Konusunu Oylayın.: Kul hakkı mp3,oyun vs. (Haram kazancı sadaka olarak vermek caizmi)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kul hakkı mp3,oyun vs. (Haram kazancı sadaka olarak vermek caizmi)
  1. 07.Şubat.2011, 18:46
    1
    Misafir

    Kul hakkı mp3,oyun vs. (Haram kazancı sadaka olarak vermek caizmi)






    Kul hakkı mp3,oyun vs. (Haram kazancı sadaka olarak vermek caizmi) Mumsema hayırlı günler hepinize ben internet cafe işletiyorum önceden mp3 indirip veya oyun indirip satardım yani bunun haram ve kul hakkı olduğunu farkettikten sonra şimdi yine cd ye çekip satıyorum ve aldığım parayı sadaka olarak veya cuma günleri camide ihtiyaçtan para topluyorlar onlara veriyorum verirken ve dua ederkende sevabının cd yaptığım sanatçılara gitmesini onların adına gitmesini istiyorum onların yerine hayır yapıyorum yani ben çekmiyorum desemde adam gidip başka cafede çektirecek cd yi adamın umurunda değil en azından böyle yaparak daha önce yediğim haklarının bir kısmını ödeyebilirim diye düşünüyorum veya en azından banada azda olsa bir sevabı olur.Birde daha önce çektiğim mp3 ve oyunların paralarını yine sadaka olarak ufak ufak verip sevabını yine hakkını yediğim sanatçılara gitmesi için dua ediyorum bu şekilde davranarak kul hakkından kurtulabilirmiyim sizce adam bana ahirette dediği zaman sen benim hakkımı yedin benim şarkılarımla para kazandın dediği zaman, ben yaptığım hatadan döndüm ve senin için senin adına hayır yaptım diyebilme şansım olur diye düşünüyorum sizin fikriniz nedir bu konuda yanlışmı yapıyorum anlayabileceğim bir dille açıklarsanız sevinirim Allah hepinizden razı olsun.son olarak yanlış yapıyorsam eğer bu üzerimde olan hakları nasıl ödeyebilirim bir sürü müzik indirmişimdir adını bile unuttuğum adamlar var mesela ne önerirsiniz benim için lütfen yardım edin çok büyük sıkıntı duyuyorum bu durumdan şuanda.


  2. 07.Şubat.2011, 18:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    hayırlı günler hepinize ben internet cafe işletiyorum önceden mp3 indirip veya oyun indirip satardım yani bunun haram ve kul hakkı olduğunu farkettikten sonra şimdi yine cd ye çekip satıyorum ve aldığım parayı sadaka olarak veya cuma günleri camide ihtiyaçtan para topluyorlar onlara veriyorum verirken ve dua ederkende sevabının cd yaptığım sanatçılara gitmesini onların adına gitmesini istiyorum onların yerine hayır yapıyorum yani ben çekmiyorum desemde adam gidip başka cafede çektirecek cd yi adamın umurunda değil en azından böyle yaparak daha önce yediğim haklarının bir kısmını ödeyebilirim diye düşünüyorum veya en azından banada azda olsa bir sevabı olur.Birde daha önce çektiğim mp3 ve oyunların paralarını yine sadaka olarak ufak ufak verip sevabını yine hakkını yediğim sanatçılara gitmesi için dua ediyorum bu şekilde davranarak kul hakkından kurtulabilirmiyim sizce adam bana ahirette dediği zaman sen benim hakkımı yedin benim şarkılarımla para kazandın dediği zaman, ben yaptığım hatadan döndüm ve senin için senin adına hayır yaptım diyebilme şansım olur diye düşünüyorum sizin fikriniz nedir bu konuda yanlışmı yapıyorum anlayabileceğim bir dille açıklarsanız sevinirim Allah hepinizden razı olsun.son olarak yanlış yapıyorsam eğer bu üzerimde olan hakları nasıl ödeyebilirim bir sürü müzik indirmişimdir adını bile unuttuğum adamlar var mesela ne önerirsiniz benim için lütfen yardım edin çok büyük sıkıntı duyuyorum bu durumdan şuanda.


