Konusunu Oylayın.: İslamda dünya sevgisi nasıl olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamda dünya sevgisi nasıl olmalıdır?
  1. 15.Şubat.2011, 21:58
    1
    Misafir

    İslamda dünya sevgisi nasıl olmalıdır?

  2. 15.Şubat.2011, 22:03
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslamda dünya sevgisi nasıl olmalıdır?




    Dünya sevgisi nasıl olmalı
    Peygamber Efendimiz (sas) bir hadis–i şeriflerinde şöyle buyururlar: “İleride, ehl–i kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar ) ve diğer milletler, tıpkı aç kimsenin sofranın başına koştuğu gibi sizin üzerinize üşüşeceklerdir; üşüşüp ağzınızdaki lokmaları almak isteyeceklerdir.” Yani cüzdanınızı elinizden almak, kazandığınız şeylerin üzerine oturmak için, tıpkı bir sofraya üşüşür gibi başınıza üşüşeceklerdir. Bunun üzerine bir sahabi sorar: “O gün bizim azlığımızdan mı böyle olacak yâ Rasulallâh!?”

    Efendimiz (sas) “Hayır! Bilakis siz o gün fevkalade çok olacaksınız; ama Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı olan mehâbeti (hürmetle karışık korkuyu) çıkaracak; yani hasımlarınızın nazarında saygısız hale gelecek, güvende olamayacak ve ağırlığınızı hissettiremeyeceksiniz. Aynı zamanda Allah sizin kalbinize ‘vehen’ koyacak.” buyurur.
    Sahabi yine sorar: “Vehen nedir yâ Rasulallâh (sas)?”

    “Vehen, (gelip–geçici yanları itibariyle) dünya sevgisi, dünyayı birinci plânda ele alma ve ölümden ürkmektir.” (Ebu Davud, Melahim, 5; Müsned, 2/278) buyururlar.

    Evet bir toplum, dünyayı, nefislerine bakan yanlarıyla asıl gaye yaparlar, kalbleriyle ve ruhlarıyla ona yönelir; Allah’ın rızasını da bir tarafa bırakırlarsa, yani dünyaya ve onun içindekileri Allah’a tercih ederlerse “Lâ ilahe illallâh” dese de, onda kalbî ve rûhî doğruluğun var olduğu söylenemez.

    Ali Budak




  3. 15.Şubat.2011, 22:03
    2
    Silent and lonely rains



    Dünya sevgisi nasıl olmalı
    Peygamber Efendimiz (sas) bir hadis–i şeriflerinde şöyle buyururlar: “İleride, ehl–i kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar ) ve diğer milletler, tıpkı aç kimsenin sofranın başına koştuğu gibi sizin üzerinize üşüşeceklerdir; üşüşüp ağzınızdaki lokmaları almak isteyeceklerdir.” Yani cüzdanınızı elinizden almak, kazandığınız şeylerin üzerine oturmak için, tıpkı bir sofraya üşüşür gibi başınıza üşüşeceklerdir. Bunun üzerine bir sahabi sorar: “O gün bizim azlığımızdan mı böyle olacak yâ Rasulallâh!?”

    Efendimiz (sas) “Hayır! Bilakis siz o gün fevkalade çok olacaksınız; ama Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı olan mehâbeti (hürmetle karışık korkuyu) çıkaracak; yani hasımlarınızın nazarında saygısız hale gelecek, güvende olamayacak ve ağırlığınızı hissettiremeyeceksiniz. Aynı zamanda Allah sizin kalbinize ‘vehen’ koyacak.” buyurur.
    Sahabi yine sorar: “Vehen nedir yâ Rasulallâh (sas)?”

    “Vehen, (gelip–geçici yanları itibariyle) dünya sevgisi, dünyayı birinci plânda ele alma ve ölümden ürkmektir.” (Ebu Davud, Melahim, 5; Müsned, 2/278) buyururlar.

    Evet bir toplum, dünyayı, nefislerine bakan yanlarıyla asıl gaye yaparlar, kalbleriyle ve ruhlarıyla ona yönelir; Allah’ın rızasını da bir tarafa bırakırlarsa, yani dünyaya ve onun içindekileri Allah’a tercih ederlerse “Lâ ilahe illallâh” dese de, onda kalbî ve rûhî doğruluğun var olduğu söylenemez.

    Ali Budak







+ Yorum Gönder