Konusunu Oylayın.: Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır?
  1. 18.Ocak.2011, 18:19
    1
    Misafir

    Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır?






    Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır? Mumsema Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır?


  2. 21.Haziran.2013, 19:47
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Zeynüddin Iraki, Muhaddis midir? Hangi eserleri vardır?




    Zeynüddin Irakî, muhaddis midir; hangi eserleri vardır?



    Ebü'l-Fazl Zeynüddîn Abdürrahîm b. el-Hüseyn b. Abdirrahmân el-Irâkî (ö. 806/1404), Hadîs âlimi ve Hadis hafızıdır. Yani Muhaddis'dir.

    21 Cemâziyelevvel 725'te (5 Mayıs 1325) Kahire'de Nil kenarındaki Menşeetülmihrânî'de doğdu. Kürt asıllı olan babası Hüseyin, Kuzey Irak'taki Erbil'e bağlı Râznân beldesinden gelerek Kahire'ye yerleşmiştir. Irâki üç yaşında iken babasını kaybetti. Çok güçlü bir hafızaya sahip olan Irâki, sekiz yaşında Kur'an'ı hıfzettiği gibi çeşitli ilimlerde okutulan belli başlı metinlerle birlikte Ebû İshak eş-Şîrâzî'nin Şafiî fıkhına dair et-Tenbîh adlı kitabını da ezberledi.

    Önceleri kıraat ve Arap dili öğrenimine ağırlık vererek Abdurrahman b. Ahmed b. Bağdâdî'den ve daha başkalarından kırâat-i seb'ayı okudu. Bu arada fıkıh, fıkıh usulü ve tefsir sahalarında da kendini yetiştirdi. İzzeddin İbn Cemâa'nın teşvikiyle hadise yöneldi. Hadis tahsiline ne zaman başladığı bilinmemekle beraber on iki yaşında iken hadis öğrenmekte olduğu, ilk hadis dersini Şehâbeddin Ahmed b. Ebü'l-Ferec İbnü'l-Bâbâ'dan aldığı, bu alanda önemli bilgileri Kahire'de Hanefî âlimi Alâeddin İbnü't-Türkmânî'den öğrendiği, ondan ve Abdürrahîm b. Abdullah b. Şâhidü'l-Ceyş'ten Sahîh-i Buhârî’yi okuduğu belirtilmektedir.

    Kahire'nin tanınmış muhaddislerinden faydalandıktan sonra Dımaşk, Hama, Humus, Halep, İskenderiye, Trablus, Ba'lebek, Nablus, Gazze, Kudüs, Mekke ve Medine başta olmak üzere şöhretini duyduğu muhaddislerin bulunduğu ilim merkezlerini dolaştı..

    Irâki'nin en iyi yetiştiği alan hadis olup hocaları Alâî, İzzeddin b. Cemâa, Takıyyüddin es-Sübkî, İsnevî ile Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr onun bu yönünü özellikle belirtmişlerdir.

    Çok erken yaşlardan itibaren telif çalışmalarına başlayan Irâki, Gazzâlî'nin İhyâü ulûmi'd-dîn adlı eserinin hadislerini henüz yirmi yaşında iken tahric etti / hadislerin kaynaklarını çıkardı. 752'den (1351) sonra tamamen hadise yönelerek zamanını okuma, okutma ve yazmaya hasretti. İbnü's-Salâh eş-Şehrezûrî'den itibaren uzunca bir süre ihmal edilmiş olan hadis imlâ meclislerini yeniden canlandırdı.

    Medine'de başlayıp daha sonra Kahire'de ölümünden altı ay öncesine kadar on bir yıl boyunca 416 imlâ meclisinde talebelerine hadis rivayet etti, İbn Hacer, onun bu meclislerde hadislerin çoğunu ezberinden yazdırdığını söylemektedir. Kahire’deki Kâmiliyye ve Zâhiriyye dârülhadisleriyle İbn Tolun Camii hadis okuttuğu belli başlı merkezlerdir. Fâzıliyye Medresesi'nde de fıkıh dersleri verdi. Ayrıca Mısır ve Suriye'nin muhtelif şehirleriyle Mekke ve Medine'de hadis okuttu, fetvalar verdi. Kahire'de hem talebe yetiştirdi hem hatiplik yaptı. Medine'de 788 (1386) yılından itibaren üç yıl beş ay süreyle kadılık görevi yanında Mescid-i Nebevî'de imamlık ve hatiplik görevlerini yürüttü. Daha sonra Mekke kadılığı görevinde bulundu.

