+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden İslamda cinsel yaşam şekli Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    İslamda cinsel yaşam şekli





    Sual: Arkadaşlar İslam dininde izin verilen cinsel yaşam şekli hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verir misiniz ? ?







  2. Muhammed
    الله اكبر

    Cevap: İslamda cinsel yaşam şekli


    Reklam



    Cevap: İSLAMDA CİNSEL YAŞAM

    İslam dininde cinsel yaşamın meşru yolu evliliktir. Evlilik dışı ilişki haramdır. Hatta evlilik olmadan, cinsel eylemsiz bir birliktelikte yasaktır.

    Cinsel arzular duyabilecek yaştaki insanların birbirleri ile sürekli konuşmaları, yalnız ve baş başa görüşmeleri caiz değildir. Erginlik yaşına ermiş bir erkekle, kadın beraber kalamaz, ilişki kuramaz, ilişkiye varmayacak şekilde de sevişemez, flört edemez.

    Ayrıca; zina etmek( evlilik dışı ilişki), lezbiyenlik, eşcinsellilk, üreme gücünü ve cinsel iktidarı yok etmek, hayvanlarla ilişkiye girmek, ters yoldan ilişkiye girmek, adet ve loğusallık (regl iken) dönemlerinde cinsel ilişkiye girmek; eşi ile ilişkiye girerken başkasını düşünerek, başkası üzerine fantezi kurarak ilişkiye girmek haramdır. Kişilerin mastürbasyon yapması da caiz değildir. Çocuk olmaması için önceden önlem almak (Doğum kontrolü) caizdir. Kürtaj ve kısırlaştırma haramdır.

    Kadının kocasını tatmin etmesi, kocanın da karısını tatmin etmesi bir görevdir. Ön sevişme eşler arasında helaldir. İlişki için eşlerin birbirlerinin arzulu anlarını gözetmesi, eşinin orgazmını sağlayacak tekniklerin geliştirilmesi, birbirlerinin ihtiyaçları ölçüsünde ilişkiye girmeleri ve eşlerden birinin onayı olmadan koruma yöntemlerine başvurulmaması eşlerin görevlerindendir.

    Erkeğin uzun zaman cinsel ilgisizliği kadına boşanma hakkı verir. Müslüman erkek; diğer dinlerden olan bir kadınla evlenebilir. Fakat müslüman bir kadın; diğer dinlerden olan bir erkekle evlenmesi İslam da yasaktır. Diğer dinlerden birine mensup olan erkek, müslüman kadını kendi dinine zorlayabilir.

    Cinsellik insanlarda erginlik döneminde başlar. Bu nedenle erginlik çağından itibaren nikah yoluyla cinsel hayata başlanılabilinir. Kişinin ruhsal ve fiziksel olarak bir engeli yoksa, ana-babasının izni, hakim kararı ve kişinin özgür iradesi ile evlilik yapılabilinir.

    Takdir hakkı insanlara verilmiştir. İnsanların cinsel iktidarı varken ve evlenmesine engel teşkil edecek durum söz konusu değilken; cinsel arzularını tatmin etmek için suni yollara yönelmesi caiz değildir. Fakat kadın veya erkek evlenemiyor ve cinsel arzuları şiddetlenip artıyorsa; zinaya düşmemek için kendisine göre teknikler kullanabilir. Buna İslam dini izin vermiştir. Ayrıca cinsel yetersizlik durumlarında tedavi için gerekli ilaç ve tekniklerin kullanılmasına da müsade etmiştir. Bunların dışında tabii yoldan tatmine ulaşma imkanı varken, suniliği tercih etmek yasaktır. İslam da cinsel haz amacıyla; kendi veya karşı cinse bakmak, pornoğrafiye bakmak ve pornoğrafiye malzeme olmak yasak ve günahtır.

    Erkeğin bir kadınla başbaşa kalması, el ele tutuşması, öpüşmesi, o kadına şehvetle bakması, mahremi veya kocası olmadan o kadınla yalnız bir yerde bulunması da yasaktır.

