Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri
  1. 06.Şubat.2011, 17:54
    1
    Misafir

    Peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri






    Peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri Mumsema peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri


  2. 06.Şubat.2011, 17:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Şubat.2011, 14:08
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamberimizin cennetle ilgili görüşleri




    Bir kerpici gümüş, bir kerpici altın, harcı keskin kokulu misk, döşemesi inci ve yakut, toprağı ise za'feran olup, oraya giren mutlu olur, umutsuz olmaz, ebedi olur, ölmez.



    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10088)


    . Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferan (safran)dır .
    ((Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6)

    Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6)


    Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/9)

    Cennette gurfeler vardır. Dışları içlerinden, içleri dışlarından görünür.
    (Kütüb-i Sitte-14, s. 447/2)

    Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar, kule), otluk, sulak yerlerle çevrilidir. Beş bin de kapısı vardır.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/5)

    Bir gün Resulullah, "Cennette öyle köşkler vardır ki, ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır" buyurdu. Bunu dinleyen Ashab, "Ey Allah'ın Resulü, o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?" diye sordu. Resulullah (a.s.m.), "Onlar kuşlar misali uçarak girecekler" buyurdu. Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur.

    (Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4)


    Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş, harcı misk, çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6)

    Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6)

    Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554)


    Muhakkak ki cennet saraylarından bir sarayın içinde yetmiş menzil (yer, dünya, ev) bulunur. Her menzilde, içerisine girilmek üzere yetmiş kapı, her kapının da diğerinden girmekte olan kokudan başka cennet kokularından koku girer.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323-324/555)


    Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 325/560)


    Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır.
    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091)

    Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak.
    ([(Buhari, Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10092)

    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi vardır. Onun için inciden, zebercedden (zümrüt benzeri kıymetli bir taş) ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.
    ((Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı- 5, s. 412/10114)


  4. 07.Şubat.2011, 14:08
    2
    Editör



    Bir kerpici gümüş, bir kerpici altın, harcı keskin kokulu misk, döşemesi inci ve yakut, toprağı ise za'feran olup, oraya giren mutlu olur, umutsuz olmaz, ebedi olur, ölmez.



    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10088)


    . Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferan (safran)dır .
    ((Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6)

    Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6)


    Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/9)

    Cennette gurfeler vardır. Dışları içlerinden, içleri dışlarından görünür.
    (Kütüb-i Sitte-14, s. 447/2)

    Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar, kule), otluk, sulak yerlerle çevrilidir. Beş bin de kapısı vardır.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/5)

    Bir gün Resulullah, "Cennette öyle köşkler vardır ki, ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır" buyurdu. Bunu dinleyen Ashab, "Ey Allah'ın Resulü, o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?" diye sordu. Resulullah (a.s.m.), "Onlar kuşlar misali uçarak girecekler" buyurdu. Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur.

    (Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4)


    Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş, harcı misk, çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6)

    Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6)

    Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554)


    Muhakkak ki cennet saraylarından bir sarayın içinde yetmiş menzil (yer, dünya, ev) bulunur. Her menzilde, içerisine girilmek üzere yetmiş kapı, her kapının da diğerinden girmekte olan kokudan başka cennet kokularından koku girer.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323-324/555)


    Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 325/560)


    Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır.
    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091)

    Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak.
    ([(Buhari, Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10092)

    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi vardır. Onun için inciden, zebercedden (zümrüt benzeri kıymetli bir taş) ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.
    ((Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı- 5, s. 412/10114)





+ Yorum Gönder