Konusunu Oylayın.: Dinimizde evliliğin yeri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinimizde evliliğin yeri nedir?
  1. 01.Şubat.2011, 11:42
    1
    Misafir

    Dinimizde evliliğin yeri nedir?






    Dinimizde evliliğin yeri nedir? Mumsema iki sorum olacak. Birinci sorum evlilikle ilgili olacak: Dinimizde evliliğin yeri nedir? Yani daha da netleştirecek olursam: Evlenmekte bir günah var mıdır?
    İkinci sorum ise: İslam’da “Cemaat” kavramıyla ilgili olacaktır. İllaki herhangi bir cemaate bağlı olmak lazım mı? Ferdi olarak da Allah’ın (cc) dinini yayamaz mısınız? Eğer böyle değilse cemaatleşmenin neden gerekli olduğunu ve hikmetlerini izah eder misiniz?


  2. 01.Şubat.2011, 11:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    iki sorum olacak. Birinci sorum evlilikle ilgili olacak: Dinimizde evliliğin yeri nedir? Yani daha da netleştirecek olursam: Evlenmekte bir günah var mıdır?
    İkinci sorum ise: İslam’da “Cemaat” kavramıyla ilgili olacaktır. İllaki herhangi bir cemaate bağlı olmak lazım mı? Ferdi olarak da Allah’ın (cc) dinini yayamaz mısınız? Eğer böyle değilse cemaatleşmenin neden gerekli olduğunu ve hikmetlerini izah eder misiniz?


    Benzer Konular

    - Dinimizde ırk ve ırkçılığın yeri nedir

    - Dinimizde istiharenin yeri nedir

    - Dinimizde Rüyanın yeri nedir?

    - Dinimizde resmin yeri nedir?

    - Dinimizde köpek satmanın yeri nedir

  3. 01.Şubat.2011, 11:47
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Dinimizde evliliğin yeri nedir?




    Muhterem kardeşimiz. Evlilikle İlgili, İslam Dini, evliliği aşağıdaki faydalarından dolayı teşvik ve tavsiye etmiştir.
    1-İnsanın cinsel duygusu, insanda bulunan duyguların en etkin ve en azgınıdır. Sahibini sürekli kendisini tatmin edecek bir ortam sağlamasına iter. Kişi, nefsinin rahat ve tatmin olacağı helal ve meşru bir ortam sağlamadıkça sürekli kendisini huzursuz eder ve onu kötü yollara itmeye uğraşır.
    2-Nesli çoğaltıp korumanın en güzel yolu evliliktir.
    3-Babalık ve analık duygusu ancak evlilik ve çocuk doğurmakla elde edilir ve insanda sevgi, şefkat duygularını pekiştirir.
    4-Evlilik duygusu, kişide sorumluluk duygusunu oluşturarak ailesine daha güzel bir hayat kazandırmak için çalışmaya iterek bir sürü yeteneklere sahip kılar.
    5-Çalışmaları dengeli hale getirir. Erkeği dışarıda çalışmaya, hanımı da evde çocuk eğitimine ve ev işlerini düzenlemeye yönlendirerek hem içerdeki hem de dışarıdaki işlerin dengeli bir şekilde yerine getirilmesini sağlar.
    6-Evlilikle aileler oluşur, aileler arasındaki ilişkiler düzenlenerek güçlendirilir. Böylece toplumdaki sosyal dayanışma doğal olarak sağlanır.
    Yukarıdaki tüm yararlarının yanında kimi zamanlarda evliliğin hükmü ve durumu değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle İslam alimleri evliliği beş başlıkta ele almışlardır.
    1-Vacip Olan Evlilik: Evliliğe imkanı olan, cinsel duygusu evliliği arzu eden ve evlenmediği takdirde zina riski yaşayan kişilerin evlenmeleri vaciptir.
    2- Müstahap Olan Evlilik: Evlenmeye imkanı olduğu ve cinsel duygusu da evliliği arzu ettiği halde zina konusunda nefsine hakim ve emin olan kişilerin evlenmeleri müstahaptır.
    3- Haram Olan Evlilik: Cinsel duygusu evliliği istemediği, cinsel duygusu evliliğe yetersiz olduğu halde ve eşinin gerek nafaka ve bakımı gerekse de cinsel duygusunu tatmin etme konusunda zaafiyet ve yetersizlik gösteren kişilerin evlenmeleri haramdır.
    4-Mekruh Olan Evlilik:Erkeğin, cinsel ilişki ve hanımına bakma konusunda yetersiz olması, buna karşın, bayanın cinsel ilişkiye pek istekli olmaması ve maddi durumda da zengin olup erkeğe muhtaç olmaması durumunda evlilik mekruhtur.
    5-Mübah Olan Evlilik: Hem evliliğe davet eden, hem de evliliği engelleyen durumlar yoksa evlilik mübahtır.