    İslam da evlilik sadece zevk ve keyfe değil; sevgiye, şevkate, iffete, suküna, huzura ve nesilleşmeye dayanır. Evliliğin aşağı zevkler lehinde istismar edilmesi yasaklanmıştır. Kadınlar, erkeklerin zevk ve keyfine esir değildirler. İslam zaruri durumlar dışında tek evliliği uygun görmüştür. Fakat aşağıdaki durumların hasıl olması nedeniyle erkeğe dört evliliğe kadar izin verilmiştir:

    1)Kadının cinsel iktidarsızlığa ve iştahsızlığa maruz bulunması
    2)Kadınlık vazifesini görmesine mani müzmin bir hastalığa yakalanması
    3)Kadının çocuk yapamaması
    4)Erkek nüfusunun az olması durumunda
    5)Geçim darlığı çekilmesi durumunda
    6)Lohusallık, hayız veya benzeri durumlarda erkeğin tahammül edemeyip, zinaya düşmemek amacıyla
    İslam da nikah akdiyle evlenen çiftlerin birbirlerinden istifade etmeleri ve cinsel ilişkiye girmeleri helaldir. Eşlerin birbirlerine karşı görevleri vardır.

    Bunlar:
    Kadının Erkeğine karşı cinsel yönden görevleri:
    Dini ve tıbbi yönden mazereti olmaksızın (engelleyici hastalık, adet ve lohusallık dönemi haricinde), kocasını tatmin edecek bir kadınlık sergilemek ve tatmin edici aktivitelerde bulunmak. Eşinin cinsel ilişki isteğini reddetmemek.

    Erkeğin Kadınına karşı cinsel yönden görevleri:

    İlişki için eşinin istekli ve arzulu anlarını gözetmek. Eşinin onayı olmadan koruyucu yöntemlere başvurmamak. Eşinin ihtiyacı ölçüsünde onunla cinsel ilişkiye girmek. Eşini tatmin edici ve orgazmını sağlayıcı teknikleri geliştirmek. Kasıtlı ve bilinçli olarak eşine olan ilgisini ve cinsel ilişkiyi terk etmemek. Zor kullanmamak ve kaba davranmamak. Hayızlı (adetli) ve nifas (lahusallık) durumlarında eşini ilişkiye zorlamamak. Ters ilişkiye eşini zorlamamak.

    Erkeğin, hamile olan eşiyle münasebette bulunması dini bakımdan mahzurlu değildir. Fakat kadının sıhhi durumuna göre, bu konuda titiz ve dikkatli davranılmalıdır. Hayızlı ve nifaslının kanı kesilince gusul abdesti alması vacibtir. Cinsel ilişki için; hayızın bitimi ile o kadının gusul abdesti almış olması gerekir. İslamda kadın hayızlı ve nifaslı iken; namazdan, oruçtan, cinsel ilişkiden ve çalışmaktan muaftır.

    Kadının Mahremleri: Kocası, amcası, dayısı, babası, dedeleri, kayın pederi, kadının kendi oğulları, oğullukları, torunları, kadının kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, buluğa (erginliğe) ermeyen küçük çocuklar, neseb yoluyla akraba erkekler kadının mahremleridir.
    Kocanın amcası ve dayısı kadına namahremdir.
    Erkeğin, erkek kardeşinin hanımı namahremdir.

    Erkeğe Evlenmesi Haram Olan Kadınlar:
    1) Erkeğin annesi ve neneleri (anneannesi ve babaannesi)
    2) Erkeğin kız kardeşleri
    3) Erkeğin kendi kızları ve torunları
    4) Erkeğin kız kardeşlerinin kızları ve torunları
    5) Erkeğin erkek kardeşlerinin kızları ve torunları
    6) Erkeğin halaları ve teyzeleri
    7) Erkeğin üvey annesi ve üvey neneleri
    8)Erkeğin kayın valideleri (eşinin anası ve nenesi)
    9) Erkeğin gelinleri (oğul ve torunlarının eşleri)
    10)Erkeğin üvey kızları ve üvey kızlarının çocukları ve torunları
    11)Erkeğin süt hısımlığı olan kadınlarla evlenmesi haramdır
    12)Erkeğin başkasıyla nikahlı olan kadınla evlenmesi haramdır
    13)Erkeğin dört eşinden başka bir kadınla evlenmesi haramdır. (eşlerden biri ölürse evlenebilir)

    MÜT'A NİKAHI (MÜDDETLİ NİKAH):

    Bir miktar para vererek razı ettiği kadınla belli bir müddet evlilik hayatı yaşamak şartıyla yapılan nikaha müt'a nikahı veya müddetli nikah denir. Bu nikah ömür boyu değilde belli müddeti şart koştuğu için meşru ve caiz değildir. Müt'a nikahı geçici bir nikahtır. Bu nikahın zamanının az veya çok olması arasında fark yoktur. Halk arasında bu nikaha ACEM NİKAHIda denilir. İslam alimleri bu nikahın haram olduğunu belirtmişlerdir. Dört mezhebe görede batıldır. Böyle bir nikah caiz olsaydı, nikahsız yapılan gayri meşrulukların hepsi Müt'a nikahı kılıfıyla yapılırdı. Böylece ahlaksızlıklar artar, aile hayatı çöker, toplum düzeni bozulurdu.

