+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden İslamda emir ve yasaklar Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    İslamda emir ve yasaklar






  2. Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Cevap: İslamda emir ve yasaklar


    Reklam



    Cevap: İslamda emir ve yasaklar

    Allahu Tealâ’nin kullarina son derece merhametli ve sefkatli oldugunu biliyoruz.

    Hz. Peygamber A.S.’in ifadeleriyle, “bir annenin kucagindaki bebegine sefkatinden daha sefkatli.”

    Böyleyken niçin kurallar koyuyor?
    O kurallar bütünü içindeki yasaklarla insanlari neden kisitliyor?
    Yasaklarin amaci ne olabilir?
    “Yasak” her ne kadar olumsuz bir kavram ise de, dinimizdeki yasaklar olumlu sonuçlar elde etmek için konulmustur.
    Yasak olumsuz bir kavramdir dedik, çünkü ilk bakista bütün yasaklar
    hürriyet ve özgürlükleri kisitlayan, insanoglunun faaliyetlerini daraltan unsurlar gibi gözükür.
    Zihnimizde uyandirdigi bu ilk çagrisimlara ragmen biliyoruz ki, yasaklar bir taraftandan da büyük felaketlerin, feci akibetlerin önlerine çekilen setler gibidir.
    Bu nedenle hem egitimde, hem de her türlü mevzuat ve yasal düzenlemelerde mutlaka yasaklar vardir.

    Toplum ve kültürlere göre bu yasaklarin türü ve sinirlari degisse de, neticede mutlaka vardir.
    Yani yasaksiz bir dünya hayali sadece bir ütopyadir.
    Islâm’in koydugu yasaklara gelince; insanoglu bu ilâhî engeller sayesinde
    aslî yaradilis gayesinden uzaklasmaz, tehlikeli ve sonu olmayan çikmazlara düsmekten kurtulur.
    Böylece hem dünya hayati hem de ebedi hayati bir huzur ve mutluluk iklimine dönüsür.
    Dinimiz fert ve toplumu muhafaza edebilmek, huzur ve mutluluga ulastirabilmek için bes ana unsuru korumayi prensip edinmistir.
    Dinimizde yasak olarak sunulan her seyin bu bes unsuru koruma amaci ile muhakkak ilgisi bulunur.

    Bu bes unsur:
    1- Din,
    2- Can,
    3- Akil,
    4- Nesil,
    5- Maldir.
    Bu bes unsuru korumak için konulan yasaklari örnekleyelim.

    Dini muhafaza için konulan yasaklar:
    Hz. Muhammed A.S.’in peygamber olmasindan sonra Allah katinda geçerli tek din “Islâm”dir.
    Allah’in dininin ögrettigi ve insani sorumlu tuttugu ari-duru imani yok edecek veya bozacak durumlar yasaklanmistir.
    Bunlar küfür, sirk ve nifak’tir.

    Küfür: Allahin varligini ve birligini, Hz. Muhammed A.S.’in Allah katindan getirdigi kesin olarak bilinen seyleri inkâr etmektir.
    Kur’an-i Kerim’de ve Hz. Peygamber A.S.’in sahih sünnetinde bildirilen iman esaslarindan sadece birini bile reddetmek, inanmamak küfürdür.
    Baslangiçtan bugüne Islâm alimleri bu iman esaslarinin neler oldugunu ayrintili olarak izah etmislerdir.
    Bu konuyu izah eden kitaplara akaid kitaplari denir.

    Sirk: Rab olarak Allah’i tanidigi halde, O’na ibadet ve taatte ortak kosma durumudur.
    Bu da hiristiyanlardaki üç baba-ogul-kutsal ruh inanci veya müsriklerdeki putçuluk sekillerinde olabildigi gibi, kimi zaman insanlari ilâh gibi görerek Allah’a ortak kosma seklinde de olabilir.
    Sirk konusu da akaid kitaplarinda detayli olarak anlatilir.

    Nifak: Inanmadigi halde maddi çikar veya prestij kazanma gibi çesitli sebeplerle inanmis gibi görünme durumudur. Böyle insanlara münafik denir.
    Münafik, imansizlarin yaninda onlardanmis gibi, müminlerin yaninda ise inaniyormus gibi davranarak her iki tarafta birden gözükmeye çalisir. Müslümanlari sevmez, onlari aldatmaya, aralarini bozmaya ve inançlarini sarsmaya çalisir.
    Bu üç durum bir müslümanin dinine kastedecek en tehlikeli hallerdir ve Allah tarafindan yasaklanmistir.
    Her mümin bunlardan uzak durmaya çalismali ve dinini muhafaza etmelidir.
    Cani muhafaza için konulan yasaklar:
    Islâm, insanin yasam hakkina ve can emniyetinin korunmasina büyük önem verir.
    Bunun için cana zarar verebilecek her durum yasaklanmistir.
    Bu nedenle fikih kitaplarinda izah edilen haram veya mekruhlarin önemli bir bölümü insan sagligini korumaya yöneliktir.
    Dinimizde can kutsaldir. Ona kiymak en büyük cinayettir. Kiyamet gününde en önce görülecek davalar öldürmekle ilgili olanlardir. Dinimiz savas sirasinda dahi çocuk ve kadinlarin öldürülmelerini yasaklamis, öldürmeyi ancak saldirganlari bertaraf etmek
    veya serlerinden kurtulmak için ancak savas sirasinda mesru kilmistir.
    Ayrica sadece insani degil, zarar vermeyen hayvanlari öldürmek, canli bir varligi hedef yaparak atis yapmak dahi yasaktir. Müslüman bos yere hiçbir cana kiyamaz.

