Konusunu Oylayın.: Abdestin farzları kaçtır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Abdestin farzları kaçtır?
  1. 09.Ocak.2011, 13:31
    1
    Misafir

    Abdestin farzları kaçtır?






    Abdestin farzları kaçtır? Mumsema Abdestin farzları kaçtır? hanefide ve şafii de teşekkürler.


  2. 09.Ocak.2011, 13:31
    1
    haylaz4113 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    haylaz4113
    Misafir
  3. 08.Mart.2012, 01:51
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Abdestin farzları kaçtır?




    Hanefi Mezhebine Göre Abdestin Farzları :

    Kur'ân-ı Kerîm'de abdestin hükmünü açıklayan âyette[104]:
    1- Yüzün yıkanması,
    2- Ellerin (kolların) dirseklerle birlikte yıkanması,
    3- Başın meshedilmesi ve
    4- Ayakların topuklarla birlikte yıkanması istenmektedir.

    Yüzün sınırı iki kulak yumuşakları arasındaki alan ile alındaki saç bitim yerinden çene altına kadar olan yer olarak belirlenmiştir. Yüz yıkanırken, sakal, bıyık ve kaşların altına suyun ulaşması gerekir. Ancak sakal sıkı İse üstünü yıkamak yeterlidir. Suyun, el parmakları arasındaki deriye ulaşmasını sağlamak için parmak aralıkları hilâllenir, özellikle sıkı yüzükler oynatılır. Başın dörtte birinin el içi su ıslaklığıyla meshedilmesi Hanefîler'e göre yeterlidir. Şâfiîler'e göre başın mesh miktarı daha az iken, Mâlikî ve Hanbelîler'e göre âdeta başın tamamıdır. Ayaklar topuk-larla birlikte yıkanır ve suyun parmaklar arasına ulaşması sağlanır. Ab-destli olarak giyilmiş mestlerin üzerine el içi su ıslaklığıyla meshedil-mesi yeterlidir. Şîa mezheblerinden İmâmiyye, âyetteki ifade tarzını dikkate alarak, çıplak ayakların yıkanması yerine meshedilmesinin gerek-tiğini ifade eder. Hz. Peygamber'in uygulamaları ve ayaklarını güzelce yıkamayıp ökçelerinde biraz kuruluk kalmış olanlara: "Vay ateşte yana-cak ökçelerin haline"[105] hadisi çıplak ayakların yıkanması gerektiğini ortaya koyar ki günümüze kadar gelen uygulama da böyle-dir.
    Yüz, kollar ve ayakların yıkanması ile başın meshedilmesi abdesti meydana getiren unsurlar (erkân) olup bunlar aynı zamanda abdestin farzlarıdır. Hanefîler'in dışındaki mezhepler, bu dört farza bazı ilâve yapmışlardır. Meselâ Şâfiîler, niyeti ve abdest organlarının âyette belir-lenen sıraya göre yıkanmasını (tertîb)[106], Mâlikîler niyeti, yıkanılan organ-ların oğulmasını (tedlîk) ve yıkama ve meshin ara verilmeden yapılma-sını (müvâlât) farz olarak kabul etmişlerdir.[107]
    Abdestin sahih (dinen geçerli) olabilmesi, farzlar dışında bazı şartla-rın da yerine getirilmesine bağlıdır. Şöyle ki, abdestte kullanılan suyun temiz ve temizleyici özelliğe sahip olması, abdest organlarında kuru bir yerin kalmaması, deri üzerinde tabaka teşkil edip suyun temasını en-gelleyen hamur, boya, yağ, oje gibi bir maddenin bulunmaması ve abdest alırken özürlülük hali müstesna, abdesti bozan bir durumun bulunmaması gerekir. Bir tabaka teşkil etmediği için suyun deriyle te-masını engellemeyen yağsız kirler, çamur lekeleri, kına gibi şeyler ab-destin sıhhatini engellemez. Aynı şekilde boyacı, marangoz, değirmenci gibi bazı meslek ve sanat sahiplerinin temizleme konusunda aşın dere-cede itina göstermelerine rağmen tırnak ve derileri üzerinde kalan bo-ya ve benzeri leke gibi maddelerin küçük kalıntıları, zarurete bağlı ola-rak abdestlerinin sahih olmasını engellemez.
    Bir organı yıkamak sağlık açısından zararlı İse, meshedilir, mesh de zararlı ise terk edilir. Abdest organlarından biri veya birkaçı bulunma-yan kişi, mevcut organlarını yıkamakla yetinir.
    Yukarıda açıklanan farzlar -şartlara uyularak- yerine getirilince ab-dest sahih olmakla birlikte, abdestin mükemmel olabilmesi için sünnet-lerine ve âdabına da riâyet etmek gerekir.