    FLÖRT VE FLÖRTÜN ZARARLARI

    Flört, gençler için çok tehlikeli bir tuzaktır. Flörtlerin sonu genelde hüsranla biter. Genelde bu tuzağa düşenlerde genç kızlar olur. Flört eden kızların çoğu erkekler tarafından kandırıldıktan sonra terk edilir.

    Flört eden gençler sık sık sevgili değiştirirler. Bu durumda; sevgi, saygı, merhamet, güven, his, akıl ve mantık kavramlarını altüst eder. Gençlerde gafil ve kötü tecrübelere yol açar.

    Flörtte ileri gidilmesi durumunda genç kızlar iffet ve namuslarını kaybederler. Hatta, genç yaşlarda, gayri meşru çocuklar düyaya getirirler.
    Flörtte meydana gelen cinsi tahrih, gençlerde huzursuzluk, saldırganlık ve rahatsızlıklara neden olur. Flört eden gençlerin çoğunda; müsriflik, serserilik baş gösterir. Gençleri perişan eder.

    Flört; gençler arasında kıskançlık, kin, nefret, düşmanlık, aşağılık kompleksi, ruhi bunalımlar, karamsarlıklar doğurur. Gençler arasında intihar ve kavgaların çoğuna neden flörttür.

    Flört arzusu gençleri yalnız ve tenha bir yerde buluşmaya iter. Böyle bir durumda gençlerin başını belaya sokar.

    Genellikle flört durumunda erkek, karşısındaki kızdan zevk ister, aşk bekler. Bunun için kıza ısrar eder. Arzusuna kavuşunca da kızı başından atar. Onu aşağılar, büyük bir iş başarmış gibi kendi reklamını yapar ve yeni aşklar aramaya başlar. Bir anda verdiği sözleri unutur. Kibar, anlayışlı tavırları bırakır. Sevdiğini söylediği kız, artık onun için bir şey ifade etmez. Karşı tarafın düştüğü durumuda düşünmez. Artık onunla işi bitmiştir.

    MASTURBASYON (İSTİMNA):

    Masturbasyon yani istimna yapmak günahtır. Dört büyük mezhep imamlarımız masturbasyon (istimna) için haramdır hükmünü vermişlerdir. Kuran da eşlerin dışında herhangi bir cinsel tatmin yolu arayanları haddi aşan kimseler olarak nitelemiştir. (Mü'minün Suresi ). Nur Suresinde de evlenme imkanı bulamayanların, imkan buluncaya kadar iffetlerini korumaları emredilmiştir. Tıbbende hem bedensel hemde psikolojik açıdan masturbasyonun insana değişik zararlar verdiği bilinmektedir.

    ZİNA:
    Aralarında meşru bir evlilik olmayan, nikah bağı bulunmayan kişilerin cinsi ilişkide bulunmalarına zina denir. Yabancı kadınlara bakmak gözün zinası, onları tutmak ellerin zinası, onlara gitmek ayakların zinasıdır. Erkeklerin homaseksüel olması, yani erkeklere şehvetle bakması ve dokunmaları haram olduğu gibi; kadınında homoseksüel olması; yani kadına şehvet ile bakması ve dokunması haramdır. Zina büyük günahlardandır. Zinada 3ü dünyada, 3ü de ahirette olmak üzere altı büyük kötülük vardır.

    Dünyadakiler:
    1)Rızkı noksan olur.Rızkının bereketi gider. Fakirliğe sebep olur.
    2)İyiliklerden mahrum olur. Ömrün kısalmasına sebep olur.
    3)Halkın kalbinde zina yapana karşı düşmanlık yerleşir. Güzelliği ve parlaklığı giderir.

