Konusunu Oylayın.: İslam dininde evlenmenin önemi nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam dininde evlenmenin önemi nedir?
  1. 09.Ocak.2011, 14:32
    1
    Misafir

    İslam dininde evlenmenin önemi nedir?

  2. 10.Ocak.2011, 16:32
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: islam dininde evlenmenin önemi nedir?




    İslam hukukunda evlenme: İslam dininde evlenme, nikah denilen muamelenin yapılmasıyla gerçekleşir. Nikah, evlilik sözleşmesidir. Nikahın üç şartı vardır: icab (teklif), kabul ve iki şahidin bulunmasıdır. Evlenme; bir Müslüman erkekle, şahitler yanında bir kadının karı-koca olmaları için yaptıkları sözleşmedir. Evlenmelerinde dini bir engel bulunmayan iki kişinin (bir kadın ile bir erkeğin) karşılıklı olarak icab ve kabulleri, yani karı-koca olmayı taahhüd etmeleriyle meydana gelir. İslamiyetten önce Araplar arasında evlenme sözleşmelerinde, kadının irade beyanına önem verilmezdi. İslamiyet kadına değer vermiş, onun beyanı, kabulü olmayan evlenmeyi kabul etmemiştir. Diğer taraftan Peygamber efendimizin zamanında Hıristiyan papazları herkese rahip olmayı, yalnız yaşamayı emrediyorlardı. Allah yolunda bulunabilmek ve Allahü tealaya yaklaşmak, ancak ruhbanlıkla, yani evlenmemekle olur zannediyorlardı. Peygamber efendimiz ruhi ve maddi hakikatlerin, üstünlüklerin hepsini kendinde topladığı için, O’nun Eshabına ve ümmetine, yalnızlık da, çokluk da, bekarlık da, evlilik de faydalı olmaktadır. Papazlar herkese ruhbanlığı, bekar yaşamayı emrettiğinden, bunu önlemek için Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshabının bekar yaşamasını yasak etti. Nitekim; “İslamiyette ruhbanlık yoktur.” ve “Nikah yapmak, benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmayan kimse, benim ümmetim değildir.” buyurarak evlenmeyi teşvik etti.

    Müslüman erkekler evlenmeden önce geçimine sebeb olan bir iş sahibi olurlar. İslamiyeti öğrenip, nefsini İslamiyete uyar hale getirip, gönül sahibi olmak için gayret gösterir, İslamiyetin emrettiği gibi giyinen, namuslu, dinini kayıran kız ararlardı. Çünkü Peygamberimiz; “Kadın, ya malı, ya güzelliği yahut da dini için alınır. Siz dini olanı alınız. Malı için alan malına kavuşamaz. Güzelliği için alan güzelliğinden mahrum kalır.” buyuruyor. Nikahtan önce kızı görmek sünnettir ve iyi geçinmeyi sağlar.

    Evlenmenin olabilmesi için taraflar arasında, İslam dininin tayin ettiği derecede bir hısımlık (akrabalık) bulunmamalıdır. İslam dininde bir erkeğin 25 kadınla evlenmesi yasaktır. Bunlardan 18 kadın ile ölünceye kadar evlenemez. 7 kadın ile geçici olarak evlenilemez. Aradaki sebepler kalkınca evlenmesi helal olur.

    1. Ebedi mahrem olan, evlenmesi haram olan kimseler;

    A. Kan, nesep (soy) ile akraba olanlar 7 kimsedir: 1) Anne, 2) Ananın ve babanın anneleri, 3) Kızı, kızının kızı (torunları), 4) Kız kardeşi, 5) Erkek ve kız kardeşinin kızı, 6) Hala, 7) Teyzedir. Bir kadın da babası, dedeleri, oğlu, kardeşi, amcası, dayısı ve kardeşlerinin oğulları ile hiçbir zaman evlenemez.

    B. Süt ile akraba olan bu yedi kimseyle de ebedi olarak evlenilemez. (Hepsi 14 eder)

    C. Nikah sebebiyle, sonradan akraba olanlar ve evlenmek haram olan 4 kimsedir: 1) Kayınvalide (kaynana), 2) Üvey ana, 3) Üvey kızı, 4) Gelindir. Bir kadın da kayınpederi, üvey babası, üvey oğlu ve damadı ile hiç evlenemez.