    Irâki'den devrinin tanınmış âlimlerinin hemen hepsi faydalanmıştır. Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr, ondan yirmi dört yaş daha büyük olmasına rağmen kendisinden bazı eserleri okumuş ve hadis tahrîci konusunda faydalanmıştır. Ancak Irâki'den en fazla istifade etmiş olanlar Nûreddin el-Heysemî, İbn Hacer el-Askalânî ve İbnü'l-lrâki diye tanınan oğlu Ebû Zür'a'dır. Heysemî onun aynı zamanda arkadaşı, damadı ve en büyük yardımcısı olmuştur. Irâki, Heysemî'yi zevâid konusu üzerinde çalışmaya yöneltmiş ve bu çalışmalarında kendisine rehberlik etmiştir. İbn Hacer ise Irâki'ye on yıl süreyle talebelik etmiş, onun kendi eserleri yanında Tirmizî'nin eş-Şemâili’ni, Dârekutni’nin es-Sünen'ini, Ebû Avâne'nin es-Şahîh'ini, Beyhakî'nin es-Sünenü'l-kübra'sını ve daha birçok eseri kendisinden okumuştur.

    İbnü'l-lrâki de babasından her fırsatta faydalanmıştır. Vefatı sırasında Irâki'ye kendisinden sonra geride hangi hadis hafızlarının kaldığını soran bir kişiye önce İbn Hacer'in, sonra oğlu Ebû Zür'a'nın, üçüncü olarak da Nûreddin el-Heysemî'nin adını vermesi bu üç öğrencisine gösterdiği özel ilginin sebebini ortaya koymaktadır.

    Irâki hem zühdü, takvası ve erdemli kişiliği hem de hadis ilimleri sahasındaki dirayeti sayesinde büyük itibar görmüştür. Nitekim hocası İzzeddin İbn Cemâa onu Mısır'ın hadis otoritesi sayarken İbn Hacer de hadis ilmini ondan daha iyi bilen bir kimseyi görmediğini belirtmiş, Süyûtî ise İrâki'nin VIII. (XIV.) yüzyılın müceddidi olduğunu söylemiştir.

    Zeynüddin el-lrâki 8 Şaban 806 (20 Şubat 1404) tarihinde vefat etti. İbn Hacer, yazdığı uzunca bir mersiye ile üzüntüsünü ifade ederken aynı zamanda onun önemli çalışmaları hakkında da bilgi vermiştir.

    Bazı Eserleri

    1. İhbârü'l-ihya... Kaynaklarda dört ciltten oluştuğu ve 751'de (1350) tamamlandığı belirtilen eser, müellifin İhyâu ulûmi'd-din'in hadislerini tahrîc etmek üzere kaleme aldığı üç kitabın ilki ve en genişidir. İhya üzerine yazdığı diğer iki eseri, el-Keşfü'l-mübîn ve el-Muğnî adlı eserleridir. Son eser günümüze ulaşmıştır.

    2. et-Takyîd ve'l-îzâh. Müellifin, usûl-i hadîs alanında en değerli çalışma dediği İbn Salâh'a ait Mukaddime üzerindeki iki çalışmasından birincisidir. Irâki Mukaddime'nin tertibini aynen koruyarak gerekli gördüğü kısımları açıklamış, yer yer itirazlarını ortaya koymuş, İbnü's-Salâh'a yöneltilen isabetsiz tenkitleri de belirtmiştir

    3. el-Effiyye. Irâki, İbnü's-Salâh'ın Mukaddime'sini 1002 beyitte özetlemiş ve eserine "Tebsıratü'l-mübtedî ve tezkiretü'l-müntehî" adını vermiştir. Benzerleri gibi el-Elfiyye diye şöhret bulan eseri Irâki daha sonra Fethu'l-muğis adıyla şerhetmiştir

    4. Takrîbü'l-esânîd ve tertibü'l-mesânîd. Irâki, oğlu Ebû Zür'a için hazırladığı ve 775 (1373-74) yılında tamamladığı bu eserinde, özellikle Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'i ile İmam Mâlik'in el-Muvatta'ında en sağlam senedlerle rivayet edilen hadislerden ahkâma dair olan bir kısmını derleyerek kitap ve bab adlarına göre sıralamış, eserin sonunda "Ebvâbü'l-edeb" başlığı altında ahlâk hadislerini bir araya getirmiştir

    5. Zeyl alâ Mîzâni'l-itidâl. Tenkit edilmesi gerekenlerden olduğu halde Zehebî'nin Mîzânül-itidâl'e almadığı 787 râvi hakkında bilgi veren eser, neşredilmiştir.

    Iraki’nin Nazmü Minhâci'l-vüsûl, Tekmiletü Şerhi't-Tirmizî, Kitâbü'l-Erbaîn, et-Tüsâ'iyyât,* ed-Dûrerû's-seniyye gibi eserleri de vardır. (bk. TDV Diyanet Ansiklopedisi, Iraki Zeynuddin md.)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *


  3. 21.Haziran.2013, 19:47
    2
    Devamlı Üye



    Zeynüddin Irakî, muhaddis midir; hangi eserleri vardır?



