Konusunu Oylayın.: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

5 üzerinden 3.05 | Toplam : 20 kişi
Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir
  1. 26.Ocak.2011, 15:59
    1
    Misafir

    Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir






    Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir Mumsema ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerimemidir hadisi şerifmidir.


  2. 04.Ağustos.2013, 07:08
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir




    Değerli Kardeşimiz;

    Başta bu hadis-i kudsinin kaynağını vereceğiz. Ayrıca bu hadis-i kudsinin manası ve hakikatını vereceğiz.

    "Levlâke" hadîsinin kaynakları şudur
    El-Leali-l Masnua Suyutî 1/272; >-; -Esrar-ül Mertüa Aliyy-ül Kari sh: 295-296; aynı eser Tahkik Muhammed Said Zalûl sh: 194; El- Feraid-ül Mecmua fevkani sh: 326; Keşf-ül Hafâ-Aclunî 2/164; Şerh-üş Şifa Aliyy-ül Karî 1/6

    Hem El- Hâfız Aclûnî hem de, Aliyy-ül Karî eserlerinde "Levlâke" sözü mânası itibariyla hadîs olmasa dahi, mânası itibarıyla doğru ve haktır demişlerdir. Aynı kanaati İbn-i Teymiyye dahi fetva kitabı 10/ 96-98'de izhar etmiştir.

    Divan ve tasavvufki kitaplarından me'haz olarak bir kaçının tda ismini veriyoruz:
    Levami-ül Ukul Ni'metullah bin Veli sh: 15: Divaın-ı Mevtana Câmî sh: 4; Divan-ı Şeyh Ahmed-i Cezerî 1/190 ve hakeza Divan-ı Mevlâna Hâlid, Mektubat-ı Imam-ı Rabbanî ve bütün bunların yanında umum ümmetin telâkki-i bil-kabulü

    "Levlâke" hadîsinin hakikatı şudur

    Kainattaki bütün kemalatın menşei ve esası nur-u Muhammedidir. Her şey, kemalini ve cemalini O’nunla buldu. Sorduğunuz soruya iki şekilde cevap verilebilir.

    1- anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa manasız bir kağıttan ibaret kalır. Allah bu dünyayı ve içindekileri, kendi cemalini ve kemalini görmek ve göstermek için yarattı. Cemalini ve kemalini göstermek istediği şuur sahibi mahlukatın başında da, insan gelmektedir. Kendisi kendine layık bir şekilde cemal ve kemalini tefekkür etmektedir. Fakat insan dediğimiz mahlukun, Allah’ın istediklerini kendi başına anlaması mümkün değildir.

    Madem kainat insan için yaratılmış, ve madem insan yalnız başına İlahi hakikatı anlaması mümkün değildir. Öyleyse insanların nazarını mahlukattan ve masivadan çekecek Peygamberler olacaktır. Bu peygamberlik makamı, Allah’ın en çok sevdiği insanlardan oluşacaktır. Bu peygamber dediğimiz seçkin insanların arasında da vahiyde belirtildiği gibi, en sevgili kul ve en şerefli kişi Hz. Muhammed’dir( a.s.m).

    2- Hz. Muhammed ( a.s.m)in duası, bu kainatın yaratılması için bir sebeptir. Yani Asrımız alimlerinden Bediüzzaman Said Nursi’nin ifadesiye “Allah, ezeli ilmiyle Peygamberimizin, kainatın ve cennetin yaratılması hususunda ki ısrarlı ve ihlaslı duasını kabul etti ve bu kainatı halk etti”. İşte O’nun bu duası olmasaydı Allah kainatı ve içindekileri yaratmazdı.

    Çünkü O zat (a.s.m) bütün enbiyanın seyyididir, bütün evliyanın reisidir. O geldikten sonra dünya rahata kavuştu. Bu noktadan O’na olan sevgi, başka bir sevgidir. Fakat madem Allah’ın zatı mahlukatın zatına benzemez. Ve hadsiz derecede mükemmel ve alidir. Elbette sıfatları da benzemez. Yani ilmi, iradesi, kudreti ve muhabbeti de mahlukatın sıfatlarına benzemez. Allah’ımızın Peygamberimize olan muhabbetini aklımızla anlamamız mümkün değildir. Çünkü Allah’ın ne sıfatlarını, ne zatını ne de fiillerini aklımız almıyor. Elbette muhabbet-i ilahiyeyi de anlamamız iktidarımız haricindedir.

