Konusunu Oylayın.: Bir odaya giriş çıkış adabı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bir odaya giriş çıkış adabı
  1. 27.Ocak.2011, 13:25
    1
    Misafir

    Bir odaya giriş çıkış adabı






    Bir odaya giriş çıkış adabı Mumsema odalara giriş çıkış adapları nelerdir


  2. 27.Ocak.2011, 13:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Ocak.2011, 14:25
    2
    Ensar
    لا اله ا لا ا لله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2009
    Üye No: 56476
    Mesaj Sayısı: 1,818
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Bulunduğu yer: Kuzey Yarım Küre

    Cevap: bir odaya giriş çıkış adabı




    HUSUSİ ODALARA GİRİŞ ÇIKIŞ ADABI
    1- Müsait bir zaman seçmek
    2- Üç defa kapıya vurmak
    3- Maruzatını en kısa yoldan düzgün ifadelerle yapmak
    4- Edepli bir şekilde girip çıkmak
    5- Oturacaksa münasip bir yere ya da işaret edilen yere oturmak
    6- Boş koltuk varken yere oturmamak


  4. 27.Ocak.2011, 14:25
    2
    لا اله ا لا ا لله



    HUSUSİ ODALARA GİRİŞ ÇIKIŞ ADABI
    1- Müsait bir zaman seçmek
    2- Üç defa kapıya vurmak
    3- Maruzatını en kısa yoldan düzgün ifadelerle yapmak
    4- Edepli bir şekilde girip çıkmak
    5- Oturacaksa münasip bir yere ya da işaret edilen yere oturmak
    6- Boş koltuk varken yere oturmamak


  5. 27.Ocak.2011, 15:48
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: bir odaya giriş çıkış adabı

    Evdeki çocuklar, yaşları itibariyle erginlik çağına girenler ve girmeyenler olmak üzere ikiye ayrıldığı gibi; küçük yaşta olanlar da, iyiye kötüye, hayra şerre aklı erenler ve ermeyenler olarak ayrı bir tasnife tabi tutulabilirler.

    Bu meseleye esas teşkil eden şaşmaz ölçü Nur Suresinin 58. ve 59. ayetlerinde yer almaktadır. Şöyle ki: “Ey iman edenler! Köle ve cariyeleriniz ve sizden olup da henüz büluğ çağına ermemiş çocuklarınız, yanınıza girmek için şu üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazı öncesi, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazı sonrası sizin için üç mahrem vakittir. Bu vakitlerin haricinde yanınıza izinsiz girmelerinde ne size, ne de onlara bir günah yoktur. Çünkü onlar sizin yanınıza sık sık girmek zorunda kalırlar, siz de birbirinizi sıkça dolaşırsınız. Ayetlerini Allah size böyle açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyle bilen, her işi hikmetle yapandır.”
    “Çocuklarınız büluğ çağına erdiklerinde, kendilerinden önceki büyüklerin izin istemeleri gibi, bu üç vaktin dışında yanınıza girmek için izin istesinler. Ayetlerini Allah size böyle açıklıyor. Allah herşeyi hakkıyla bilen, her işi hikmetle yapandır.”


    Ayet-i kerimede tasnife tabi tutulan üç vakitten sabah namazı öncesi, yataktan kalkıp giyinme zamanıdır; öğle vakti, bilhassa sıcak memleketlerde kaylule adı verilen gündüz uykusu zamanıdır; yatsı namazı sonrası ise, yatmak için soyunulduğu zamandır.

    Demek ki, anne, baba hem büyük çocuklarından, hem de karı koca münasebetlerine aklı erebilecek yaşa gelen çocuklarından ayrı bir odada yatarlar. Bu çocuklar da bu üç vakitte veya anne, babanın üzerlerini değiştirdikleri zamanlarda onların bulunduğu odaya müsaadelerini almadan giremezler.

    Büyük çocukların anne, babalarıyla olan münasebetlerine gelince; bu hususa şu hadis-i şerif ışık tutmaktadır: Ata bin Yesar anlatıyor: Resulullaha (a.s.m.) bir zat gelerek sordu:
    “Ya Resulallah, annemin yanına girerken izin isteyeyim mi?” “Evet” cevabını verince, o zat tekrar, “Ama ben onunla beraber evde oturuyorum” dedi.