    Ahirettekiler:
    1)Allah'ın gazabına uğrar
    2)Hesabı çok çetin olur
    3)Cehenneme girer (zina yapanlar Nar-ı Kübra denilen çok büyük ateşe atılır)

    Zinanın, ahlaki, sosyal, hukuki ve sıhhi pekçok zararları vardır. Kurulmuş olan aile düzenini bozar, ailenin dağılmasına ve perişan olmasına sebeb olur. Zinanın yaygın olduğu toplumda ölüm olaylarının çoğalacağını Peygamber Efendimiz S.A.V. haber vermiştir. İslam alimleri zina eden kişiden manevi iman gömleğinin ayrıldığını belirtmişlerdir. Peygamber Efendimiz S.A.V.: "Zina eden kişi zina ettiği sıra, mümin olduğu halde zina etmez" buyurmuştur.

    Allah kullarının dünyada felakete, ahirette de şiddetli azablara yakalanmamaları için; kızların ve kadınların örtünmelerini emretti. Fakat nefislerinin ve şehvetlerinin esiri olan bazı kimseler; Allah'ın emirlerine gericilik, kafirlerin çılgın ve şaşkın işlerine ilericilik diyorlar.Her fırsattada İslamiyete saldırıyorlar. Kadınlar ve kızlar sokaklarda açık, saçık dolaşarak; erkekleri şehvete, fuhuşa ve zinaya sürüklüyorlar. Sokaktaki kadına bakan erkek, evdeki eşini beğenmiyor ve bir kirli çamaşır misali onu bırakıyor. Böylece aile yuvası bozuluyor ve kadın, erkek ve çocuklar perişan oluyor. Bu durumda ahlaksızlık ve anarşistlik, toplumu çürümeye ve çökmeğe sürükler.

  3. Muhammed
    الله اكبر
    KADIN:

    Kadın, kocasının arkadaşı; cazibesi, nezaketi, zerafeti, desteğiyle de huzur kaynağıdır. Erkek huzuru eşinde bulacaktır. Ayrıca kadın, insanlığın temel eğitimini öğreten ilk eğitimcidir. İslam da kız çocuğu doğduğunda, erkek çocuğunda olduğu gibi akika (şükür) kurbanı kesilir. Adı güzel isimlerden konulur ve zorunlu eğitimi yaptırılır. Gerekli cinsel bilgileri de annesinden alır. Peygamber Efendimiz S.A.V.; kadına karşı iyi davranmayı, tatlı dille ve yumuşak hitap etmeyi, haksızlık ve kabalık etmemeyi emretmiştir. Ayrıca Kuran'da da erkeğin kadınla (eşiyle) iyi geçinmesi emredilmiştir.
    İslam da aile reisi erkek dir. Aile reisi olan erkek, disiplini sağlamak için son çare olarak, itaatsiz eşini fazla incitmeden dövmeye izin vermiştir. Fakat bunun dışında olur olmaz her şey de kadını; incitmeye, dövmeye veya hakaret etmeye asla müsade etmemiştir. Maksat kadını dövmek değil, onu eğitmek ve terbiye etmektir. Önce koca; nasihatta ve uyarıda bulunacak, sonra ihtar edecek, hoşnutsuzluğunu ve dargınlığını bildirecek, tüm bunlar fayda etmiyorsa son çare hafif surette dövebilir. Aşırıya kaçarsa zulum etmiş olur. Erkek şunu unutmamalıdır ki kendisi kadının yanında misafirdir. Bu misafirlik kadın içinde geçerlidir. Aynı şekilde kadın da erkeğine eziyet edemez ve kötü davranamaz.

    Erkek kendi durumu ölçüsünde kadının nafakasını ve temel ihtiyaçlarını sağlamak zorundadır. Ayrıca kadın, evlenirken istediği kadar mihir alır. Mihir, Allah'ın kadına belirlediği hayat garantisi ve en tabii hakkıdır. Kadın aldığı mihiride istediği gibi kullanır. Erkeğin eşine karşı bazı görevleri vardır. Bunları yerine getirmekle hükümlüdür. Mesela; hanımıyla şakalaşması, onunla eğlenmesi ve onu eğlendirmesi ve cinsel yönden tatmin etmesi gibi. Bir yıl cinsel ilişki yapmayan erkekten, kadının ayrılma hakkı vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınlarında erkekler üzerinde hakları vardır.

    İslam dini kadın ve kız çocuklarının öldürülmesine, eziyet, zulum edilmesine ve hor görülmesine kesin yasak koymuştur. Savaş esnasında bile kadın ve çocukların öldürülmelerini yasaklamıştır.

