Konusunu Oylayın.: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?
  1. 30.Ocak.2011, 13:20
    1
    Misafir

    Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

  2. 30.Ocak.2011, 14:25
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?




    Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesidir. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve namahrem yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir: Hz. Aişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma bir gün Peygamberimiz (asv)'in huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu:

    "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince (yüzünü ve ellerini göstererek) bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz."
    (1)

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.) tarafından bir rivayette Peygamberimiz (asv), giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik olduklarını, cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.(2) Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Aişe'nin huzuruna girdi. Hz. Aişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı."(3)

    Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur.(4)

    İmam Serahsi bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helal olmaz."(5)

    Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Diğer taraftan kadınlar gerekli örtüyü sağlamak zorunda oldukları gibi, erkeklerin dikkatini çekecek bakışlardan, konuşmalardan ve yürüyüş tarzından da sakınmaları gerekir:

    "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz." (Nur, 24/31)

    İşte hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemlidir. Özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: "gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar," yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler. Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır.

    Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile de ilgili olarak, bunlar da Allah'ın yardımı ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün Müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde buyuruluyor ki:

    "Ve ey müminler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."

    Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümid olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tövbe ile Allah'a dönüp Allah'ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir. (Elmalılı, Tefsir)

    Dipnotlar:

    (1) Ebû Davud, Libas:31.
    (2) Müslim, Libas:125.
    (3) Muvatta', Libas:4
    (4) Beyhaki, Sünen, 2:235
    (5) el-Mebsût,10:155.



  3. 30.Ocak.2011, 14:25
    2
    Aciz Kul



    Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesidir. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve namahrem yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir: Hz. Aişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma bir gün Peygamberimiz (asv)'in huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu:

    "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince (yüzünü ve ellerini göstererek) bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz."
    (1)

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.) tarafından bir rivayette Peygamberimiz (asv), giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik olduklarını, cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.(2) Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Aişe'nin huzuruna girdi. Hz. Aişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı."(3)

    Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur.(4)

    İmam Serahsi bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helal olmaz."(5)

    Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Diğer taraftan kadınlar gerekli örtüyü sağlamak zorunda oldukları gibi, erkeklerin dikkatini çekecek bakışlardan, konuşmalardan ve yürüyüş tarzından da sakınmaları gerekir:

    "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz." (Nur, 24/31)

    İşte hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemlidir. Özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: "gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar," yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler. Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır.

    Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile de ilgili olarak, bunlar da Allah'ın yardımı ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün Müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde buyuruluyor ki:

    "Ve ey müminler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."

    Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümid olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tövbe ile Allah'a dönüp Allah'ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir. (Elmalılı, Tefsir)

    Dipnotlar:

    (1) Ebû Davud, Libas:31.
    (2) Müslim, Libas:125.
    (3) Muvatta', Libas:4
    (4) Beyhaki, Sünen, 2:235
    (5) el-Mebsût,10:155.



  4. 30.Ocak.2011, 14:37
    3
    hewal
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ocak.2011
    Üye No: 83681
    Mesaj Sayısı: 40
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Bitlis/TATVAN

    Cevap: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş çok güzel bi paylaşım ALLAH bütün kadınlarımıza gerçek anlamda bu şekilde örtünmeyi ve tesettürüne riayet etmeyi nasip etsin bu arada rana hanım almanyadada tesettüre türkiyedeki gibimi yaklaşıyorlar acaba merak ettim siz konum olarak almanya yazmışsınız merak ettim orada nasıl


  5. 30.Ocak.2011, 14:37
    3
    Üye
    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş çok güzel bi paylaşım ALLAH bütün kadınlarımıza gerçek anlamda bu şekilde örtünmeyi ve tesettürüne riayet etmeyi nasip etsin bu arada rana hanım almanyadada tesettüre türkiyedeki gibimi yaklaşıyorlar acaba merak ettim siz konum olarak almanya yazmışsınız merak ettim orada nasıl


  6. 30.Ocak.2011, 15:13
    4
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

    Alıntı
    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş çok güzel bi paylaşım ALLAH bütün kadınlarımıza gerçek anlamda bu şekilde örtünmeyi ve tesettürüne riayet etmeyi nasip etsin bu arada rana hanım almanyadada tesettüre türkiyedeki gibimi yaklaşıyorlar acaba merak ettim siz konum olarak almanya yazmışsınız merak ettim orada nasıl

    amin kardesim

    Almanyada bir cesit cihad icindeyiz kardesim, degisik degisik ortamlarla ve davranislarla karsilasiyoruz.. iclerindeki kin bazen disa vurabiliyor kimisi ise alismis ve kabullenmis. Sunu söyleyebilirim eger aile temeli saglam ise yani ailenin verdigi ahlak ve dini bilgi ilim gerisi geliyor, kendim cok genc yasta isteyerek tesettüre büründüm elh. bu da demek oluyor ki dinimizi nerde yasamak istersek yasayalim hic bir sey bizlere engel olamaz olamamali.

    vesSelam



  7. 30.Ocak.2011, 15:13
    4
    Aciz Kul
    Alıntı
    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş çok güzel bi paylaşım ALLAH bütün kadınlarımıza gerçek anlamda bu şekilde örtünmeyi ve tesettürüne riayet etmeyi nasip etsin bu arada rana hanım almanyadada tesettüre türkiyedeki gibimi yaklaşıyorlar acaba merak ettim siz konum olarak almanya yazmışsınız merak ettim orada nasıl

    amin kardesim

    Almanyada bir cesit cihad icindeyiz kardesim, degisik degisik ortamlarla ve davranislarla karsilasiyoruz.. iclerindeki kin bazen disa vurabiliyor kimisi ise alismis ve kabullenmis. Sunu söyleyebilirim eger aile temeli saglam ise yani ailenin verdigi ahlak ve dini bilgi ilim gerisi geliyor, kendim cok genc yasta isteyerek tesettüre büründüm elh. bu da demek oluyor ki dinimizi nerde yasamak istersek yasayalim hic bir sey bizlere engel olamaz olamamali.

    vesSelam



  8. 30.Ocak.2011, 16:32
    5
    RufeydeCandLe
    Aktive Olmamış Kullanıcı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83722
    Mesaj Sayısı: 60
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

    Allah cc razı olsun paylaşım için teşekkrlr


  9. 30.Ocak.2011, 16:32
    5
    RufeydeCandLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktive Olmamış Kullanıcı
    Allah cc razı olsun paylaşım için teşekkrlr


  10. 30.Ocak.2011, 17:10
    6
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Dinimizde örtünme şekli nasıl olmalıdır?

    Allah c.c. senden de razi olsun


  11. 30.Ocak.2011, 17:10
    6
    Aciz Kul
    Allah c.c. senden de razi olsun





+ Yorum Gönder