    “İslamda Cemaat” kavramıyla ilgili olarak da: Cemaat iki kısımdır. Biri am’dır, geneldir. İkincisi ise has, yani hususi cemaattır.
    Bu iki cemaat arasında farklar vardır. Bu farklardan birisi; Umumi Cemaat’ın imamı olacak, açık ve belli olacak. Bütün Müslümanlar ona bey’at edecekler. Ona bey’at etmek vaciptir. Ona itaat lazımdır. O, Hz.Resulullah’ın (SAV) halifesidir. Ona karşı gelen, Müslüman da olsa bazı şartlar çerçevesinde olursa onun öldürülmesi caizdir. Yani kanı helaldır. Hz. Ebuzer, Allah’ın (cc) Rasulu’nden rivayet ettiği bir hadisi şerifte efendimiz demişler ki: “Kim bir karış cemaatten ayrılsa o, İslam’ın halkasını ve alametini boynundan çıkarmıştır.”
    Başka bir hadisi şerifte “Kim cemaatten ayrılsa ve dinini değiştirse onu öldürün.” Yani “İslam’dan ayrılsa ve mürted olsa” demektir.
    Buhari ve Müslüm’ün rivayet ettiği başka bir hadiste: “Kelime-i Şehadet getirenin kanı helal olmaz. Ancak üç şeyle kanı helal olur.
    1-Evli olduğu halde zina yaparsa.
    2-Haksız yere başkasını öldürürse.
    3-Dini terk edip cemaatten ayrılırsa.
    Bu üç şeyden birini yaparsa kanı helaldır, yetkililer tarafından öldürülebilir.
    Yani hadislerde geçen “Kim cemaatten ayrılırsa kafir olur.” Cümlesinde geçen “cemaat” kelimesinin anlamı “Genel İslam Ümmetidır.”
    Ama has yani özel cemaat ise: Cemaatın reisinin belli olması ve zahır olması gerekmez. Aynı zamanda herkesin ona beyat etmesi de lazım değildir. Onu beğenen ona beyat eder. Başkasını daha uygun görürse onu terk edip başkasıyla birlikte olabilir. Bunun hiçbir günahı da yoktur.
    Ama bunu unutmayalım; Cemaatsız kalmak tehlikelidir. Çünkü Allah’ın Resulü (sav) uzun bir hadisin sonunda Ümmetine şu tavsiyeyi yapıyor. ‘Dikkat edin! Cemaatten ayrılmayın. Ve tefrikadan şiddetle uzak durun. Şeytan tek başına kalan kişiyle beraberdir. İki oldu mu şeytan onlardan daha uzaklaşır. Kim Cennetin ortasına yerleşmek isterse Cemaate katılsın. Kimin iyilikleri onu ferahlatırsa ve yaptığı günahlar onu üzerse o mümindir’ Hadisini Hz. Ömer rivayet etmiştir.
    Özel Cemaatler hakkında çok hadisler var, teşvikler var. Allah’ın Resulü (sav) Cemaate katılana büyük mükafatlar va’d etmiştir. Namaz Cemaatinden tutun da Cemaat ile zikretmek, Kur’an okumak, emri bilma’ruf ve nehyi anil münker yapmak üzerinde hadisler vardır. Bu hadislerden birisi Ebu Derda’dan rivayet edilmiştir: ‘Allah’ın herhangi bir evinde halka tutup Kur’an okuyanlar, tefsirini yapanların üzerine Allah tarafından sekinet ve rahmet yani İtmi’nani kalp (kalp huzuru) nazil olur. Melekler etraflarını sarıyorlar ve Allah (cc) onları kendi huzurunda bulunanlara zikreder ve onları över. Hülasa Allah’ın Resulü ‘Allah’ın kudret ve nusreti Cemaatle beraberdir, Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu tahkir etmez, ona yalan söylemez, onu düşmanının eline terk etmez.’ Yani ona yardım eder. (Göğsüne üç defa işaret ederek) Takva kalblerdedir. Kişinin kardeşini tahkir etmesi, kişinin katılığı için yeterlidir.’ (Müslim)
    Allah hepimizi ne umumi cemaatten ne de hususi Cemaatten ayrı bırakmasın.

