Konusunu Oylayın.: Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız
  1. 11.Ocak.2011, 16:03
    1
    Misafir

    Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız






    Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız Mumsema Hac ve Umrenın ayet ve hadıslerle açıklanmasını bulursanız çok sevırım ödevım var ama bulamadım


  2. 11.Ocak.2011, 16:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 03.Ağustos.2013, 05:35
    2
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,081
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız




    Hac ile İlgili Ayetler

    Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka'be'yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)
    Onlar sana hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Erginlik, evlere arkalarından gelmenizle değildir, gerçek eren, korunanlardır. Evlere kapılarından gelin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz. (Bakara 189)


    Haccı ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer kısıtlanırsanız o vakit kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başında bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç, sadaka veya kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Kısıtlılıktan kurtulduğunuzda her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kurbanın kolay geleni gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda yedi gün de döndükten sonra, toplam on gün oruç tutmak gerekir. Bu hüküm Mescid-i Haram'da ikamet etmeyenler içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah'ın cezası gerçekten çok çetindir. (Bakara 196)


    Hac vakti, bilinen aylardır. Kim bu aylarda hacca başlarsa, artık hac sırasında ne kadına yaklaşma, ne günah işleme, ne de kavga vardır. Hayra dair ne işlerseniz Allah onu bilir. Azık hazırlayın ve bana her türlü fenalıktan korunarak gelin. Çünkü en hayırlı azık takvadır, ey beyni olanlar! (Bakara 197)


    Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş'ari'l-Haram yanında, Allah'ı zikredin. O'nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz. (Bakara 198)


    Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabbimiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (Bakara 200)


    Bir de Allah ve Peygamberinden Hacc-ı Ekber gününde insanlara bir bildirdir ki, Allah da Peygamberi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. Hemen tevbe ederseniz, hakkınızda hayırlı olur. Eğer aldırmazsanız, bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah'ı ve Peygamberi tanımayanlara acı bir azabı müjdele! (Tevbe 3)


    Yoksa siz, hacılara su temin etmeyi ve Mescid-i Haram'da umreciliği, Allah'a ve ahiret gününe inanıp da Allah yolunda cihad edenin işi gibi mi tuttunuz? Bunlar, Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalimler güruhunu doğru yola iletmez. (Tevbe 19)


    Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler. (Hacc 27)

    Hac ile İlgili Hadisler
    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?" Şu cevabı verdi: "Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır." Hz. Aişe der ki: "Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım." Buhârî, Hacc 4, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).
    Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder." Tirmizî, Hacc 14, (828).


    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?" Şu cevabı verdi: "Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır." Hz. Aişe der ki: "Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım." Buhârî, Hacc 4, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).


    Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder." Tirmizî, Hacc 14, (828).


    İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler." Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).


    Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir umre, diğer umreye arada işlenenler için kefarettir. Hacc-ı Mebrûr'un karşılığı cennetten başka bir şey olamaz!" Buharî, Umre 1; Müslim, Hacc 437, (1349); Tirmizî,Hacc 90, (933); Nesâî, Menâsik 3, (5,112), 5, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2887); Muvatta, Hacc 65, (2, 346).


    Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim, hacc veya umre için Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Haram'a (kadar) ihrâma girerse, geçmiş ve gelecek bütün günahları affedilir veya cennet kendisine vâzcib olur." Ebu Dâvud, Menâsik 9, (1741), İbnu Mâce, Menâsik 49, (3001-3002).


    İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Gerçek hacı kimdir?" diye soruldu da şu cevabı verdi: "Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. . " Kendisine tekrar: "Hangi hacc efdaldir?" diye sorulunca: "Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen" dedi. "(Haccla ilgili âyette geçen) sebil nedir?" diye soruldu. "Zâd (nafaka) ve râhile (binek)dir" cevabını verdi." Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân, (3001); İbnu Mâce, Menâsik 6, (2896).


    İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler." Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).


  4. 03.Ağustos.2013, 05:35
    2
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye



    Hac ile İlgili Ayetler

    Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın sembollerindendir. Onun için her kim Hac veya Umre niyetiyle Ka'be'yi ziyaret ederse, tavafı bunlarla yapmasında ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah, mükafatını veren ve her şeyi bilendir. (Bakara 158)
    Onlar sana hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Erginlik, evlere arkalarından gelmenizle değildir, gerçek eren, korunanlardır. Evlere kapılarından gelin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz. (Bakara 189)


    Haccı ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer kısıtlanırsanız o vakit kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başında bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç, sadaka veya kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Kısıtlılıktan kurtulduğunuzda her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kurbanın kolay geleni gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda yedi gün de döndükten sonra, toplam on gün oruç tutmak gerekir. Bu hüküm Mescid-i Haram'da ikamet etmeyenler içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah'ın cezası gerçekten çok çetindir. (Bakara 196)


