Konusunu Oylayın.: Güvenilir olmak ile ilgili hutbeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Güvenilir olmak ile ilgili hutbeler
  1. 10.Ocak.2011, 14:54
    1
    Misafir

    Güvenilir olmak ile ilgili hutbeler

  2. 10.Haziran.2013, 18:01
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: güvenilir olmak ile ilgili hutbeler




    Güven hakkında hutbeler

    GÜVENİLİR MÜSLÜMAN OLMAK

    Muhterem Mü’minler!

    İslam dini, insanların birbirleriyle ilişkilerine büyük önem vermiştir. Müslümanların ilişkilerinde samimiyet, güvenilirlilik, tevazu, sadelik, nezaket, sevgi ve saygı esastır.
    Müslümanlıkta insanların güvenini kazanmak ve dürüst olmak, güzel ahlakın bir özelliğidir. Bir kişinin karşısındaki bir insana güvenmesi, onun da bu güvene layık olması; elbette ki çok önemlidir. Güvenilmeyen insanlardan oluşan toplumların maddi ve manevi alanda ilerlemeleri mümkün değildir.

    Günlük hayatımızda güvenilir olmak son derece önemlidir. Amir memuruna, memur amirine, işçi işverenine, müşteri satıcısına, kişi dostuna güvenmezse böyle bir toplumda mutluluktan bahsedilemez. Ekonomik ve toplumsal hayatın devamı ve verimliliği, insanların birbirine karşı güvenine bağlıdır. Ölçtüğünü eksik ölçen, tarttığını eksik tartan, malın gerçek fiyatını söylemeyen, konuştuğu zaman yalan söyleyen, sır tutmasını bilmeyen, yetimlerin malını yiyen insanlar bu davranışlarını müslümanlıkla nasıl bağdaştırabilirler? Bunlara dürüst insan denilebilir mi?

    Aziz Müslümanlar!

    Müslüman, aynı zamanda dürüst, güvenilir ve başkalarına zarar vermeyen insandır. Birbirine güvenmeyen fertlerden oluşan bir toplum geleceğinden emin olamaz. Verdiği sözde durmamak, insanın kıymetini ayaklar altına alacak derecede bir noksanlıktır. Güven duygusu toplumda tuğlaları birbirine kenetleyen harç gibidir. Harç olmazsa duvar her an yıkılabilir, güven duygusu olmayan toplumda birlik ve beraberlikten, huzur ve mutluluktan söz edilemez. Söylediği yalanlarla halkı aldatan, yaptığı hile ve desiselerle insanları kandırarak çıkar sağlayan kişi, içinde yaşadığı topluma en büyük kötülüğü yapmış ve büyük bir günah işlemiş olur, Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır” [1] buyurmuştur. Bir hadisi şerifte de, “Bizi aldatan bizden değildir.”[2] buyrulmuştur.

    Değerli Mü’minler!

    Güvenilir müslüman olmanın temeli, her türlü şüpheden uzak olarak Allah’a iman etmek, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak mal ve mülkün Allah’a ait olduğunu bilmek, onun kudreti önünde eğilmek ve ölümden sonra O’nun huzurunda hesap verileceğine inanarak hayra koşmak, kötülüklerden uzaklaşmak, başkalarına zarar vermekten, kaçınmaktır.
    ------------------------------------------------------------


    Hutbe Komisyonu



    1. Ahzab: 70-71

    2- Müslim-iman: 43


  3. 10.Haziran.2013, 18:01
    2
    Administrator



    Güven hakkında hutbeler

    GÜVENİLİR MÜSLÜMAN OLMAK

    Muhterem Mü’minler!

    İslam dini, insanların birbirleriyle ilişkilerine büyük önem vermiştir. Müslümanların ilişkilerinde samimiyet, güvenilirlilik, tevazu, sadelik, nezaket, sevgi ve saygı esastır.
    Müslümanlıkta insanların güvenini kazanmak ve dürüst olmak, güzel ahlakın bir özelliğidir. Bir kişinin karşısındaki bir insana güvenmesi, onun da bu güvene layık olması; elbette ki çok önemlidir. Güvenilmeyen insanlardan oluşan toplumların maddi ve manevi alanda ilerlemeleri mümkün değildir.