    [104] el-Mâide 5/6

    [105] Buhârî, "Vudû"' 27

    [106] Şirbînî, Muğnî'l-muhtâc, I, 47.

    [107] İbn Rüşd, Bidâyeîü'i-müctehid, I, 7-17.




    Şafii Mezhebine Göre Abdestin Farzları ;


    1- Yüzünü yıkarken niyet getirmek.
    2- Yüzünü yıkamak.
    3- Dirseklere kadar her iki elleri yıkamak.
    4- Başın bir kısmını meshetmek.
    5- Topuklara kadar her iki ayağı yıkamak.
    6- Belirttiğimiz şekilde sıraya uymak. [1]

    1-Niyet:
    Yüzünü yıkarken niyet edilir.
    Niyet, bir şey yaparken onu kastetmektir. Abdest almak isteyen kimse, küçük hadesin kaldırılmasına niyet edecektir. Niyet, yüzün ilk cüzünü yı-kamakla beraber olacaktır. Niyetin yeri, dil değil kalptir. Hükmü ise va-cip olmasıdır.
    Abdest ve buna benzer ibadetlerde niyetin farz olduğunu gösteren delil Peygamberimiz (s:a.v.)'in şu hadisi şerifidir:
    "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." [2]
    Niyetin dil ile telafûz edilmesi sünnettir. Yukarıda da ifade edildiği gi-bi niyetin asıl yeri kalptir.
    Abdestte niyetin zamanı: Yüzün yıkanmasına başlandığı anda niyet getirilir. Daha evvel veya daha sonra getirilen niyet makbul değildir. Çün-kü abdestin farz olan ilk organı yüzdür. Niyet yüzün yıkanması ile bera-ber getirilmelidir.
    Niyetin şartları:
    Niyet getirenin müslüman, mümeyyiz olması, niyyet edilen şeyi bil-mesi, herhangi bir şeye ta'lik edilmemesi (niyetin abdeste ait olması) dır. Abdest için niyet getirirken:
    "Farz olan abdesli almaya niyet ettim" demesi. Veya; "Abdestsizliği kaldırmaya niyet ettim." ya da "Namazı mubah kılmaya niyet ettim." ve-yahut "Namaz kılmayı kendime helal etmek için niyet ettim." demesi ile de abdest niyeti yerine gelir.
    "Abdestsizliği kaldırmaya niyet etlim." veya, "Namazı mubah kıl-maya niyet ettim." ya da, "Namaz kılmayı kendime helal etmek için niyet ettim." demesi ile de abdest niyeti sahih olur.
    2- Yüzün yıkanması.
    Yüzün sınırı, uzunlamasına alında saçın bittiği yerden çenenin ve çene kemiğinin altına kadar, enlemesine kulaktan kulağa olan kısımdır.
    Yüz sınırında bulunan her şeyi yıkamak vaciptir. Kaş ,bıyık ve sakal kıllarını yüzeylerinden diplerine kadar yıkamak gerekir. Çünkü bunların hepsi yüzün cüzlerindendir. Ancak sık ve gür olan sakalın dibine su yetiş-tirmek güç olursa o zaman sadece üst kısmının yıkanması yeterlidir. Bu durumda gür olan sakalın dibini yıkamak sünnettir.
    3- Her iki elin dirseklere kadar yıkanması.
    İki elin üzerinde bulunan kılların da altlarına kadar ıslanması gerekir.
    Çünkü her iki elin üzerinde bulunan bütün kılları yıkamak vaciptir. Eğer tırnakların altına suyun temas etmesine engel olacak kir ya da tır-nakların üstünde oje veya parmakta yüzük varsa varsa abdest sahih ol-maz.