    Hac vakti, bilinen aylardır. Kim bu aylarda hacca başlarsa, artık hac sırasında ne kadına yaklaşma, ne günah işleme, ne de kavga vardır. Hayra dair ne işlerseniz Allah onu bilir. Azık hazırlayın ve bana her türlü fenalıktan korunarak gelin. Çünkü en hayırlı azık takvadır, ey beyni olanlar! (Bakara 197)


    Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş'ari'l-Haram yanında, Allah'ı zikredin. O'nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz. (Bakara 198)


    Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabbimiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (Bakara 200)


    Bir de Allah ve Peygamberinden Hacc-ı Ekber gününde insanlara bir bildirdir ki, Allah da Peygamberi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. Hemen tevbe ederseniz, hakkınızda hayırlı olur. Eğer aldırmazsanız, bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah'ı ve Peygamberi tanımayanlara acı bir azabı müjdele! (Tevbe 3)


    Yoksa siz, hacılara su temin etmeyi ve Mescid-i Haram'da umreciliği, Allah'a ve ahiret gününe inanıp da Allah yolunda cihad edenin işi gibi mi tuttunuz? Bunlar, Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalimler güruhunu doğru yola iletmez. (Tevbe 19)


    Bütün insanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak ve gerek uzak yoldan gelen incelmiş develer üzerinde sana gelsinler. (Hacc 27)

    Hac ile İlgili Hadisler
    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?" Şu cevabı verdi: "Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır." Hz. Aişe der ki: "Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım." Buhârî, Hacc 4, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).
    Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder." Tirmizî, Hacc 14, (828).


    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, cihâdı amellerin en faziletlisi görüyoruz, biz de cihâd etmiyelim mi?" Şu cevabı verdi: "Ancak, cihâdın en efdal ve en güzeli hacc-ı mebrürdur. Sonra şehirde kalmaktır." Hz. Aişe der ki: "Bunu işittikten sonra haccı hiç bırakmadım." Buhârî, Hacc 4, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 1; Nesâî, Hacc 4, (5, 113).


    Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder." Tirmizî, Hacc 14, (828).


    İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler." Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).


    Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir umre, diğer umreye arada işlenenler için kefarettir. Hacc-ı Mebrûr'un karşılığı cennetten başka bir şey olamaz!" Buharî, Umre 1; Müslim, Hacc 437, (1349); Tirmizî,Hacc 90, (933); Nesâî, Menâsik 3, (5,112), 5, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2887); Muvatta, Hacc 65, (2, 346).


    Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim, hacc veya umre için Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Haram'a (kadar) ihrâma girerse, geçmiş ve gelecek bütün günahları affedilir veya cennet kendisine vâzcib olur." Ebu Dâvud, Menâsik 9, (1741), İbnu Mâce, Menâsik 49, (3001-3002).


    İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Gerçek hacı kimdir?" diye soruldu da şu cevabı verdi: "Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. . " Kendisine tekrar: "Hangi hacc efdaldir?" diye sorulunca: "Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen" dedi. "(Haccla ilgili âyette geçen) sebil nedir?" diye soruldu. "Zâd (nafaka) ve râhile (binek)dir" cevabını verdi." Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân, (3001); İbnu Mâce, Menâsik 6, (2896).


    İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Haccla umrenin arasını birleştirin. Zîra bunlar günhı, tıpkı körüğün demirdeki pislikleri temizlemesi gibi temizler." Nesâî, Menâsik 6, (5,115); İbnu Mâce, Menâsik 3, (2886).


  5. 03.Ağustos.2013, 05:36
    3
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,081
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Ayet ve hadislerle hac ve umre ibadetini açıklayınız

    Umre ile ilgili ayet ve hadisler

    Âl-i İmran 96

    “Bütün insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, âlemlere hidayet, rahmet ve sevap kaynağı olan Mekke’deki Kâbe’dir.”

    Âl-i İmran 97

    “Orada (Mekke’de) Allah’ın (c.c) varlığını ve kudretini bildiren Beytullah’ın İbrahim tarafından bina edildiğini gösteren İbrahim’in makamı gibi deliller vardır. Kim oraya girerse güvenliğe ve huzura kavuşur. Ona bir yol bulabilenlerin (imkânı olanların) Beytullah’ı Hac ve ziyaret etmeleri, Allah tarafından üzerlerine farz kılınmıştır. Kim Haccı inkâr ederek küfre girerse,
    şüphesiz ki Allah âlemlerden ganidir.”

