Konusunu Oylayın.: Sahabe efendilerimizin ictihadı şer'i bir delil sayılır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sahabe efendilerimizin ictihadı şer'i bir delil sayılır mı?
  1. 11.Şubat.2011, 12:36
    1
    Misafir

    Sahabe efendilerimizin ictihadı şer'i bir delil sayılır mı?

  2. 11.Şubat.2011, 15:03
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sahabe efendilerimizin ictihadı şer'i bir delil sayılır mı?




    Sahabelerin bir husustaki içtihadı şer'i delil sayılır. Sahabilerin her biri müctehiddir.
    Arapçayı iyi bildikleri ve Hz. Peygamber (asv) ile beraberlik sayesinde Allah ve Rasûlünün (asv) maksadını çok iyi anladıkları için, sahabe neslinden müctehidlerin sayısı bir hayli çoktur. Ancak kendilerinden hüküm ve fetva nakledilen sahabe müctehidi yüz otuz kadardır. Bunlardan yedi tanesi fetvaları birer kitap olacak kadar çoktur. Fukâhâ-Seb'a denen bu sahabiler şunlardır; Hz. Ömer, Ali, Aişe, Zeyd b. Sâbit, Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. Ömer (İbnü'l-Kayyim, İ'lâmü'l-Muvakkıîn, thk. M. Muhyiddin Abdulhamid, Mısır 1955, I, 14 vd).
    Sahabîler, Kur'an'da bir nass bulamayınca sünnete başvuruyorlar ve ondan gereken hükmü alıyorlardı. Emirü'l-müminin meseleyi arkadaşlarına açıyor; bu hususta herhangi bir hadis bilen onu serdediyor ve meseleyi böylece hallediyorlardı.
    Meselâ; bir gün bir anneanne (nine), Hz. Ebu Bekr (ra)'e geldi ve ölmüş olan kızının oğlundan miras istedi. Ebu Bekr (ra) de Kur'an'da bu hususla ilgili bir âyet bilmediğini söyledi. Sonra sahâbilere dönerek, "Peygamber (asv)'in, böyle bir meselede verdiği hükmü içinizden bilen var mı?" dedi. Mugîre b, Şu'be, "Peygamber (asv) Efendimizin nineye altıda bir hisse tanıdığını hatırlıyorum." dedi. Hz. Ebu Bekr (ra), "Bu durumu başka bilen var mı?" diye sordu. Başka bir sahabinin buna tanıklık etmesi üzerine bu nineye altıda bir (1/6) mi­ras hakkı tanıdı. Daha sonra Hz. Ömer (ra) devrinde babaanne gelip hissesini istedi. Hz. Ömer (ra) de, «Kur'an'da sana ayrı bir hisse tanın­dığını bilmiyorum, bu aıtıda bir (1/6) hisse ikinizindir.» dedi.
    Sahabîler, Kitabta ve Sünnette bir nass bulamadıkları zaman ictihad yapıyorlardı. Bu, Peygamber (asv)'in kabul ettiği bir metod idi. Muaz b. Cebeli Yemen'e hâkim olarak gönderirken Peygamber (asv) O'na «Ne ile hükmedeceksin?» diye sordu. O, «Allah'ın kitabı ile» dedi. Peygamber (asv) «Ya Kitab'ta bulamazsan?» dedi. O da, <<Pey­gamber (asv)'in sünneti ile» dedi. «Onda da bulamazsan?» dedi. Muaz, «Re'yimle ictihad yaparım.» dedi. Peygamber (asv) bunun üzerine; «Allah'a hamd olsun ki, Peygamberinin elçisini O'nun razı olduğu şekilde muvaffak kıldı.» buyurdu.
    SİE


  3. 11.Şubat.2011, 15:03
    2
    Silent and lonely rains



    Sahabelerin bir husustaki içtihadı şer'i delil sayılır. Sahabilerin her biri müctehiddir.
    Arapçayı iyi bildikleri ve Hz. Peygamber (asv) ile beraberlik sayesinde Allah ve Rasûlünün (asv) maksadını çok iyi anladıkları için, sahabe neslinden müctehidlerin sayısı bir hayli çoktur. Ancak kendilerinden hüküm ve fetva nakledilen sahabe müctehidi yüz otuz kadardır. Bunlardan yedi tanesi fetvaları birer kitap olacak kadar çoktur. Fukâhâ-Seb'a denen bu sahabiler şunlardır; Hz. Ömer, Ali, Aişe, Zeyd b. Sâbit, Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. Ömer (İbnü'l-Kayyim, İ'lâmü'l-Muvakkıîn, thk. M. Muhyiddin Abdulhamid, Mısır 1955, I, 14 vd).
    Sahabîler, Kur'an'da bir nass bulamayınca sünnete başvuruyorlar ve ondan gereken hükmü alıyorlardı. Emirü'l-müminin meseleyi arkadaşlarına açıyor; bu hususta herhangi bir hadis bilen onu serdediyor ve meseleyi böylece hallediyorlardı.
    Meselâ; bir gün bir anneanne (nine), Hz. Ebu Bekr (ra)'e geldi ve ölmüş olan kızının oğlundan miras istedi. Ebu Bekr (ra) de Kur'an'da bu hususla ilgili bir âyet bilmediğini söyledi. Sonra sahâbilere dönerek, "Peygamber (asv)'in, böyle bir meselede verdiği hükmü içinizden bilen var mı?" dedi. Mugîre b, Şu'be, "Peygamber (asv) Efendimizin nineye altıda bir hisse tanıdığını hatırlıyorum." dedi. Hz. Ebu Bekr (ra), "Bu durumu başka bilen var mı?" diye sordu. Başka bir sahabinin buna tanıklık etmesi üzerine bu nineye altıda bir (1/6) mi­ras hakkı tanıdı. Daha sonra Hz. Ömer (ra) devrinde babaanne gelip hissesini istedi. Hz. Ömer (ra) de, «Kur'an'da sana ayrı bir hisse tanın­dığını bilmiyorum, bu aıtıda bir (1/6) hisse ikinizindir.» dedi.
    Sahabîler, Kitabta ve Sünnette bir nass bulamadıkları zaman ictihad yapıyorlardı. Bu, Peygamber (asv)'in kabul ettiği bir metod idi. Muaz b. Cebeli Yemen'e hâkim olarak gönderirken Peygamber (asv) O'na «Ne ile hükmedeceksin?» diye sordu. O, «Allah'ın kitabı ile» dedi. Peygamber (asv) «Ya Kitab'ta bulamazsan?» dedi. O da, <<Pey­gamber (asv)'in sünneti ile» dedi. «Onda da bulamazsan?» dedi. Muaz, «Re'yimle ictihad yaparım.» dedi. Peygamber (asv) bunun üzerine; «Allah'a hamd olsun ki, Peygamberinin elçisini O'nun razı olduğu şekilde muvaffak kıldı.» buyurdu.
    SİE





+ Yorum Gönder