    Abdeslin sahih olması için kiri ve ojeyi gidermek ve yüzüğü de oyna-tıp altını ıslatmak gerekir. Buna şu hadisi şerifi delil gösterebiliriz:
    Bir gün bir adam abdest alıp ayağından tırnak kadar bir yeri yıkamadı.
    "Dön, abdestini güzelce al." buyurdu. Bunun üzerine adam dönüp abdestini tam aldıktan sonra namazını kıldı. Bu hadis gösteriyor ki, yı-kanması lazım gelen abdest uzuvlarının en ufak bir yeri kuru kalırsa, abdest sahih olmaz.
    4- Başın bir kısmının meshedilmesi.
    Başın hududunda bulunan ten ve saçın bir kısmını meshetmektir.
    Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de "Başlarınızı meshedin" (Maide: 5/6) buyurmasıyla başın meshi farz olmuştur. Başın sınırında bulunan bir kılın dahi meshedilmesiyle bu farz yerine gelmiş olur.
    Muğiyre b. Şu'be Hz. Peygamberin abdest aldığını, sadece başının ön kısmını ve sarığını meshettiğini rivayet eder. [3]
    Bu hadis, başın sadece ön kısmı gibi az bir yerin mesh edilmesinin ye-terli olduğunu bildirir.. Miktarı için herhangi bir sınırlama yoktur. Şafii mezhebine göre bir kıl dahi meshedilirse kafi gelir. [4]
    5- Topuklara kadar ayakların yıkanması.
    Parmakların arasını ve yarıkları yıkamak vacip olduğu gibi, üzerinde ve tırnaklar altında bulunan kir ve benzeri şeyleri de gidermek lazımdır.
    6- Tertip.
    Yukarıda zikrettiğimiz şekilde sıraya uymak.
    Yani önce niyetle birlikte yüzü, sonra elleri yıkamak, sonra başı meshetmek ve sonra ayakları yıkamaktır. Ancak, suya dalan kimse, abdest niyyetini getirirse tertip farziyeti sakıt olduğu gibi, cenabetten yıkanan kimsenin abdesti için de tertip şartı aranmaz..[5]
    Abdestte tertibe riayet etmek yani sıraya uymak abdestin farzlarından zikredildiği Maide suresi 6.ncı ayeti kerimesinden anlaşılmaktadır. Zira ayet bu sıraya göre nazil olmuştur. Ayrıca bu sıralamayı Peygamberimiz (s.a.v.)' in abdest tatbikatından da öğrenmekteyiz. Zira Rasulullah ayet-teki sırada olduğu gibi bu tertibe göre abdest alırdı. [6]


    [1] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 88.

    [2] Buhari, 1. Müslim, 1907.

    [3] Müslim, 274.

    [4] Muğnil Muhtaç, 1/53.

    [5] İânetü’t-Talibin, 1/41.

    [6] Müslim, 246.
    Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 88-90.


  4. 08.Mart.2012, 01:51
    2
    herşey O'nun için..!



    Hanefi Mezhebine Göre Abdestin Farzları :

    Kur'ân-ı Kerîm'de abdestin hükmünü açıklayan âyette[104]:
    1- Yüzün yıkanması,
    2- Ellerin (kolların) dirseklerle birlikte yıkanması,
    3- Başın meshedilmesi ve
    4- Ayakların topuklarla birlikte yıkanması istenmektedir.

