Konusunu Oylayın.: İkinci Teşehhütten sonra okunan Salli Barik dualarının delili nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İkinci Teşehhütten sonra okunan Salli Barik dualarının delili nedir?
  1. 31.Ocak.2011, 15:08
    1
    Misafir

    İkinci Teşehhütten sonra okunan Salli Barik dualarının delili nedir?






    İkinci Teşehhütten sonra okunan Salli Barik dualarının delili nedir? Mumsema İkinci Teşehhütten sonra okunan Allahumme Salli ve Allahumme Barik dualarının okunmasının delili nedir?


  2. 31.Ocak.2011, 16:43
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İkinci Teşehhütten sonra okunan Salli Barik dualarının delili nedir?




    Hanefîlere göre (1) Hz. Peygamber (a.s.m)'e İbrahîmî salavat getirmek sünnettir. Bunun gibi Malikilere göre (2), son teşehhütten sonra Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmek de sünnettir.

    Şafiî ve Hanbelilere göre son teşehhütte Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmek vaciptir. Hz. Peygamber (asv)'in âline salavat getirmek ise Şâfiilere göre sünnet, Hanbelîlere göre vaciptir.(3)

    Hanbelilere göre, vacip olmasının dayandığı delil, Kâ'b b. Ucre'nin rivayetidir: "Hz. Peygamber (a.s.m) bizim yanımıza geldi. Biz dedik ki: "Yâ Resulallah! Allah bize, sana nasıl selâm getireceğimizi bildirdi. Sen de bize sana nasıl salavat getireceğimizi öğret." Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:

    "Ey Allahım! Peygamberimiz Muhammed'e ve onun ailesine salat et, onların şeref ve kadrini yücelt; Hz. İbrahim ve ailesine salat ettiğin gibi."

    "Ve yine Hz. Muhammed Efendimizi ve ailesini mübarek kıl, onların feyiz ve bereketlerini daima arttır; Hz. İbrahim ve ailesini mübarek kıldığın gibi. Şüphe yok ki sen Hamîdsin, Mecidsin."(4)

    Esrem'in Faddale b. Ubeyd'den rivayet ettiğine göre: "Hz. Peygamber (a.s.m) namazında dua edip Rabbini temcid etmeyen (övmeyen) ve Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmeyen birini duydu ve: "Bu adam acele etti." buyurduktan sonra onu huzuruna çağırtıp şöyle buyurdu:

    "Sizden biri namaz kılınca önce Rabbini övmekle başlasın, sonra Peygamber'ine salavat getirsin, sonra da dilediği gibi duada bulunsun."

    Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmenin şekli Hz. Kâb'ın rivayet ettiği hadiste zikredilen şekildedir.

    Muhammed (a.s.v) lafzının başında "Seyyidina" ifadesini Kullanmak:

    Hanefî ve Şâfiilere göre (5), İbrahîmi salavatların okunduğu namazlarda Muhammed lafzından önce "seyyidina" lafzını kullanmak menduptur. Bunu yapmak yapmamaktan daha faziletlidir. "Beni namazda seyyidlik ile vasıflandırmayın" lafzında rivayet edilen hadis ise uydurmadır.(6) Buna göre, Hz. Peygamberi ve âlîne salavat getirmenin en güzel şekli şöyledir:

    "Ey Allahım!" Efendimiz / Büyüğümüz Muhammed'e ve Efendimiz Hz. Muhammed'in âline salât et, onların şeref ve kadrini yücelt; Efendimiz Hz. İbrahim ve Efendimiz Hz. İbrahim'in âline salât ettiğin gibi."

    "Ve Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âlini mübarek kıl; Efendimiz İbrahim ve İbrahim'in ailesini mübarek kıldığın gibi. Şüphesiz ki sen Hamidsin, Mecidsin."(7)

    Kaynaklar:
    1. ed-Dürru'l-Muhtâr, 1,478.
    2. eş-Şerhu's-Sağir, 1,319.
    3. Muğni'l-Muhtaç, 1,173 vd. el-Muğni: I, 541.
    4. Buharı ve Müslim rivayet etmişlerdir.
    5. ed-Dürru'l-Muhtar. 1,479; Haşiyetü'l-Bacuri, 1,162; Şerhu'l-Hadramiyye, 478. 6- Esne'l-metalib, 253.
    7. Burada İbrahim tahsisli olarak zikredildi. Çünkü Kur'an'da İbrahim (a.s)'den başkasında rahmet ve bereket birleşmemişlir. Allah Teala: "Allah'ın rahmeti ve bereketleri ehl-i beyte olsun." buyuruyor.

