Konusunu Oylayın.: Çöplükte biten gülden sakının, diye bir söz (hadis) var mıdır, varsa ne demektir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çöplükte biten gülden sakının, diye bir söz (hadis) var mıdır, varsa ne demektir?
  1. 26.Ocak.2011, 18:23
    1
    Misafir

    Çöplükte biten gülden sakının, diye bir söz (hadis) var mıdır, varsa ne demektir?

  2. 26.Ocak.2011, 19:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Çöplükte biten gülden sakının, diye bir söz (hadis) var mıdır, varsa ne demektir?




    “Çöplükte yetişen güllerden / çiçeklerden sakının / onlara değer vermeyin.”
    mealindeki hadis, hem merfu yani Peygamber Efendimiz (asv)'in, hem de mevkuf yani Hz. Ömer (ra)’in sözü olarak nakledilmiştir.(Aclunî, I/272).
    Bununla çevresi, muhiti iyi olmayan ve o muhitin İslama aykırı gelenek, görenekleriyle yetişen güzel kızla evlenmenin sakıncalarına dikkat çekilmiştir. Darekutnî, bu hadisin sahih olmadığı kanaatindedir. (a.g.e)
    Kanaatimizce bu hadisten maksat soy-sop ayrımcılığı değildir. Bilakis yetişilen çevrenin iyi veya kötü olmasının tesirine ve yetiştiği çevrenin kötülüklerinden etkilenen kimselere dikkat çekilmiştir. Çünkü İslam’da denkliğin temel unsuru din ve ahlak noktasıdır. Nitekim,
    “Bir kadın dört şey için nikahlanır: malı, hasebi, güzelliği veya dini için... Dindar olanı tercih edin ki, eliniz dert görmesin.”(Buharî, Nikah, 15)
    mealindeki hadiste de bu gerçeğe işaret edilmiştir.
    Elmalılı Hamdi Yazır,
    “Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.” (Teğabun, 64/14)
    ayetini açıklarken bu konuya dikkatleri çekmektedir. Ayrıca bu durumun sadece kadınlar için değil erkekler için de geçerli olduğuna dikkat çekmektedir:
    Ayette geçen "Ezvac", zevc kelimesinin çoğuludur. Erkeğe de dişiye de denir. Burada hitab, âyetin dış anlamı itibarıyla erkeğe olduğuna göre murad da, onların eşleri olan hanımlar demektir. Ancak "Ey iman edenler!" gibi erkeklere yapılan hitabın tağlib yoluyla kadınları da kapsaması kaidesine bakarak, ezvacın da erkek ve kadın eşleri içine aldığı söylenebilir.
    O halde düşmanlardan sakınınız. Onlara dikkat edip mahzurlarından korununuz, şerlerinden, keder ve sıkıntılarından emin olup kendinizi onlara kaptırmayınız. Bundan dolayı eş seçerken dış güzelliğine, malına, şusuna busuna kapılıvermeyip her şeyden önce dinini, edebini, iffetini ve ahlâkını aramak gerekir. Nitekim hadiste "Çöplükte biten yeşillikten sakınınız!" buyurulmuştur.
    Sonra da aile hukukuna riayet ve onların dinî terbiyelerine dikkat etmeli, ayrıca onların yüzünden gelmesi beklenilen dünyevî ve uhrevî zararlardan sakınmalı, gelişi güzel bırakmayp uyanık durumda bulunmalı, sevgi ve alaka sevdasıyla şımartmamalıdır. Bununla beraber sakınacağız diye tazyik edip de sıkmamalı, her kusurlarına aldırmamalıdır. Ve eğer affederseniz yani affetmek hakkınız olup tarafınızdan affı mümkün olan suçlarını bağışlarsanız -ki bunlar, size karşı yapılan ve başkalarını ilgilendirmeyen dünya işleriyle alakalı yahut da dinî konularda olup da tövbe ettikleri suçlardır- affeder yüzlerine vurmaz, başlarına kakmaz ve ayıplarını, eksikliklerini örter, müsamaha gösterirseniz, şüphesiz Allah da gafurdur rahîmdir. O da sizin günahlarınızı rahmetiyle bağışlar. (Elmalılı, ilgili ayetin tefsiri)
    SİE


