Konusunu Oylayın.: Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

5 üzerinden 4.18 | Toplam : 11 kişi
Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?
  1. 03.Şubat.2011, 04:16
    1
    Misafir

    Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?






    Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi? Mumsema zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi? bir yerde okumuştum cennet ve cehennem dışında bir yer deolacakları yazıyordu. öbür dünyada yine zihinsel engelleri olmayacak dimi?


  2. 03.Şubat.2011, 04:16
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi? bir yerde okumuştum cennet ve cehennem dışında bir yer deolacakları yazıyordu. öbür dünyada yine zihinsel engelleri olmayacak dimi?


    Benzer Konular

    - Aç insanlardan hesaba çekilecek miyiz

    - Namazla mükellef olmayan zihinsel engelliler gusülle mükellef midirler?

    - Deliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi?

    - Hayvanlar öldükten sonra ruhları ne olur ve bu hayvanlar cennete gidecekler mi?

    - Ölümden Hemen Sonra Cennete Girmeğe Vesile Olan Ameller

  3. 03.Şubat.2011, 10:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?




    İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar

    İnsan, varlıklar arasında en üstün bir konuma sahiptir. İster ruhen ve bedenen sağlıklı, isterse müptelâ olduğu bir rahatsızlık sebebiyle engelli olsun, İslâm’ın anlayışına göre bütün insanlar saygı ve hürmete lâyıktır.

    Engelliler konusu üzerinde bıkmadan, usanmadan durulması gereken bir konudur. Bugün dünyada engelli nüfusu 500 milyonu aşmış bulunmaktadır. Esasen engelliler konusu temelde bir insan hakkı meselesidir. Bu anlamda, engelli insanlar ile diğerleri arasında haklara sahip olma açısından da bir ayırım söz konusu değildir.

    Yasalara göre zihinsel ve bedensel engelliler toplumsal hayatta sağlıklı insanlarla eşit haklara sahiptir. “Bedensel ve zihinsel engelleri nedeniyle insanlar arasında ayırım yapılmasına izin verilmeyecektir
    vb. ilkelerle engelli hakları; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, gibi çeşitli uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır.

    Ancak günümüzde; sorunların çözümü, sorunun tartışılması ve gündemde tutulması ile gerçekleşmektedir. Özellikle bu konuya ilişkin yapılacak her tür katkıya ihtiyaç duyulmaktadır. Konuyu gündemde tutmak ve bu sosyal yaranın iyileştirilmesi yada giderilmesine dair her tür çalışmaya destek vermek temel görev olarak algılanmalıdır.

    İslâm’da ‘hayat’ hakkı esas olduğundan engelli olmak eşit yaşama prensibini de ortadan kaldırmaz.
    “Allah herkesi ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu tutar...”[Kuran: 2/286], “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” [Kuran: 2/285] gibi ayetlerle kolaylığı genel bir ilke olarak kabul eden İslâmiyet, engelli kimselere de güçlerinin yetmeyeceği şeyleri yüklememiştir.Bu sebeple mesela ağır zihinsel engelliler ibadetle yükümlü değildir.

    Toplumun her kesimi ile ilgilenen Hz. Peygamber ’in, zihinsel engellilerle de ilgilenmiş ve onları ihmal etmemiştir. Nitekim, akıl hastalarının dini yükümlülüklerden muaf tutulduklarını şu sözleri ile dile getirmişlerdir:

    Üç kimseden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan ve şifa buluncaya kadar akıl hastasından.
    [Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi] bu hadis, zihinsel engellilerin sorumluluklarının çerçevesinin belirlenmesinde temel teşkil eden başlıca delillerdendir.

    İbadet yerine yürüyerek gidemeyecek derecede hasta olan kimseler, kendilerini götürecek birisi olsa dahi Ebu Hanife'ye göre Cuma namazını kılmakla yükümlü değildir. Yine, farz namazları ayakta kılmaya güç yetiremeyen kimselerle, ayakta kıldıkları takdirde başka bir rahatsızlığı oluşan veya hastalığının artması, ya da iyileşmesinin gecikmesi söz konusu olan kimseler, namazlarını oturarak kılarlar. Rükû ve secde yapmaya güç yetiremeyen kimse ise namazını îmâ ile kılar.

    İslam Peygamberi Hz. Muhammed insanlara engelli-engelsiz oluşuna göre davranmazdı. Görme engelli olan Abdullah İbn Ümmi Mektumu müezzin olarak görevlendirmişti. Hz. Peygamber, bizzat engellilerle ilgilenmiş, onlara güçlerinin yetmediği alanlarda görevlendirmemiş, yeteneklerine göre kamusal alanda vazife vermiş, topluma kazandırmaya çalışmış; engellileri başkalarının maddi manevi yardımına muhtaç bir tabaka olarak görmemiştir.