    “Nur-u muhammedî” ne demektir?

    “Allah göklerin ve yerin nurudur (onları varlık nuruna kavuşturandır)” (Nur suresi, 35)

    Nur, her çeşit karanlığın, zulmetin zıddı.
    İlim nurdur; cehalet karanlığını yok eder.
    Hidayet ayrı bir nur; dalâlet onunla ortadan kalkar.
    İman da nurdur, küfür karanlıklarını mahveder.
    Her nur bir zulmeti giderir ve bir hakikati gösterir.

    İşte, bu âlem yaratılmazdan önce her şey yokluk karanlığında idi. Cenâb-ı hakk lütuf ve ihsanıyla bu karanlığa son verdi ve bütün varlıklara çekirdek olacak ilk mahlûkunu yarattı. Bu varlık nur-u muhammedî idi

    “Allah’ın ilk yarattığı şey benim nurumdur” hâdis-i şerifi üzerinde biraz durmak gerekiyor. Çünkü, bu konuda bir takım yanlış yorumlar yahut yersiz itirazlar eksik olmuyor.
    Bilindiği gibi canlıların bütün karakterleri genetik şifrelerinde yazılı. Bu yazı, kader kalemiyle işlenmiş bir ilâhî program. Bir tohumdaki şifrede ne ağacın şeklini, ne gövdesinin sertliğini, ne yaprağının yeşilliğini, ne de meyvesinin tadını bulabilirsiniz. Dna’da bütün bu özellikler baz sıralaması şeklinde yazılı, ama o program ne serttir, ne yumuşak; ne yeşildir, ne kırmızı. Bunların hepsi o şifrede bir plan, bir program olarak mevcut, ama ağacın bütün özelliklerini o şifrede aynen bulmaya çalışmak da boş bir çaba. Bu noktayı dikkate almadan, bütün mahlûkatın nur-u muhammedî’den yaratılışını düşünen adam, yıldızlarla, ormanlarla, denizlerle bu nur arasında bir benzerlik kurmaya kalkışır ve aldanır.

    Bizim yaptığımız planlar da bir yönüyle öyle değil mi? Bir evin bütün bölmeleri plandadır, ama plandaki mutfakta yemek pişiremezsiniz.

    “nasıl esmada bir ism-i azam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı azam var ki, o da insandır” ( sözler ) İsm-i azam, bütün isimleri içine aldığı gibi, nakş-ı azam olan insan da bütün varlık âleminde tecelli eden isimlere mazhar. “bir şey mutlak zikredilince kemâline masruftur” kaidesince, insan denilince de insanlık âleminin en ileri ferdi ve risalet semasının güneşi olan hz. Muhammed (a.s.m.) akla gelir.



  3. 04.Ağustos.2013, 07:08
    2
    Editör



    Değerli Kardeşimiz;

    Başta bu hadis-i kudsinin kaynağını vereceğiz. Ayrıca bu hadis-i kudsinin manası ve hakikatını vereceğiz.

    "Levlâke" hadîsinin kaynakları şudur
    El-Leali-l Masnua Suyutî 1/272; >-; -Esrar-ül Mertüa Aliyy-ül Kari sh: 295-296; aynı eser Tahkik Muhammed Said Zalûl sh: 194; El- Feraid-ül Mecmua fevkani sh: 326; Keşf-ül Hafâ-Aclunî 2/164; Şerh-üş Şifa Aliyy-ül Karî 1/6

    Hem El- Hâfız Aclûnî hem de, Aliyy-ül Karî eserlerinde "Levlâke" sözü mânası itibariyla hadîs olmasa dahi, mânası itibarıyla doğru ve haktır demişlerdir. Aynı kanaati İbn-i Teymiyye dahi fetva kitabı 10/ 96-98'de izhar etmiştir.

