Konusunu Oylayın.: Askerim cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Askerim cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?
  1. 17.Şubat.2011, 19:50
    1
    Misafir

    Askerim cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?






    Askerim cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım? Mumsema su yok dagdayım cunup oldum 8 gun daha dagdayım necasetten taharet yaptım.ne yapmalıyım.


  2. 17.Şubat.2011, 19:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Şubat.2011, 21:32
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: askerım cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?




    askerım cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?

    Teyemmüm, her şeyi hak-kıyle bilen ve yapığı hikmetli olan Allah'ın emrettiği bir husustur.
    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    Eğer, hasta yahut yolculuk halinde bulunursanız yahut biriniz tu­valetten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsi birleş­me yapmışsanız) ve su da bulamamışsanız temiz bir toprak bulup yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Şüp­hesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır. (Nisa/43)
    Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyuruyor:
    Yeryüzü benim ve ümmetim için mescid ve temiz kılındı. Ümme­timden bir kimse nerede namaza (vakti) yetişirse temizlenme (im­kânı) yanındadır. (Ahmed b. Hanbel, Müsned) Pek çok kimsenin sandığı gibi toprakla teyemmüm etmek insana eziyet verici ve abdest organlarım kirletici değildir. Zira bilindiği üze­re teyemüm, eli temizleme özelliği olan toprağa vurup, eli silkeledik­ten sonra yüzü ve kollan meshetmekten ibarettir.
    Nitekim Hz. Peygamber'in Ammar'a teyemmüm ile ilgili olarak şöyle buyurduğu rivayet ediliyor:
    Ellerinin iç kısmını toprağa vurman sana yeter. Sonra ellerini sil­keler ve ellerinle yüzünü ve dirseklere kadar kollarını mesheder-sin. (İbn Mâce ve Neseî)
    Demek ki bu girişten şunu anlıyoruz: Teyemmüm elleri temiz top­rağa vurmakla yapılıyor. Hadiste ifade edildiği üzere eller ayrıca silke­lenerek elde toprak kalıntısı varsa temizleniyor. Daha sanra da yüz ve kollar meshediliyor. Teyemmümde kirlenme diye bir durum olmadığı acıkır. Ayrıca teyyemmüm yapmakla bir ibadet yapılmaktadır. İhtiyaç halinde toprağın bu iş için kullanılmasını Allah emretmiştir.
    Öte yandan toprak insanın aslı olan maddeden bir parçadır. İnsan sudan yaratılmış, toprak da suyun kaymağıdır. Bunlar teyemmümle il­gili olarak eskilerin söylediği hikmetlerdir.
    Şöyle de diyebiliriz: Teyemmüm yukarda söylenilen sembolik şek­liyle bir çeşit eşyanın aslı üzere kalması gibidir. Temizlenmede asıl olan, su'dur. Kullanılması halinde suyun zarar vereceği durumlarda, toprağın kullanılmasına için verilmesi Allah'ın bir lütfudur.
    Çağdaş bilim adamlarından toprağın tıbbî ve koruyucu yararlarını belgeleyenler vardır.
