Konusunu Oylayın.: Kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın kötü haram şekilde bakmanın zararları ilahi boyutu nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın kötü haram şekilde bakmanın zararları ilahi boyutu nedir?
  1. 20.Ocak.2011, 22:19
    1
    Misafir

    Kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın kötü haram şekilde bakmanın zararları ilahi boyutu nedir?






    Kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın kötü haram şekilde bakmanın zararları ilahi boyutu nedir? Mumsema kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın dünya ve ahiretteki yeri günahı nedir. onlara kötü haram şekilde bakmının zararları ilahi boyutu nedir.


  2. 20.Ocak.2011, 22:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın dünya ve ahiretteki yeri günahı nedir. onlara kötü haram şekilde bakmının zararları ilahi boyutu nedir.


    Benzer Konular

    - Harama bakmanın zararları

    - Harama bakmanın sorumluluğu nedir?

    - Yetimlere bakmanın sevabı nedir?

    - Yabancı kadınlara şevkle bakmanın haram olmasının sebebi nedir?

    - Harama bakmanın zararları ve korunma yolları nelerdir? Gençlere verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?

  3. 04.Ağustos.2013, 07:03
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: kadınlarla konuşmak ve onlara bakmanın kötü haram şekilde bakmanın zararları ilahi boyutu ned




    Göz, görüntüleri kalbe aktaran bir pencereye benzer. Göz ve kulak muhafaza edilmezse kalbi, şehevî duygulara sevk ederek nefsi azgınlaştırır. Azgın olan nefis ise sahibini helâke götürür. Bu konudaki ayet ve hadisler gayet açıktır.

    Hazret-i Ali kerremallahu vechehu şöyle anlatıyor: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında, adamın birisi Medine yollarının birinde yürürken, bir kadın gördü. Ona bakmaya başladı. Kadında ona bakıyordu. Böylece şeytan her ikisine de vesvese verdi. İkisi de birbirlerinin hoşuna gittiğinden bakışmaya devam ettiler.


    Adam, bu şekilde kadına bakarak giderken, duvara çarptı ve burnu kırıldı. Adam; “Vallahi Resulullah'a gidip, olayı anlatmadan kanımı silmeyeceğim.” dedi. Olayı, Peygamberimize anlattı. Nebi sallallahu aleyhi vesellem de; “Bu günahının cezasıdır.” buyurdu. (Tecrid-i Sarih)

    Bunun üzerine Allahu Zülcelâl şu ayeti celileyi vahy etti: “Mümin erkeklere söyle: ‘Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar, süslerini, kendiliğinden görüneni müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar…” (Nûr, 30–31)

    Bu ayet, erkeğe hem de kadına hemcinsinin veya karşı cinsin avretine (bakılmaması gereken yerlerine) bakmamayı, ayrıca kadına da -bununla beraber- süslerini (ziynet), istisna edilen kimselerden başkasına göstermemesini emrediyor.

    Bir Müslüman’ın şehvetle bakabileceği kadın yalnızca eşidir. Bunun dışında hiçbir kimseye şehvetle bakmak caiz değildir. Şehvetle bakmanın ölçüsü “devamlı bakmaktır.” Bir Müslüman yolda gözü kapalı veya başı önünde yürüyecek değildir.

    Karşısına gelen kadın ve erkeği de görecektir; ancak ilk görme anından sonra yüz çevirecek, ikinci kez bakmayacağı gibi ilk bakışta devamlı da olmayacaktır. Çünkü gördüğü kimseye tekrar bakınca veya bakışını devam ettirince yasak sınıra adımını atmış olur.

    İslâm işe, harama bakmayı yasaklamaktan başlıyor. Erkek olsun, kadın olsun gözleri haram bakışlardan sakındırıyor. Hiç kimse “göz benim değil mi canım! İster bakarım, ister yumarım, kime ne?” diyemez. O gözü ve diğer organları bizlere emanet olarak veren Allah, bu emanetleri kendi arzumuz (hevamız) doğrultusunda değil; O'nun rızası yönünde kullanmamızı istiyor. Haram bakışlardan sakınmak, Allah için değil; bizim için gerekli olduğundan merhametli Rabbimiz bunları bizim için yasaklamıştır. Aksi davranışların hesabını soracağını da bize bildiriyor:

    Allah Teâlâ bir ayeti kerime de şöyle buyuruyor: “Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve kalp bunların her biri, yaptığından sorumludur(İsrâ; 36)

    Resulullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, Hz. Ali'ye şöyle demiştir: “Ali! Arka arkaya bakma; birinci bakış hakkındır, ama ikinci bakışa hakkın yoktur.” (Tirmizi, Müslim)

    Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir keresinde de şöyle buyurmuştur: “Ey Âdemoğlu, birinci bakış senin hakkın ama sakın ikinci bakışı yapma.”


