+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Neden ölüyoruz neden hiç bir duam kabul olmuyor Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Neden ölüyoruz neden hiç bir duam kabul olmuyor






  2. Fetva Meclisi
    Moderatör

    Cevap: Neden ölüyoruz neden hiç bir duam kabul olmuyor


    Reklam



    Cevap: Muhterem kardeşim. Varolan herşeyi noksansız bir yaratış ile yaratan Allah , insanoğlunu da bedenen ve ruhen mükemmel bir şekil ile yaratmıştır. Öyle ki , Allah insana kendi ruhundan üflemiştir . Yarattığı bu insan denen varlığa merhamet , şefkat gibi en güzel erdemleri ve en ulvi duyguları bahşetmiştir. İnsan bu duygular sayesinde dir ki diğer insanlara ve tüm diğer mahlukata iyilik penceresindan bakmayı becerebilir ve onların iyiliğini ister.
    Şefkat , merhamet gibi bu ulvi duygular , insanoğlunun kadın cinsinde daha yoğun bir şekil sergiler. Ondandır ki kadınlar daha yufka yürekli, daha bir merhametli ve ondandır ki anne kelimesinin içi dopdoludur. Bu anne ki çocuğunun başı ağrısa kendisi uyuyamaz. Çocuğuna olan sahiplenme/kendi bilme duyugusunun mahiyeti , yavrusuna gelecek derdi kendisine gelmesini tercih edecek boyuttadır. Çocuğunun başına en ufak bir kötülük gelmesini istemez. Kötü olanı çocuğun ta kendisi istese bile buna ne pahasına olursa olsun karşı durur. Çocuğu bu hali beğenmesede bu böyledir. Annelik başka türlü davranmaya izin vermez.
    Evin 15 yaşındaki çocuğu olan Ahmet annesinin yanına gelir.
    ---Anne der bana da Mehmet abi nin motorsikletinden alırmısınız der.
    ---Olmaz alamayız Ahmet der anne.
    Daha motorsikletin alınmama sebebini bile öğrenmeden kapıyı vurur çıkar dışarı Ahmet. Hani delikanlı ya , hani hızlı yaşamalı ya. Herkesin anne-babası onların her istediklerini aliyorlarda Ahmet'in ailesi neden almaz ki Ahmet'in istediklerini. Her zaman istedikleri şeyler ya kabul görmüyor Ya da sonra alırız diyip erteleniyor ne yapsın bu Ahmet şimdi. O isyan etmesinde kim isyan etsin. Oysa ki o anne biricik oğlu , ciğer parcası Ahmet'i henüz küçük olduğundan dolayı sakındığı için , isteğini geri çevirdi. Anneye göre biraz daha büyümeli idi oğlu.
    Bir insan , bir anne bile bu kadar merhamet ve sakınma duygusu gösterir çocuğu için doğru olanın ne olduğuna karar verir ve gereğini yapmak için her bedeli öder/ödemeye hazır iken hadi düsünelim. Allah acaba bizi ne kadar düşünüp ,bizi nelerden koruyordur. Bizim için neyin , ne zaman daha hayırlı olacağını bilen Allah bizim isteklerimize nazıl icabet ediyordur acaba. Nasıl bir plan ve proğram dahilinde gidiyordur acaba bu işler hiç düşündükmü?
    Geçenlerde bir arkadaş grubu içinde , bir tanesi '' o kadar çok dua ediyoruz ama dualrımız neden kabul olmuyor '' dedi. İşte o anda tüm yukarıda geçen cümleler geldi aklıma. Ve düşünmeye devam ettim . Sorular sordum kendi kendime . Hep birlikte soralım kendimiz bu soruları.
    Duamda istediğim şey
    acaba gerçekten doğru bir şey mi istedim
    acaba benim için hayırlı olan , gerçektende benim isteğim şeymi
    acaba bu istediğim şey , şuan da hayatıma girse , bu benim için doğru bir zamanlama mı
    acaba sorumluluğunu taşıyamayacağım bir şeymi istiyorum
    acaba hakikaten ben ne istediğimi biliyormuyum.
    vs. vs... bu soruları çoğaltmamız mümkün tabii ki . Ancak maksat hasıl oldu kanaatindeyim.
    Yaratılmış herşeyin otorite sahibi ve yegane hüküm koyucusu olan Allah her şey ama her şey hakkında bir plan ve proğram koymuştur. Hiçbir şey tesadüfen olmaz , olamaz. Herşeyin bir plan ve proğram dahilinde gerçekleştiği varlık dünyasında kul olarak elbette Yaradandan istekleri-miz,dualarımız olacaktır. İstemek , yalvarmak bizden ama kabul edip , etmeme , kısa zamanda kabul etme ya da erteleyip doğru zaman da kabul etme Allah'tan dır. Her şey bir denge , düzen ve plan üzerinedir. Bu mükemmel ahengin kurucusu Allah'tır. Olup biten herşey O'nun ol demesi iledir. Allah merhametlilerin en merhametlisidir. Bizim için neyin hayır neyin de şer olduğunu bizden daha iyi bilendir. O sebeble , ya o çok istediğimiz şeyler için ettiğimiz dua lar kabul olsa ve bu istediğimiz şey aslında bizim için bir felketse o zaman ne yapacağız. O zamanda daha önce neticesi bilmeden ısrala istediğimiz ve bizim arzu etmediğimiz sonuçlar doğuran o ilk dua yı tersine çevirmesini isteyeceğiz. Netice olarak , elbet dualarımız olacak ama neden kabul olmuyor diye farkında olmadan hesap sorucu bir pozisyona düşmeden en hayırlısını , en hayırlı zamanlar için isteyelim. Sonuçta imtihan dünyasındayız. Allah verdikleri ve vermedikleri içinde bizi imtihan etmekte. Kulluğumuzun kalitesi kabul olunan duaların sayısının çokluğu ile alakalı değildir. Kulluğun kalitesi takva bakımından üstün olmakla alakalıdır.Takva ya yakışan O'ndan gelene razı olup bulunduğumuz şartlar içinde nasıl daha iyi bir kulluk ederiz teslimiyetidir.