    İnsanın görme işitme, konuşma vb. bir yetisinin olmaması elbette kişi için bir meşakkat ve oldukça zor bir durumdur. Ancak Hz. Peygamber, engelli olup da sabredenlerin cennetle ödüllendirileceğini bildirmiştir. Bir Kudsi Hadisde;

    Herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum bırakmak suretiyle imtihana tabi tuttuğumda, sabrederse, gözlerine karşılık ona cenneti veririm [Buhari, Merda, 7] buyruluyor.

    Hz Peygamber, durumlarına göre engellileri mesleki hayattan ve çalışmaktan alıkoymamış, bilakis onların ticaret yapmasını kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bununla birlikte, engellileri mazeretleri sebebiyle güç yetiremeyecekleri işlerden de muaf tutmuştur.

    İbn Abbas, Ata b.Ebi Rebah’a;

    Sana cennet ehlinden bir kadını göstereyim mi?”
    dedi. Ata; “Evet, göster” dedi. İbn Abbas; “İşte, şu siyah kadındır ki; bu kadın, Hz. Peygambere geldi ve “Sara hastalığım tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua edin” dedi. Hz. Peygamber;

    İstersen sabreder, cennetlik olursun; istersen sana afiyet vermesi için Allah’a dua ederim” dedi. Bunun üzerine kadın; “O halde sabredeceğim. Ancak sara tuttuğu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz” dedi. Hz. Peygamber de ona dua etti.” [Buhari ve Müslim]

    Hz. Peygamber, sağlıklı insanların engellilerle ilişkilerini yönlendiren ahlaki düzenlemelerde de bulunmuştur. Nitekim, görme engelli bir kimseye yol göstermeyi, işitme ve konuşma engelliye söz anlatmayı sadaka olarak değerlendirmiştir. [İbn Hanbel, V, 169]

    Hayatımızda bizi sevindirecek ve huzur duyacağımız şeylerle karşılaşmamızı nasıl doğal buluyorsak, bizi üzecek bir durumla karşılaşmayı da normal bulmalı ve sabretmeliyiz. Bu durumda bize isabet eden bir hastalığı tabii karşılamanın en iyi yolu, sabırdan geçer. Nitekim Hz. Peygamber;

    Yorgunluk, hastalık, tasa, üzüntü, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar, müslümanın başına gelen her şeyi, Allah bağışlama vesile kılar.”
    [Buhari ve Müslim] sözüyle bu müjdeyi vermektedir.

    Geleneğimizde ise Yunus Emre'nin veciz ifadesiyle,

    Yaratılanı severiz, Yaratan'dan ötürü

    anlayışının doğrultusunda, tarih boyunca engelli insanlara karşı yakın ilgi ve şefkatle yaklaşılmıştır.

    Sonuç olarak çağımızda, engellilerin kendi kendine yeterli hale gelmesi, belli bir bilgi ve kültür düzeyine ulaşması, meslek edinerek üretken hale gelmesi ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurarak toplumsal hayata katılmasının sağlanması hususunda herkese görev düşmektedir.

    Bireylerin, hayatının her döneminde, çeşitli nedenlerle engelliliği yaşayabileceğini düşündüğümüzde, engelliler için yapılacak olan çalışmalara, engelli olan ve olmayan herkesin tam katılımının sağlanması gereği ortaya çıkmaktadır.

    Engellilerin haklarına saygı ve onlara gereken ilginin gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Onlar, daima toplumun ayrılmaz birer parçası halinde görülmelidir.

    Ne mutlu, karşılaştığı bütün zorluklara sabrederek mutlu sona erişenlere!..


  4. 03.Şubat.2011, 10:56
    2
    Silent and lonely rains



    İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar

    İnsan, varlıklar arasında en üstün bir konuma sahiptir. İster ruhen ve bedenen sağlıklı, isterse müptelâ olduğu bir rahatsızlık sebebiyle engelli olsun, İslâm’ın anlayışına göre bütün insanlar saygı ve hürmete lâyıktır.

    Engelliler konusu üzerinde bıkmadan, usanmadan durulması gereken bir konudur. Bugün dünyada engelli nüfusu 500 milyonu aşmış bulunmaktadır. Esasen engelliler konusu temelde bir insan hakkı meselesidir. Bu anlamda, engelli insanlar ile diğerleri arasında haklara sahip olma açısından da bir ayırım söz konusu değildir.

    Yasalara göre zihinsel ve bedensel engelliler toplumsal hayatta sağlıklı insanlarla eşit haklara sahiptir. “Bedensel ve zihinsel engelleri nedeniyle insanlar arasında ayırım yapılmasına izin verilmeyecektir
    vb. ilkelerle engelli hakları; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, gibi çeşitli uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır.