    İslam dini erkek ve kadında ilim öğrenme konusunda ayrım yapmamıştır. Peygamber Efendimiz S.A.V. özellikle kadınların haklarının korunmasını emretmiş ve eğitimlerini tavsiye etmiştir. Kadının; cocuğun ilk eğitimcisi olduğundan, psikoloji, sosyoloji, ahlaki ve dini konularda eğitimli ve kültürlü olması gereklidir. Kadını eğitimi iki aşamalıdır.

    1)Ergenlik çağına kadar olan eğitimdir. Bu dönemde; ev işleri, çocuk bakımı, eş olarak sorumlulukları, dini bilgileri , örnek eş olmayı, idareli ev hanımı olmayı, şefkatli anne olabilmeyi öğrenir ve Kuran ile sünnetlerden dersler alır. İkinci aşamada kadın, İslam toplumunun ihtiyaçlarına göre öğrenimini sürdürür. Görev zamanı kendinden beklenileni yerine getirir. Mesela; kadın hastalıkları doktorluğu gibi bazı ilim dallarında ihtisas ve fıkıh konularında eğitim görmek olabilir. Fakat İslamda karma eğitim yani kadın erkek bir arada eğitim mahzurlu görülmüştür.

    İslam dini çalışmak ve çalıştırılmak konularında erkek ile kadın arasında fark gözetmemiştir. Erkek gibi kadında çalışabilir. Fakat kadın, sadece bir kadının yanında veya erkek bir erkeğin yanında çalışabilir. Yani kadın ve erkek karışık bir arada olmadan, tesettüre uygun bir halde çalışmalıdır. Bir iş yerinde çalışanların bir kısmı erkek ve bir kısmı kadın ise ve çalışma yerleri erkeklerin ayrı, kadınların ayrı ise herhangi bir sakınca yoktur. Bir arada bulunmaları sakıncalıdır.

    Kadın; askerlikle, savaşa katılmakla, nafaka teminiyle mükellef değildir. Bunlar erkeğin işidir. Allah; dünya ve ahiretteki ceza ve mükafatlarda da kadın ile erkeğe eşit haklar vermiştir. Kadında, erkekte yaptıklarına göre ya sevap ya günah alırlar. Cennet ve cehennemlikte de aynıdır.
    Kadın ve erkeğin farkları; vücut teşekküllerinde, aile idaresinde, miras da, ruhi kabiliyetlerde, şahitlikte, siyasi haklarda ve vazife taksimindedir. Ayrıca erkeğe bazı şartlar dahilinde dört evlilik yapma hakkı tanınmıştır.

    Peygamber Efendimiz S.A.V. kadınlara gerekli olan nasihatlar da bulunmuş ve kadınlardan bazı şartları yerine getirmelerini istemiştir.

    1.ŞART: Allah dan başka, hiç bir şeye ibadet etmemektir. Göstermelik ibadet etmeyi, kafirliği beğenmeyi ve onların yaptıklarını yapmayı, hastalıktan, dertten kurtulmak ve ihtiyaçlarını temin etmek için heykellerden, putlardan ve papazlar dan yardım beklemeyi, kafirlerin adetlerini, kafirlik alametlerini yapmayı, Allah dışında, başkaları için kurban kesmeyi, adak adamayı, oruç tutmayı, ibadet etmeyi yasaklamıştır.
    2.ŞART: Hırsızlık etmemektir. Kocalarının malını ve parasını izinsiz kullanmalarını ve harcamalarını, namazın erkanını tam yapmayarak namazdan çalmalarını ve başkalarının mallarını habersiz kullanmalarını yasaklamıştır.
    3.ŞART: Zina etmemektir. Kadınların; kocasından başka, ister erkek ister kadın olsun başkasına süslenmesini, başka kadınlara şehvetle bakmasını, kadınların yabancı erkeklerle yumuşak, nezaketli ve şehvetli konuşmalarını, erkeklerin kalplerinde fenalık getirecek davranış ve konuşmalarda bulunmalarını, açık saçık giyinmelerini, kocası haricinde başka erkek veya kadınlarla cinsel ilişki kurmalarını yasaklamıştır. Göz kalbe tabi dir. Gözler haramdan sakınılmazsa, kalbi korumak güç olur. Kalb harama daldığında da zinadan kaçınmak zor olur. O yüzden gözlerde haramdan sakınılmalıdır.
    4.ŞART: Çocuğunu öldürmemektir. Çocuk olmaması için önceden tedbir almak caizdir. Sonradan çocuk aldırmak veya doğunca çeşitli nedenlerle onu öldürmek büyük günahtır.
    5.ŞART: Bühtan ve iftira etmemektir. İftira, fesad çıkarmaya, ortalığı karıştırmaya ve iftirada bulunulanı incitmeye, onun zarar görmesine sebep olur. Yalan söylemek ve iftira etmekte büyük günahlardan olduğundan yasak edilmiştir.
    6.ŞART: Peygamber Efendimiz'in S.A.V. her emrine itaat etmektir. Bütün farzları, sünnetleri yapmak ve bütün yasaklardan kaçınmak, İslamın şartlarına uymaktır. Uğursuzluğa inanmayı, sihir ve büyü yapmayı ve yaptırmayı, içki içmeyi, musikiyi, gıybeti, çekiştirmeyi, söz taşımayı, kahinlere ve falcılara inanmayı, alay etmeyi, kalp kırıcı söz söylemeyi ve davranışlarda bulunmayı yasak etmiştir.

