Konusunu Oylayın.: Zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti
  1. 19.Ocak.2011, 15:32
    1
    Misafir

    Zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti






    Zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti Mumsema zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti


  2. 19.Ocak.2011, 15:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 20.Ocak.2011, 12:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Yanıt: zikir sohbetlerinin mana ve ehemmiyeti ve mümin icin neden gereklidir ayrica ecri ve fazileti




    Zikrin Fazileti hakkında
    Abdullah b. Busr ( r.a. )'dan rivayet edildiğine göre bir adam peygamber ( s.a.v) 'e şöyle dedi: Muhakkak ki ya Resulullah İslamın Hükümleri Üzerime Ağır Geliyor, Bana bir şey Söylede yapayım. Peygamberimiz ( a.s.) Şöyle buyurdu: "Senin dilin Allah ( c.c. ) zikrinden yaş olmaya devam etsin." ( Hakim, Tirmizi, İbn Mace )
    Muaz ( r.a. ) 'dan rivayet edildiğine göre bir adam Resulullah ( a.s. )'a şöyle sordu; Cihat edenlerin hangisi ecir bakımından daha büyüktür? Peygamberimiz ( a.s.) şöyle buyurdu: Allah ( c.c.)'ı en çok zikredenlerdir. Adam tekrar soru: Salihlerin hangileri ecir bakımından daha büyüktür. Peygamber ( a.s.) şöyle buyurdu: En çok zikredenlerdir. Sonra adam namazı, zekatı, haccı ve sadakayı sordu: Hepsinde de Peygamber efendimiz şöyle dedi: Allah ( c.c.)'ı en çok zikredenlerdir. Sonra ebu bekir ( r.a.), Ömer ( r.a.)'a Şöyle dedi: Ya Eba Hafs Zikredenler her hayrı kazandı. Peygamberimiz " evet " buyurdu. ( Taberani, Ahmet b. Hanbel )
    Yeşilliklerde Allah'ı zikir ve tesbih ederler!..

    Bütün varlıklar ve yeşillikler Allah’ı zikir ve tesbih ederler!..



    Peygamberimiz (sas), yeşilliğe öylesine bir değer vermiştir ki,
    bırakın çevreyi yeşillendirmeyi, mezarların üzerini dahi yeşillendirmeyi emretmiş,
    bu konuda düşündüren örnekler de vermiştir.
    Nitekim bir gün yanından geçtiği bir mezarın içindekinin azap çektiğini keşfedince hemen getirttiği hurma fidanını mezarın üzerine dikip ikaz etmiş:
    -Bu yeşillik bu mezarın üzerinde Allah’ı zikir ve tesbih ettiği sürece içindekinin azabı azalır, yahut da kaldırılır!..
    İşte bu açıklama, yeşilliğin dünyadan başka ahirette dahi faydası olduğunun açıklamasıdır, denilebilir. Bundan dolayı fıkıh alimleri, mezarların üzerine yeşilliği önleyen beton dökmenin uygun olmadığını bildirmiş, Allah’ı zikreden ağaçlarla dolu park gibi yemyeşil mezarlıklar meydana getirmeyi sağlamışlardır.
    İsra Sûresi’ndeki ayetin manası da bunu ifade etmektedir:
    - Bütün varlıklar ve yeşillikler Allah’ı zikir ve tesbih ederler!..

    Öyle ise yeşilliği yok eder, yahut da kurumasına sebep olursanız, Allah’ı zikredeni yok etmiş, yahut da kurumasına sebep olmuş olursunuz.
    Hangi Müslüman Allah’ın zikrine mani olabilir? Yahut da böylesine bir tesbih sevabından mahrum kalmaya razı olur?

    Nitekim bir kır sohbetinde Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’ne talebelerinden her biri birer buket çiçek takdim ederken biri eli boş dönmüş.

    -Koskoca kırda çiçek mi bulamadın? diye sitem edenlere de:

    -Hangi çiçeğe yaklaştımsa Rabb’imizi zikir ve tesbih eder halde gördüm, koparıp da zikrine mani olmaya gönlüm razı olmadı, cevabını verince, hocasının takdir ve tebriklerine muhatap olmuş. Bu cevap da kitaplara geçecek değerde bulunarak bizlere kadar intikal ettirilmiştir…

    İşte Müslüman’ın yeşilliğe yüklediği kutsal değer... Allah’ı zikir ve tesbih ediyor duygusuyla seyrettiği bahar yeşilliği...