    Benzer Konular

    - Türkçesi bulunmayan birşeyi türkçe olarak kullanmak telif hakkı haram mı

    - Haram parayı sadaka olarak verirsek ne olur.

    - Haram Maldan Sadaka Vermek

    - Berberlerin kazancı haram mı?

    - Haram para ile sadaka vermek caiz mi günah mı?

  3. 07.Şubat.2011, 19:24
    2
    Ensar
    لا اله ا لا ا لله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2009
    Üye No: 56476
    Mesaj Sayısı: 1,818
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Bulunduğu yer: Kuzey Yarım Küre

    Cevap: Kul hakkı mp3,oyun vs. (Haram kazancı sadaka olarak vermek caizmi)




    Haram malı sadaka olarak vermek hayır mıdır?

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    Haram yoldan kazancı olan kimselere devlet ve devletin yetki verdiği kimseler engel olabilir ve mallarına el koyabilir. Devletin yetki vermediği kimseler böyle mallara el koyamadığı gibi istediği gibi de kullanamaz. Buna dikkat etmek gerekir. Çünkü haramı engellemek için kullanılan yolun da helal olması lazımdır. Haramı helal olmayan bir yolla engellemek de doğru değildir. Ancak kendi isteğiyle bu malları veya paraları verirse o zaman fakir fukaraya veya hayır kurumlarına verilebilir.

    Haram yolla elde edilen parayı veya malı ne yapmak gerekir, konusuna gelince:

    Haram yollarla elde edilen para veya mal da haramdır. Meşru olmayan yoldan kazanılan bir malı, bir parayı şahsın kendisinin yemesi caiz olmayıp, haramdır. Eğer bu mal hırsızlık, gasp gibi yollarla haksız yere ele geçirilmişse, insanın onu kazancından ayırması, uzaklaştırması gerekir. Bu halde sahibi belli ise, malın ona verilmesi gerekir. Esas sahibi ölmüş olunca da hak mirasçılarına verilir. Şayet sahibi kaybolmuşsa, ortaya çıkana kadar bekletilir. Çıkınca da meydana gelen artışlarla birlikte sahibine teslim edilir.
    Gerçek sahibi bilinmeyen mal, birkaç şekilde olur. Ya sahibi ölmüştür, ya kaybolmuştur veya millet malından haksız bir şekilde alınıp zimmete geçirilmiştir. Ayrıca bugün sık sık karşılaşılan bir hal olan faiz yoluyla da geçmiş olabilir. Esas olan, mümkün mertebe faiz müesselelerine para yatırmamaktır. Fakat çeşitli sebeplerle bankada bulunan paraya faiz tahakkuk etmişse, onun sarfı da yukarıda zikredilen haram mallarla birlikte mütalâa edilebilir.

    Sahibi bilinmeyen haram malı veya faiz yoluyla ele geçen parayı sarf hususunda İslâm hukukçularının farklı görüşleri bulunmaktadır. Bu meseleyi haram malın sarfı bahsinde anlatan İmam Gazalî Hazretleri, iki ciheti dikkate vermektedir. Birisi, o malın tasadduk edilmesi, öbürü ise, temiz bir mal olmadığı gerekçesiyle fukaraya sadaka olarak verilemeyeceğidir.

    İkinci görüşü benimseyen âlimlerden Fudayl bin İyad, eline geçen iki dirhem paranın helâl yoldan kazanılmış olmadığını fark edince onu götürüp taşların arasına koymuş ve “Ben ancak helâl ve temiz olan malı tasadduk ederim. Kendim için hoş görmediğimi başkası için de uygun görmem” demiştir.