    Kadının Kocası Üzerindeki Hakları:
    1)Koca, eşine helal yedirmeli
    2)Koca, eşine gereken ve lağzım olan bilgileri öğretmeli
    3)Koca, eşine haksızlık etmemeli, onun Allah'ın bir emaneti olduğunu unutmamalı
    4)Koca, eşini yalnız kendi işlerinde hizmet ettirmeli, onu yabancı kişilerle başıboş çıkmasına izin vermemeli, onu koruyup gözetlemelidir. Dışarıda İslami kıyafetler dışında dolaşmasının günah olduğunu hatırlatmalı ve onu örtünmeye teşvik etmelidir.
    5)Üstünlük taslamaması için ve bir daha böyle üstünlük taslamaya kalkışmaması için nasihat etmelidir.
    Ayrıca kadın; erkeğinin harama yönelmesini önler, erkek evden çıktığında onun malının bekçiliğini yapar, erkeğin çamasırını yıkar, yemeğini yapar, hizmetini görür ve çocuğun süt anasıdır.

  4. Misafir
    Müslüman kadın kocası isterse cazip kıyafet ve çamaşırlar giymemeye ısrar edebilir mı?Kocasinin isteklerine cok az cevap veriyorsa koca ne yapacak?Evde şort mini etek giymesini isteyemezmi

  5. Misafir
    Ev içinde başkaları görmeyecek şekilde giyinilmesinde aşırı ileri gitmeyecek şekilde giyinilebilir..
    Fakat unutulmamalıdır ki evde sadece
    karı koca yok aynı zamanda melekler ve Allah cc de kullarını gözetler..
    Bunlar göz ardı edilmemelidir..
    Örneğin cinsel ilişki esnasında eşler. Anadan doğma çırıç çıplak ortalıkta münasebete girmemelidir.. üzerleri çarşaf gibi şeylerle örtülü olmalıdır..

  6. Misafir
    Eşimle çocuk yapmaya karar veriyoruz ilişki yaşamadan önce ilişki öncesi yapmamız gereken islâmî bu görev varmıdır

  7. arifselim
    Yönetici
    Sadece çocuk dilerken değil bütün cinsel ilişkilerde eşlerin bu adaba riayet etmeleri tavsiye edilmiştir ve böyle olmalıdır. Bu konudaki en önemli tavsiye peygamber aleyhisselamın şu hadisinde geçmektedir:

    Bir kimse eşinin yanına (cinsı münasebet için) yaklaşırken:
    "Bismillah, yarab beni şeytandan uzaklaştır, şeytanı da bize ihsan ettiğin (çocuktan) uzak kıl" derse sonra karı ve kocanın bu münasebetinden bir çocuk takdir olunursa o çocuğa hiçbir zaman şeytan zarar veremez."

    - Cinsi münasebette kıbleye dönmemelidir.

    - Cima anında kendisini ve karısını örtmelidir.

  8. Misafir
    eşimle çocuk istiyoruz ama olmuyo iki tane kiz çocuğum var ama bitane daha istiyoruz olması için neler yapmalıyız

  9. Sabır
    Devamlı Üye
    İstediğiniz halde olmuyorsa bu durumda doktora başvurmanız gerekir. Bir tedavi gerekiyorsa yapılır.

+ Yorum Gönder
kadının kocasına karşı cinsel görevleri,  islamda kadının kocasına karşı cinsel görevleri,  kocanın karısına karşı cinsel görevleri,  evlilikte kadının cinsel görevleri,  kadının kocası üzerindeki cinsel hakları,  eşlerin birbirine karşı cinsel görevleri,  islamda kadının cinsel görevleri