Konusunu Oylayın.: Eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkıda dini hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkıda dini hikaye
  1. 10.Ocak.2011, 11:11
    1
    Misafir

    Eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkıda dini hikaye






    Eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkıda dini hikaye Mumsema eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkında dini hikaye okumak istiyorum


  2. 10.Ocak.2011, 11:11
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Ağustos.2013, 18:44
    2
    islamdostu
    hizmetkar

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2008
    Üye No: 26997
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkıda dini hikaye




    Bu Hikaye Bize Güzel Bir İbrettir

    Gayet dindar bir karı koca vardı
    Durmaz, dinlenmez, daima ibadet ve dua ederlerdi
    Ne var ki, pek de yoksul insanlardı
    Hemen her Allah’ın günü yarı aç, yarı tok yaşıyorlardı
    Bu hal, seneler boyunca hep aynıydı Bir gün kadın dayanamadı artık ve kocasına dedi ki:
    “Ne olur efendi, bir kere de dünyalık istemek için birlikte duâ edelim,
    yalvaralım Hazret-i Allah’ımıza!”
    Hanımının teklifini uygun bulan adamcağız:
    “Pekiyi” dedi“Bu gece namaz kılar, tesbih çeker, duâ ederiz
    Ve öyle yaptılar
    Allah’tan biraz da dünyalık isteğinde bulundular Duâları kabul edilmiş olacak ki, hemen ertesi sabah görevli bir melek kapılarını çalmıştı Erkek merakla koştu açtı kapıyı
    Gayet güzel bir delikanlıydı gelen
    Elinde bir torba vardı“Dünyadaki sevabınızın karşılığıdır bu
    Hazret-i Allah’ın hediyesi” dedi ve hemen uzaklaştı Adam şaşkın şaşkın hanımının yanına döndü, ona da anlattı olanları, torbayı da gösterdi “Açsana efendi, açsana! Ne var içinde bir görelim
    Torbanın ağzını açınca ne görsünler?

    İkisinin de sevinç doldu içleri, büyük bir haz içindeydiler
    Derin bir oh çektiler
    Bu dünyalık bize ölünceye kadar yeter de artar bile” dediler
    Bunun için o günü rahatlıkla geçirdiler
    Fakat o gece kadın çok mânâlı bir rüya gördü
    Mahşer gününde karı kocanın mizanı yapılıyordu
    Melekler onları davet ettiler Cennete
    Hep birlikte Cennete girdiler
    Melekler çok güzel bir köşkü göstererek “ İşte sizin köşkünüz! Gelin de gezip görelimdeyince, köşke girdiler
    Her şey ve her taraf o kadar güzeldi ki, hanımı hayran kalmıştı
    Neye yarar ki daha iç salona girince bütün sevinci ve neşesi kırıldı
    Çünkü buranın tavanı çökmüş, dökülmüştü “Burası neden böyle?” Melek de müteessir bir halde “Kabahat sizde” dedi
    Çünkü ahiretin nimetleriyle birlikte dünyalık da isteyince Cennet köşkünüzün burası çöktü yıkıldı işte!” Bu sözler üzerine kan ter içinde, yüreği sızlayarak uyandı, oturdu yatağın üstüne O anda yanı başında yatmakta olan efendisi de kalkıp oturarak:
    “Hayırdır, hayırdır inşallah!” diye hayıflanıyordu
    O da kan ter içindeydi
    Hanımı sordu:
    “Ne oldu efendi?”
    “Müthiş bir rüya
    gördüm
    Cennette bize verilmiş olan bir köşkün tavanı çökmüş
    Kadın çığlığı bastı
    “Ben de, ben de gördüm aynı rüyayı
    Gezdirici melek bunun için bizi suçlu buluyor
    “Dünyalık istediğimiz için değil mi?”
    “Evet efendi! Yarın sabahtan tezi yok, altınlarla gümüşleri,
    Allah rızâsı için bütün fakir ve fukaraya dağıtalım
    Öksüzleri ve yetimleri sevindirelim
    Belki Cenâb-ı Hakk, bizleri de affeder, dünyalık istediğimizden ötürü dediler
    Ve ertesi gün konuştukları gibi yaptılar
    Sabah namazlarını kıldıktan sonra torbayı alarak yola çıktılar
    O gün tâ akşama kadar, bu paradan, muhtaç olanlara liveçhillah dağıttılar ve akşam olunca
    büyük bir gönül rahatlığı ile huzurla evlerine döndüler
    Ve yatsı namazının sonunda gözyaşları içinde yalvararak dua ettiler Rabbülâlemine
    Ve yattılar uykularına
    O gece ikisi de yine ayni rüyayı gördüler
    Melek onlara köşkü gösteriyor ve “Müjdeler olsun ikinize de” diyordu
    Bakın şu çöküp yıkılmış olan salonun tavanına” Salonun tavanına girip baktılar
    Gözleri kamaştı
    Tavan yeniden yapılmış, boyanmış, güzel nakışlarla süslenmişti
    Bu güzel haller içinde sevinç içinde uyandılar
    Birbirlerine bir şey söylemeye hacet görmediler
    Sevinç gözyaşları içinde kucaklaştılar
    Onun için oyalanmayı bırakıp Hakk’la meşgul olalım
    Resulullah
    Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde:
    “Bütün insanlar uykudadırlar, öldükten sonra uyanırlar
    buyuruyorlar
    Dünya bir gaflet uykusudur, hayâldir
    Uyandırılmadan uyanıp Hakk’a yönelmek lâzım
    Bazısı halkı bırakmıştır, Hakk iledir
    Bazısı Hakk’ı bırakmıştır, halk iledir
    Birisi varlığını yok etmeye çalışır, Var’ı bulmak için[
    Bir diğeri kendisinde varlık toplar, nefis putuna dayanmak için
    Birisinin işi Hakk ile birisinin işi nefis ile
    Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde:
    “Kim Allah için olursa,
    Allah da onun için olur buyuruyorlar
    kendisini Hazret-i Allah’a beğendirmeye ve O’nun rızâsını kazanmaya çalışır
    Bütün iş ve icraatları, amelleri rızâ yolundadır
    O, rızâyı gözetir Kendisini beğenen ise nefis putuna tutunmuştur
    Kendisini halka beğendirmeye çalışır
    Onu da Hazret-i Allah beğenmezBunlar dünya ehlidir, işleri riya ve gösteriştir
    Değerli güzel insan Hazret-i Allah’ın değer vermesiyle, O’nun güzellik vermesiyle güzelleşir ve deger bulur
    Değerli insana, güzel insana değer vermekle değer bulursun
    Değersiz insana değer vermekle hem onun kibrini artırırsın, hem de değersize değer verdiğin için değersiz olursun
    Çünkü değerler Hazret-i Allah’ın değer vermesiyle, güzellikler Hazret-i Allah’ın güzelleştirmesiyle olur
    Hakk’ın beğenmediğini bütün halk beğense ne olur? Sonunda ilâhî divanda toplayacak, dönüş O’nadır
    Hakk’ı seçen Hakk iledir
    Halkı seçen halk iledir Rabbim tüm ümmet-i Muhammed’e hususi bir şekilde rahmet etsin Bizleri de hakkıyla Hakk’a yönelenlerden eylesin Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...