    Kur'an'ın Işığında ilmin Tanıklığı isimli eserin yazarı teyemmüm ayetini yorumlarken şunları söylüyor:
    Bilindiği üzere mikroplar her yerde yaygındır. Hemen hemen her-şeyde mikroplar bulunur. Küçüklüğü sebebiyle mikrobun gözle görülmesi mümkün değildir. Bakterilerin türleri ve şekilleri çeşit­lidir. Kimisi küresel, kimisi helezoni, kimisi değneğimsidir. Bun­lardan bazıları zararlı bazıları yararlıdır. Bakterilerden yararlı olanlar, şekerli maddelerin mayalanmasını sağlar. Faydalı bakteri­ler bazı bitkilerin köklerinde halkalar oluşturur ve toprağın verim­li ve üretken olmasını sağlar. Nitekim yoncanın köküne takılan azot içeren bakteriler böyledir. Bu bakteriler toprağı besler ve ve­rimini artırır. Bunun içindir ki yonca ekiminin tarımda önemli bir yeri vardır.
    Zararlı bakterilere gelince, bunlardan kimisi hastalıklara sebep olur. Tifo, dizanteri, kolera ve benzeri hastalıklar bakteriler yoluy­la oluşur. Bazı bakteriler ise diğerlerini yok eder.
    Nitekim şair Şevki şöyle der:
    Bazı mikroplar feaşka bir mikroba olur panzehir.
    Çaresiz bir dert bazen bir başka derde şifa verir.
    Tıp ve diğer bilimler dün Kur'an ile alay ediyorlardı. Bugün sü­ratle dönüş yapıp sözünü geri alıyorlar. Bilgilerinden son derece emin olanlar bugün biliyorlar ki mikrop denilen, nesne toprakta yaşama imkanı bulamıyor. Toprak mikrobun amansız düşmanıdır. Ancak mikroplardan pek nadiri düşmanı olan toprağa yaklaştığın­da, bunun farkına varıp balıksı yüzeyi ile kendisine koruyucu bir ortam oluşturarak toprakta yaşamayı sürdürüyor. Tatanoz mikro­bu böyledir.
    İşte gerçekler ışınlarını saçıyor, bilim Kur'an'ın 1400 yıl öncesin­den ortaya koyduğu gerçeği bugün itiraf ediyor.
    Yazar daha sonra tıp adamlarının topraktan elde ettikleri yararlı ilaçlardan söz ediyor. Bunların adlarını ve yararlarını, kullanma tarzla­rını anlatıyor.
    Bu açıklamalardan öğreniyoruz ki tifo, kolera, boğmaca, tifos, Malta humması, akciğer iltihabı gibi rahatsızlıkların en başarılı tedavi ilacı topraktan elde edilmektedir. Bu konudaki rapor şöyle bitiyor: Di­renç gösterilmesi zor olan hastalıkları temizleyen ve koruyucu fonksi­yonu olan şey topraktır. Toprak şu ana kadar keşfedilen tüm ilaçlardan ve penisilinden daha üstün bir ilaçtır.
    Teyemmüm için bir de mistik hikmetten söz edebiliriz. Şa'râni Mi­zan isimli eserinde şöyle der:
    Toprak ruhani manada suya yakın bir maddedir. Zira toprak, Al­lah'ın her şeyi kendisinden yarattığı suyun tortusudur. Bu nedenle de suya en yakın madde topraktır.
    Özetle şunu söyleyebiliriz: Teyemmüm bir kirlenme değildir. Te­mizliğin aslını gerçekleştirmek üzere eli toprağa vurup sonra yüzü ve kollan meshetmekten ibarettir. Nihayet suyu kullanmakla, onu kullan­maktan aciz olmayı karşılaştırarak, bir nimetin değerini hatırlamaktır. Sonuç itibariyle Allah'ın emrine boyun eğmenin sembolüdür. Yok ol­ması halinde suyun yerine; kendisine en yakın maddeyi kullanmaktır.
    Her bilenin üstünde bir bilen vardır.