    (İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Prof. Dr. Vehbe Zuhayli)



  3. 31.Ocak.2011, 16:43
    2
    Özel Üye



    Hanefîlere göre (1) Hz. Peygamber (a.s.m)'e İbrahîmî salavat getirmek sünnettir. Bunun gibi Malikilere göre (2), son teşehhütten sonra Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmek de sünnettir.

    Şafiî ve Hanbelilere göre son teşehhütte Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmek vaciptir. Hz. Peygamber (asv)'in âline salavat getirmek ise Şâfiilere göre sünnet, Hanbelîlere göre vaciptir.(3)

    Hanbelilere göre, vacip olmasının dayandığı delil, Kâ'b b. Ucre'nin rivayetidir: "Hz. Peygamber (a.s.m) bizim yanımıza geldi. Biz dedik ki: "Yâ Resulallah! Allah bize, sana nasıl selâm getireceğimizi bildirdi. Sen de bize sana nasıl salavat getireceğimizi öğret." Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:

    "Ey Allahım! Peygamberimiz Muhammed'e ve onun ailesine salat et, onların şeref ve kadrini yücelt; Hz. İbrahim ve ailesine salat ettiğin gibi."

    "Ve yine Hz. Muhammed Efendimizi ve ailesini mübarek kıl, onların feyiz ve bereketlerini daima arttır; Hz. İbrahim ve ailesini mübarek kıldığın gibi. Şüphe yok ki sen Hamîdsin, Mecidsin."(4)

    Esrem'in Faddale b. Ubeyd'den rivayet ettiğine göre: "Hz. Peygamber (a.s.m) namazında dua edip Rabbini temcid etmeyen (övmeyen) ve Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmeyen birini duydu ve: "Bu adam acele etti." buyurduktan sonra onu huzuruna çağırtıp şöyle buyurdu:

    "Sizden biri namaz kılınca önce Rabbini övmekle başlasın, sonra Peygamber'ine salavat getirsin, sonra da dilediği gibi duada bulunsun."

    Hz. Peygamber (a.s.m)'e salavat getirmenin şekli Hz. Kâb'ın rivayet ettiği hadiste zikredilen şekildedir.

    Muhammed (a.s.v) lafzının başında "Seyyidina" ifadesini Kullanmak:

    Hanefî ve Şâfiilere göre (5), İbrahîmi salavatların okunduğu namazlarda Muhammed lafzından önce "seyyidina" lafzını kullanmak menduptur. Bunu yapmak yapmamaktan daha faziletlidir. "Beni namazda seyyidlik ile vasıflandırmayın" lafzında rivayet edilen hadis ise uydurmadır.(6) Buna göre, Hz. Peygamberi ve âlîne salavat getirmenin en güzel şekli şöyledir:

    "Ey Allahım!" Efendimiz / Büyüğümüz Muhammed'e ve Efendimiz Hz. Muhammed'in âline salât et, onların şeref ve kadrini yücelt; Efendimiz Hz. İbrahim ve Efendimiz Hz. İbrahim'in âline salât ettiğin gibi."

    "Ve Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âlini mübarek kıl; Efendimiz İbrahim ve İbrahim'in ailesini mübarek kıldığın gibi. Şüphesiz ki sen Hamidsin, Mecidsin."(7)

    Kaynaklar:
    1. ed-Dürru'l-Muhtâr, 1,478.
    2. eş-Şerhu's-Sağir, 1,319.
    3. Muğni'l-Muhtaç, 1,173 vd. el-Muğni: I, 541.
    4. Buharı ve Müslim rivayet etmişlerdir.
    5. ed-Dürru'l-Muhtar. 1,479; Haşiyetü'l-Bacuri, 1,162; Şerhu'l-Hadramiyye, 478. 6- Esne'l-metalib, 253.
    7. Burada İbrahim tahsisli olarak zikredildi. Çünkü Kur'an'da İbrahim (a.s)'den başkasında rahmet ve bereket birleşmemişlir. Allah Teala: "Allah'ın rahmeti ve bereketleri ehl-i beyte olsun." buyuruyor.

    (İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Prof. Dr. Vehbe Zuhayli)






+ Yorum Gönder