    Yüzün sınırı iki kulak yumuşakları arasındaki alan ile alındaki saç bitim yerinden çene altına kadar olan yer olarak belirlenmiştir. Yüz yıkanırken, sakal, bıyık ve kaşların altına suyun ulaşması gerekir. Ancak sakal sıkı İse üstünü yıkamak yeterlidir. Suyun, el parmakları arasındaki deriye ulaşmasını sağlamak için parmak aralıkları hilâllenir, özellikle sıkı yüzükler oynatılır. Başın dörtte birinin el içi su ıslaklığıyla meshedilmesi Hanefîler'e göre yeterlidir. Şâfiîler'e göre başın mesh miktarı daha az iken, Mâlikî ve Hanbelîler'e göre âdeta başın tamamıdır. Ayaklar topuk-larla birlikte yıkanır ve suyun parmaklar arasına ulaşması sağlanır. Ab-destli olarak giyilmiş mestlerin üzerine el içi su ıslaklığıyla meshedil-mesi yeterlidir. Şîa mezheblerinden İmâmiyye, âyetteki ifade tarzını dikkate alarak, çıplak ayakların yıkanması yerine meshedilmesinin gerek-tiğini ifade eder. Hz. Peygamber'in uygulamaları ve ayaklarını güzelce yıkamayıp ökçelerinde biraz kuruluk kalmış olanlara: "Vay ateşte yana-cak ökçelerin haline"[105] hadisi çıplak ayakların yıkanması gerektiğini ortaya koyar ki günümüze kadar gelen uygulama da böyle-dir.
    Yüz, kollar ve ayakların yıkanması ile başın meshedilmesi abdesti meydana getiren unsurlar (erkân) olup bunlar aynı zamanda abdestin farzlarıdır. Hanefîler'in dışındaki mezhepler, bu dört farza bazı ilâve yapmışlardır. Meselâ Şâfiîler, niyeti ve abdest organlarının âyette belir-lenen sıraya göre yıkanmasını (tertîb)[106], Mâlikîler niyeti, yıkanılan organ-ların oğulmasını (tedlîk) ve yıkama ve meshin ara verilmeden yapılma-sını (müvâlât) farz olarak kabul etmişlerdir.[107]
    Abdestin sahih (dinen geçerli) olabilmesi, farzlar dışında bazı şartla-rın da yerine getirilmesine bağlıdır. Şöyle ki, abdestte kullanılan suyun temiz ve temizleyici özelliğe sahip olması, abdest organlarında kuru bir yerin kalmaması, deri üzerinde tabaka teşkil edip suyun temasını en-gelleyen hamur, boya, yağ, oje gibi bir maddenin bulunmaması ve abdest alırken özürlülük hali müstesna, abdesti bozan bir durumun bulunmaması gerekir. Bir tabaka teşkil etmediği için suyun deriyle te-masını engellemeyen yağsız kirler, çamur lekeleri, kına gibi şeyler ab-destin sıhhatini engellemez. Aynı şekilde boyacı, marangoz, değirmenci gibi bazı meslek ve sanat sahiplerinin temizleme konusunda aşın dere-cede itina göstermelerine rağmen tırnak ve derileri üzerinde kalan bo-ya ve benzeri leke gibi maddelerin küçük kalıntıları, zarurete bağlı ola-rak abdestlerinin sahih olmasını engellemez.
    Bir organı yıkamak sağlık açısından zararlı İse, meshedilir, mesh de zararlı ise terk edilir. Abdest organlarından biri veya birkaçı bulunma-yan kişi, mevcut organlarını yıkamakla yetinir.
    Yukarıda açıklanan farzlar -şartlara uyularak- yerine getirilince ab-dest sahih olmakla birlikte, abdestin mükemmel olabilmesi için sünnet-lerine ve âdabına da riâyet etmek gerekir.

    [104] el-Mâide 5/6

    [105] Buhârî, "Vudû"' 27

    [106] Şirbînî, Muğnî'l-muhtâc, I, 47.

    [107] İbn Rüşd, Bidâyeîü'i-müctehid, I, 7-17.