    Ebü'l-Fazl Zeynüddîn Abdürrahîm b. el-Hüseyn b. Abdirrahmân el-Irâkî (ö. 806/1404), Hadîs âlimi ve Hadis hafızıdır. Yani Muhaddis'dir.

    21 Cemâziyelevvel 725'te (5 Mayıs 1325) Kahire'de Nil kenarındaki Menşeetülmihrânî'de doğdu. Kürt asıllı olan babası Hüseyin, Kuzey Irak'taki Erbil'e bağlı Râznân beldesinden gelerek Kahire'ye yerleşmiştir. Irâki üç yaşında iken babasını kaybetti. Çok güçlü bir hafızaya sahip olan Irâki, sekiz yaşında Kur'an'ı hıfzettiği gibi çeşitli ilimlerde okutulan belli başlı metinlerle birlikte Ebû İshak eş-Şîrâzî'nin Şafiî fıkhına dair et-Tenbîh adlı kitabını da ezberledi.

    Önceleri kıraat ve Arap dili öğrenimine ağırlık vererek Abdurrahman b. Ahmed b. Bağdâdî'den ve daha başkalarından kırâat-i seb'ayı okudu. Bu arada fıkıh, fıkıh usulü ve tefsir sahalarında da kendini yetiştirdi. İzzeddin İbn Cemâa'nın teşvikiyle hadise yöneldi. Hadis tahsiline ne zaman başladığı bilinmemekle beraber on iki yaşında iken hadis öğrenmekte olduğu, ilk hadis dersini Şehâbeddin Ahmed b. Ebü'l-Ferec İbnü'l-Bâbâ'dan aldığı, bu alanda önemli bilgileri Kahire'de Hanefî âlimi Alâeddin İbnü't-Türkmânî'den öğrendiği, ondan ve Abdürrahîm b. Abdullah b. Şâhidü'l-Ceyş'ten Sahîh-i Buhârî’yi okuduğu belirtilmektedir.

    Kahire'nin tanınmış muhaddislerinden faydalandıktan sonra Dımaşk, Hama, Humus, Halep, İskenderiye, Trablus, Ba'lebek, Nablus, Gazze, Kudüs, Mekke ve Medine başta olmak üzere şöhretini duyduğu muhaddislerin bulunduğu ilim merkezlerini dolaştı..

    Irâki'nin en iyi yetiştiği alan hadis olup hocaları Alâî, İzzeddin b. Cemâa, Takıyyüddin es-Sübkî, İsnevî ile Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr onun bu yönünü özellikle belirtmişlerdir.

    Çok erken yaşlardan itibaren telif çalışmalarına başlayan Irâki, Gazzâlî'nin İhyâü ulûmi'd-dîn adlı eserinin hadislerini henüz yirmi yaşında iken tahric etti / hadislerin kaynaklarını çıkardı. 752'den (1351) sonra tamamen hadise yönelerek zamanını okuma, okutma ve yazmaya hasretti. İbnü's-Salâh eş-Şehrezûrî'den itibaren uzunca bir süre ihmal edilmiş olan hadis imlâ meclislerini yeniden canlandırdı.

    Medine'de başlayıp daha sonra Kahire'de ölümünden altı ay öncesine kadar on bir yıl boyunca 416 imlâ meclisinde talebelerine hadis rivayet etti, İbn Hacer, onun bu meclislerde hadislerin çoğunu ezberinden yazdırdığını söylemektedir. Kahire’deki Kâmiliyye ve Zâhiriyye dârülhadisleriyle İbn Tolun Camii hadis okuttuğu belli başlı merkezlerdir. Fâzıliyye Medresesi'nde de fıkıh dersleri verdi. Ayrıca Mısır ve Suriye'nin muhtelif şehirleriyle Mekke ve Medine'de hadis okuttu, fetvalar verdi. Kahire'de hem talebe yetiştirdi hem hatiplik yaptı. Medine'de 788 (1386) yılından itibaren üç yıl beş ay süreyle kadılık görevi yanında Mescid-i Nebevî'de imamlık ve hatiplik görevlerini yürüttü. Daha sonra Mekke kadılığı görevinde bulundu.

