Konusunu Oylayın.: İmam nikahı ve Aile rızası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam nikahı ve Aile rızası
  1. 16.Şubat.2011, 03:47
    1
    Misafir

    İmam nikahı ve Aile rızası






    İmam nikahı ve Aile rızası Mumsema ben 29 yasinda kendi ayaklari üstünde durabilen dul bir Bayanim. 2,5 senedir bir birlikteligim var.. Biz 1,5 sene öncesi Imam Nikahi kiydirdik fakat Ailemin haberi olmadan. Nikahta (erkek tarafindan) iki sahit vardi. bu Nikah sahih olmusmudur(Hanefi mezhebine göre)?? bu arada Aileminde haberi var, pek istekli olmasalarda Babam Resmi Nikaha, onay verdi fakat hala isteksizler.. bu durumda ne yapmam gerekiyor? Lütfen bir net ve detaili bir bilgi istiyorum, tesekkürler..


  2. 16.Şubat.2011, 03:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben 29 yasinda kendi ayaklari üstünde durabilen dul bir Bayanim. 2,5 senedir bir birlikteligim var.. Biz 1,5 sene öncesi Imam Nikahi kiydirdik fakat Ailemin haberi olmadan. Nikahta (erkek tarafindan) iki sahit vardi. bu Nikah sahih olmusmudur(Hanefi mezhebine göre)?? bu arada Aileminde haberi var, pek istekli olmasalarda Babam Resmi Nikaha, onay verdi fakat hala isteksizler.. bu durumda ne yapmam gerekiyor? Lütfen bir net ve detaili bir bilgi istiyorum, tesekkürler..


    Benzer Konular

    - Hükümet nikahı dışında İmam nikahı yapmak zorunlumudur?

    - İmam nikahı üstüne tekrar bir imam nikahı olurmu

    - İmam nikahı aile izni olamadn yapılabılır mı? mehir nedir nasıl verilir?

    - İmam nikahı şartmıdır? tarafların rızası olduktan sonra resmi nikah kıyılsada geçerlimidir?

    - İmam nikahında sadece anne rızası olsa yetermi?baba rızası gerekirmi? kız ve erkegin namaz kılmaması

  3. 16.Şubat.2011, 14:23
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: imam nikahı ve Aile rızası




    Nikâhın şartları ve rükünleri bellidir. Bunlar yerine geldiğinde nikâh gerçekleşmiş olur. Yani kıyılan nikâhın geçerli olması bakımından imam nikâhı veya resmi nikâh olması arasında bir fark yoktur. Aralarında evlenme engeli bulunmayan birbirine denk bir bayan ve erkek, iki şahit huzurunda, evlenmeyi kabul ettiklerinde evlilik akdi gerçekleşmiş olur. Ve böylece kadın mehir almaya hak kazanır.
    İslâm hukukuna göre nikâhın sahih olması için gereken şartlardan birisi de, evlenecek olan kadının velisi durumunda olan kişinin izninin ve rızasının alınmasıdır. Bu mesele Hanefî mezhebi dışında kalan üç mezhebe göredir. Velinin izni, Mâlikî ve Şafiî mezhebine göre nikâhın bir rüknü, Hanbelî mezhebine göre ise şartıdır. Her üç mezhebe göre kadının velisinin izni alınmadıkça yapılan nikâh sahih olmaz, batıldır.
    Hanefî mezhebine göre ise henüz bulûğ çağına ermemiş kız çocuklarının, kendini idare edemeyecek durumda aklen noksan olanların ve bunakların velilerinin izni olmadan nikâhları caiz olmaz. Bunların dışında kalan kadınlar, velilerinin izni olmadan da evlenip nikâh akdedebilirler. Çünkü nikâhta kadının ifadesi muteberdir.
    Bu fıkhî bir hüküm olmakla beraber, gerek İslâmî bir âdet, gerekse ailevi bir âdâb olarak velinin izin ve rızasının alınması en doğru olanı ve isabetlisidir. Zaten bazı istisnalar dışında kızın evliliğinde velisinin iznine müracaat edilmekte, önce o muhatap alınmaktadır. Daha sonra kızın rızası da alınırsa nikâh akdine başlanmaktadır. Hanefiler de bunun müstehap olduğunu ifade etmişlerdir.
    Nikâhta velinin izninin şart koşulması mezhepler arasında farklı olmakla beraber, bölgenin ve ailenin kendi şartları ve âdetleri açısından önemlidir. Öyle zamanlar olur ki, kız tecrübesizliğinden, ilk anda bazı hususları tam düşünemediğinden, velilerinin memnuniyetsizliklerine rağmen diretir, isteyen bir erkekle nikâhlanır. Fakat ileride kocasının kendisine denk olmadığını görür ve bir huzursuzluktur gider.
    Böyle durumlarda velinin müsaadesini, rızasını almak hem bir İslâmî vecibedir, hem de büyüklere karşı edep ve terbiyeye en uygun olanıdır. Fakat bazı anlar da olur ki, pek çok bakımdan kızla erkek birbirlerine denk olduğu, fikren ve mizaç itibariyle birbirleriyle uyuşabilecekleri mümkünken, babanın bazı peşin fikirleri öne sürerek mâni olması halinde, onun rızasının bağlayıcı olmaması daha isabetli olacaktır. Bu durumda zaten Hanefî mezhebine göre nikâh caiz olduğundan ona tâbi olarak hareket edilir.
    alıntı...