    İmam Gazalî, Hz. Fudayl’ın bu hâlini anlattıktan ve bu görüşü bir derece kabul ettikten sonra, bu görüşleri destekleyen naklî delilleri sıralamaktadır.
    Resul-i Ekrem bir ceneza defninden dönüşünde Kureyşli bir kadının verdiği ziyafete davet edilmiş; önüne konulan kızartılmış koyunun haram olduğu bildirilince, “Bunu kaldırın ve esirlere yedirin” buyurmuştur.1

    Yine bir diğer naklî delil de şöyle:

    Bizans’ın İranlılara galip geleceğini haber veren Rum Sûresinin ilk âyetleri nâzil olunca, müşrikler Peygamberimizi yalanlayarak alaya aldılar. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, Peygamberimizin müsaadesiyle müşriklerle bahse girişti. Sonunda Kur’ân’ın verdiği haber doğru çıktı. Hz. Ebû Bekir de iddiada ortaya konan develeri müşriklerden aldı. Ancak bu arada kumar haram kılındığı için, Resul-i Ekrem Efendimiz, “Getirdiğin bu mal şüphesiz haramdır. Onu Müslümanlara sadaka olarak ver” buyurdu. Bilindiği gibi, karşılıklı bahis de kumara girmektedir.

    Her iki görüşle ilgili geniş açıklamalarda bulunan İmam Gazalî özet olarak şunları söylemektedir:

    Zarurî olarak bilinir ki, bu malı hayırlı bir yere sarfetmek, denize atmaktan daha hayırlıdır. Bunun ne atana, ne de malın sahibine bir faydası vardır. Halbuki bir fakirin eline verildiği takdirde, o fakir faydalanacağı gibi, mal sahibine de duacı olacaktır. “Kendimiz haramı nasıl yemiyorsak, fakirlere de yedirmeyiz” görüşünde olan âlimlere ise Gazalî şu cevabı vermektedir:

    “Bu söz doğrudur. Fakat bu mal ona ihtiyacımız olmadığı zaman bize haramdır, fakire ise helâldir.”2

    Bu durumda gerek faizli parayı, gerekse başka yollardan ele geçmiş bulunan parayı fakirlere tasadduk etmek mümkün olduğu gibi, bir hayır kurumuna vermek de mümkündür. Sadaka olarak verilen bu paradan ne bir ecir beklenir, ne de sevap. Sadece para en uygun bir şekilde elden çıkarılmış olur.

    1. Tirmizî, Savm: 3.
    2. İhyâ, 2: 127-132.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 07.Şubat.2011, 19:24
    2
    لا اله ا لا ا لله



    Haram malı sadaka olarak vermek hayır mıdır?

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    Haram yoldan kazancı olan kimselere devlet ve devletin yetki verdiği kimseler engel olabilir ve mallarına el koyabilir. Devletin yetki vermediği kimseler böyle mallara el koyamadığı gibi istediği gibi de kullanamaz. Buna dikkat etmek gerekir. Çünkü haramı engellemek için kullanılan yolun da helal olması lazımdır. Haramı helal olmayan bir yolla engellemek de doğru değildir. Ancak kendi isteğiyle bu malları veya paraları verirse o zaman fakir fukaraya veya hayır kurumlarına verilebilir.

    Haram yolla elde edilen parayı veya malı ne yapmak gerekir, konusuna gelince:

    Haram yollarla elde edilen para veya mal da haramdır. Meşru olmayan yoldan kazanılan bir malı, bir parayı şahsın kendisinin yemesi caiz olmayıp, haramdır. Eğer bu mal hırsızlık, gasp gibi yollarla haksız yere ele geçirilmişse, insanın onu kazancından ayırması, uzaklaştırması gerekir. Bu halde sahibi belli ise, malın ona verilmesi gerekir. Esas sahibi ölmüş olunca da hak mirasçılarına verilir. Şayet sahibi kaybolmuşsa, ortaya çıkana kadar bekletilir. Çıkınca da meydana gelen artışlarla birlikte sahibine teslim edilir.
    Gerçek sahibi bilinmeyen mal, birkaç şekilde olur. Ya sahibi ölmüştür, ya kaybolmuştur veya millet malından haksız bir şekilde alınıp zimmete geçirilmiştir. Ayrıca bugün sık sık karşılaşılan bir hal olan faiz yoluyla da geçmiş olabilir. Esas olan, mümkün mertebe faiz müesselelerine para yatırmamaktır. Fakat çeşitli sebeplerle bankada bulunan paraya faiz tahakkuk etmişse, onun sarfı da yukarıda zikredilen haram mallarla birlikte mütalâa edilebilir.

