Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; faki

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; faki
  1. 13.Ocak.2011, 12:03
    1
    Misafir

    Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; faki






    Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; faki Mumsema Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; fakir iken zenginleştirilmesi; itibarının yükseltilmesi; 25 yaşında evlenmesi gibi konuları nasıl anlamalıyız?


  2. 13.Ocak.2011, 12:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılması; fakir iken zenginleştirilmesi; itibarının yükseltilmesi; 25 yaşında evlenmesi gibi konuları nasıl anlamalıyız?


    Benzer Konular

    - Allah şeytanın neler yapacağını bildiği halde neden şeytanı yarattı

    - Allah’ın insanın ne yapacağını önceden bilmiş olması, insanı sorumluluktan kurtarır m

    - Hz. Muhammed Miraç hadisesinde rüyete/Allah’ı görmeye mazhar olduğu halde, Hz. Musa’ın b

    - Kur’an’da hep Allah’tan korkun denildiği halde, neden hiçbir ayette Allah’ı

    - Tasavvuf yolunun ilk adımı SEVGİ’dir...

  3. 13.Ocak.2011, 12:23
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Hz. Muhammed’in göğsündeki ve sırtındaki yükün alınması; ne yapacağını bilmez halde iken yolunun kolaylaştırılmas




    İnşirah suresinde “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü. Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(1-4)

    Bu ayetlerin hedefinde bir çok hususa işaret olabilir:

    Birincisi: Hz. Muhammed’in peygamberlikten önceki hali ile peygamberlikten sonraki halini karşılaştırmak, bununla hem kendisine yaptığı nimetini hatırlatmak, hem de insanlara bu iki dönemin arasındaki farkı göstererek onun hak peygamber olduğuna vurgu yapmaktır.

    “De ki: Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?” (Yunus, 10/16) mealindeki ayette bu husus açıkça ifade edilmiştir.

    İkincisi; Hz. Muhammed’e daha önce yapılan nimetler, sıkıntılardan kurtulmalar hatırlatılarak, bundan sonra da bu nimetlerin devam edeceğine işaret edilmiş ve üstlendiği görevinde, karşılaşacağı sıkıntı ve eziyetlerden ötürü fütur getirmemesi, Allah’ın bundan böyle de yardımını ondan esirgemeyeceğine vurgu yapılarak kendisine teselli verilmiş ve cesaretlendirilmiştir. Ardından zikredilen “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.”(İnşirah, 5-6) mealindeki ayetlerde zorluktan sonra kolaylığın mutlaka olacağı gerçeği bir kural halinde ortaya konmuş ve bu konuda garanti verilmiştir.

    - “Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi?“ (Duha, 93/3-8) mealindeki ayetler ise, Hz. Peygamberi teselli etmeye yöneliktir. Rivayete göre, bazı müşrikler, bir süre vahiy kesildiği için Hz. Peygamberin Rabbi tarafından terk edildiği yaygarasını koparmışlardı. Hz. Peygamber de bu yaygaralardan ötürü çok üzülmüştü. Üstelik vahyin kesilmesi doğruydu.. Bunun üzerine Duha suresi inmiş ve Allah’ın kendisinden asla küsmediği vurgulanmakla beraber, daha önce kendisine yapılan iyilikler sıralanmış ve bununla ona olan sevgi seslendirilmiştir.

    - Bu konuyla ilgili tefsirlerde yer alan farklı bilgiler, nüzul sebeplerinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Aslında bu ve benzeri ayetlerin nüzul sebebi ne olursa olsun, ayetlerde vurgulanan genel hükümlere bakmak ve orada teşvik edilen ve -bizler için de geçerli olabilen- ve övülen vasıflara sahip olmaya çalışmak gerekir.

    -Her şeyden önce bu herkse için olduğu gibi, Hz. Peygamber için de ilahî takdirin bir sonucudur. Hz. Hatice’nin kervanının başında Şam’a gitmesi, güzel bir kâr ile dönmesi ve yanında bulunan Zeyd’in onda gördüğü mükemmel ahlak, feraset, bilgi, beceri yanında, bazı harilkulâde sayılan hususları Hz. Hatice’ye anlatması, onun Hz. Peygamberle evlenmek istemesi de zahirî bir sebep olarak görülmektedir. O da bu yaşa tevafuk etmiştir.
    SİE


  4. 13.Ocak.2011, 12:23
    2
    Silent and lonely rains



    İnşirah suresinde “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü. Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(1-4)

    Bu ayetlerin hedefinde bir çok hususa işaret olabilir:

    Birincisi: Hz. Muhammed’in peygamberlikten önceki hali ile peygamberlikten sonraki halini karşılaştırmak, bununla hem kendisine yaptığı nimetini hatırlatmak, hem de insanlara bu iki dönemin arasındaki farkı göstererek onun hak peygamber olduğuna vurgu yapmaktır.

    “De ki: Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?” (Yunus, 10/16) mealindeki ayette bu husus açıkça ifade edilmiştir.

    İkincisi; Hz. Muhammed’e daha önce yapılan nimetler, sıkıntılardan kurtulmalar hatırlatılarak, bundan sonra da bu nimetlerin devam edeceğine işaret edilmiş ve üstlendiği görevinde, karşılaşacağı sıkıntı ve eziyetlerden ötürü fütur getirmemesi, Allah’ın bundan böyle de yardımını ondan esirgemeyeceğine vurgu yapılarak kendisine teselli verilmiş ve cesaretlendirilmiştir. Ardından zikredilen “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.”(İnşirah, 5-6) mealindeki ayetlerde zorluktan sonra kolaylığın mutlaka olacağı gerçeği bir kural halinde ortaya konmuş ve bu konuda garanti verilmiştir.

    - “Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi?“ (Duha, 93/3-8) mealindeki ayetler ise, Hz. Peygamberi teselli etmeye yöneliktir. Rivayete göre, bazı müşrikler, bir süre vahiy kesildiği için Hz. Peygamberin Rabbi tarafından terk edildiği yaygarasını koparmışlardı. Hz. Peygamber de bu yaygaralardan ötürü çok üzülmüştü. Üstelik vahyin kesilmesi doğruydu.. Bunun üzerine Duha suresi inmiş ve Allah’ın kendisinden asla küsmediği vurgulanmakla beraber, daha önce kendisine yapılan iyilikler sıralanmış ve bununla ona olan sevgi seslendirilmiştir.

    - Bu konuyla ilgili tefsirlerde yer alan farklı bilgiler, nüzul sebeplerinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Aslında bu ve benzeri ayetlerin nüzul sebebi ne olursa olsun, ayetlerde vurgulanan genel hükümlere bakmak ve orada teşvik edilen ve -bizler için de geçerli olabilen- ve övülen vasıflara sahip olmaya çalışmak gerekir.

    -Her şeyden önce bu herkse için olduğu gibi, Hz. Peygamber için de ilahî takdirin bir sonucudur. Hz. Hatice’nin kervanının başında Şam’a gitmesi, güzel bir kâr ile dönmesi ve yanında bulunan Zeyd’in onda gördüğü mükemmel ahlak, feraset, bilgi, beceri yanında, bazı harilkulâde sayılan hususları Hz. Hatice’ye anlatması, onun Hz. Peygamberle evlenmek istemesi de zahirî bir sebep olarak görülmektedir. O da bu yaşa tevafuk etmiştir.
    SİE





+ Yorum Gönder