    2. Geçici olarak evlenilmesi yasak edilenler de 7 kimsedir. Bunlardan 5’i nikah sebebiyle haramdır. Bir adam: 1) Baldızı (nikahlı hanımının kız kardeşi) ile 2) ve 3) Nikahlandığı hanımının halası ve teyzesi ile, 4) ve 5) Nikahlandığı hanımının erkek ve kız kardeşinin kızı ile de evlenmesi haramdır, yasaktır. Ancak nikahlandığı kadın ölürse veya boşarsa, bunlarla evlenebilir. 6) Müşrik ile (ilahi hiçbir dine inanmayan veya ehl-i kitap, Hıristiyan ve Yahudi olmayan), 7) Mürted (Müslümanken İslam dininden ayrılan) kadın ile evlenmek Müslümana haramdır. Müşrik ve mürted olan kadın, Müslüman olunca bunlarla evlenilebilir. Şahitsiz olarak bir kadına belli para verip, belli zaman için beraber yaşamayı sözleşmek demek olan mut’a nikahı İslam dininde yasak edilmiştir.

    İslam hukukunda evlenme sözleşmesinde vekalete de izin vardır. Yani gerek kadın, gerekse erkek evleneceği kimseyle nikahının kıyılmasında bir başkasını vekil edebilir. Ayrıca evlenecek erkeğin kadına mehir vermesi gerekir. Mehir, evlenecek erkeğin vereceği altın, gümüş veya herhangi bir mal veya menfaat demektir. Mehiri bazı bölgelerde adet haline getirilen ve kadının babasına ve akrabasına verilen ve İslami bir dayanağı olmayan başlıkla karıştırmamak gerekir. Çünkü kızın velisinin, kendisi kullanmak üzere, evlenecek erkekten mal taleb etmesi haramdır, yasaktır.

    Düğün denilen merasimden sonra, evlenen eşler bir yuvada aile hayatı yaşamaya başlarlar. Düğün de her toplumun kendi özelliklerine göre yapılır (Bkz. Düğün). Evlilikle ilgili olarak ayet-i kerimelerde mealen buyruldu ki:

    ... İçinizden bekarları (erkek ve kadın) evlendirin. (Nur suresi: 32)

    ... Nikah ettiğiniz kadınların mehirlerini seve seve verin. Şayet ondan bir kısmını gönül hoşluğu ile kendileri size bağışlarsa, onu afiyetle, rahatça yiyin. (Nisa suresi: 4)

    Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:

    Allah için evlenip, Allah için evlendiren, Allah’ın dostluğunu kazanır.

    Kudret sahibi olan evlensin.

    İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Zira evlenmek gözleri haramdan daha çok korur. Zinadan daha çok muhafaza eder. Gücü yetmeyen kimse ise oruç tutsun. Çünkü orucun şehveti kıran bir hassası vardır.

    Evlenme muameleleri: Cumhuriyet devrinde Medeni Kanun’un kabulüyle evlenme, devlet kontrolüne tabi tutulmuştur. Evlenmek isteyen eşler önce evlendirme memuruna başvururlar. Bu başvuru esnasında Medeni Kanun’un ilgili maddeleri gereğince lüzumlu evrakı da verirler. Bunların tamamlanmasından sonra kanunen yetkili bir evlendirme memuru iki şahid önünde eşlere evliliği kabul edip etmediklerini sorar. Evet karşılığı alındıktan sonra onları karı-koca ilan eder. Bu tören herkese açıktır ve belli yerde yapılır. Eşlerden birinin gelemeyecek kadar hasta olduğunu bildirir rapor almasında evde veya istenilen bir yerde yapılabilir.

    Medeni Kanun’a göre; Evlenebilmek için kadının 15, erkeğin 17 yaşını doldurması gereklidir. 15 yaşını doldurmuş bir erkek veya 14 yaşını bitirmiş olan kız, ana-baba ve vasilerinin izni ile evlenebilirler. Bundan küçük yaştakilerin evlenmesi izinle olsa da mümkün olmaz. Evlenmeye tam ehliyetli olmak için 18 yaşını bitirmiş olmak gereklidir. Yine Medeni Kanun evlenme rüştü dışında bazı durumları evlenmeye engel saymıştır. Evli olan, önceki evlilik sona ermeden ikinci evliliği yapamaz. Kanun çift evliliği suç olarak kabul etmektedir. Hısımlık, ana, baba bir veya ana bir yahut da baba bir kardeşler, amca dayı, hala, teyze ile evlenmek yasaktır. Evlilik ne şekilde sona ererse ersin kadının ve kocanın usul ve furuu ile evlenmesi yasaktır. Akıl hastalığına müptela olanlar evlenemezler. Akıl hastalığının dışında neslin sıhhatine zararlı olan hastalıklardan frengi, belsoğukluğu, cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklardan birine yakalananlar iyileştiklerine dair rapor göstermedikce evlenemezler.