    Ancak günümüzde; sorunların çözümü, sorunun tartışılması ve gündemde tutulması ile gerçekleşmektedir. Özellikle bu konuya ilişkin yapılacak her tür katkıya ihtiyaç duyulmaktadır. Konuyu gündemde tutmak ve bu sosyal yaranın iyileştirilmesi yada giderilmesine dair her tür çalışmaya destek vermek temel görev olarak algılanmalıdır.

    İslâm’da ‘hayat’ hakkı esas olduğundan engelli olmak eşit yaşama prensibini de ortadan kaldırmaz.
    “Allah herkesi ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu tutar...”[Kuran: 2/286], “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” [Kuran: 2/285] gibi ayetlerle kolaylığı genel bir ilke olarak kabul eden İslâmiyet, engelli kimselere de güçlerinin yetmeyeceği şeyleri yüklememiştir.Bu sebeple mesela ağır zihinsel engelliler ibadetle yükümlü değildir.

    Toplumun her kesimi ile ilgilenen Hz. Peygamber ’in, zihinsel engellilerle de ilgilenmiş ve onları ihmal etmemiştir. Nitekim, akıl hastalarının dini yükümlülüklerden muaf tutulduklarını şu sözleri ile dile getirmişlerdir:

    Üç kimseden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan ve şifa buluncaya kadar akıl hastasından.
    [Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi] bu hadis, zihinsel engellilerin sorumluluklarının çerçevesinin belirlenmesinde temel teşkil eden başlıca delillerdendir.

    İbadet yerine yürüyerek gidemeyecek derecede hasta olan kimseler, kendilerini götürecek birisi olsa dahi Ebu Hanife'ye göre Cuma namazını kılmakla yükümlü değildir. Yine, farz namazları ayakta kılmaya güç yetiremeyen kimselerle, ayakta kıldıkları takdirde başka bir rahatsızlığı oluşan veya hastalığının artması, ya da iyileşmesinin gecikmesi söz konusu olan kimseler, namazlarını oturarak kılarlar. Rükû ve secde yapmaya güç yetiremeyen kimse ise namazını îmâ ile kılar.

    İslam Peygamberi Hz. Muhammed insanlara engelli-engelsiz oluşuna göre davranmazdı. Görme engelli olan Abdullah İbn Ümmi Mektumu müezzin olarak görevlendirmişti. Hz. Peygamber, bizzat engellilerle ilgilenmiş, onlara güçlerinin yetmediği alanlarda görevlendirmemiş, yeteneklerine göre kamusal alanda vazife vermiş, topluma kazandırmaya çalışmış; engellileri başkalarının maddi manevi yardımına muhtaç bir tabaka olarak görmemiştir.

    İnsanın görme işitme, konuşma vb. bir yetisinin olmaması elbette kişi için bir meşakkat ve oldukça zor bir durumdur. Ancak Hz. Peygamber, engelli olup da sabredenlerin cennetle ödüllendirileceğini bildirmiştir. Bir Kudsi Hadisde;

    Herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum bırakmak suretiyle imtihana tabi tuttuğumda, sabrederse, gözlerine karşılık ona cenneti veririm [Buhari, Merda, 7] buyruluyor.

    Hz Peygamber, durumlarına göre engellileri mesleki hayattan ve çalışmaktan alıkoymamış, bilakis onların ticaret yapmasını kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bununla birlikte, engellileri mazeretleri sebebiyle güç yetiremeyecekleri işlerden de muaf tutmuştur.

    İbn Abbas, Ata b.Ebi Rebah’a;

    Sana cennet ehlinden bir kadını göstereyim mi?”
    dedi. Ata; “Evet, göster” dedi. İbn Abbas; “İşte, şu siyah kadındır ki; bu kadın, Hz. Peygambere geldi ve “Sara hastalığım tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua edin” dedi. Hz. Peygamber;

    İstersen sabreder, cennetlik olursun; istersen sana afiyet vermesi için Allah’a dua ederim” dedi. Bunun üzerine kadın; “O halde sabredeceğim. Ancak sara tuttuğu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz” dedi. Hz. Peygamber de ona dua etti.” [Buhari ve Müslim]

    Hz. Peygamber, sağlıklı insanların engellilerle ilişkilerini yönlendiren ahlaki düzenlemelerde de bulunmuştur. Nitekim, görme engelli bir kimseye yol göstermeyi, işitme ve konuşma engelliye söz anlatmayı sadaka olarak değerlendirmiştir. [İbn Hanbel, V, 169]

    Hayatımızda bizi sevindirecek ve huzur duyacağımız şeylerle karşılaşmamızı nasıl doğal buluyorsak, bizi üzecek bir durumla karşılaşmayı da normal bulmalı ve sabretmeliyiz. Bu durumda bize isabet eden bir hastalığı tabii karşılamanın en iyi yolu, sabırdan geçer. Nitekim Hz. Peygamber;

    Yorgunluk, hastalık, tasa, üzüntü, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar, müslümanın başına gelen her şeyi, Allah bağışlama vesile kılar.”
    [Buhari ve Müslim] sözüyle bu müjdeyi vermektedir.