    Divan ve tasavvufki kitaplarından me'haz olarak bir kaçının tda ismini veriyoruz:
    Levami-ül Ukul Ni'metullah bin Veli sh: 15: Divaın-ı Mevtana Câmî sh: 4; Divan-ı Şeyh Ahmed-i Cezerî 1/190 ve hakeza Divan-ı Mevlâna Hâlid, Mektubat-ı Imam-ı Rabbanî ve bütün bunların yanında umum ümmetin telâkki-i bil-kabulü

    "Levlâke" hadîsinin hakikatı şudur

    Kainattaki bütün kemalatın menşei ve esası nur-u Muhammedidir. Her şey, kemalini ve cemalini O’nunla buldu. Sorduğunuz soruya iki şekilde cevap verilebilir.

    1- anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa manasız bir kağıttan ibaret kalır. Allah bu dünyayı ve içindekileri, kendi cemalini ve kemalini görmek ve göstermek için yarattı. Cemalini ve kemalini göstermek istediği şuur sahibi mahlukatın başında da, insan gelmektedir. Kendisi kendine layık bir şekilde cemal ve kemalini tefekkür etmektedir. Fakat insan dediğimiz mahlukun, Allah’ın istediklerini kendi başına anlaması mümkün değildir.

    Madem kainat insan için yaratılmış, ve madem insan yalnız başına İlahi hakikatı anlaması mümkün değildir. Öyleyse insanların nazarını mahlukattan ve masivadan çekecek Peygamberler olacaktır. Bu peygamberlik makamı, Allah’ın en çok sevdiği insanlardan oluşacaktır. Bu peygamber dediğimiz seçkin insanların arasında da vahiyde belirtildiği gibi, en sevgili kul ve en şerefli kişi Hz. Muhammed’dir( a.s.m).

    2- Hz. Muhammed ( a.s.m)in duası, bu kainatın yaratılması için bir sebeptir. Yani Asrımız alimlerinden Bediüzzaman Said Nursi’nin ifadesiye “Allah, ezeli ilmiyle Peygamberimizin, kainatın ve cennetin yaratılması hususunda ki ısrarlı ve ihlaslı duasını kabul etti ve bu kainatı halk etti”. İşte O’nun bu duası olmasaydı Allah kainatı ve içindekileri yaratmazdı.

    Çünkü O zat (a.s.m) bütün enbiyanın seyyididir, bütün evliyanın reisidir. O geldikten sonra dünya rahata kavuştu. Bu noktadan O’na olan sevgi, başka bir sevgidir. Fakat madem Allah’ın zatı mahlukatın zatına benzemez. Ve hadsiz derecede mükemmel ve alidir. Elbette sıfatları da benzemez. Yani ilmi, iradesi, kudreti ve muhabbeti de mahlukatın sıfatlarına benzemez. Allah’ımızın Peygamberimize olan muhabbetini aklımızla anlamamız mümkün değildir. Çünkü Allah’ın ne sıfatlarını, ne zatını ne de fiillerini aklımız almıyor. Elbette muhabbet-i ilahiyeyi de anlamamız iktidarımız haricindedir.

    “Nur-u muhammedî” ne demektir?

    “Allah göklerin ve yerin nurudur (onları varlık nuruna kavuşturandır)” (Nur suresi, 35)

    Nur, her çeşit karanlığın, zulmetin zıddı.
    İlim nurdur; cehalet karanlığını yok eder.
    Hidayet ayrı bir nur; dalâlet onunla ortadan kalkar.
    İman da nurdur, küfür karanlıklarını mahveder.
    Her nur bir zulmeti giderir ve bir hakikati gösterir.

    İşte, bu âlem yaratılmazdan önce her şey yokluk karanlığında idi. Cenâb-ı hakk lütuf ve ihsanıyla bu karanlığa son verdi ve bütün varlıklara çekirdek olacak ilk mahlûkunu yarattı. Bu varlık nur-u muhammedî idi

    “Allah’ın ilk yarattığı şey benim nurumdur” hâdis-i şerifi üzerinde biraz durmak gerekiyor. Çünkü, bu konuda bir takım yanlış yorumlar yahut yersiz itirazlar eksik olmuyor.
    Bilindiği gibi canlıların bütün karakterleri genetik şifrelerinde yazılı. Bu yazı, kader kalemiyle işlenmiş bir ilâhî program. Bir tohumdaki şifrede ne ağacın şeklini, ne gövdesinin sertliğini, ne yaprağının yeşilliğini, ne de meyvesinin tadını bulabilirsiniz. Dna’da bütün bu özellikler baz sıralaması şeklinde yazılı, ama o program ne serttir, ne yumuşak; ne yeşildir, ne kırmızı. Bunların hepsi o şifrede bir plan, bir program olarak mevcut, ama ağacın bütün özelliklerini o şifrede aynen bulmaya çalışmak da boş bir çaba. Bu noktayı dikkate almadan, bütün mahlûkatın nur-u muhammedî’den yaratılışını düşünen adam, yıldızlarla, ormanlarla, denizlerle bu nur arasında bir benzerlik kurmaya kalkışır ve aldanır.

