Konusunu Oylayın.: 3 aylık hamileyken çocuğun down sendromlu diye aldırdım cok pişmanım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
3 aylık hamileyken çocuğun down sendromlu diye aldırdım cok pişmanım
  1. 09.Şubat.2011, 02:46
    1
    Misafir

    3 aylık hamileyken çocuğun down sendromlu diye aldırdım cok pişmanım






    3 aylık hamileyken çocuğun down sendromlu diye aldırdım cok pişmanım Mumsema 3aylik hamileyken cocugun down sendromlu diye aldirdim cok pismanim. tovbe edyorum .gunahi nedir


  2. 09.Şubat.2011, 20:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: 3 aylık hamileyken çocuğun down sendromlu diye aldırdım cok pişmanım




    Anne karnındaki çocuğuna ''cenin'' ismi denir. Çocuk doğum vaktine kadar anne karnında gizlendiği için bu ismi almıştır. İnsanın yaratılışı Kur-an'da şöyle anlatılmaktadır:
    "O Allah'ki her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir özden, hakir bir suyun özünden yarattı. Sonra onu düzeltti, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz." (Secde 32/7–9)
    "Ey insanlar? Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphe içinde iseniz (biliniz ki) biz sizi (ilk insanı) topraktan, sonra (diğer insanları) nutfeden (döllenmiş yumurtadan), sonra 'alak'dan (rahme tutunmuş embriyodan), sonra yaratılışı belli belirsiz mudğa'dan (şekilsiz et parçasından) yarattık ki size (gücümüzü) açıkça gösterelim. İstediğimizi belirtilmiş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyoruz. Sonra güç ve kabiliyetinize ermeniz için (sizi büyütüyoruz). İçinizden kimi (henüz) çocukken öldürülüyor. Kimi de ömrün en kötü çağına (ihtiyarlığa) ulaştırılıyor ki bilirken bir şey bilmez hale gelsin, (çocukluğundaki gibi vücutça ve akılca güçsüz bir duruma düşsün…)" (Hac, 22/5)
    Hz. Muhammed (a.s.)"in peygamber gönderildiği dönemde Hicaz bölgesinde Araplar, özellikle kız çocuklarını öldürürler, diri diri toprağa gömerlerdi. Kur"ân"da bu husus şöyle dile getirilmektedir:
    “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman (her insan ne yaptığını bilir.)” (Tekvir, 81/8–9)
    Özürlü doğacak çocuğun aldırılmasını savunan kimseler şu gerekçeleri ileri sürmektedirler: "Özürlüler hayatta sıkıntı çekiyorlar, topluma yük oluyorlar, anne-babaları ölünce bakacak kimseleri olmuyor, bakım ve tedavileri için çok para harcanıyor."
    İnsanlar, doğduktan sonra veya ileri yaşlarda da her hangi bir sebeple özürlü/engelli olabiliyorlar. Özürlü insanlar, zikredilen gerekçelerle öldürülebilir mi???Doğum esnasında veya doğum sonrasında oluşan özürlüleri nasıl öldüremiyorsak, öldürülmesi insanlık suçu ise anne karnındaki insanı da öldüremeyiz. Çünkü anne karnındaki insan/cenin de can taşımaktadır. O canı veren Allah"tır, Allah'ın verdiği canı ancak Allah alabilir, insanların bu canı almaya hakları yoktur. Bu nedenledir ki; hak veya batıl bütün dinler cana kıymaya, dolayısıyla her hangi bir şekilde çocuğu aldırmaya karşı çıkmış, çocuk düşürmeyi yasaklamıştır.
    Peygamberimiz (a.s.) ceninin düşürülmesine tazminat ödenmesi kararını vermiştir: Hüzeyl kabilesinden iki kadın birbiri ile dövüşür, biri diğerine bir taş atar ve bu sebeple kadın çocuğunu düşürür. Hz. Peygamber (a.s.) bu cinayet sebebiyle suçlunun gurre yani köle veya cariye ödemesini hükmeder.” ( Müslim, Kasâme, 34–35)
    İslam hukukçuları ceninin diyetinin, tam diyetin yirmide biri yani beş deve (50 dinar, 500 dirhem) olduğunu ifade etmişlerdir. Ceninin müessir bir fiil, tehdit, korkutma veya ilaç kullanma sonucunda düşmesi bunları gerçekleştiren kişinin ceninin annesi, babası veya başka bir kişi olması bu kişilerin cenin düşmesini kastedip etmemesi hükmü değiştirmez. (bk. Muhsin Koçak, DİA, XIV, 211–222, İstanbul, 1996)
    Varlıklar içinde en üstün yere sahip olan insan; cenin iken de, çocuk, genç ve yaşlı iken de saygındır, her türlü tecavüzden korunmuştur. İnsanın dirisi de, ölüsü de muhteremdir.
    Anne rahminde çocuğu geliştiren ve ona şekil veren Allah'tır. Özürlü doğacak denildiği halde çocuğun sağlıklı olarak doğabildiği bilinen bir gerçektir. Özürlü doğacak olsa bile bir cana kıymaya dinimiz izin vermez.
    Her hangi bir gerekçe ile çocuğunu aldıranlar vicdan azabı çekmektedirler. Buna meydan vermemek gerekir. Sağlıklı çocuklar dünyaya getirmek için gereken özen gösterilmeli, her aile bakabileceği kadar çocuk yapmalı, istem dışı hamileliğe imkân verilmemelidir. Hamile olduktan sonra bu çocuk dünyaya getirilmeli, herhangi bir şekilde ceninin hayatına son verilmemelidir. Çünkü bu dinen caiz değildir. Din İşleri Yüksek Kurulunun görüşü de bu istikamettedir.