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi



  3. 10.Ocak.2011, 16:32
    2
    Silent and lonely rains



    İslam hukukunda evlenme: İslam dininde evlenme, nikah denilen muamelenin yapılmasıyla gerçekleşir. Nikah, evlilik sözleşmesidir. Nikahın üç şartı vardır: icab (teklif), kabul ve iki şahidin bulunmasıdır. Evlenme; bir Müslüman erkekle, şahitler yanında bir kadının karı-koca olmaları için yaptıkları sözleşmedir. Evlenmelerinde dini bir engel bulunmayan iki kişinin (bir kadın ile bir erkeğin) karşılıklı olarak icab ve kabulleri, yani karı-koca olmayı taahhüd etmeleriyle meydana gelir. İslamiyetten önce Araplar arasında evlenme sözleşmelerinde, kadının irade beyanına önem verilmezdi. İslamiyet kadına değer vermiş, onun beyanı, kabulü olmayan evlenmeyi kabul etmemiştir. Diğer taraftan Peygamber efendimizin zamanında Hıristiyan papazları herkese rahip olmayı, yalnız yaşamayı emrediyorlardı. Allah yolunda bulunabilmek ve Allahü tealaya yaklaşmak, ancak ruhbanlıkla, yani evlenmemekle olur zannediyorlardı. Peygamber efendimiz ruhi ve maddi hakikatlerin, üstünlüklerin hepsini kendinde topladığı için, O’nun Eshabına ve ümmetine, yalnızlık da, çokluk da, bekarlık da, evlilik de faydalı olmaktadır. Papazlar herkese ruhbanlığı, bekar yaşamayı emrettiğinden, bunu önlemek için Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshabının bekar yaşamasını yasak etti. Nitekim; “İslamiyette ruhbanlık yoktur.” ve “Nikah yapmak, benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmayan kimse, benim ümmetim değildir.” buyurarak evlenmeyi teşvik etti.

    Müslüman erkekler evlenmeden önce geçimine sebeb olan bir iş sahibi olurlar. İslamiyeti öğrenip, nefsini İslamiyete uyar hale getirip, gönül sahibi olmak için gayret gösterir, İslamiyetin emrettiği gibi giyinen, namuslu, dinini kayıran kız ararlardı. Çünkü Peygamberimiz; “Kadın, ya malı, ya güzelliği yahut da dini için alınır. Siz dini olanı alınız. Malı için alan malına kavuşamaz. Güzelliği için alan güzelliğinden mahrum kalır.” buyuruyor. Nikahtan önce kızı görmek sünnettir ve iyi geçinmeyi sağlar.

    Evlenmenin olabilmesi için taraflar arasında, İslam dininin tayin ettiği derecede bir hısımlık (akrabalık) bulunmamalıdır. İslam dininde bir erkeğin 25 kadınla evlenmesi yasaktır. Bunlardan 18 kadın ile ölünceye kadar evlenemez. 7 kadın ile geçici olarak evlenilemez. Aradaki sebepler kalkınca evlenmesi helal olur.

    1. Ebedi mahrem olan, evlenmesi haram olan kimseler;

    A. Kan, nesep (soy) ile akraba olanlar 7 kimsedir: 1) Anne, 2) Ananın ve babanın anneleri, 3) Kızı, kızının kızı (torunları), 4) Kız kardeşi, 5) Erkek ve kız kardeşinin kızı, 6) Hala, 7) Teyzedir. Bir kadın da babası, dedeleri, oğlu, kardeşi, amcası, dayısı ve kardeşlerinin oğulları ile hiçbir zaman evlenemez.

    B. Süt ile akraba olan bu yedi kimseyle de ebedi olarak evlenilemez. (Hepsi 14 eder)

    C. Nikah sebebiyle, sonradan akraba olanlar ve evlenmek haram olan 4 kimsedir: 1) Kayınvalide (kaynana), 2) Üvey ana, 3) Üvey kızı, 4) Gelindir. Bir kadın da kayınpederi, üvey babası, üvey oğlu ve damadı ile hiç evlenemez.