    Muhterem kardeşimiz. ikinci sorunuzun cevabınıda şöyle izah edelim. Her nefis (canlı) ölümü tadacaktır. (Yani herkes ölecektir) Nefs, zat ve ruh mânâlarına geldiği için, bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak, bir hayat eseridir. Ve zevk anında tadıcının baki (ebedi) olduğunu anlatır, yoksa zevk tasavvur olunamaz. O halde mânâ: "Her nefis bedeninin ölümünü tadacaktır" demek olur. Bu da nefsin, bedenden başka olduğunu ve bedenin ölümüyle onun ölmeyeceğini anlatır. Şu halde ölüm zorunluluğu cismani hayata mahsus olup, mücerred (soyut) ruhların yok olmadığını söylerler. Ve ahiret meselesini bu şekilde ruhun ebedi oluşuna dayanan ruhani (ruhlara ait) bir hayat tasavvur etmişlerdir. Fakat diğer taraftan bir çok tefsirciler ve bilginler demişlerdir ki, bu şekil yorum, bir zorlamadır. Zaikatü'l-mevt demek ölecektir demek olduğu açıktır. Belli ki tadan kim ise, ölen o olacaktır. Evet bedenin ölmesiyle nefis ve ruhun büsbütün yok oluvermeyip bir müddet kalabileceği diğer delillerden açıkça anlaşılıyor ise de, genelde ruhların ölmedikleri davası ne aklen, ne de naklen zorunlu olarak sabit değildir. Önce "zaikatü'l-mevt", herhalde, tadan nefsin ölümünü ifade etmektedir. Rivayetler de bu manayı göstermektedir. Rivayet olunuyor ki, ne zaman "Yeryüzündeki her canlı yok olacak." (Rahman, 55/26) ayeti'ndi melekler, yeryüzündekiler öldü dediler. Sonra indiği zaman biz de öldük dediler. Ruhların ölümünü de ifade etmeseydi, meleklerin ölümünü de anlatmazdı ve melekler için ölüm ve yok olma düşünülünce, beşer ruhları için de düşünülmesi gerekir. Ancak genel hükmünün de umumi üzere cereyan edemeyeceği de hatırlatmaya değer görülmüştür. Çünkü "Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacak." (Zümer, 39/68) ayetinde Allah Teala'nın diledikleri, bu genelden hariç tutulmuşlardır. Buna göre göklere ait olsun, yere ait olsun, gerek melekler ve gerek bütün nefisler yanında ebediyete kadar ölmeyecek olanlar da bulunabilecektir. İşte İslam alimlerinin çoğunluğunun görüşleri budur. Özetle ruhun ebedi oluşu inkar edilemez. Ve fakat umum için zorunlu değildir. Dinin ve ahiretin imkanının, mutlak olarak, ruhların ebedîliği nazariye (teori)sine dayanması da zorunlu değildir. "Kıyamet" kelimesi de tamamen yok oluşu ve ondan sonra kıyam (öldükten sonra dirilme), neşr ve haşr (dağılıp, toplanmay)ı ifade eder ki, ölüm ve öldükten sonra dirilme, özetle ahiret inancı, bir ebedî olma inancıdır. Fakat bu ebedilik, ilk oluşum değil, ikinci oluşumdur.

    Evet her nefis ölümü tadacak; dünyanın ne üzüntüsü, ne sevinci hiç biri kalmayacak, ve sevaplarınızın size tam olarak ödenmesi de ancak kıyamette olacaktır. Dünyada iyi veya kötü bütün çalışmaların sevap veya cezasını yine dünyada elde etmek mümkün değildir. Mesela şehidlerin kanlarıyla kazanılan savaşların başarı meyvelerinden o şehidlerin dünyada istifade etmelerini düşünmek tenakuz (çelişki) olur ki, bütün faziletler de böyledir. Gerçi dünyada hiçbir ücret verilmez de değildir. Burada da bazı çalışmaların karşılığının alındığı da vardır. Fakat bu dünyada sonuç, ölüm ve yok olmak muhakkak bulunduğu için; gelen herhangi bir menfaat ve tad, kesilme ve sona erme korkusuyla karışık ve muhakkak gam ve kederle sarılıdır. Gamsız sevinç, korkusuz eminlik, ıztırapsız lezzet, kesintisiz ebedi saadet kıyamet gününde hasıl olur.


    Allah'a Emanet olmanız dileğimiz ile
    Mumsema Yönetimi.....

  3. Misafir
    çok sağolun bu soruyu bende merak ediyordum

+ Yorum Gönder
hiçbir duam kabul olmuyor