    Kaynaklar:
    Tac C.-5 sayfa: 308, Abdurrahman AbdülHakim Sayfa:87, Zad’ül Müslüm C-5 Sayfa:304


  4. 01.Şubat.2011, 11:47
    2
    Moderatör



    Muhterem kardeşimiz. Evlilikle İlgili, İslam Dini, evliliği aşağıdaki faydalarından dolayı teşvik ve tavsiye etmiştir.
    1-İnsanın cinsel duygusu, insanda bulunan duyguların en etkin ve en azgınıdır. Sahibini sürekli kendisini tatmin edecek bir ortam sağlamasına iter. Kişi, nefsinin rahat ve tatmin olacağı helal ve meşru bir ortam sağlamadıkça sürekli kendisini huzursuz eder ve onu kötü yollara itmeye uğraşır.
    2-Nesli çoğaltıp korumanın en güzel yolu evliliktir.
    3-Babalık ve analık duygusu ancak evlilik ve çocuk doğurmakla elde edilir ve insanda sevgi, şefkat duygularını pekiştirir.
    4-Evlilik duygusu, kişide sorumluluk duygusunu oluşturarak ailesine daha güzel bir hayat kazandırmak için çalışmaya iterek bir sürü yeteneklere sahip kılar.
    5-Çalışmaları dengeli hale getirir. Erkeği dışarıda çalışmaya, hanımı da evde çocuk eğitimine ve ev işlerini düzenlemeye yönlendirerek hem içerdeki hem de dışarıdaki işlerin dengeli bir şekilde yerine getirilmesini sağlar.
    6-Evlilikle aileler oluşur, aileler arasındaki ilişkiler düzenlenerek güçlendirilir. Böylece toplumdaki sosyal dayanışma doğal olarak sağlanır.
    Yukarıdaki tüm yararlarının yanında kimi zamanlarda evliliğin hükmü ve durumu değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle İslam alimleri evliliği beş başlıkta ele almışlardır.
    1-Vacip Olan Evlilik: Evliliğe imkanı olan, cinsel duygusu evliliği arzu eden ve evlenmediği takdirde zina riski yaşayan kişilerin evlenmeleri vaciptir.
    2- Müstahap Olan Evlilik: Evlenmeye imkanı olduğu ve cinsel duygusu da evliliği arzu ettiği halde zina konusunda nefsine hakim ve emin olan kişilerin evlenmeleri müstahaptır.
    3- Haram Olan Evlilik: Cinsel duygusu evliliği istemediği, cinsel duygusu evliliğe yetersiz olduğu halde ve eşinin gerek nafaka ve bakımı gerekse de cinsel duygusunu tatmin etme konusunda zaafiyet ve yetersizlik gösteren kişilerin evlenmeleri haramdır.
    4-Mekruh Olan Evlilik:Erkeğin, cinsel ilişki ve hanımına bakma konusunda yetersiz olması, buna karşın, bayanın cinsel ilişkiye pek istekli olmaması ve maddi durumda da zengin olup erkeğe muhtaç olmaması durumunda evlilik mekruhtur.
    5-Mübah Olan Evlilik: Hem evliliğe davet eden, hem de evliliği engelleyen durumlar yoksa evlilik mübahtır.

