Konusunu Oylayın.: Suni kar, dolu ve yağmur yağdırmak, şirk değil midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Suni kar, dolu ve yağmur yağdırmak, şirk değil midir?
  1. 29.Ocak.2011, 22:32
    1
    Misafir

    Suni kar, dolu ve yağmur yağdırmak, şirk değil midir?

  2. 30.Ocak.2011, 00:44
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Suni kar, dolu ve yağmur yağdırmak, şirk değil midir?




    Bilindiği üzere Allah’ın kâinat çapında “sünnetullah” denilen kanunları vardır. Bu kanunlar süreklidir, değişmez. Bu kanunları iyice belleyip bir köşesinden alıp istifade etmek bir şirk sayılmaz. Çünkü, Allah hakimdir, onun hikmeti bazı işlerin sebepler altında yürümesini gerekli kılmaktadır.
    Mesela, bir insanın anne rahminde yaratılması için bir erkeğin tohumuna, bir ağacın meyve vermesi için onun tohumunu sağlayan bir çekirdeğe ihtiyaç vardır. Gerçekte bu işi yapan Allah’tır. Ancak, hikmetinin gereği olarak sebepleri de yaratmıştır. Bu sebepler, insanların bakış açısına göre, ilahî hikmetin bir hizmetçisi veya bir şirk unvanını alabilir. Sebepleri hikmetin elinde birer perde olduğunu düşünenlere göre birer hizmetçi; işi bizzat üstlenmiş birer fail olduğunu düşünenlere göre ise, birer şeriktir.

    Bir yumurtanın civciv olması için belli bir ısıda belli bir süreçte kalması, bir sünnetullahtır. Allah’ın bu kanununu -bir ilham eseri olarak- çok iyi öğrenmiş olan tavuk, gereken şartların oluşması için bir süre kuluçkaya yatar ve yumurta civciv olur.
    Tavuktan bu şartları öğrenen insanlar aynı şartları bir teknoloji ürünü olan bir makine ile de gerçekleştirebiliyorlar; tavuk yerine teknolojik ürünü kuluçkaya yatırıyorlar. Bu kuluçkaya yatan ister tavuk, ister onun taklidi olan sunî teknolojik bir tavuk olsun -şartları yerine geldikten sonra- değişmeyen sünnetullah/Allah’ın tekvinî kanunu yürürlüğe girer ve civciv yaratılmış olur.

    Bunun gibi, dolu, kar ve yağmurun yağması için -deyim yerindeyse- bulutların bir kuluçkaya yatması gerekir. Meteorolojik şartlar olarak adlandırılan bu sünnetullah kanunlarına göre şekillenen bulutların belli soğukluk derecesinin bulunduğu katmanlara göre dolu, kar veya yağmur yağdırılır. Bulutlarda olması gereken şartlar daha oluşmadan önce, o şartları öğenmiş olan insanlar Allah’ın bulutlarda geçerli olan o kanununa uygun şartları hazırladıkları zaman, ilahî kudret -değişmez prensibi çerçevesinde- dolu, kar veya yağmur yağdırır.
    Ha tavuk kuluçkaya yatmış, ha teknolojik makine vasıtasıyla civciv çıkmış; yahut ha yağmur için gerekli şartlar normal seyrinde bulutta meydana gelmiş, ha aynı şartlar sunî olarak meydana getirilmiş, sonuçta tüm bunların hepsi, Allah’ın kainatta cari olan kanunlarına uygun olduğu için Allah tarafından yaratılmaktadır.

    SİE



  3. 30.Ocak.2011, 00:44
    2
    Silent and lonely rains



    Bilindiği üzere Allah’ın kâinat çapında “sünnetullah” denilen kanunları vardır. Bu kanunlar süreklidir, değişmez. Bu kanunları iyice belleyip bir köşesinden alıp istifade etmek bir şirk sayılmaz. Çünkü, Allah hakimdir, onun hikmeti bazı işlerin sebepler altında yürümesini gerekli kılmaktadır.
    Mesela, bir insanın anne rahminde yaratılması için bir erkeğin tohumuna, bir ağacın meyve vermesi için onun tohumunu sağlayan bir çekirdeğe ihtiyaç vardır. Gerçekte bu işi yapan Allah’tır. Ancak, hikmetinin gereği olarak sebepleri de yaratmıştır. Bu sebepler, insanların bakış açısına göre, ilahî hikmetin bir hizmetçisi veya bir şirk unvanını alabilir. Sebepleri hikmetin elinde birer perde olduğunu düşünenlere göre birer hizmetçi; işi bizzat üstlenmiş birer fail olduğunu düşünenlere göre ise, birer şeriktir.

    Bir yumurtanın civciv olması için belli bir ısıda belli bir süreçte kalması, bir sünnetullahtır. Allah’ın bu kanununu -bir ilham eseri olarak- çok iyi öğrenmiş olan tavuk, gereken şartların oluşması için bir süre kuluçkaya yatar ve yumurta civciv olur.
    Tavuktan bu şartları öğrenen insanlar aynı şartları bir teknoloji ürünü olan bir makine ile de gerçekleştirebiliyorlar; tavuk yerine teknolojik ürünü kuluçkaya yatırıyorlar. Bu kuluçkaya yatan ister tavuk, ister onun taklidi olan sunî teknolojik bir tavuk olsun -şartları yerine geldikten sonra- değişmeyen sünnetullah/Allah’ın tekvinî kanunu yürürlüğe girer ve civciv yaratılmış olur.

    Bunun gibi, dolu, kar ve yağmurun yağması için -deyim yerindeyse- bulutların bir kuluçkaya yatması gerekir. Meteorolojik şartlar olarak adlandırılan bu sünnetullah kanunlarına göre şekillenen bulutların belli soğukluk derecesinin bulunduğu katmanlara göre dolu, kar veya yağmur yağdırılır. Bulutlarda olması gereken şartlar daha oluşmadan önce, o şartları öğenmiş olan insanlar Allah’ın bulutlarda geçerli olan o kanununa uygun şartları hazırladıkları zaman, ilahî kudret -değişmez prensibi çerçevesinde- dolu, kar veya yağmur yağdırır.
    Ha tavuk kuluçkaya yatmış, ha teknolojik makine vasıtasıyla civciv çıkmış; yahut ha yağmur için gerekli şartlar normal seyrinde bulutta meydana gelmiş, ha aynı şartlar sunî olarak meydana getirilmiş, sonuçta tüm bunların hepsi, Allah’ın kainatta cari olan kanunlarına uygun olduğu için Allah tarafından yaratılmaktadır.

    SİE



  4. 30.Ocak.2011, 00:46
    3
    Hz.VaHŞi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83711
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: TürKiYe

    Cevap: Suni kar, dolu ve yağmur yağdırmak, şirk değil midir?

    Yani şirkte her şey bitti buna mı sıra geldi bu ne kadar incelik hayret doğrusu


  5. 30.Ocak.2011, 00:46
    3
    Yani şirkte her şey bitti buna mı sıra geldi bu ne kadar incelik hayret doğrusu





+ Yorum Gönder