    Bizim yaptığımız planlar da bir yönüyle öyle değil mi? Bir evin bütün bölmeleri plandadır, ama plandaki mutfakta yemek pişiremezsiniz.

    “nasıl esmada bir ism-i azam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı azam var ki, o da insandır” ( sözler ) İsm-i azam, bütün isimleri içine aldığı gibi, nakş-ı azam olan insan da bütün varlık âleminde tecelli eden isimlere mazhar. “bir şey mutlak zikredilince kemâline masruftur” kaidesince, insan denilince de insanlık âleminin en ileri ferdi ve risalet semasının güneşi olan hz. Muhammed (a.s.m.) akla gelir.



  4. 17.Ağustos.2013, 02:11
    3
    Misafir

    Cevap: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    bu hadis uydurmadır, Keşf-ül Hafâ-Aclunî bu hadisin altına not düşmüştür. bu söz uydurmadır diye. bu hadis aclunin kitabında var demek delil olmaz. Suyutî ise bu hadise mana yönüyle benzeyen bir hadis vardır demiş ve siz bunu da delil saymışsınız, ama devamında bu sözde uydurmadır demiştir. geniş izah için bknz: http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/sen-olmasaydin-kainati-yaratmazdim-sozu-hadis-i-kutsi-midir.html


  5. 17.Ağustos.2013, 02:11
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bu hadis uydurmadır, Keşf-ül Hafâ-Aclunî bu hadisin altına not düşmüştür. bu söz uydurmadır diye. bu hadis aclunin kitabında var demek delil olmaz. Suyutî ise bu hadise mana yönüyle benzeyen bir hadis vardır demiş ve siz bunu da delil saymışsınız, ama devamında bu sözde uydurmadır demiştir. geniş izah için bknz: http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/sen-olmasaydin-kainati-yaratmazdim-sozu-hadis-i-kutsi-midir.html


  6. 18.Ocak.2015, 12:04
    4
    Misafir

    Cevap: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    Yani o soz ayet degildir. O zaman geriye tek secenek kaliyor. O da sizin o sozu midenizden uydurdugunuz.


  7. 18.Ocak.2015, 12:04
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Yani o soz ayet degildir. O zaman geriye tek secenek kaliyor. O da sizin o sozu midenizden uydurdugunuz.


  8. 25.Ocak.2015, 01:34
    5
    Misafir

    Cevap: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    ayetmidir hadismidir diye sorduğuna göre açıp da daha bir Kuran meali okumamışsın.Çok mu zor kardeşim yaa.internette karşılaştırarak okuyacağın pek çok meal var oysa.


  9. 25.Ocak.2015, 01:34
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ayetmidir hadismidir diye sorduğuna göre açıp da daha bir Kuran meali okumamışsın.Çok mu zor kardeşim yaa.internette karşılaştırarak okuyacağın pek çok meal var oysa.


  10. 29.Kasım.2015, 14:43
    6
    Misafir

    Cevap: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    Doğru olması için sadece ayetlerde olması gerekmiyor bazı ayetlerde bazı şeyler haber verilmiştir


  11. 29.Kasım.2015, 14:43
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Doğru olması için sadece ayetlerde olması gerekmiyor bazı ayetlerde bazı şeyler haber verilmiştir


  12. 02.Mart.2017, 11:59
    7
    Misafir

    Yorum: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    Saygı değer kardeşlerim neden bu türde bilgilerde kaynak hep tasavvuf kökenlidir.ayrıca eski hırıstiyan akidesinde bununla tıpatıp uyuşan ifadeler var.metin hemen hemen şöyle .''İnsanlık nefes alabiliyorsa.yaratılan bunca nimetten istifade edebiliyorsa ve varlığını sürdüre biliyorsa bunu İsa mesih e borçludur eğer o olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı.''Aynı şekilde değişik ifade ile aynı manayı taşıyan sözleri ibrani mişnalarında da görmek mümkün buna ne dersiniz.saygı ve selam ile