    Geleneğimizde ise Yunus Emre'nin veciz ifadesiyle,

    Yaratılanı severiz, Yaratan'dan ötürü

    anlayışının doğrultusunda, tarih boyunca engelli insanlara karşı yakın ilgi ve şefkatle yaklaşılmıştır.

    Sonuç olarak çağımızda, engellilerin kendi kendine yeterli hale gelmesi, belli bir bilgi ve kültür düzeyine ulaşması, meslek edinerek üretken hale gelmesi ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurarak toplumsal hayata katılmasının sağlanması hususunda herkese görev düşmektedir.

    Bireylerin, hayatının her döneminde, çeşitli nedenlerle engelliliği yaşayabileceğini düşündüğümüzde, engelliler için yapılacak olan çalışmalara, engelli olan ve olmayan herkesin tam katılımının sağlanması gereği ortaya çıkmaktadır.

    Engellilerin haklarına saygı ve onlara gereken ilginin gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Onlar, daima toplumun ayrılmaz birer parçası halinde görülmelidir.

    Ne mutlu, karşılaştığı bütün zorluklara sabrederek mutlu sona erişenlere!..


  5. 01.Nisan.2014, 16:36
    3
    Misafir

    Cevap: zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

    Allah razı olsun gerekli bilgiyi aldım.


  6. 01.Nisan.2014, 16:36
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razı olsun gerekli bilgiyi aldım.


  7. 10.Haziran.2014, 00:03
    4
    Misafir

    Cevap: zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

    bir soru ya cevap vermek için neden bu kadar uzatılıyor anlamıyorum özürlü insan cennete mi gidecek araftamı kalacak yani şu sorunun cevabını bilen yok mu


  8. 10.Haziran.2014, 00:03
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bir soru ya cevap vermek için neden bu kadar uzatılıyor anlamıyorum özürlü insan cennete mi gidecek araftamı kalacak yani şu sorunun cevabını bilen yok mu


  9. 10.Haziran.2014, 06:26
    5
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    zihinsel engelliler cennete mi gider

    özürlüler cennete gider mi

    Alıntı
    şu sorunun cevabını bilen yok mu
    Zihinsel engelliler hesapsız cennete gider.
    Bedeni özürlü olanlar ise iman ve ameline göre hak ettiği yere yani cennete veya cehhenneme


  10. 10.Haziran.2014, 06:26
    5
    mum
    Administrator
    özürlüler cennete gider mi

    Alıntı
    şu sorunun cevabını bilen yok mu
    Zihinsel engelliler hesapsız cennete gider.
    Bedeni özürlü olanlar ise iman ve ameline göre hak ettiği yere yani cennete veya cehhenneme


  11. 08.Temmuz.2015, 14:52
    6
    Misafir

    Cevap: Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

    Nerden dini konularda cevaplar bu kadar uzun? Insan soru sormaktan cekiniyor. Allah..Allah...


  12. 08.Temmuz.2015, 14:52
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Nerden dini konularda cevaplar bu kadar uzun? Insan soru sormaktan cekiniyor. Allah..Allah...


  13. 25.Mart.2016, 07:03
    7
    Misafir

    Cevap: Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

    Anlamadinmi hala . muafdir . cennetlikdir


  14. 25.Mart.2016, 07:03
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Anlamadinmi hala . muafdir . cennetlikdir


  15. 12.Aralık.2017, 21:24
    8
    Misafir

    Yorum: Zihinsel engelliler ölümden sonra hesaba çekilecek mi? cennete gidecekler mi?

    Doğuştan değilde sonradan zihinsel engelli olanların durumu ahiret hayatı nasıl olur ,bunun hakkında ayetlerle açîklayabilecek bilgiye sahip olup cevap verenlere şimdiden yeşekkür ediyorum.


  16. 12.Aralık.2017, 21:24
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Doğuştan değilde sonradan zihinsel engelli olanların durumu ahiret hayatı nasıl olur ,bunun hakkında ayetlerle açîklayabilecek bilgiye sahip olup cevap verenlere şimdiden yeşekkür ediyorum.





+ Yorum Gönder