    Yazar: Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ


  3. 09.Şubat.2011, 20:29
    2
    Silent and lonely rains



    Anne karnındaki çocuğuna ''cenin'' ismi denir. Çocuk doğum vaktine kadar anne karnında gizlendiği için bu ismi almıştır. İnsanın yaratılışı Kur-an'da şöyle anlatılmaktadır:
    "O Allah'ki her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir özden, hakir bir suyun özünden yarattı. Sonra onu düzeltti, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz." (Secde 32/7–9)
    "Ey insanlar? Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphe içinde iseniz (biliniz ki) biz sizi (ilk insanı) topraktan, sonra (diğer insanları) nutfeden (döllenmiş yumurtadan), sonra 'alak'dan (rahme tutunmuş embriyodan), sonra yaratılışı belli belirsiz mudğa'dan (şekilsiz et parçasından) yarattık ki size (gücümüzü) açıkça gösterelim. İstediğimizi belirtilmiş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyoruz. Sonra güç ve kabiliyetinize ermeniz için (sizi büyütüyoruz). İçinizden kimi (henüz) çocukken öldürülüyor. Kimi de ömrün en kötü çağına (ihtiyarlığa) ulaştırılıyor ki bilirken bir şey bilmez hale gelsin, (çocukluğundaki gibi vücutça ve akılca güçsüz bir duruma düşsün…)" (Hac, 22/5)
    Hz. Muhammed (a.s.)"in peygamber gönderildiği dönemde Hicaz bölgesinde Araplar, özellikle kız çocuklarını öldürürler, diri diri toprağa gömerlerdi. Kur"ân"da bu husus şöyle dile getirilmektedir:
    “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman (her insan ne yaptığını bilir.)” (Tekvir, 81/8–9)
    Özürlü doğacak çocuğun aldırılmasını savunan kimseler şu gerekçeleri ileri sürmektedirler: "Özürlüler hayatta sıkıntı çekiyorlar, topluma yük oluyorlar, anne-babaları ölünce bakacak kimseleri olmuyor, bakım ve tedavileri için çok para harcanıyor."
    İnsanlar, doğduktan sonra veya ileri yaşlarda da her hangi bir sebeple özürlü/engelli olabiliyorlar. Özürlü insanlar, zikredilen gerekçelerle öldürülebilir mi???Doğum esnasında veya doğum sonrasında oluşan özürlüleri nasıl öldüremiyorsak, öldürülmesi insanlık suçu ise anne karnındaki insanı da öldüremeyiz. Çünkü anne karnındaki insan/cenin de can taşımaktadır. O canı veren Allah"tır, Allah'ın verdiği canı ancak Allah alabilir, insanların bu canı almaya hakları yoktur. Bu nedenledir ki; hak veya batıl bütün dinler cana kıymaya, dolayısıyla her hangi bir şekilde çocuğu aldırmaya karşı çıkmış, çocuk düşürmeyi yasaklamıştır.
    Peygamberimiz (a.s.) ceninin düşürülmesine tazminat ödenmesi kararını vermiştir: Hüzeyl kabilesinden iki kadın birbiri ile dövüşür, biri diğerine bir taş atar ve bu sebeple kadın çocuğunu düşürür. Hz. Peygamber (a.s.) bu cinayet sebebiyle suçlunun gurre yani köle veya cariye ödemesini hükmeder.” ( Müslim, Kasâme, 34–35)
    İslam hukukçuları ceninin diyetinin, tam diyetin yirmide biri yani beş deve (50 dinar, 500 dirhem) olduğunu ifade etmişlerdir. Ceninin müessir bir fiil, tehdit, korkutma veya ilaç kullanma sonucunda düşmesi bunları gerçekleştiren kişinin ceninin annesi, babası veya başka bir kişi olması bu kişilerin cenin düşmesini kastedip etmemesi hükmü değiştirmez. (bk. Muhsin Koçak, DİA, XIV, 211–222, İstanbul, 1996)
    Varlıklar içinde en üstün yere sahip olan insan; cenin iken de, çocuk, genç ve yaşlı iken de saygındır, her türlü tecavüzden korunmuştur. İnsanın dirisi de, ölüsü de muhteremdir.
    Anne rahminde çocuğu geliştiren ve ona şekil veren Allah'tır. Özürlü doğacak denildiği halde çocuğun sağlıklı olarak doğabildiği bilinen bir gerçektir. Özürlü doğacak olsa bile bir cana kıymaya dinimiz izin vermez.
    Her hangi bir gerekçe ile çocuğunu aldıranlar vicdan azabı çekmektedirler. Buna meydan vermemek gerekir. Sağlıklı çocuklar dünyaya getirmek için gereken özen gösterilmeli, her aile bakabileceği kadar çocuk yapmalı, istem dışı hamileliğe imkân verilmemelidir. Hamile olduktan sonra bu çocuk dünyaya getirilmeli, herhangi bir şekilde ceninin hayatına son verilmemelidir. Çünkü bu dinen caiz değildir. Din İşleri Yüksek Kurulunun görüşü de bu istikamettedir.

    Yazar: Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ





+ Yorum Gönder