  3. 26.Ocak.2011, 19:51
    2
    Silent and lonely rains



    “Çöplükte yetişen güllerden / çiçeklerden sakının / onlara değer vermeyin.”
    mealindeki hadis, hem merfu yani Peygamber Efendimiz (asv)'in, hem de mevkuf yani Hz. Ömer (ra)’in sözü olarak nakledilmiştir.(Aclunî, I/272).
    Bununla çevresi, muhiti iyi olmayan ve o muhitin İslama aykırı gelenek, görenekleriyle yetişen güzel kızla evlenmenin sakıncalarına dikkat çekilmiştir. Darekutnî, bu hadisin sahih olmadığı kanaatindedir. (a.g.e)
    Kanaatimizce bu hadisten maksat soy-sop ayrımcılığı değildir. Bilakis yetişilen çevrenin iyi veya kötü olmasının tesirine ve yetiştiği çevrenin kötülüklerinden etkilenen kimselere dikkat çekilmiştir. Çünkü İslam’da denkliğin temel unsuru din ve ahlak noktasıdır. Nitekim,
    “Bir kadın dört şey için nikahlanır: malı, hasebi, güzelliği veya dini için... Dindar olanı tercih edin ki, eliniz dert görmesin.”(Buharî, Nikah, 15)
    mealindeki hadiste de bu gerçeğe işaret edilmiştir.
    Elmalılı Hamdi Yazır,
    “Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.” (Teğabun, 64/14)
    ayetini açıklarken bu konuya dikkatleri çekmektedir. Ayrıca bu durumun sadece kadınlar için değil erkekler için de geçerli olduğuna dikkat çekmektedir:
    Ayette geçen "Ezvac", zevc kelimesinin çoğuludur. Erkeğe de dişiye de denir. Burada hitab, âyetin dış anlamı itibarıyla erkeğe olduğuna göre murad da, onların eşleri olan hanımlar demektir. Ancak "Ey iman edenler!" gibi erkeklere yapılan hitabın tağlib yoluyla kadınları da kapsaması kaidesine bakarak, ezvacın da erkek ve kadın eşleri içine aldığı söylenebilir.
    O halde düşmanlardan sakınınız. Onlara dikkat edip mahzurlarından korununuz, şerlerinden, keder ve sıkıntılarından emin olup kendinizi onlara kaptırmayınız. Bundan dolayı eş seçerken dış güzelliğine, malına, şusuna busuna kapılıvermeyip her şeyden önce dinini, edebini, iffetini ve ahlâkını aramak gerekir. Nitekim hadiste "Çöplükte biten yeşillikten sakınınız!" buyurulmuştur.
    Sonra da aile hukukuna riayet ve onların dinî terbiyelerine dikkat etmeli, ayrıca onların yüzünden gelmesi beklenilen dünyevî ve uhrevî zararlardan sakınmalı, gelişi güzel bırakmayp uyanık durumda bulunmalı, sevgi ve alaka sevdasıyla şımartmamalıdır. Bununla beraber sakınacağız diye tazyik edip de sıkmamalı, her kusurlarına aldırmamalıdır. Ve eğer affederseniz yani affetmek hakkınız olup tarafınızdan affı mümkün olan suçlarını bağışlarsanız -ki bunlar, size karşı yapılan ve başkalarını ilgilendirmeyen dünya işleriyle alakalı yahut da dinî konularda olup da tövbe ettikleri suçlardır- affeder yüzlerine vurmaz, başlarına kakmaz ve ayıplarını, eksikliklerini örter, müsamaha gösterirseniz, şüphesiz Allah da gafurdur rahîmdir. O da sizin günahlarınızı rahmetiyle bağışlar. (Elmalılı, ilgili ayetin tefsiri)
    SİE





+ Yorum Gönder