Konusunu Oylayın.: Hz Ebubekir soyu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Hz Ebubekir soyu
  1. 23.Ocak.2011, 21:09
    1
    Misafir

    Hz Ebubekir soyu






    Hz Ebubekir soyu Mumsema hz ebubekir in torunları bu gune kadar kımlerdir bitlisin tatvan ilçesine bağlı incekaya köyünde bulunan şeyh hüseyin dede adıyla ve bapiri kal adıylada biline zata daynıyor denılıyor dayanıyosa şeyh hüseyinden sora bu güne şeyh abdulhamit pirala kadar soyu dayanıyormu bunu bilmek ıstıyorum allah rızası için bize gereken bılgileri veriniz saygılar


  2. 23.Ocak.2011, 21:09
    1
    sedat piral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    sedat piral
    Misafir



    hz ebubekir in torunları bu gune kadar kımlerdir bitlisin tatvan ilçesine bağlı incekaya köyünde bulunan şeyh hüseyin dede adıyla ve bapiri kal adıylada biline zata daynıyor denılıyor dayanıyosa şeyh hüseyinden sora bu güne şeyh abdulhamit pirala kadar soyu dayanıyormu bunu bilmek ıstıyorum allah rızası için bize gereken bılgileri veriniz saygılar


    Benzer Konular

    - Hz. Meryemin silsilesi (soyu)

    - Peygamber efendimizin soyu

    - HZ. Muhammedin soyu

    - Hz. Ebubekir (R.A.) Sahabe miydi ? Hz. Ebubekir (R.A.) sahabe değildi diyen kafir mi?

    - Soyu bozuk ne demektir?

  3. 24.Ocak.2011, 11:38
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hz Ebubekir soyu




    Sıddık-ı Ekber Hz. Ebubekir (ra) (573-634)

    Peygamber Efendimizin (asm) kendisi için, "Peygamberler müstesna, insanların en faziletlisi" dediği, her kesin puta taptığı cahilliye devrinde hiçbir puta tapmayan, güzel ahlakı ve temiz soyu ile tanınan, İslamiyet'le şereflenenlerin ilklerinden olan mümtaz şahsiyet sahibi büyük insan. Fil Vakası'ndan üç yıl kadar önce ve Resulullah'tan iki üç yaş küçük olmasından dolayı 572 veya 573 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Mekke'de doğdu. Babası Ebu Kuhafe, annesi de Ümmü'l-Hayr Selma bint Sahr'dır. Anne ve babası Teym Kabilesi'ne mensup olup, nesepleri Mürre b. Ka'b'da Peygamber Efendimizin soyu ile birleşir.

    Hz. Ebubekir İslamiyet'ten önce de dürüstlüğü, temiz soylu, güzel ahlaklı olarak tanındı. İslamiyet'ten evvel de kendisi için kullanılan ve azat edilmiş manasına gelen "atik" lakabıyla anıldığı rivayet edilmekle beraber Peygamber Efendimizin "Sen Allah'ın Cehennemden azat ettiği kimsesin" mealindeki iltifatından sonra bu lakabın daha çok kullanıldığı bilinmektedir. Asıl adı Abdülkabe'dir. Peygamber Efendimiz tarafından Abdullah olarak değiştirildi. O Sıddık-ı Ekber olarak tanındı ve hep öyle yaşadı. Künyesi Ebu Bekr Abdullah b. Ebu Kuhafe Osman b. Amir el-Kureyşi et-Teymi şeklindedir.

    Çocukluğu ve İslamiyet'ten evvelki hayatı ile ilgi fazla bir bilgi mevcut değildir. Ticaretle uğraştığı ve İslam'ı kabul ettiği sıralarda önemli bir servete sahip olduğu bilinmektedir. Suriye ve Yemen'e düzenlenen ticaret kervanlarına iştirak ederek önemli bir gelir elde etti. Peygamber Efendimizin katıldığı Suriye ticaret kervanına Hz. Ebubekir'in de katıldığı tahmin edilmektedir.