    Hele Efendimiz (sas) Hazretleri’nin fidan dikme konusunda bir hadisi vardır ki, ağaç dikme mevsiminde hatırlamamak mümkün değildir. Şöyle buyuruyor:
    -Elinizde bir fidan bulunur da onu dikmek üzere iken kıyametin kopmaya başladığını anlarsanız, sakın ‘artık kıyamet kopuyor, fidan dikmenin manası kalmadı’ deyip de atmayın, dikin fidanınızı!.. Kıyamet kopacaksa sizin dikilmiş fidanınızın üzerine kopsun. Mahşerde, benim de dünyada dikilmiş bir fidanım var, diyebilesiniz!..
    Dahası da var... Tarla, bağ bahçede çalışan ziraatçılarımıza bir müjde bu da... Ekin ekiyor, sebze, meyve dikiyor, mahsul yetiştiriyorsanız sevinin, mutluluk duyun... Çünkü yetiştirdiğiniz meyvelerle sadece para kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda sevap da elde ediyorsunuz. Zira, sebep olduğunuz meyveli meyvesiz tüm yeşilliklerden zikir ve tesbih sevabı almak bir yana, ayrıca bunlardan:

    -Müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa!.. sadaka sevabı da alınacağı hadisle bildiriliyor!..

    Evet, bundan hiç şüphe etmeyin. Efendimiz (sas)’in müjdesidir bu. Yetiştirdiğiniz sebze ve meyveden müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa sadaka sevabı vardır yetiştirene!.. Bundan dolayı yeşillik yetiştiren köylüler ibadet niyetiyle çalışırlar işlerinde...

    Sözün özü: Her tarafı yeşillendirilmiş bir ülke mi istiyorsunuz? Öyle ise insanların dinlerini öğrenmelerine destek verin, köstek olmayın. Göreceksiniz dinini öğrenen Müslüman, mezarların üzerine varıncaya kadar yeşillendirecek, hem ibadet aşkıyla, sevap kazanma şevkiyle de yapacak bu yeşillendirme hizmetlerini...

    Ahmed Şahin


  4. 20.Ocak.2011, 12:42
    2
    Editör



    Zikrin Fazileti hakkında
    Abdullah b. Busr ( r.a. )'dan rivayet edildiğine göre bir adam peygamber ( s.a.v) 'e şöyle dedi: Muhakkak ki ya Resulullah İslamın Hükümleri Üzerime Ağır Geliyor, Bana bir şey Söylede yapayım. Peygamberimiz ( a.s.) Şöyle buyurdu: "Senin dilin Allah ( c.c. ) zikrinden yaş olmaya devam etsin." ( Hakim, Tirmizi, İbn Mace )
    Muaz ( r.a. ) 'dan rivayet edildiğine göre bir adam Resulullah ( a.s. )'a şöyle sordu; Cihat edenlerin hangisi ecir bakımından daha büyüktür? Peygamberimiz ( a.s.) şöyle buyurdu: Allah ( c.c.)'ı en çok zikredenlerdir. Adam tekrar soru: Salihlerin hangileri ecir bakımından daha büyüktür. Peygamber ( a.s.) şöyle buyurdu: En çok zikredenlerdir. Sonra adam namazı, zekatı, haccı ve sadakayı sordu: Hepsinde de Peygamber efendimiz şöyle dedi: Allah ( c.c.)'ı en çok zikredenlerdir. Sonra ebu bekir ( r.a.), Ömer ( r.a.)'a Şöyle dedi: Ya Eba Hafs Zikredenler her hayrı kazandı. Peygamberimiz " evet " buyurdu. ( Taberani, Ahmet b. Hanbel )
    Yeşilliklerde Allah'ı zikir ve tesbih ederler!..

    Bütün varlıklar ve yeşillikler Allah’ı zikir ve tesbih ederler!..



    Peygamberimiz (sas), yeşilliğe öylesine bir değer vermiştir ki,
    bırakın çevreyi yeşillendirmeyi, mezarların üzerini dahi yeşillendirmeyi emretmiş,
    bu konuda düşündüren örnekler de vermiştir.
    Nitekim bir gün yanından geçtiği bir mezarın içindekinin azap çektiğini keşfedince hemen getirttiği hurma fidanını mezarın üzerine dikip ikaz etmiş:
    -Bu yeşillik bu mezarın üzerinde Allah’ı zikir ve tesbih ettiği sürece içindekinin azabı azalır, yahut da kaldırılır!..
    İşte bu açıklama, yeşilliğin dünyadan başka ahirette dahi faydası olduğunun açıklamasıdır, denilebilir. Bundan dolayı fıkıh alimleri, mezarların üzerine yeşilliği önleyen beton dökmenin uygun olmadığını bildirmiş, Allah’ı zikreden ağaçlarla dolu park gibi yemyeşil mezarlıklar meydana getirmeyi sağlamışlardır.
    İsra Sûresi’ndeki ayetin manası da bunu ifade etmektedir:
    - Bütün varlıklar ve yeşillikler Allah’ı zikir ve tesbih ederler!..

    Öyle ise yeşilliği yok eder, yahut da kurumasına sebep olursanız, Allah’ı zikredeni yok etmiş, yahut da kurumasına sebep olmuş olursunuz.
    Hangi Müslüman Allah’ın zikrine mani olabilir? Yahut da böylesine bir tesbih sevabından mahrum kalmaya razı olur?

    Nitekim bir kır sohbetinde Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’ne talebelerinden her biri birer buket çiçek takdim ederken biri eli boş dönmüş.

    -Koskoca kırda çiçek mi bulamadın? diye sitem edenlere de:

    -Hangi çiçeğe yaklaştımsa Rabb’imizi zikir ve tesbih eder halde gördüm, koparıp da zikrine mani olmaya gönlüm razı olmadı, cevabını verince, hocasının takdir ve tebriklerine muhatap olmuş. Bu cevap da kitaplara geçecek değerde bulunarak bizlere kadar intikal ettirilmiştir…

    İşte Müslüman’ın yeşilliğe yüklediği kutsal değer... Allah’ı zikir ve tesbih ediyor duygusuyla seyrettiği bahar yeşilliği...

    Hele Efendimiz (sas) Hazretleri’nin fidan dikme konusunda bir hadisi vardır ki, ağaç dikme mevsiminde hatırlamamak mümkün değildir. Şöyle buyuruyor:
    -Elinizde bir fidan bulunur da onu dikmek üzere iken kıyametin kopmaya başladığını anlarsanız, sakın ‘artık kıyamet kopuyor, fidan dikmenin manası kalmadı’ deyip de atmayın, dikin fidanınızı!.. Kıyamet kopacaksa sizin dikilmiş fidanınızın üzerine kopsun. Mahşerde, benim de dünyada dikilmiş bir fidanım var, diyebilesiniz!..
    Dahası da var... Tarla, bağ bahçede çalışan ziraatçılarımıza bir müjde bu da... Ekin ekiyor, sebze, meyve dikiyor, mahsul yetiştiriyorsanız sevinin, mutluluk duyun... Çünkü yetiştirdiğiniz meyvelerle sadece para kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda sevap da elde ediyorsunuz. Zira, sebep olduğunuz meyveli meyvesiz tüm yeşilliklerden zikir ve tesbih sevabı almak bir yana, ayrıca bunlardan:

    -Müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa!.. sadaka sevabı da alınacağı hadisle bildiriliyor!..

    Evet, bundan hiç şüphe etmeyin. Efendimiz (sas)’in müjdesidir bu. Yetiştirdiğiniz sebze ve meyveden müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa sadaka sevabı vardır yetiştirene!.. Bundan dolayı yeşillik yetiştiren köylüler ibadet niyetiyle çalışırlar işlerinde...

    Sözün özü: Her tarafı yeşillendirilmiş bir ülke mi istiyorsunuz? Öyle ise insanların dinlerini öğrenmelerine destek verin, köstek olmayın. Göreceksiniz dinini öğrenen Müslüman, mezarların üzerine varıncaya kadar yeşillendirecek, hem ibadet aşkıyla, sevap kazanma şevkiyle de yapacak bu yeşillendirme hizmetlerini...

    Ahmed Şahin





+ Yorum Gönder