    Sahibi bilinmeyen haram malı veya faiz yoluyla ele geçen parayı sarf hususunda İslâm hukukçularının farklı görüşleri bulunmaktadır. Bu meseleyi haram malın sarfı bahsinde anlatan İmam Gazalî Hazretleri, iki ciheti dikkate vermektedir. Birisi, o malın tasadduk edilmesi, öbürü ise, temiz bir mal olmadığı gerekçesiyle fukaraya sadaka olarak verilemeyeceğidir.

    İkinci görüşü benimseyen âlimlerden Fudayl bin İyad, eline geçen iki dirhem paranın helâl yoldan kazanılmış olmadığını fark edince onu götürüp taşların arasına koymuş ve “Ben ancak helâl ve temiz olan malı tasadduk ederim. Kendim için hoş görmediğimi başkası için de uygun görmem” demiştir.

    İmam Gazalî, Hz. Fudayl’ın bu hâlini anlattıktan ve bu görüşü bir derece kabul ettikten sonra, bu görüşleri destekleyen naklî delilleri sıralamaktadır.
    Resul-i Ekrem bir ceneza defninden dönüşünde Kureyşli bir kadının verdiği ziyafete davet edilmiş; önüne konulan kızartılmış koyunun haram olduğu bildirilince, “Bunu kaldırın ve esirlere yedirin” buyurmuştur.1

    Yine bir diğer naklî delil de şöyle:

    Bizans’ın İranlılara galip geleceğini haber veren Rum Sûresinin ilk âyetleri nâzil olunca, müşrikler Peygamberimizi yalanlayarak alaya aldılar. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, Peygamberimizin müsaadesiyle müşriklerle bahse girişti. Sonunda Kur’ân’ın verdiği haber doğru çıktı. Hz. Ebû Bekir de iddiada ortaya konan develeri müşriklerden aldı. Ancak bu arada kumar haram kılındığı için, Resul-i Ekrem Efendimiz, “Getirdiğin bu mal şüphesiz haramdır. Onu Müslümanlara sadaka olarak ver” buyurdu. Bilindiği gibi, karşılıklı bahis de kumara girmektedir.

    Her iki görüşle ilgili geniş açıklamalarda bulunan İmam Gazalî özet olarak şunları söylemektedir:

    Zarurî olarak bilinir ki, bu malı hayırlı bir yere sarfetmek, denize atmaktan daha hayırlıdır. Bunun ne atana, ne de malın sahibine bir faydası vardır. Halbuki bir fakirin eline verildiği takdirde, o fakir faydalanacağı gibi, mal sahibine de duacı olacaktır. “Kendimiz haramı nasıl yemiyorsak, fakirlere de yedirmeyiz” görüşünde olan âlimlere ise Gazalî şu cevabı vermektedir:

    “Bu söz doğrudur. Fakat bu mal ona ihtiyacımız olmadığı zaman bize haramdır, fakire ise helâldir.”2

    Bu durumda gerek faizli parayı, gerekse başka yollardan ele geçmiş bulunan parayı fakirlere tasadduk etmek mümkün olduğu gibi, bir hayır kurumuna vermek de mümkündür. Sadaka olarak verilen bu paradan ne bir ecir beklenir, ne de sevap. Sadece para en uygun bir şekilde elden çıkarılmış olur.

    1. Tirmizî, Savm: 3.
    2. İhyâ, 2: 127-132.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder