Konusunu Oylayın.: Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 40 kişi
Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı
  1. 26.Ocak.2011, 21:57
    1
    Misafir

    Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı






    Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı Mumsema Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı istiyorum ilgilenirseniz sevinirim


  2. 26.Ocak.2011, 21:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Ekim.2015, 16:49
    2
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,211
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insanlıkla ilgili yazı




    sevgi ve hoşgörü ile ilgili yazı

    HOŞGÖRÜ VE İNSANLIK

    Birlikte yaşamk zorunda olan insanlar, iyi geçim için sevgi hoşgörü ve dayanışmaya çok ihtiyaçları var.
    İnsan, topluluk halinde yaşayan ve beraber yaşadığı insanlarla iyi geçinmesi gereken şerefli bir varlıktır. Yüce Rabbimizin gönderdiği bütün dinlerin amacı, aralarındaki farklılıklara rağmen, insanlığın huzur ve barışını sağlamaktır. Kardeşliğin, huzur ve barışın sağlanması hepimiz için çok önemlidir. Bunun için sevgi, saygı ve hoşgörü anlayışı esastır.
    Bugünkü sıkıntıların, çekememezliklerin, bunalımların ve kavgaların en büyük sebebi, sevgi ve hoşgörünün olmayışı ya da eksik oluşudur. Olumsuz birçok davranışın temelinde, yeterince hoşgörülü olamamak vardır.
    Değerli Müminler!
    Allah’ın emrine saygı ve yaratıklara merhamet, yaratılanı yaratandan ötürü hoş görmek İslâm’ın esaslarından birisidir. Hz. Peygamberimiz (s.a.v) tüm münasebetlerinde akılcı ve ölçülü olmayı, düşmanlık yerine dostluk ve sevgi bağlarının kurulmasını, öfke, hiddet, intikam veya öç yerine hilmi, yumuşaklığı; kötülük yerine ihsanı ön plana çıkarmıştır. Tüm dinlerin temelinde iyiliğin bulunduğunu tespit ederek geçmiş peygamberlere ve bunların kutsal kitaplarına saygı göstermiştir.
    Hz. Peygamber, tüm insanlara hüsnü muamele etmek gerektiğini ifade etmiş ve kendisi de bizzat uygulamalarıyla örnek olmuştur. Bu hususta onun temel dayanağı Kur’ân-ı Kerim olmuştur: “Eğer sen kaba, katı yürekli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp gitmişlerdi” , “Mümin kullarıma söyle, (daima) güzel sözler söylesinler.”


    Sevgi ve kardeşlik, Hz. Peygamber’in hayatında önemli bir ilke olmuştur. Hz. Peygamber (sav), İslam Dini’ni tebliğ ederken renk, ırk, dil, cinsiyet farkı gözetmemiş; tüm inananları kardeş ilan etmiştir. O gün gerçekleştirilmiş olan İslam kardeşliğine bugün bizler daha çok ihtiyaç duymaktayız. Farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı günümüz toplumunda arzu edilen birlik ve beraberliğin sağlanması, birbirimize göstereceğimiz hoşgörü ve sevgiyle mümkündür. Yaratıcımız “bir” olduğuna göre, yaratılan her insan da yaratandan ötürü sevgi ve merhamete layıktır.
    Yaratıcımızın bizlere verdiği değerin farkında olmalı ve ilahi rızayı kazanabilmek için birbirimizi sevmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz, “iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” buyurarak, iman ile insan sevgisi arasındaki bağa dikkat çekmiştir.

    Yüce dinimizin en büyük hedefi barış ve uzlaşmaya dayalı, sevgi-saygı ve kardeşliğin hâkim olduğu, huzurlu bir toplum oluşturmaktır.
    İslam Dini’nin birer temsilcisi olarak öncelikle bizler bu prensipleri hayatımızda yaşamaya gayret edelim. Birbirimizi Allah için sevelim, hoşgörülü olalım, affedelim. Rabbimizin bizlerden istediği gibi kardeşler olarak yaşayalım.

    Hazırlayan: Edip AKYOL



  4. 27.Ekim.2015, 16:49
    2
    Kıdemli Üye



    sevgi ve hoşgörü ile ilgili yazı

    HOŞGÖRÜ VE İNSANLIK

    Birlikte yaşamk zorunda olan insanlar, iyi geçim için sevgi hoşgörü ve dayanışmaya çok ihtiyaçları var.
    İnsan, topluluk halinde yaşayan ve beraber yaşadığı insanlarla iyi geçinmesi gereken şerefli bir varlıktır. Yüce Rabbimizin gönderdiği bütün dinlerin amacı, aralarındaki farklılıklara rağmen, insanlığın huzur ve barışını sağlamaktır. Kardeşliğin, huzur ve barışın sağlanması hepimiz için çok önemlidir. Bunun için sevgi, saygı ve hoşgörü anlayışı esastır.
    Bugünkü sıkıntıların, çekememezliklerin, bunalımların ve kavgaların en büyük sebebi, sevgi ve hoşgörünün olmayışı ya da eksik oluşudur. Olumsuz birçok davranışın temelinde, yeterince hoşgörülü olamamak vardır.
    Değerli Müminler!
    Allah’ın emrine saygı ve yaratıklara merhamet, yaratılanı yaratandan ötürü hoş görmek İslâm’ın esaslarından birisidir. Hz. Peygamberimiz (s.a.v) tüm münasebetlerinde akılcı ve ölçülü olmayı, düşmanlık yerine dostluk ve sevgi bağlarının kurulmasını, öfke, hiddet, intikam veya öç yerine hilmi, yumuşaklığı; kötülük yerine ihsanı ön plana çıkarmıştır. Tüm dinlerin temelinde iyiliğin bulunduğunu tespit ederek geçmiş peygamberlere ve bunların kutsal kitaplarına saygı göstermiştir.
    Hz. Peygamber, tüm insanlara hüsnü muamele etmek gerektiğini ifade etmiş ve kendisi de bizzat uygulamalarıyla örnek olmuştur. Bu hususta onun temel dayanağı Kur’ân-ı Kerim olmuştur: “Eğer sen kaba, katı yürekli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp gitmişlerdi” , “Mümin kullarıma söyle, (daima) güzel sözler söylesinler.”


    Sevgi ve kardeşlik, Hz. Peygamber’in hayatında önemli bir ilke olmuştur. Hz. Peygamber (sav), İslam Dini’ni tebliğ ederken renk, ırk, dil, cinsiyet farkı gözetmemiş; tüm inananları kardeş ilan etmiştir. O gün gerçekleştirilmiş olan İslam kardeşliğine bugün bizler daha çok ihtiyaç duymaktayız. Farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı günümüz toplumunda arzu edilen birlik ve beraberliğin sağlanması, birbirimize göstereceğimiz hoşgörü ve sevgiyle mümkündür. Yaratıcımız “bir” olduğuna göre, yaratılan her insan da yaratandan ötürü sevgi ve merhamete layıktır.
    Yaratıcımızın bizlere verdiği değerin farkında olmalı ve ilahi rızayı kazanabilmek için birbirimizi sevmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz, “iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” buyurarak, iman ile insan sevgisi arasındaki bağa dikkat çekmiştir.

    Yüce dinimizin en büyük hedefi barış ve uzlaşmaya dayalı, sevgi-saygı ve kardeşliğin hâkim olduğu, huzurlu bir toplum oluşturmaktır.
    İslam Dini’nin birer temsilcisi olarak öncelikle bizler bu prensipleri hayatımızda yaşamaya gayret edelim. Birbirimizi Allah için sevelim, hoşgörülü olalım, affedelim. Rabbimizin bizlerden istediği gibi kardeşler olarak yaşayalım.

    Hazırlayan: Edip AKYOL






+ Yorum Gönder