Konusunu Oylayın.: Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanılabilir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanılabilir
  1. 25.Ocak.2011, 14:02
    1
    Misafir

    Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanılabilir






    Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanılabilir Mumsema Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanılabilir bir şey miydi?


  2. 25.Ocak.2011, 18:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Musa´nın daha önce birini öldürdükten sonra “ben peygamberim” diyerek geri dönmesi, o günün şartlarında inanı




    Önce şunu diyebiliriz ki, Hz. Musa’nın -yanlışlıkla- adam öldürme olayını çok az kimse biliyordu. Çünkü, o günkü iletişim şartlarını düşündüğümüzde, bu tür olaylarla yakın ilgisi olanlar, bir de yetkililer dışında pek fazla kimselerin duyması söz konu olamaz. “Derken, şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki: “Ne yapıyorsun Mûsa? Yetkililer idam istemi ile senin hakkında karar vermek üzere toplantı halindeler. Beni dinlersen derhal şehri terk et! Ben, hakikaten senin iyiliğini isteyen biriyim!”(Kasas, 28/20) mealindeki ayetin ifadesinden de bunu anlamak mümkündür.

    Hz. Musa, soydaşı bir Yahudî yüzünden olaya karışmış ve Kıptî adama yumruk atarken kazara öldürmüştü. Hz. Musa, Yahudîlere gönderilmiş bir peygamber olduğuna göre, kendilerini savunma adına -kazara- adam öldürmesini fazla abartmadıkları anlaşılmaktadır. Çünkü, insanlar genellikle kendi lehlerine olan olayları -çirkin de olsa- öyle kötü görmezler. “Bizim takımımızdandır” der taraftar olurlar. Meşhur “Rıza/hoş görü gözü kördür, kusurları görmez” manasındaki şiirde bu gerçeğe işaret edilmiştir.

    Yahudilerin, kendilerini Firavun ve taraftarlarının zulmünden kurtarmaya gelen Hz. Musa’nın bir değil, bin kusurunu görmezlikten gelmeleri normal ve insanların doğasına uygun bir davranıştır.

    Özellikle Hz. Musa’nın elinde ortaya çıkan “Asa ile beyaz eli/yed-i beyzası”, geçmişin bütün kusurlarını örtecek kadar parlak birer mucizedir.

    Şu var ki, değişik sebeplerden ötürü inkârcılığı menfaatlerine daha uygun görenler, bu tür mucizelere “sihir” kılıfını uydurup halkı aldatmaktan çekinmemişlerdir. Nitekim, bizzat sahnede insanları büyüleyen sihir üstatları Asa-yı Musa’nın bir mucize olduğunu kabul etmelerine rağmen (A'râf, 7/115-122), Firavun ve taraftarları da aynı teraneye baş vurmuş ve bunun bir sihir olduğunu iddia etmişlerdir.
    SİE


  3. 25.Ocak.2011, 18:06
    2
    Silent and lonely rains



    Önce şunu diyebiliriz ki, Hz. Musa’nın -yanlışlıkla- adam öldürme olayını çok az kimse biliyordu. Çünkü, o günkü iletişim şartlarını düşündüğümüzde, bu tür olaylarla yakın ilgisi olanlar, bir de yetkililer dışında pek fazla kimselerin duyması söz konu olamaz. “Derken, şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki: “Ne yapıyorsun Mûsa? Yetkililer idam istemi ile senin hakkında karar vermek üzere toplantı halindeler. Beni dinlersen derhal şehri terk et! Ben, hakikaten senin iyiliğini isteyen biriyim!”(Kasas, 28/20) mealindeki ayetin ifadesinden de bunu anlamak mümkündür.

    Hz. Musa, soydaşı bir Yahudî yüzünden olaya karışmış ve Kıptî adama yumruk atarken kazara öldürmüştü. Hz. Musa, Yahudîlere gönderilmiş bir peygamber olduğuna göre, kendilerini savunma adına -kazara- adam öldürmesini fazla abartmadıkları anlaşılmaktadır. Çünkü, insanlar genellikle kendi lehlerine olan olayları -çirkin de olsa- öyle kötü görmezler. “Bizim takımımızdandır” der taraftar olurlar. Meşhur “Rıza/hoş görü gözü kördür, kusurları görmez” manasındaki şiirde bu gerçeğe işaret edilmiştir.

    Yahudilerin, kendilerini Firavun ve taraftarlarının zulmünden kurtarmaya gelen Hz. Musa’nın bir değil, bin kusurunu görmezlikten gelmeleri normal ve insanların doğasına uygun bir davranıştır.

    Özellikle Hz. Musa’nın elinde ortaya çıkan “Asa ile beyaz eli/yed-i beyzası”, geçmişin bütün kusurlarını örtecek kadar parlak birer mucizedir.

    Şu var ki, değişik sebeplerden ötürü inkârcılığı menfaatlerine daha uygun görenler, bu tür mucizelere “sihir” kılıfını uydurup halkı aldatmaktan çekinmemişlerdir. Nitekim, bizzat sahnede insanları büyüleyen sihir üstatları Asa-yı Musa’nın bir mucize olduğunu kabul etmelerine rağmen (A'râf, 7/115-122), Firavun ve taraftarları da aynı teraneye baş vurmuş ve bunun bir sihir olduğunu iddia etmişlerdir.
    SİE





+ Yorum Gönder