    2. Geçici olarak evlenilmesi yasak edilenler de 7 kimsedir. Bunlardan 5’i nikah sebebiyle haramdır. Bir adam: 1) Baldızı (nikahlı hanımının kız kardeşi) ile 2) ve 3) Nikahlandığı hanımının halası ve teyzesi ile, 4) ve 5) Nikahlandığı hanımının erkek ve kız kardeşinin kızı ile de evlenmesi haramdır, yasaktır. Ancak nikahlandığı kadın ölürse veya boşarsa, bunlarla evlenebilir. 6) Müşrik ile (ilahi hiçbir dine inanmayan veya ehl-i kitap, Hıristiyan ve Yahudi olmayan), 7) Mürted (Müslümanken İslam dininden ayrılan) kadın ile evlenmek Müslümana haramdır. Müşrik ve mürted olan kadın, Müslüman olunca bunlarla evlenilebilir. Şahitsiz olarak bir kadına belli para verip, belli zaman için beraber yaşamayı sözleşmek demek olan mut’a nikahı İslam dininde yasak edilmiştir.

    İslam hukukunda evlenme sözleşmesinde vekalete de izin vardır. Yani gerek kadın, gerekse erkek evleneceği kimseyle nikahının kıyılmasında bir başkasını vekil edebilir. Ayrıca evlenecek erkeğin kadına mehir vermesi gerekir. Mehir, evlenecek erkeğin vereceği altın, gümüş veya herhangi bir mal veya menfaat demektir. Mehiri bazı bölgelerde adet haline getirilen ve kadının babasına ve akrabasına verilen ve İslami bir dayanağı olmayan başlıkla karıştırmamak gerekir. Çünkü kızın velisinin, kendisi kullanmak üzere, evlenecek erkekten mal taleb etmesi haramdır, yasaktır.

    Düğün denilen merasimden sonra, evlenen eşler bir yuvada aile hayatı yaşamaya başlarlar. Düğün de her toplumun kendi özelliklerine göre yapılır (Bkz. Düğün). Evlilikle ilgili olarak ayet-i kerimelerde mealen buyruldu ki:

    ... İçinizden bekarları (erkek ve kadın) evlendirin. (Nur suresi: 32)

    ... Nikah ettiğiniz kadınların mehirlerini seve seve verin. Şayet ondan bir kısmını gönül hoşluğu ile kendileri size bağışlarsa, onu afiyetle, rahatça yiyin. (Nisa suresi: 4)

    Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:

    Allah için evlenip, Allah için evlendiren, Allah’ın dostluğunu kazanır.

    Kudret sahibi olan evlensin.

    İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Zira evlenmek gözleri haramdan daha çok korur. Zinadan daha çok muhafaza eder. Gücü yetmeyen kimse ise oruç tutsun. Çünkü orucun şehveti kıran bir hassası vardır.

    Evlenme muameleleri: Cumhuriyet devrinde Medeni Kanun’un kabulüyle evlenme, devlet kontrolüne tabi tutulmuştur. Evlenmek isteyen eşler önce evlendirme memuruna başvururlar. Bu başvuru esnasında Medeni Kanun’un ilgili maddeleri gereğince lüzumlu evrakı da verirler. Bunların tamamlanmasından sonra kanunen yetkili bir evlendirme memuru iki şahid önünde eşlere evliliği kabul edip etmediklerini sorar. Evet karşılığı alındıktan sonra onları karı-koca ilan eder. Bu tören herkese açıktır ve belli yerde yapılır. Eşlerden birinin gelemeyecek kadar hasta olduğunu bildirir rapor almasında evde veya istenilen bir yerde yapılabilir.

    Medeni Kanun’a göre; Evlenebilmek için kadının 15, erkeğin 17 yaşını doldurması gereklidir. 15 yaşını doldurmuş bir erkek veya 14 yaşını bitirmiş olan kız, ana-baba ve vasilerinin izni ile evlenebilirler. Bundan küçük yaştakilerin evlenmesi izinle olsa da mümkün olmaz. Evlenmeye tam ehliyetli olmak için 18 yaşını bitirmiş olmak gereklidir. Yine Medeni Kanun evlenme rüştü dışında bazı durumları evlenmeye engel saymıştır. Evli olan, önceki evlilik sona ermeden ikinci evliliği yapamaz. Kanun çift evliliği suç olarak kabul etmektedir. Hısımlık, ana, baba bir veya ana bir yahut da baba bir kardeşler, amca dayı, hala, teyze ile evlenmek yasaktır. Evlilik ne şekilde sona ererse ersin kadının ve kocanın usul ve furuu ile evlenmesi yasaktır. Akıl hastalığına müptela olanlar evlenemezler. Akıl hastalığının dışında neslin sıhhatine zararlı olan hastalıklardan frengi, belsoğukluğu, cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklardan birine yakalananlar iyileştiklerine dair rapor göstermedikce evlenemezler.

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi






+ Yorum Gönder