  4. 01.Ağustos.2013, 18:44
    2
    hizmetkar



    Bu Hikaye Bize Güzel Bir İbrettir

    Gayet dindar bir karı koca vardı
    Durmaz, dinlenmez, daima ibadet ve dua ederlerdi
    Ne var ki, pek de yoksul insanlardı
    Hemen her Allah’ın günü yarı aç, yarı tok yaşıyorlardı
    Bu hal, seneler boyunca hep aynıydı Bir gün kadın dayanamadı artık ve kocasına dedi ki:
    “Ne olur efendi, bir kere de dünyalık istemek için birlikte duâ edelim,
    yalvaralım Hazret-i Allah’ımıza!”
    Hanımının teklifini uygun bulan adamcağız:
    “Pekiyi” dedi“Bu gece namaz kılar, tesbih çeker, duâ ederiz
    Ve öyle yaptılar
    Allah’tan biraz da dünyalık isteğinde bulundular Duâları kabul edilmiş olacak ki, hemen ertesi sabah görevli bir melek kapılarını çalmıştı Erkek merakla koştu açtı kapıyı
    Gayet güzel bir delikanlıydı gelen
    Elinde bir torba vardı“Dünyadaki sevabınızın karşılığıdır bu
    Hazret-i Allah’ın hediyesi” dedi ve hemen uzaklaştı Adam şaşkın şaşkın hanımının yanına döndü, ona da anlattı olanları, torbayı da gösterdi “Açsana efendi, açsana! Ne var içinde bir görelim
    Torbanın ağzını açınca ne görsünler?

    İkisinin de sevinç doldu içleri, büyük bir haz içindeydiler
    Derin bir oh çektiler
    Bu dünyalık bize ölünceye kadar yeter de artar bile” dediler
    Bunun için o günü rahatlıkla geçirdiler
    Fakat o gece kadın çok mânâlı bir rüya gördü
    Mahşer gününde karı kocanın mizanı yapılıyordu
    Melekler onları davet ettiler Cennete
    Hep birlikte Cennete girdiler
    Melekler çok güzel bir köşkü göstererek “ İşte sizin köşkünüz! Gelin de gezip görelimdeyince, köşke girdiler
    Her şey ve her taraf o kadar güzeldi ki, hanımı hayran kalmıştı
    Neye yarar ki daha iç salona girince bütün sevinci ve neşesi kırıldı
    Çünkü buranın tavanı çökmüş, dökülmüştü “Burası neden böyle?” Melek de müteessir bir halde “Kabahat sizde” dedi
    Çünkü ahiretin nimetleriyle birlikte dünyalık da isteyince Cennet köşkünüzün burası çöktü yıkıldı işte!” Bu sözler üzerine kan ter içinde, yüreği sızlayarak uyandı, oturdu yatağın üstüne O anda yanı başında yatmakta olan efendisi de kalkıp oturarak:
    “Hayırdır, hayırdır inşallah!” diye hayıflanıyordu
    O da kan ter içindeydi
    Hanımı sordu:
    “Ne oldu efendi?”
    “Müthiş bir rüya
    gördüm
    Cennette bize verilmiş olan bir köşkün tavanı çökmüş
    Kadın çığlığı bastı
    “Ben de, ben de gördüm aynı rüyayı
    Gezdirici melek bunun için bizi suçlu buluyor
    “Dünyalık istediğimiz için değil mi?”
    “Evet efendi! Yarın sabahtan tezi yok, altınlarla gümüşleri,
    Allah rızâsı için bütün fakir ve fukaraya dağıtalım
    Öksüzleri ve yetimleri sevindirelim
    Belki Cenâb-ı Hakk, bizleri de affeder, dünyalık istediğimizden ötürü dediler
    Ve ertesi gün konuştukları gibi yaptılar
    Sabah namazlarını kıldıktan sonra torbayı alarak yola çıktılar
    O gün tâ akşama kadar, bu paradan, muhtaç olanlara liveçhillah dağıttılar ve akşam olunca
    büyük bir gönül rahatlığı ile huzurla evlerine döndüler
    Ve yatsı namazının sonunda gözyaşları içinde yalvararak dua ettiler Rabbülâlemine
    Ve yattılar uykularına
    O gece ikisi de yine ayni rüyayı gördüler
    Melek onlara köşkü gösteriyor ve “Müjdeler olsun ikinize de” diyordu
    Bakın şu çöküp yıkılmış olan salonun tavanına” Salonun tavanına girip baktılar
    Gözleri kamaştı
    Tavan yeniden yapılmış, boyanmış, güzel nakışlarla süslenmişti
    Bu güzel haller içinde sevinç içinde uyandılar
    Birbirlerine bir şey söylemeye hacet görmediler
    Sevinç gözyaşları içinde kucaklaştılar
    Onun için oyalanmayı bırakıp Hakk’la meşgul olalım
    Resulullah
    Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde:
    “Bütün insanlar uykudadırlar, öldükten sonra uyanırlar
    buyuruyorlar
    Dünya bir gaflet uykusudur, hayâldir
    Uyandırılmadan uyanıp Hakk’a yönelmek lâzım
    Bazısı halkı bırakmıştır, Hakk iledir
    Bazısı Hakk’ı bırakmıştır, halk iledir
    Birisi varlığını yok etmeye çalışır, Var’ı bulmak için[
    Bir diğeri kendisinde varlık toplar, nefis putuna dayanmak için
    Birisinin işi Hakk ile birisinin işi nefis ile
    Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde:
    “Kim Allah için olursa,
    Allah da onun için olur buyuruyorlar
    kendisini Hazret-i Allah’a beğendirmeye ve O’nun rızâsını kazanmaya çalışır
    Bütün iş ve icraatları, amelleri rızâ yolundadır
    O, rızâyı gözetir Kendisini beğenen ise nefis putuna tutunmuştur
    Kendisini halka beğendirmeye çalışır
    Onu da Hazret-i Allah beğenmezBunlar dünya ehlidir, işleri riya ve gösteriştir
    Değerli güzel insan Hazret-i Allah’ın değer vermesiyle, O’nun güzellik vermesiyle güzelleşir ve deger bulur
    Değerli insana, güzel insana değer vermekle değer bulursun
    Değersiz insana değer vermekle hem onun kibrini artırırsın, hem de değersize değer verdiğin için değersiz olursun
    Çünkü değerler Hazret-i Allah’ın değer vermesiyle, güzellikler Hazret-i Allah’ın güzelleştirmesiyle olur
    Hakk’ın beğenmediğini bütün halk beğense ne olur? Sonunda ilâhî divanda toplayacak, dönüş O’nadır
    Hakk’ı seçen Hakk iledir
    Halkı seçen halk iledir Rabbim tüm ümmet-i Muhammed’e hususi bir şekilde rahmet etsin Bizleri de hakkıyla Hakk’a yönelenlerden eylesin Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...





+ Yorum Gönder