    Irâki'den devrinin tanınmış âlimlerinin hemen hepsi faydalanmıştır. Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr, ondan yirmi dört yaş daha büyük olmasına rağmen kendisinden bazı eserleri okumuş ve hadis tahrîci konusunda faydalanmıştır. Ancak Irâki'den en fazla istifade etmiş olanlar Nûreddin el-Heysemî, İbn Hacer el-Askalânî ve İbnü'l-lrâki diye tanınan oğlu Ebû Zür'a'dır. Heysemî onun aynı zamanda arkadaşı, damadı ve en büyük yardımcısı olmuştur. Irâki, Heysemî'yi zevâid konusu üzerinde çalışmaya yöneltmiş ve bu çalışmalarında kendisine rehberlik etmiştir. İbn Hacer ise Irâki'ye on yıl süreyle talebelik etmiş, onun kendi eserleri yanında Tirmizî'nin eş-Şemâili’ni, Dârekutni’nin es-Sünen'ini, Ebû Avâne'nin es-Şahîh'ini, Beyhakî'nin es-Sünenü'l-kübra'sını ve daha birçok eseri kendisinden okumuştur.

    İbnü'l-lrâki de babasından her fırsatta faydalanmıştır. Vefatı sırasında Irâki'ye kendisinden sonra geride hangi hadis hafızlarının kaldığını soran bir kişiye önce İbn Hacer'in, sonra oğlu Ebû Zür'a'nın, üçüncü olarak da Nûreddin el-Heysemî'nin adını vermesi bu üç öğrencisine gösterdiği özel ilginin sebebini ortaya koymaktadır.

    Irâki hem zühdü, takvası ve erdemli kişiliği hem de hadis ilimleri sahasındaki dirayeti sayesinde büyük itibar görmüştür. Nitekim hocası İzzeddin İbn Cemâa onu Mısır'ın hadis otoritesi sayarken İbn Hacer de hadis ilmini ondan daha iyi bilen bir kimseyi görmediğini belirtmiş, Süyûtî ise İrâki'nin VIII. (XIV.) yüzyılın müceddidi olduğunu söylemiştir.

    Zeynüddin el-lrâki 8 Şaban 806 (20 Şubat 1404) tarihinde vefat etti. İbn Hacer, yazdığı uzunca bir mersiye ile üzüntüsünü ifade ederken aynı zamanda onun önemli çalışmaları hakkında da bilgi vermiştir.

    Bazı Eserleri

    1. İhbârü'l-ihya... Kaynaklarda dört ciltten oluştuğu ve 751'de (1350) tamamlandığı belirtilen eser, müellifin İhyâu ulûmi'd-din'in hadislerini tahrîc etmek üzere kaleme aldığı üç kitabın ilki ve en genişidir. İhya üzerine yazdığı diğer iki eseri, el-Keşfü'l-mübîn ve el-Muğnî adlı eserleridir. Son eser günümüze ulaşmıştır.

    2. et-Takyîd ve'l-îzâh. Müellifin, usûl-i hadîs alanında en değerli çalışma dediği İbn Salâh'a ait Mukaddime üzerindeki iki çalışmasından birincisidir. Irâki Mukaddime'nin tertibini aynen koruyarak gerekli gördüğü kısımları açıklamış, yer yer itirazlarını ortaya koymuş, İbnü's-Salâh'a yöneltilen isabetsiz tenkitleri de belirtmiştir

    3. el-Effiyye. Irâki, İbnü's-Salâh'ın Mukaddime'sini 1002 beyitte özetlemiş ve eserine "Tebsıratü'l-mübtedî ve tezkiretü'l-müntehî" adını vermiştir. Benzerleri gibi el-Elfiyye diye şöhret bulan eseri Irâki daha sonra Fethu'l-muğis adıyla şerhetmiştir

    4. Takrîbü'l-esânîd ve tertibü'l-mesânîd. Irâki, oğlu Ebû Zür'a için hazırladığı ve 775 (1373-74) yılında tamamladığı bu eserinde, özellikle Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'i ile İmam Mâlik'in el-Muvatta'ında en sağlam senedlerle rivayet edilen hadislerden ahkâma dair olan bir kısmını derleyerek kitap ve bab adlarına göre sıralamış, eserin sonunda "Ebvâbü'l-edeb" başlığı altında ahlâk hadislerini bir araya getirmiştir

    5. Zeyl alâ Mîzâni'l-itidâl. Tenkit edilmesi gerekenlerden olduğu halde Zehebî'nin Mîzânül-itidâl'e almadığı 787 râvi hakkında bilgi veren eser, neşredilmiştir.

    Iraki’nin Nazmü Minhâci'l-vüsûl, Tekmiletü Şerhi't-Tirmizî, Kitâbü'l-Erbaîn, et-Tüsâ'iyyât,* ed-Dûrerû's-seniyye gibi eserleri de vardır. (bk. TDV Diyanet Ansiklopedisi, Iraki Zeynuddin md.)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *





+ Yorum Gönder