    Resulullah ise, “Ondan izin iste” buyurdu.
    O zat, “Ben onun hizmetini görüyorum” deyince, Resulullah, “Annenden izin iste, onu çıplak olarak görmek hoşuna gider mi?” diye sordu.
    O zat, “Hayır” dedi.

    Bunun üzerine Resulullah, “Öyle ise her seferinde yanına girerken annenden izin iste buyurdu.” (Muvatta, İstizan:1)

    Evet, mesele ayet ve hadislerde özetle böyle yer alıyor. Bu ölçü ve adaba ne kadar uyabilirsek, o nispette rahat ve huzur buluruz.

    Kaynak: Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular



  6. 27.Ocak.2011, 15:48
    3
    Silent and lonely rains
    Evdeki çocuklar, yaşları itibariyle erginlik çağına girenler ve girmeyenler olmak üzere ikiye ayrıldığı gibi; küçük yaşta olanlar da, iyiye kötüye, hayra şerre aklı erenler ve ermeyenler olarak ayrı bir tasnife tabi tutulabilirler.

    Bu meseleye esas teşkil eden şaşmaz ölçü Nur Suresinin 58. ve 59. ayetlerinde yer almaktadır. Şöyle ki: “Ey iman edenler! Köle ve cariyeleriniz ve sizden olup da henüz büluğ çağına ermemiş çocuklarınız, yanınıza girmek için şu üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazı öncesi, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazı sonrası sizin için üç mahrem vakittir. Bu vakitlerin haricinde yanınıza izinsiz girmelerinde ne size, ne de onlara bir günah yoktur. Çünkü onlar sizin yanınıza sık sık girmek zorunda kalırlar, siz de birbirinizi sıkça dolaşırsınız. Ayetlerini Allah size böyle açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyle bilen, her işi hikmetle yapandır.”
    “Çocuklarınız büluğ çağına erdiklerinde, kendilerinden önceki büyüklerin izin istemeleri gibi, bu üç vaktin dışında yanınıza girmek için izin istesinler. Ayetlerini Allah size böyle açıklıyor. Allah herşeyi hakkıyla bilen, her işi hikmetle yapandır.”


    Ayet-i kerimede tasnife tabi tutulan üç vakitten sabah namazı öncesi, yataktan kalkıp giyinme zamanıdır; öğle vakti, bilhassa sıcak memleketlerde kaylule adı verilen gündüz uykusu zamanıdır; yatsı namazı sonrası ise, yatmak için soyunulduğu zamandır.

    Demek ki, anne, baba hem büyük çocuklarından, hem de karı koca münasebetlerine aklı erebilecek yaşa gelen çocuklarından ayrı bir odada yatarlar. Bu çocuklar da bu üç vakitte veya anne, babanın üzerlerini değiştirdikleri zamanlarda onların bulunduğu odaya müsaadelerini almadan giremezler.

    Büyük çocukların anne, babalarıyla olan münasebetlerine gelince; bu hususa şu hadis-i şerif ışık tutmaktadır: Ata bin Yesar anlatıyor: Resulullaha (a.s.m.) bir zat gelerek sordu:
    “Ya Resulallah, annemin yanına girerken izin isteyeyim mi?” “Evet” cevabını verince, o zat tekrar, “Ama ben onunla beraber evde oturuyorum” dedi.

    Resulullah ise, “Ondan izin iste” buyurdu.
    O zat, “Ben onun hizmetini görüyorum” deyince, Resulullah, “Annenden izin iste, onu çıplak olarak görmek hoşuna gider mi?” diye sordu.
    O zat, “Hayır” dedi.

    Bunun üzerine Resulullah, “Öyle ise her seferinde yanına girerken annenden izin iste buyurdu.” (Muvatta, İstizan:1)

    Evet, mesele ayet ve hadislerde özetle böyle yer alıyor. Bu ölçü ve adaba ne kadar uyabilirsek, o nispette rahat ve huzur buluruz.

    Kaynak: Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular






+ Yorum Gönder