herkes ortak olur. Fakat şerre alıştırılıp hayvanlara davranıldığı gibi davranılırsa, o zaman bedbaht olup mahv olur. İhmâl edilişinin günahı da velisinin boynunadır.
    Çocuklara sahip çıkmak; uslandırma, bakım, ahlâkın güzelliklerini öğretmek ve kötü arkadaştan uzak tutmakla olur, ve bügünlerde kötü arkadaşlar ne de çoktur.
    Ayrıca onlar bolluğa alıştırılmaz ve onlara süslenme ve refahlık vesileleri sevdirilmez ki büyüdüğünde ömrünü bu şeyleri aramakta ziyan etmesin. İlk baştan beri gözetilmelidirler. O hâlde çocuğun bakımında ve süt emzirilmesinde, helâl yiyen dindâr sâlih bir kadından başkası ayarlanmaz. Muhakkak ki haramdan gelen sütte bereket olmaz. Dolayısıyla çoçuğun yetişmesi haramdan olan sütle gerçekleşirse, çamuru kötü olanla yoğurulmuş olur ve bu yüzden tabiatı kötülüğe uygun gelmeye meyl eder.
    Sonra tabiatına bakar, eğer ihtişam edip bazı şeyler hariç bazı şeylerden utanıyorsa ve bazı fiilleri terk ediyorsa, o zaman bu onun ahlâkının normalliğine ve kalbin safâ^ına işaret eden bir müjdedir. Ayrıca buluğ çağına erdiğinde aklının mükemmel olacağının müjdesi de vardır. O hâlde uslandırılmasında hayâsı yardımcı olarak kullanılır. Çocuğun, iki veya üç sene sonra çoğunlukla karşılaştığı ilk şey yemeye karşı olan düşkünlüktür. O halde onu bu hususta uslandırmalıdır.

    Uslandırmadaki misaller:

    · Yemeği sadece sağ eliyle almak
    · Yemek istediğinde bismillâh demek
    · Kendi önünden yemek
    · Başkasından önce yemeye çabuk davranmamak
    · Yiyeceye göz dikmemek
    · Yemek yiyene göz dikmemek
    · Çabuk yememek
    · İyice çiğnemek
    · Lokmalar arasında bir aralık bırakmak
    · Üç parmak ile yemek
    · Eli ve elbiseyi bulaştırmamak
    · Aradabir ekmek ile suya alıştırılmalıdır ki ikidebir et beklemesinler
    · Çok yemek yiyen herkesin hayvanlara benzetilmesiyle yanında çok yemek yemeyi çirkinsemek
    · Az yemek yiyen edepli çoçuğu meth etmek
    · Yemeye fazla önem vermemeyi sevdirmek
    · Az yemek ile kanaat etmeyi (yetinmeyi) sevdirmek
    · Beyaz elbiseyi sevdirmek ve beyaz elbiseyi, Rasûlullâh’a (sallallâhu âleyh ive sellem) uymak için giymenin sünnet olduğunu bildirmek
    · Bolluğa, refahlığa, pahalı elbiseler giymeye alışmış çocuklardan ve bunlara heveslendirecek şeyleri duyuracak herkesten, içlerine karışmasından uzak tutmak





+ Yorum Gönder