    Günlük hayatımızda güvenilir olmak son derece önemlidir. Amir memuruna, memur amirine, işçi işverenine, müşteri satıcısına, kişi dostuna güvenmezse böyle bir toplumda mutluluktan bahsedilemez. Ekonomik ve toplumsal hayatın devamı ve verimliliği, insanların birbirine karşı güvenine bağlıdır. Ölçtüğünü eksik ölçen, tarttığını eksik tartan, malın gerçek fiyatını söylemeyen, konuştuğu zaman yalan söyleyen, sır tutmasını bilmeyen, yetimlerin malını yiyen insanlar bu davranışlarını müslümanlıkla nasıl bağdaştırabilirler? Bunlara dürüst insan denilebilir mi?

    Aziz Müslümanlar!

    Müslüman, aynı zamanda dürüst, güvenilir ve başkalarına zarar vermeyen insandır. Birbirine güvenmeyen fertlerden oluşan bir toplum geleceğinden emin olamaz. Verdiği sözde durmamak, insanın kıymetini ayaklar altına alacak derecede bir noksanlıktır. Güven duygusu toplumda tuğlaları birbirine kenetleyen harç gibidir. Harç olmazsa duvar her an yıkılabilir, güven duygusu olmayan toplumda birlik ve beraberlikten, huzur ve mutluluktan söz edilemez. Söylediği yalanlarla halkı aldatan, yaptığı hile ve desiselerle insanları kandırarak çıkar sağlayan kişi, içinde yaşadığı topluma en büyük kötülüğü yapmış ve büyük bir günah işlemiş olur, Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır” [1] buyurmuştur. Bir hadisi şerifte de, “Bizi aldatan bizden değildir.”[2] buyrulmuştur.

    Değerli Mü’minler!

    Güvenilir müslüman olmanın temeli, her türlü şüpheden uzak olarak Allah’a iman etmek, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak mal ve mülkün Allah’a ait olduğunu bilmek, onun kudreti önünde eğilmek ve ölümden sonra O’nun huzurunda hesap verileceğine inanarak hayra koşmak, kötülüklerden uzaklaşmak, başkalarına zarar vermekten, kaçınmaktır.
    ------------------------------------------------------------


    Hutbe Komisyonu



    1. Ahzab: 70-71

    2- Müslim-iman: 43


  4. 10.Haziran.2013, 18:02
    3
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: güvenilir olmak ile ilgili hutbeler

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    GÜVENMEK VE GÜVENİLİR İNSAN OLMAK

    Aziz Cemaat!
    Bir toplumda yaşayan her seviyeden insanın en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de güven duygusudur. Alim-cahil, amir-memur, işçi-işveren, tüccar-çiftçi her insan doğruluğa ve güvene ihtiyaç hisseder. Doğruluk ve güvenin olmadığı bir toplumda, rahat ve huzurdan, birlik ve beraberlikten söz edilemez. İnsanlar her an aldatılma korkusuyla yaşar, bu durum da hayatı çekilmez hâle getirir. Bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırmanın yolu fertler arasında, dolayısıyla toplumda güveni tesis etmektir.

    Zaten "barış" ve "esenlik" anlamına da gelen İslam’ı din olarak kabul etmek, yani İslam'ı kabul etmek; barış ve emniyet içinde olmak demektir. Allah'a güvenen, "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir" diyebilen bir mümin en sağlam zırhı kuşanmış, en sağlam kaleye sığınmıştır. Bu durum bir ayet-i kerime’de şöyle belirtilir: "Ey iman edenler, hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır."

    Muhterem Cemaat!
    Toplumda güvenin tesisi, öncelikle fertlerin güvenilir olmasıyla sağlanır. Güvenilir insan olmak Allah’a iman eden her müminin şiarı olmalıdır. Yüce Kitabımızda: "Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler." Bir başka ayette de: "Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir." buyrularak güvenilir insanın, tutarlı bir müslüman olduğu hatırlatılır.

    Doğruluk ve güvenilirlik her şeyden önce Sevgili Peygamberimizin bariz bir özelliği değil midir? Kendisine iman etmedikleri halde Mekkeliler ona güvenilen kişi anlamına gelen 'el-Emin' lakâbını vermişlerdi. İslamiyet’in tebliğine engel olmak isteyenler O'nu birçok şeyle suçlamışlar, ama asla yalancılıkla suçlayamamışlardı. Hatta kendi mallarını bile getirip O'na defalarca emanet etmişlerdi.