    Hz. Ebubekir ilk Müslümanlardandır. İslamiyet'e dehalet edenlerin bulunmadığı ve Peygamber Efendimizin yalnız olduğu bir dönemde İslamiyet'i kabul etti. Hadisi Şerif'te, herkesin yalanladığı bir sırada o inanarak ve her şeyini feda eden kişi olarak gösterildi. Hz. Muhammed'in en önemli tasdikçisi, sadık dostu olarak Sıddık-ı Ekber mertebesine yükseldi. Sadece kendisi Müslüman olmakla kalmadı. Aynı zamanda aralarında, daha hayatta iken cennetle müjdelenen Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Sa'd b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah başta olmak üzere bir çok kişinin İslamiyet'e girmesine vesile oldu.

    Peygamber Efendimiz ile olan dostlukları İslamiyet'ten sonra eşi bulunmaz bir seviyeye yükseldi. Müslümanlar bir bir hicret ederken kendisi de hicretten söz açınca biraz beklemesi istendi. Bu bekleme, Eşrefi Mahlukat ve en büyük peygamber olan Habibullah'a hicret arkadaşı olacağı içindi. Nitekim Peygamber Efendimiz ile beraber hicret ettiler. Bu mübarek ikili hicretten sonra da hiçbir zaman ayrılmadı. Hz. Ebubekir, kumandanlığını Peygamber Efendimizin yaptığı bütün savaş ve seferlere katıldı. Uhud Savaşı'nın en şiddetli anlarında kendi vücudunu siper ederek Hz. Muhammed'i korumaya çalıştı.

    Hz. Ebubekir büyük feraset sahibi bir insandı. Peygamber Efendimizin, "Allah kulunu dünya ile ahireti tercih hususunda serbest bıraktı; kul, ahireti tercih etti" sözleri üzerine, Peygamber Efendimizin vefatının yakın olduğunu anlayarak ağlamaya başladı. Ağlamamasını söyleyen Hz. Muhammed, "Eğer Allah'tan başka bir dost edinecek olsaydım, Ebu Bekir'i dost edinirdim. İslam kardeşliği ve sevgisi şahsi dostlukların üzerindedir" demek suretiyle acısını dindirdi. Daha sonra Ebu Bekir'in hariç, mescide açılan tüm kapıların kapatılması emrini verdi. Hastalığı şiddetlenince de kendisinin yerine Hz. Ebubekir'in namaz kıldırmasını buyurdu


  4. 24.Ocak.2011, 11:38
    2
    Editör



    Sıddık-ı Ekber Hz. Ebubekir (ra) (573-634)

    Peygamber Efendimizin (asm) kendisi için, "Peygamberler müstesna, insanların en faziletlisi" dediği, her kesin puta taptığı cahilliye devrinde hiçbir puta tapmayan, güzel ahlakı ve temiz soyu ile tanınan, İslamiyet'le şereflenenlerin ilklerinden olan mümtaz şahsiyet sahibi büyük insan. Fil Vakası'ndan üç yıl kadar önce ve Resulullah'tan iki üç yaş küçük olmasından dolayı 572 veya 573 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Mekke'de doğdu. Babası Ebu Kuhafe, annesi de Ümmü'l-Hayr Selma bint Sahr'dır. Anne ve babası Teym Kabilesi'ne mensup olup, nesepleri Mürre b. Ka'b'da Peygamber Efendimizin soyu ile birleşir.

    Hz. Ebubekir İslamiyet'ten önce de dürüstlüğü, temiz soylu, güzel ahlaklı olarak tanındı. İslamiyet'ten evvel de kendisi için kullanılan ve azat edilmiş manasına gelen "atik" lakabıyla anıldığı rivayet edilmekle beraber Peygamber Efendimizin "Sen Allah'ın Cehennemden azat ettiği kimsesin" mealindeki iltifatından sonra bu lakabın daha çok kullanıldığı bilinmektedir. Asıl adı Abdülkabe'dir. Peygamber Efendimiz tarafından Abdullah olarak değiştirildi. O Sıddık-ı Ekber olarak tanındı ve hep öyle yaşadı. Künyesi Ebu Bekr Abdullah b. Ebu Kuhafe Osman b. Amir el-Kureyşi et-Teymi şeklindedir.