  13. 02.Mart.2017, 11:59
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Saygı değer kardeşlerim neden bu türde bilgilerde kaynak hep tasavvuf kökenlidir.ayrıca eski hırıstiyan akidesinde bununla tıpatıp uyuşan ifadeler var.metin hemen hemen şöyle .''İnsanlık nefes alabiliyorsa.yaratılan bunca nimetten istifade edebiliyorsa ve varlığını sürdüre biliyorsa bunu İsa mesih e borçludur eğer o olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı.''Aynı şekilde değişik ifade ile aynı manayı taşıyan sözleri ibrani mişnalarında da görmek mümkün buna ne dersiniz.saygı ve selam ile


  14. 25.Nisan.2017, 05:48
    8
    Misafir

    Yorum: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    Kardeşlerim, Rabbimiz bakara suresinin 29.cu ayetinde '' O ki yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı.Sonra göğe yöneldi, onu yedi gök olarak düzenledi, O herşeyi bilir.'' Yani bu durumun sadede peygambere has kılınması ayete ters bir ifadedir.Ayete ters olan bir sözün doğru olması mümkün değildir.Hele ki böyle ters bir sözü peygamber söylesin.Kardeşlerim kitabımız kur'an'ı kerime sımsıkı sarılalım yoksa birileri birşeyleri Allah'a peygambere söylettirmeye devam edicek.


  15. 25.Nisan.2017, 05:48
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kardeşlerim, Rabbimiz bakara suresinin 29.cu ayetinde '' O ki yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı.Sonra göğe yöneldi, onu yedi gök olarak düzenledi, O herşeyi bilir.'' Yani bu durumun sadede peygambere has kılınması ayete ters bir ifadedir.Ayete ters olan bir sözün doğru olması mümkün değildir.Hele ki böyle ters bir sözü peygamber söylesin.Kardeşlerim kitabımız kur'an'ı kerime sımsıkı sarılalım yoksa birileri birşeyleri Allah'a peygambere söylettirmeye devam edicek.


  16. 01.Ekim.2017, 11:45
    9
    Misafir

    Yorum: Ey habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım ifadesi ayeti kerime midir hadisi şerif midir

    Peygamberimize atfedilen bu söz Ayet değildir, kur'anı kerimde geçmemektedir.
    -Kuranda yer almayan ayet niteliğindeki bu sözün peygamberin ağzından çıkmış olması da mümkün değildir, çünkü eğer bu sözleri peygambere Allah söylemişse kuran Da ayet olarak yeralması gerekirdi,
    -Ayrıca bu sözlerden, Allah kainatı yaratmadan önce peygamberin var olduğu anlamı çıkmaktadır ki bu tam anlamıyla şirktir
    -Ayrıca Kuran Da buna benzer ifade yada anlam ifade eden hiçbir ayet yoktur, kuran ile anlam birlikteliği olmayan hiç bir hadis sahih olamaz, emevi uydurmasıdır. Olsa olsa bu gün yerden biter gibi çoğalan tarikat şeyhlerinin kendilerini yüceltmek için uydurdukları gibi bir emevi uydurmasıdır


  17. 01.Ekim.2017, 11:45
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberimize atfedilen bu söz Ayet değildir, kur'anı kerimde geçmemektedir.
    -Kuranda yer almayan ayet niteliğindeki bu sözün peygamberin ağzından çıkmış olması da mümkün değildir, çünkü eğer bu sözleri peygambere Allah söylemişse kuran Da ayet olarak yeralması gerekirdi,
    -Ayrıca bu sözlerden, Allah kainatı yaratmadan önce peygamberin var olduğu anlamı çıkmaktadır ki bu tam anlamıyla şirktir
    -Ayrıca Kuran Da buna benzer ifade yada anlam ifade eden hiçbir ayet yoktur, kuran ile anlam birlikteliği olmayan hiç bir hadis sahih olamaz, emevi uydurmasıdır. Olsa olsa bu gün yerden biter gibi çoğalan tarikat şeyhlerinin kendilerini yüceltmek için uydurdukları gibi bir emevi uydurmasıdır





+ Yorum Gönder