  4. 04.Ağustos.2013, 07:03
    2
    Editör



    Göz, görüntüleri kalbe aktaran bir pencereye benzer. Göz ve kulak muhafaza edilmezse kalbi, şehevî duygulara sevk ederek nefsi azgınlaştırır. Azgın olan nefis ise sahibini helâke götürür. Bu konudaki ayet ve hadisler gayet açıktır.

    Hazret-i Ali kerremallahu vechehu şöyle anlatıyor: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında, adamın birisi Medine yollarının birinde yürürken, bir kadın gördü. Ona bakmaya başladı. Kadında ona bakıyordu. Böylece şeytan her ikisine de vesvese verdi. İkisi de birbirlerinin hoşuna gittiğinden bakışmaya devam ettiler.


    Adam, bu şekilde kadına bakarak giderken, duvara çarptı ve burnu kırıldı. Adam; “Vallahi Resulullah'a gidip, olayı anlatmadan kanımı silmeyeceğim.” dedi. Olayı, Peygamberimize anlattı. Nebi sallallahu aleyhi vesellem de; “Bu günahının cezasıdır.” buyurdu. (Tecrid-i Sarih)

    Bunun üzerine Allahu Zülcelâl şu ayeti celileyi vahy etti: “Mümin erkeklere söyle: ‘Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar, süslerini, kendiliğinden görüneni müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar…” (Nûr, 30–31)

    Bu ayet, erkeğe hem de kadına hemcinsinin veya karşı cinsin avretine (bakılmaması gereken yerlerine) bakmamayı, ayrıca kadına da -bununla beraber- süslerini (ziynet), istisna edilen kimselerden başkasına göstermemesini emrediyor.

    Bir Müslüman’ın şehvetle bakabileceği kadın yalnızca eşidir. Bunun dışında hiçbir kimseye şehvetle bakmak caiz değildir. Şehvetle bakmanın ölçüsü “devamlı bakmaktır.” Bir Müslüman yolda gözü kapalı veya başı önünde yürüyecek değildir.

    Karşısına gelen kadın ve erkeği de görecektir; ancak ilk görme anından sonra yüz çevirecek, ikinci kez bakmayacağı gibi ilk bakışta devamlı da olmayacaktır. Çünkü gördüğü kimseye tekrar bakınca veya bakışını devam ettirince yasak sınıra adımını atmış olur.

    İslâm işe, harama bakmayı yasaklamaktan başlıyor. Erkek olsun, kadın olsun gözleri haram bakışlardan sakındırıyor. Hiç kimse “göz benim değil mi canım! İster bakarım, ister yumarım, kime ne?” diyemez. O gözü ve diğer organları bizlere emanet olarak veren Allah, bu emanetleri kendi arzumuz (hevamız) doğrultusunda değil; O'nun rızası yönünde kullanmamızı istiyor. Haram bakışlardan sakınmak, Allah için değil; bizim için gerekli olduğundan merhametli Rabbimiz bunları bizim için yasaklamıştır. Aksi davranışların hesabını soracağını da bize bildiriyor:

    Allah Teâlâ bir ayeti kerime de şöyle buyuruyor: “Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve kalp bunların her biri, yaptığından sorumludur(İsrâ; 36)

    Resulullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, Hz. Ali'ye şöyle demiştir: “Ali! Arka arkaya bakma; birinci bakış hakkındır, ama ikinci bakışa hakkın yoktur.” (Tirmizi, Müslim)

    Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir keresinde de şöyle buyurmuştur: “Ey Âdemoğlu, birinci bakış senin hakkın ama sakın ikinci bakışı yapma.”





+ Yorum Gönder