    Kıymetli Müminler!
    Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ümmeti olan bizler, aleyhimize de olsa doğruluktan ayrılmamalı, etrafına güven telkin eden insan olmalıyız. Olgun mümin olabilmekte buna bağlıdır. Bir hadis-i şerif'te şöyle buyrulur: "Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğruları söylemedikçe kalbi doğru olmaz. Komşusu şerrinden emin olmadıkça kişi cennete giremez." Bir başka hadis-i şerifte de: "Müminde huy haline gelemeyen iki özellik vardır ki bunlar; hıyanet ve yalandır." buyrulmuştur.

    Aziz Müslümanlar!
    En son din olan İslam, vicdana hapsedilen bir din değildir. Onun yüce ahlaki prensipleri, hayatın her alanı için faydalı ilkeleri içinde barındırmaktadır. Hutbemin başında da belirttiğim gibi, güven ve doğruluk insan hayatının her safhasında gereklidir. Ancak insan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı alanlardan biri olan ticari hayatta daha da gereklidir.

    Müslüman, sözü ve özü bir olan insandır. Camide namaz kılarken birlikte olduğu Allah’ı ile tezgahının başındayken de birliktedir. Aksine davranışta bulunanlar Efendimizin uyarılarına muhatap olmuşlardır. O bir gün, pazarda denetleme yaparken, sattığı malın yaşını alta, kurusunu da üste koyan bir kişiyi "Bizi aldatan bizden değildir." diyerek uyarmıştır. Şu halde Müslüman bir tüccar, güvenilir bir tüccar, kalitesi düşük malı, değerli malla bir tutmamalı, kötüyü iyiden ayırmalı, kusurunu söyleyerek satmalıdır. Her işinde hayır ve bereket aramak durumunda olan bir Müslüman, bir şeyi satarken binbir dil dökmek veya alırken pazarlıktaki maharetini göstermek gibi sun’î ve zorlaştırıcı bir yola girmemeli ve birbirini buna mecbur etmemelidir.

    Muhterem Müminler!
    Unutulmamalıdır ki; ölçüde ve tartıda haksızlık yapmak Kur'ân'da, toplumların helak oluş sebeplerinden biri sayılmıştır. Hutbemi bir hadis-i şerif ile bitiriyorum: "Güvenilir ve dürüst tüccar kıyamet gününde Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber olacaktır."
    ____________________________
    Hazırlayan: Abdullah İNCE
    Al-i İmran, 3/173.
    Bakara, 2/208.
    Mü'minûn, 23/8.
    İsrâ, 17/34.
    Münzirî, et-Terğib ve't-Terhib, 3/353.
    Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/252.
    Müslim, İman 43.
    Bkz. Hûd, 11/84-95.
    Tirmizi, Buyû' 4.
    Ayrıca şu eserlerden istifade edilmiştir; M.Yaşar Kandemir, Örneklerle İslam Ahlakı; Lütfi Şentürk, Örnek Vaazlar, I-II; Yusuf Altaş, Örnek Vaaz, Diyanet Dergisi, Ekim-2003.


  5. 10.Haziran.2013, 18:02
    3
    Administrator
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    GÜVENMEK VE GÜVENİLİR İNSAN OLMAK

    Aziz Cemaat!
    Bir toplumda yaşayan her seviyeden insanın en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de güven duygusudur. Alim-cahil, amir-memur, işçi-işveren, tüccar-çiftçi her insan doğruluğa ve güvene ihtiyaç hisseder. Doğruluk ve güvenin olmadığı bir toplumda, rahat ve huzurdan, birlik ve beraberlikten söz edilemez. İnsanlar her an aldatılma korkusuyla yaşar, bu durum da hayatı çekilmez hâle getirir. Bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırmanın yolu fertler arasında, dolayısıyla toplumda güveni tesis etmektir.