  4. 17.Şubat.2011, 21:32
    2
    Silent and lonely rains



    askerım cenabet oldum ama dagdayım su yok ne yapalıyım?

    Teyemmüm, her şeyi hak-kıyle bilen ve yapığı hikmetli olan Allah'ın emrettiği bir husustur.
    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    Eğer, hasta yahut yolculuk halinde bulunursanız yahut biriniz tu­valetten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsi birleş­me yapmışsanız) ve su da bulamamışsanız temiz bir toprak bulup yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Şüp­hesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır. (Nisa/43)
    Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyuruyor:
    Yeryüzü benim ve ümmetim için mescid ve temiz kılındı. Ümme­timden bir kimse nerede namaza (vakti) yetişirse temizlenme (im­kânı) yanındadır. (Ahmed b. Hanbel, Müsned) Pek çok kimsenin sandığı gibi toprakla teyemmüm etmek insana eziyet verici ve abdest organlarım kirletici değildir. Zira bilindiği üze­re teyemüm, eli temizleme özelliği olan toprağa vurup, eli silkeledik­ten sonra yüzü ve kollan meshetmekten ibarettir.
    Nitekim Hz. Peygamber'in Ammar'a teyemmüm ile ilgili olarak şöyle buyurduğu rivayet ediliyor:
    Ellerinin iç kısmını toprağa vurman sana yeter. Sonra ellerini sil­keler ve ellerinle yüzünü ve dirseklere kadar kollarını mesheder-sin. (İbn Mâce ve Neseî)
    Demek ki bu girişten şunu anlıyoruz: Teyemmüm elleri temiz top­rağa vurmakla yapılıyor. Hadiste ifade edildiği üzere eller ayrıca silke­lenerek elde toprak kalıntısı varsa temizleniyor. Daha sanra da yüz ve kollar meshediliyor. Teyemmümde kirlenme diye bir durum olmadığı acıkır. Ayrıca teyyemmüm yapmakla bir ibadet yapılmaktadır. İhtiyaç halinde toprağın bu iş için kullanılmasını Allah emretmiştir.
    Öte yandan toprak insanın aslı olan maddeden bir parçadır. İnsan sudan yaratılmış, toprak da suyun kaymağıdır. Bunlar teyemmümle il­gili olarak eskilerin söylediği hikmetlerdir.
    Şöyle de diyebiliriz: Teyemmüm yukarda söylenilen sembolik şek­liyle bir çeşit eşyanın aslı üzere kalması gibidir. Temizlenmede asıl olan, su'dur. Kullanılması halinde suyun zarar vereceği durumlarda, toprağın kullanılmasına için verilmesi Allah'ın bir lütfudur.
    Çağdaş bilim adamlarından toprağın tıbbî ve koruyucu yararlarını belgeleyenler vardır.
    Kur'an'ın Işığında ilmin Tanıklığı isimli eserin yazarı teyemmüm ayetini yorumlarken şunları söylüyor:
    Bilindiği üzere mikroplar her yerde yaygındır. Hemen hemen her-şeyde mikroplar bulunur. Küçüklüğü sebebiyle mikrobun gözle görülmesi mümkün değildir. Bakterilerin türleri ve şekilleri çeşit­lidir. Kimisi küresel, kimisi helezoni, kimisi değneğimsidir. Bun­lardan bazıları zararlı bazıları yararlıdır. Bakterilerden yararlı olanlar, şekerli maddelerin mayalanmasını sağlar. Faydalı bakteri­ler bazı bitkilerin köklerinde halkalar oluşturur ve toprağın verim­li ve üretken olmasını sağlar. Nitekim yoncanın köküne takılan azot içeren bakteriler böyledir. Bu bakteriler toprağı besler ve ve­rimini artırır. Bunun içindir ki yonca ekiminin tarımda önemli bir yeri vardır.
    Zararlı bakterilere gelince, bunlardan kimisi hastalıklara sebep olur. Tifo, dizanteri, kolera ve benzeri hastalıklar bakteriler yoluy­la oluşur. Bazı bakteriler ise diğerlerini yok eder.
    Nitekim şair Şevki şöyle der:
    Bazı mikroplar feaşka bir mikroba olur panzehir.
    Çaresiz bir dert bazen bir başka derde şifa verir.
    Tıp ve diğer bilimler dün Kur'an ile alay ediyorlardı. Bugün sü­ratle dönüş yapıp sözünü geri alıyorlar. Bilgilerinden son derece emin olanlar bugün biliyorlar ki mikrop denilen, nesne toprakta yaşama imkanı bulamıyor. Toprak mikrobun amansız düşmanıdır. Ancak mikroplardan pek nadiri düşmanı olan toprağa yaklaştığın­da, bunun farkına varıp balıksı yüzeyi ile kendisine koruyucu bir ortam oluşturarak toprakta yaşamayı sürdürüyor. Tatanoz mikro­bu böyledir.
    İşte gerçekler ışınlarını saçıyor, bilim Kur'an'ın 1400 yıl öncesin­den ortaya koyduğu gerçeği bugün itiraf ediyor.
    Yazar daha sonra tıp adamlarının topraktan elde ettikleri yararlı ilaçlardan söz ediyor. Bunların adlarını ve yararlarını, kullanma tarzla­rını anlatıyor.
    Bu açıklamalardan öğreniyoruz ki tifo, kolera, boğmaca, tifos, Malta humması, akciğer iltihabı gibi rahatsızlıkların en başarılı tedavi ilacı topraktan elde edilmektedir. Bu konudaki rapor şöyle bitiyor: Di­renç gösterilmesi zor olan hastalıkları temizleyen ve koruyucu fonksi­yonu olan şey topraktır. Toprak şu ana kadar keşfedilen tüm ilaçlardan ve penisilinden daha üstün bir ilaçtır.
    Teyemmüm için bir de mistik hikmetten söz edebiliriz. Şa'râni Mi­zan isimli eserinde şöyle der:
    Toprak ruhani manada suya yakın bir maddedir. Zira toprak, Al­lah'ın her şeyi kendisinden yarattığı suyun tortusudur. Bu nedenle de suya en yakın madde topraktır.
    Özetle şunu söyleyebiliriz: Teyemmüm bir kirlenme değildir. Te­mizliğin aslını gerçekleştirmek üzere eli toprağa vurup sonra yüzü ve kollan meshetmekten ibarettir. Nihayet suyu kullanmakla, onu kullan­maktan aciz olmayı karşılaştırarak, bir nimetin değerini hatırlamaktır. Sonuç itibariyle Allah'ın emrine boyun eğmenin sembolüdür. Yok ol­ması halinde suyun yerine; kendisine en yakın maddeyi kullanmaktır.
    Her bilenin üstünde bir bilen vardır.





+ Yorum Gönder