+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden İslamda dedikodu nedir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    İslamda dedikodu nedir?






  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Cevap: İslamda dedikodu nedir?


    Reklam



    Cevap: İslamda dedikodu nedir?
    Gıybet: Bir kimsenin gıyabında hoşlanmayacağı bir söz söylemek, çekiştirmek; meydanda olmama, kaybolma hâli.
    Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendimize söylendiği zaman hoşlanmayacağımız bir şeyi, din kardeşimiz hakkında arkasından konuşmamız anlamına gelir. Halk arasında dedikodu, gıybet ile aynı anlamda kullanılır.
    Gıybet, insan veya insanla ilgili birtakım şeyler üzerinde olur. Kişinin bedeni, nesebi, ahlâkı, işi, dini, dünyası, elbisesi, evi, bineği... dedikodu konusu olabilir. Gözün şaşılığı, saçların döküklüğü, uzun veya kısa boyluluk, siyah veya sarı renkte olmak... Bunlardan alaylı bir şekilde bahsedilmesi sözkonusu kişinin kalbini kırar.
    Kur'an ve Sünnet, gıybeti yasaklamıştır: "Bir kısmınız diğerlerinizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?" (el-Hucurat, 49/12); "Gıybet, kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır" (Tirmizî, Birr, 23; Dârimî, Rikat, 6; Mâlik, Muvatta, Kelâm,10; Ahmed b. Hanbel, II, 384, 386).
    Başkalarına kardeşinin ayıplarını anlatmak onun hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek demek olduğundan, ancak dil ile söylemek haram olmuştur. Kaş-göz işareti yapmak, imâ, işaret ve yazı gibi gıybet anlamı ifade eden her hareket de gıybettendir. Meselâ elle birisinin uzun veya kısa boyluluğuna işaret etmek, bir şahsın ayıpları hakkında yazı yazmak gıybettir. Gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkâr etmesi gerekir. (İmam Gazzâli, Zübdetü'l-İhya, Trc: Ali Özek, İstanbul 1969, 362, 363). Allah Resulu şöyle buyurur: "Bir kimse yanında hakarete maruz kalan bir mümine gücü yettiği halde yardım etmezse, Allah o kimseyi kıyâmet gününde insanların önünde rezil eder" (Tebarâni).
    - "Her kim gıyabında kardeşinin kusurlarını söyletmezse, kıyâmet gününde Allah da onun kusurlarını örtmeyi tekeffül eder" (İbn Ebi'd-Dünya).
    - "Ey kalbiyle değil, sadece diliyle iman edenler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız, ayıplarını araştırmayınız. Zira kim kardeşinin ayıp ve kusurlarını araştırırsa Allah do onun kusurlarını araştırır. Allah, kimin kusurunu araştırırsa onu evinin içinde bile olsa rezil ve rüsva eder (Ebû Dâvud, İbn Ebî Dünya).
    İslam dininde kardeşlik olgusunun, "Müminler ancak kardeştir. İhtilaf ettikleri zaman, iki kardeşinizin arasını düzeltin; ve sakının ki, merhamet olunasınız" (el-Hucurat, 49/10) ilâhi buyruğu ile kurulmuş olması, İslâm toplumunu bu iman kardeşliği üzerinde yükselen güçlü bir toplum yapmaktadır. Böyle bir toplumda gıybet yoktur. Çünkü, Hz. Peygamber (s.a.s)'in buyurduğu gibi, "Mümin müminin aynasıdır. Mümin iki el gibidir, birisi diğerini temizler." Bu ölçüler, toplumu fitne ve bozgunculuktan uzak tutar.
    Gıybetin sebepleri:
    1. İntikam duygusunu tatmin,
    2. Arkadaşlara muvafakat,
    3. Gösteriş ve büyüklük; başkalarını küçültme, kendini büyütme,
    4. Kıskançlık,
    5. Hoşça vakit geçirmek, güldürmek için başkalarının ayıp ve kusurlarının ortaya serilmesi,
    6. Küçük düşürmek için alay (Gazzâlî, İhyâu Ulûmiddin, Trc: Ali Arslan, İstanbul 19'72; VI, 522 vd).
    Gıybetten korunmak için kişinin öncelikle kendi kusurlarıyla uğraşması gerekir. Şuralarda gıybet câizdir:
    1) Haksızlık karşısında: "Hak sahibinin söz hakkı vardır" (Buhârî, Müslim).
    2) Fetva istemede: Utbe kızı Hind, Resulullah'a gelerek kocası Ebû Süfyan'ı cimriliğiyle, çok az nafaka bırakmasıyla çekiştirmiş ve kocasının malından haberi olmadan alıp alamayacağını sormuştu. Allah Resulu de "Sana ve çocuğuna yetecek miktarda, iyilikle al" buyurdu.
    3) Bir kimseyi kötülükten menetmek:
    4) Kişiyi meşhur olan lakabıyla anmak.
    5) Kişinin fısk-u fücûrunu alenen yapması, yaptıklarından dolayı gurur duyması, yaptıklarının söylenmesinden dolayı üzüntü duymamasıdır. Yaptıklarıyla övünmesi yüzünden onları anmak gıybet sayılmaz.
    Gıybetçinin günâhtan kurtulması için pişmanlık duyması, tövbe etmesi, gıybetini yaptığı kimse ile helâlleşmesi gerekir. Gıybeti yapılan da merhametli davranır, affeder. Düstur: "affa yapış(mak), iyiyi emret(mek), cahillerden uzak ol(maktır) (el-A'râf, 7/ 199)
    SİE

  3. Misafir
    ya benim evim ayri deyil kocama defalarca ayri ev istedigimi soyledim surekli sorun cikiyor ve benim katlanamicagim seyler oluyo kaynanam kayinpederim surekli bisiler oluyo ve ben evde yasadiklarimi arkadaslarima paylasiyorum cunku icimde tuttukca patlicak gibi oluyorum bu yaptiim gunahmi acaba giybet sayilirmi?

    ya benim evim ayri deyil ve defalarca kocama ayri eve cikalim dememe ragmen beni dinlemedi yok dedi cunku evde sikintilarim var cikmazlardayim huzur diye bisey yok bende evde yasadiklarimi yakin adaslarimla paylasiyorum cunku anlatmadigim zaman gercekten cok kotu oluyorum patlicak gibi oluyorum bu yaptigim sey hunahmi dedikodu sayilirmi?

  4. arifselim
    Yönetici
    Başkası hakkında konuştuklarını o kişi duyduğunda rahatsız olacaksa bunları anlatman gıybet olur ve caiz olmaz. eğer kendi özel yani kendine ait bir derdini sorununu paylaşırsan bunda bir sakınca yoktur.

  5. Misafir
    olan şeyleri baskasına anlatmak gıybete girermi

  6. arifselim
    Yönetici
    Zaten olan şeyleri anlatmak gıybet ve olmayan şeyleri anlatmak ise iftiradır. Gıybet, hakkında konuştuğu kişi işittiği zaman o konuşmadan rahatsızlık duyacağı konuşmalara denir.

+ Yorum Gönder
dedikodu nedir,  dedikodu ne demek,  dinimizde dedikodu nedir,  islamda dedikodu,  dedi kodu nedir