    Çocukluğu ve İslamiyet'ten evvelki hayatı ile ilgi fazla bir bilgi mevcut değildir. Ticaretle uğraştığı ve İslam'ı kabul ettiği sıralarda önemli bir servete sahip olduğu bilinmektedir. Suriye ve Yemen'e düzenlenen ticaret kervanlarına iştirak ederek önemli bir gelir elde etti. Peygamber Efendimizin katıldığı Suriye ticaret kervanına Hz. Ebubekir'in de katıldığı tahmin edilmektedir.

    Hz. Ebubekir ilk Müslümanlardandır. İslamiyet'e dehalet edenlerin bulunmadığı ve Peygamber Efendimizin yalnız olduğu bir dönemde İslamiyet'i kabul etti. Hadisi Şerif'te, herkesin yalanladığı bir sırada o inanarak ve her şeyini feda eden kişi olarak gösterildi. Hz. Muhammed'in en önemli tasdikçisi, sadık dostu olarak Sıddık-ı Ekber mertebesine yükseldi. Sadece kendisi Müslüman olmakla kalmadı. Aynı zamanda aralarında, daha hayatta iken cennetle müjdelenen Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Sa'd b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah başta olmak üzere bir çok kişinin İslamiyet'e girmesine vesile oldu.

    Peygamber Efendimiz ile olan dostlukları İslamiyet'ten sonra eşi bulunmaz bir seviyeye yükseldi. Müslümanlar bir bir hicret ederken kendisi de hicretten söz açınca biraz beklemesi istendi. Bu bekleme, Eşrefi Mahlukat ve en büyük peygamber olan Habibullah'a hicret arkadaşı olacağı içindi. Nitekim Peygamber Efendimiz ile beraber hicret ettiler. Bu mübarek ikili hicretten sonra da hiçbir zaman ayrılmadı. Hz. Ebubekir, kumandanlığını Peygamber Efendimizin yaptığı bütün savaş ve seferlere katıldı. Uhud Savaşı'nın en şiddetli anlarında kendi vücudunu siper ederek Hz. Muhammed'i korumaya çalıştı.

    Hz. Ebubekir büyük feraset sahibi bir insandı. Peygamber Efendimizin, "Allah kulunu dünya ile ahireti tercih hususunda serbest bıraktı; kul, ahireti tercih etti" sözleri üzerine, Peygamber Efendimizin vefatının yakın olduğunu anlayarak ağlamaya başladı. Ağlamamasını söyleyen Hz. Muhammed, "Eğer Allah'tan başka bir dost edinecek olsaydım, Ebu Bekir'i dost edinirdim. İslam kardeşliği ve sevgisi şahsi dostlukların üzerindedir" demek suretiyle acısını dindirdi. Daha sonra Ebu Bekir'in hariç, mescide açılan tüm kapıların kapatılması emrini verdi. Hastalığı şiddetlenince de kendisinin yerine Hz. Ebubekir'in namaz kıldırmasını buyurdu


  5. 25.Aralık.2012, 03:07
    3
    çiçek ammo
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2012
    Üye No: 98500
    Mesaj Sayısı: 121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Hz Ebubekir soyu

    Hz Ebubekir soyu hakkında bilgi ıçin teşekkür ler


  6. 25.Aralık.2012, 03:07
    3
    Devamlı Üye
    Hz Ebubekir soyu hakkında bilgi ıçin teşekkür ler


  7. 16.Haziran.2017, 05:29
    4
    Misafir

    Yorum: Hz Ebubekir soyu

    Hz ebu Bekir soyundanız.bapire kal Dedelerimizdendir


  8. 16.Haziran.2017, 05:29
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hz ebu Bekir soyundanız.bapire kal Dedelerimizdendir





+ Yorum Gönder