    Zaten "barış" ve "esenlik" anlamına da gelen İslam’ı din olarak kabul etmek, yani İslam'ı kabul etmek; barış ve emniyet içinde olmak demektir. Allah'a güvenen, "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir" diyebilen bir mümin en sağlam zırhı kuşanmış, en sağlam kaleye sığınmıştır. Bu durum bir ayet-i kerime’de şöyle belirtilir: "Ey iman edenler, hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır."

    Muhterem Cemaat!
    Toplumda güvenin tesisi, öncelikle fertlerin güvenilir olmasıyla sağlanır. Güvenilir insan olmak Allah’a iman eden her müminin şiarı olmalıdır. Yüce Kitabımızda: "Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler." Bir başka ayette de: "Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir." buyrularak güvenilir insanın, tutarlı bir müslüman olduğu hatırlatılır.

    Doğruluk ve güvenilirlik her şeyden önce Sevgili Peygamberimizin bariz bir özelliği değil midir? Kendisine iman etmedikleri halde Mekkeliler ona güvenilen kişi anlamına gelen 'el-Emin' lakâbını vermişlerdi. İslamiyet’in tebliğine engel olmak isteyenler O'nu birçok şeyle suçlamışlar, ama asla yalancılıkla suçlayamamışlardı. Hatta kendi mallarını bile getirip O'na defalarca emanet etmişlerdi.

    Kıymetli Müminler!
    Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ümmeti olan bizler, aleyhimize de olsa doğruluktan ayrılmamalı, etrafına güven telkin eden insan olmalıyız. Olgun mümin olabilmekte buna bağlıdır. Bir hadis-i şerif'te şöyle buyrulur: "Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğruları söylemedikçe kalbi doğru olmaz. Komşusu şerrinden emin olmadıkça kişi cennete giremez." Bir başka hadis-i şerifte de: "Müminde huy haline gelemeyen iki özellik vardır ki bunlar; hıyanet ve yalandır." buyrulmuştur.

    Aziz Müslümanlar!
    En son din olan İslam, vicdana hapsedilen bir din değildir. Onun yüce ahlaki prensipleri, hayatın her alanı için faydalı ilkeleri içinde barındırmaktadır. Hutbemin başında da belirttiğim gibi, güven ve doğruluk insan hayatının her safhasında gereklidir. Ancak insan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı alanlardan biri olan ticari hayatta daha da gereklidir.

    Müslüman, sözü ve özü bir olan insandır. Camide namaz kılarken birlikte olduğu Allah’ı ile tezgahının başındayken de birliktedir. Aksine davranışta bulunanlar Efendimizin uyarılarına muhatap olmuşlardır. O bir gün, pazarda denetleme yaparken, sattığı malın yaşını alta, kurusunu da üste koyan bir kişiyi "Bizi aldatan bizden değildir." diyerek uyarmıştır. Şu halde Müslüman bir tüccar, güvenilir bir tüccar, kalitesi düşük malı, değerli malla bir tutmamalı, kötüyü iyiden ayırmalı, kusurunu söyleyerek satmalıdır. Her işinde hayır ve bereket aramak durumunda olan bir Müslüman, bir şeyi satarken binbir dil dökmek veya alırken pazarlıktaki maharetini göstermek gibi sun’î ve zorlaştırıcı bir yola girmemeli ve birbirini buna mecbur etmemelidir.

    Muhterem Müminler!
    Unutulmamalıdır ki; ölçüde ve tartıda haksızlık yapmak Kur'ân'da, toplumların helak oluş sebeplerinden biri sayılmıştır. Hutbemi bir hadis-i şerif ile bitiriyorum: "Güvenilir ve dürüst tüccar kıyamet gününde Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber olacaktır."
    ____________________________
    Hazırlayan: Abdullah İNCE
    Al-i İmran, 3/173.
    Bakara, 2/208.
    Mü'minûn, 23/8.
    İsrâ, 17/34.
    Münzirî, et-Terğib ve't-Terhib, 3/353.
    Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/252.
    Müslim, İman 43.
    Bkz. Hûd, 11/84-95.
    Tirmizi, Buyû' 4.
    Ayrıca şu eserlerden istifade edilmiştir; M.Yaşar Kandemir, Örneklerle İslam Ahlakı; Lütfi Şentürk, Örnek Vaazlar, I-II; Yusuf Altaş, Örnek Vaaz, Diyanet Dergisi, Ekim-2003.





+ Yorum Gönder