    Bakara 196

    “Haccı da Umreyi de vecibelerini tamamıyle yerine getirerek Allah için yapınız”

    Bakara 158

    “Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah’ın kullarına ibadet yeri olarak bildirdiği mekânlardandır. Hac veya Umre maksadıyle Kâbe’ye gelenlerin, bu iki mekân arasında ibadet maksadıyla sa’y yapmalarında bolca sevap vardır. Çünkü Allah, yalnızca kendisi için ve takva ile yapılan amellerin karşılığını veren ve her şeyi bilendir.”


    Buharî ve Müslim

    “Allah iki Umre arasında yapılan (küçük) günahları affeder. Allah katında kabul olunan Haccın karşılığı ise ancak Cennet’tir.”

    Nesaî ve Tirmizi

    “Hac ve Umre’yi peş peşe yapınız, çünkü böyle yapılan Hac ve Umre körüğün demir, altın ve gümüşteki pası yok ettiği gibi, fakirliği ve günahları yok eder. Kabul edilen Hac’ın karşılığı ancak Cennet’tir. Güneş, gününü ihramlı ve telbiye ile geçiren mü’min kişinin günahlarıyla batar ve böylece o kişi günahsız kalır.”

    Taberanî

    “Telbiye getiren kişiye müjde verilir, Tekbir getiren kişiye de müjde verilir.” Ashab-ı Kiram sordular: “Ya Rasulallah, bu müjde Cennet midir?” Rasulullah “Evet.” dedi.

    Nesaî ve İbn-i Mace

    “Hac ve Umre yolcuları Allah’ın seçkin misafirleridir; dua ettiklerinde dualarını kabul eder, tövbe ederlerse de tövbelerini kabul eder.”

    İbn-i Mace

    “Mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç, başka mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldir. Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz, sair mescidlerde kılınan yüz bin namazdan daha efdaldir.”


  6. 03.Ağustos.2013, 05:36
    3
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye
    Umre ile ilgili ayet ve hadisler

    Âl-i İmran 96

    “Bütün insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, âlemlere hidayet, rahmet ve sevap kaynağı olan Mekke’deki Kâbe’dir.”

    Âl-i İmran 97

    “Orada (Mekke’de) Allah’ın (c.c) varlığını ve kudretini bildiren Beytullah’ın İbrahim tarafından bina edildiğini gösteren İbrahim’in makamı gibi deliller vardır. Kim oraya girerse güvenliğe ve huzura kavuşur. Ona bir yol bulabilenlerin (imkânı olanların) Beytullah’ı Hac ve ziyaret etmeleri, Allah tarafından üzerlerine farz kılınmıştır. Kim Haccı inkâr ederek küfre girerse,
    şüphesiz ki Allah âlemlerden ganidir.”

    Bakara 196

    “Haccı da Umreyi de vecibelerini tamamıyle yerine getirerek Allah için yapınız”

    Bakara 158

    “Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah’ın kullarına ibadet yeri olarak bildirdiği mekânlardandır. Hac veya Umre maksadıyle Kâbe’ye gelenlerin, bu iki mekân arasında ibadet maksadıyla sa’y yapmalarında bolca sevap vardır. Çünkü Allah, yalnızca kendisi için ve takva ile yapılan amellerin karşılığını veren ve her şeyi bilendir.”


    Buharî ve Müslim

    “Allah iki Umre arasında yapılan (küçük) günahları affeder. Allah katında kabul olunan Haccın karşılığı ise ancak Cennet’tir.”

    Nesaî ve Tirmizi

    “Hac ve Umre’yi peş peşe yapınız, çünkü böyle yapılan Hac ve Umre körüğün demir, altın ve gümüşteki pası yok ettiği gibi, fakirliği ve günahları yok eder. Kabul edilen Hac’ın karşılığı ancak Cennet’tir. Güneş, gününü ihramlı ve telbiye ile geçiren mü’min kişinin günahlarıyla batar ve böylece o kişi günahsız kalır.”

    Taberanî

    “Telbiye getiren kişiye müjde verilir, Tekbir getiren kişiye de müjde verilir.” Ashab-ı Kiram sordular: “Ya Rasulallah, bu müjde Cennet midir?” Rasulullah “Evet.” dedi.

    Nesaî ve İbn-i Mace

    “Hac ve Umre yolcuları Allah’ın seçkin misafirleridir; dua ettiklerinde dualarını kabul eder, tövbe ederlerse de tövbelerini kabul eder.”

    İbn-i Mace

    “Mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç, başka mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldir. Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz, sair mescidlerde kılınan yüz bin namazdan daha efdaldir.”





+ Yorum Gönder