  4. 16.Şubat.2011, 14:23
    2
    Silent and lonely rains



    Nikâhın şartları ve rükünleri bellidir. Bunlar yerine geldiğinde nikâh gerçekleşmiş olur. Yani kıyılan nikâhın geçerli olması bakımından imam nikâhı veya resmi nikâh olması arasında bir fark yoktur. Aralarında evlenme engeli bulunmayan birbirine denk bir bayan ve erkek, iki şahit huzurunda, evlenmeyi kabul ettiklerinde evlilik akdi gerçekleşmiş olur. Ve böylece kadın mehir almaya hak kazanır.
    İslâm hukukuna göre nikâhın sahih olması için gereken şartlardan birisi de, evlenecek olan kadının velisi durumunda olan kişinin izninin ve rızasının alınmasıdır. Bu mesele Hanefî mezhebi dışında kalan üç mezhebe göredir. Velinin izni, Mâlikî ve Şafiî mezhebine göre nikâhın bir rüknü, Hanbelî mezhebine göre ise şartıdır. Her üç mezhebe göre kadının velisinin izni alınmadıkça yapılan nikâh sahih olmaz, batıldır.
    Hanefî mezhebine göre ise henüz bulûğ çağına ermemiş kız çocuklarının, kendini idare edemeyecek durumda aklen noksan olanların ve bunakların velilerinin izni olmadan nikâhları caiz olmaz. Bunların dışında kalan kadınlar, velilerinin izni olmadan da evlenip nikâh akdedebilirler. Çünkü nikâhta kadının ifadesi muteberdir.
    Bu fıkhî bir hüküm olmakla beraber, gerek İslâmî bir âdet, gerekse ailevi bir âdâb olarak velinin izin ve rızasının alınması en doğru olanı ve isabetlisidir. Zaten bazı istisnalar dışında kızın evliliğinde velisinin iznine müracaat edilmekte, önce o muhatap alınmaktadır. Daha sonra kızın rızası da alınırsa nikâh akdine başlanmaktadır. Hanefiler de bunun müstehap olduğunu ifade etmişlerdir.
    Nikâhta velinin izninin şart koşulması mezhepler arasında farklı olmakla beraber, bölgenin ve ailenin kendi şartları ve âdetleri açısından önemlidir. Öyle zamanlar olur ki, kız tecrübesizliğinden, ilk anda bazı hususları tam düşünemediğinden, velilerinin memnuniyetsizliklerine rağmen diretir, isteyen bir erkekle nikâhlanır. Fakat ileride kocasının kendisine denk olmadığını görür ve bir huzursuzluktur gider.
    Böyle durumlarda velinin müsaadesini, rızasını almak hem bir İslâmî vecibedir, hem de büyüklere karşı edep ve terbiyeye en uygun olanıdır. Fakat bazı anlar da olur ki, pek çok bakımdan kızla erkek birbirlerine denk olduğu, fikren ve mizaç itibariyle birbirleriyle uyuşabilecekleri mümkünken, babanın bazı peşin fikirleri öne sürerek mâni olması halinde, onun rızasının bağlayıcı olmaması daha isabetli olacaktır. Bu durumda zaten Hanefî mezhebine göre nikâh caiz olduğundan ona tâbi olarak hareket edilir.
    alıntı...





+ Yorum Gönder