    Muhammed Ekrem Çaylar

    İslam sadece emirler ve yasaklar mıdır?
    MÜSLÜMANLIK sadece namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekát vermek midir? Müslümanlık sadece "yap" veya "yapma" şeklinde ifade edilecek bir dizi emir ve yasaklar zinciri midir? Yani İslam’da sadece zina yapmak, kumar oynamak, içki içmek, karaborsacılık yapmak veya intihar etmek mi günahtır?
    İslam’a dış kalıbı açısından bakanlar için, evet din sadece budur. Tabii ki bu saydıklarımın hepsi dindendir. Gereklidir. Ama din, daha doğrusu İslam sadece bu değildir. İslam’ın bir diğer yönü, yani haylice ihmal edilen bir terazi var ki sanıyorum sosyal yaralarımızın çoğu bu yönünün ihmal edilmesinden dolayı kangren haline gelmiştir.
    Bugünkü yazımızda Hz. Peygamber’e biraz kulak kabartalım mı? Bakalım O’nun Medine mescidinden, ihmal ettiğimiz bu yönümüzü düzeltecek hangi sözler yansıyacak:
    * * *
    a) Sevgi ve kızgınlıkta ölçülü olmak gerekir:
    Ebu Hureyre (RA) anlatıyor; Peygamberimiz şöyle buyurdu: Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin (kızgın olduğun, ayrıştığın) kişi olabilir. Sevmediğim bir kimseden de ölçülü bir şekilde uzaklaş (sevmezlik et) bakarsın bir gün çok sevdiğin biri olabilir.
    İnsan ilişkilerini ve evrenin oturduğu dengeyi bundan daha güzel nasıl özetleyebilirsiniz.
    Hepimiz sevgi ve nefrette ölçüsüzlüğün vurgununu yiyenlerden değil miyiz? Siyaset dünyasında ne de çok görünüyor değil mi? Kulakları sağır, gözleri kör eden işte bizim bu ölçüsüzlüğümüz değil midir? Sevgide ve nefrette insaflı olmak. Tapınmamak veya bir çırpıda silmemek. Dosta dostlukla ölçülü olmak, rakibe muhalefette dengeli olmak. İşte Peygamber çizgisi.
    Hz. Peygamber "Dünyada ’Allah’tan başka’ her şeyimi feda edeceğim, gayrisini düşünmeyeceğim, ’bir Halil’ sevgili edinseydim Ebu Bekir’i (RA) edinirdim" diyor. Çünkü O’nun sevgisi ve dostluğu olmadan diğer dostluklar ne kadar da yavan, basit ve çapsız kalır değil mi?
    b) Kibirli olmamak lazım; çünkü kibirli kişi cennete giremez:
    Evet, aynen böyle buyuruyor: "Kalbinde zerre (hardal tanesi) kadar kibir ve büyüklenme olan kişi cennete giremeyecektir. Yine kalbinde bir hububat ağırlığınca iman olan kimse de cehenneme girmeyecektir." (Müslim, İmam, 31; İbn Mace, Mukaddine, 9)
    Çünkü insan büyüklenecek hiçbir şeye sahip değildir ki! Güzellikse, bunu veren Allah’tır. Akılsa, bunu lütfeden de O. Zenginlik veya makamsa, daha becerikli olan nice insan çok daha düşük şartlarda hayatını devam ettiriyor değil mi? Peki neyinle kime karşı büyükleniyorsun öyleyse? Sendeki her şey nihayet bir emanet değil mi?
    Bazı álimler bu hadisin ağır vurgusunu hafifletmeye çalışmışlardır. Zerre kadar kibirli olan hemencecik cennete girmeyecek, bedelini ödedikten sonra cennete girecek demişlerdir. Yoksa ebediyen girmeyecek anlamına alınmamalı demişlerdir.
    "Hububat kadar iman olan cehenneme girmez" sözünü de öyle yorumlamışlar. Yani günahları çok olsa da ebediyen cehennemde kalmaz demişlerdir. Peygamberimizin bu sözlerini duyan bir sahabi soruyor: Ey Allah’ın elçisi. Ben elbisemin ve ayakkabımın güzel olmasından hoşlanırım. Bu kibir midir?
    O cevap buyuruyor: Allah güzelliği sever. (Senin bu duyguların güzel duygulardır.) Fakat kibir, hakkı tanımamak ve insanları küçük görmektir. (İbn Mace, Mukaddine 9)
    c) Utanmak, hayá imandandır:
    Şöyle buyurur bir gün: "Hayá imandandır. İman edenin yeri ise cennettir. Hayásızlık, kötü söz konuşmak insanlara sıkıntı verip incitir. İnsanlara sıkıntı verip incitenin yeri ise cehennemdir." (Ahmed, Müsned 10108)
    Günahtan utanmak hayádır. Hak yememek hayádır. Acımak hayádır. İnsanlara zulmetmek hayásızlıktır. Meşru hayatı terk etmek hayásızlıktır. İnsanları küçük görüp onları ezmek hayásızlıktır. İnsanlara tuzak kurmak hayásızlıktır. Hayásızlık yaparken erdemli görünme hayásızlıktır.
    Allah’ın adını kullanıp insanları kandırmak hayásızlıktır. İnsanları Allah’tan koparmak hayásızlıktır. Dindar görünüp samimi olmamak, secde ederken riya taşımak, Kuran’ı Kerim okurken fitne peşinde olmak hayásızlıktır. Secdeye veya Kuran’a düşman olmakta hayásızlıktır.
    Allah’la samimi olmak, insanlara merhametli olmak, herkese kapıyı açık tutmak hayádır, imandır.

    Doç.Dr.Nihat HATİPOĞLU


+ Yorum Gönder
islamda emir ve yasaklar,  peygamberimizin emir ve yasakları,  islamda 10 emir,  islamın emirleri nelerdir,  islamda emirler nelerdir,  allahu tealanın emir