    “İslamda Cemaat” kavramıyla ilgili olarak da: Cemaat iki kısımdır. Biri am’dır, geneldir. İkincisi ise has, yani hususi cemaattır.
    Bu iki cemaat arasında farklar vardır. Bu farklardan birisi; Umumi Cemaat’ın imamı olacak, açık ve belli olacak. Bütün Müslümanlar ona bey’at edecekler. Ona bey’at etmek vaciptir. Ona itaat lazımdır. O, Hz.Resulullah’ın (SAV) halifesidir. Ona karşı gelen, Müslüman da olsa bazı şartlar çerçevesinde olursa onun öldürülmesi caizdir. Yani kanı helaldır. Hz. Ebuzer, Allah’ın (cc) Rasulu’nden rivayet ettiği bir hadisi şerifte efendimiz demişler ki: “Kim bir karış cemaatten ayrılsa o, İslam’ın halkasını ve alametini boynundan çıkarmıştır.”
    Başka bir hadisi şerifte “Kim cemaatten ayrılsa ve dinini değiştirse onu öldürün.” Yani “İslam’dan ayrılsa ve mürted olsa” demektir.
    Buhari ve Müslüm’ün rivayet ettiği başka bir hadiste: “Kelime-i Şehadet getirenin kanı helal olmaz. Ancak üç şeyle kanı helal olur.
    1-Evli olduğu halde zina yaparsa.
    2-Haksız yere başkasını öldürürse.
    3-Dini terk edip cemaatten ayrılırsa.
    Bu üç şeyden birini yaparsa kanı helaldır, yetkililer tarafından öldürülebilir.
    Yani hadislerde geçen “Kim cemaatten ayrılırsa kafir olur.” Cümlesinde geçen “cemaat” kelimesinin anlamı “Genel İslam Ümmetidır.”
    Ama has yani özel cemaat ise: Cemaatın reisinin belli olması ve zahır olması gerekmez. Aynı zamanda herkesin ona beyat etmesi de lazım değildir. Onu beğenen ona beyat eder. Başkasını daha uygun görürse onu terk edip başkasıyla birlikte olabilir. Bunun hiçbir günahı da yoktur.
    Ama bunu unutmayalım; Cemaatsız kalmak tehlikelidir. Çünkü Allah’ın Resulü (sav) uzun bir hadisin sonunda Ümmetine şu tavsiyeyi yapıyor. ‘Dikkat edin! Cemaatten ayrılmayın. Ve tefrikadan şiddetle uzak durun. Şeytan tek başına kalan kişiyle beraberdir. İki oldu mu şeytan onlardan daha uzaklaşır. Kim Cennetin ortasına yerleşmek isterse Cemaate katılsın. Kimin iyilikleri onu ferahlatırsa ve yaptığı günahlar onu üzerse o mümindir’ Hadisini Hz. Ömer rivayet etmiştir.
    Özel Cemaatler hakkında çok hadisler var, teşvikler var. Allah’ın Resulü (sav) Cemaate katılana büyük mükafatlar va’d etmiştir. Namaz Cemaatinden tutun da Cemaat ile zikretmek, Kur’an okumak, emri bilma’ruf ve nehyi anil münker yapmak üzerinde hadisler vardır. Bu hadislerden birisi Ebu Derda’dan rivayet edilmiştir: ‘Allah’ın herhangi bir evinde halka tutup Kur’an okuyanlar, tefsirini yapanların üzerine Allah tarafından sekinet ve rahmet yani İtmi’nani kalp (kalp huzuru) nazil olur. Melekler etraflarını sarıyorlar ve Allah (cc) onları kendi huzurunda bulunanlara zikreder ve onları över. Hülasa Allah’ın Resulü ‘Allah’ın kudret ve nusreti Cemaatle beraberdir, Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu tahkir etmez, ona yalan söylemez, onu düşmanının eline terk etmez.’ Yani ona yardım eder. (Göğsüne üç defa işaret ederek) Takva kalblerdedir. Kişinin kardeşini tahkir etmesi, kişinin katılığı için yeterlidir.’ (Müslim)
    Allah hepimizi ne umumi cemaatten ne de hususi Cemaatten ayrı bırakmasın.

    Kaynaklar:
    Tac C.-5 sayfa: 308, Abdurrahman AbdülHakim Sayfa:87, Zad’ül Müslüm C-5 Sayfa:304





+ Yorum Gönder