    Şafii Mezhebine Göre Abdestin Farzları ;


    1- Yüzünü yıkarken niyet getirmek.
    2- Yüzünü yıkamak.
    3- Dirseklere kadar her iki elleri yıkamak.
    4- Başın bir kısmını meshetmek.
    5- Topuklara kadar her iki ayağı yıkamak.
    6- Belirttiğimiz şekilde sıraya uymak. [1]

    1-Niyet:
    Yüzünü yıkarken niyet edilir.
    Niyet, bir şey yaparken onu kastetmektir. Abdest almak isteyen kimse, küçük hadesin kaldırılmasına niyet edecektir. Niyet, yüzün ilk cüzünü yı-kamakla beraber olacaktır. Niyetin yeri, dil değil kalptir. Hükmü ise va-cip olmasıdır.
    Abdest ve buna benzer ibadetlerde niyetin farz olduğunu gösteren delil Peygamberimiz (s:a.v.)'in şu hadisi şerifidir:
    "Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur." [2]
    Niyetin dil ile telafûz edilmesi sünnettir. Yukarıda da ifade edildiği gi-bi niyetin asıl yeri kalptir.
    Abdestte niyetin zamanı: Yüzün yıkanmasına başlandığı anda niyet getirilir. Daha evvel veya daha sonra getirilen niyet makbul değildir. Çün-kü abdestin farz olan ilk organı yüzdür. Niyet yüzün yıkanması ile bera-ber getirilmelidir.
    Niyetin şartları:
    Niyet getirenin müslüman, mümeyyiz olması, niyyet edilen şeyi bil-mesi, herhangi bir şeye ta'lik edilmemesi (niyetin abdeste ait olması) dır. Abdest için niyet getirirken:
    "Farz olan abdesli almaya niyet ettim" demesi. Veya; "Abdestsizliği kaldırmaya niyet ettim." ya da "Namazı mubah kılmaya niyet ettim." ve-yahut "Namaz kılmayı kendime helal etmek için niyet ettim." demesi ile de abdest niyeti yerine gelir.
    "Abdestsizliği kaldırmaya niyet etlim." veya, "Namazı mubah kıl-maya niyet ettim." ya da, "Namaz kılmayı kendime helal etmek için niyet ettim." demesi ile de abdest niyeti sahih olur.
    2- Yüzün yıkanması.
    Yüzün sınırı, uzunlamasına alında saçın bittiği yerden çenenin ve çene kemiğinin altına kadar, enlemesine kulaktan kulağa olan kısımdır.
    Yüz sınırında bulunan her şeyi yıkamak vaciptir. Kaş ,bıyık ve sakal kıllarını yüzeylerinden diplerine kadar yıkamak gerekir. Çünkü bunların hepsi yüzün cüzlerindendir. Ancak sık ve gür olan sakalın dibine su yetiş-tirmek güç olursa o zaman sadece üst kısmının yıkanması yeterlidir. Bu durumda gür olan sakalın dibini yıkamak sünnettir.
    3- Her iki elin dirseklere kadar yıkanması.
    İki elin üzerinde bulunan kılların da altlarına kadar ıslanması gerekir.
    Çünkü her iki elin üzerinde bulunan bütün kılları yıkamak vaciptir. Eğer tırnakların altına suyun temas etmesine engel olacak kir ya da tır-nakların üstünde oje veya parmakta yüzük varsa varsa abdest sahih ol-maz.
    Abdeslin sahih olması için kiri ve ojeyi gidermek ve yüzüğü de oyna-tıp altını ıslatmak gerekir. Buna şu hadisi şerifi delil gösterebiliriz:
    Bir gün bir adam abdest alıp ayağından tırnak kadar bir yeri yıkamadı.
    "Dön, abdestini güzelce al." buyurdu. Bunun üzerine adam dönüp abdestini tam aldıktan sonra namazını kıldı. Bu hadis gösteriyor ki, yı-kanması lazım gelen abdest uzuvlarının en ufak bir yeri kuru kalırsa, abdest sahih olmaz.
    4- Başın bir kısmının meshedilmesi.
    Başın hududunda bulunan ten ve saçın bir kısmını meshetmektir.
    Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de "Başlarınızı meshedin" (Maide: 5/6) buyurmasıyla başın meshi farz olmuştur. Başın sınırında bulunan bir kılın dahi meshedilmesiyle bu farz yerine gelmiş olur.
    Muğiyre b. Şu'be Hz. Peygamberin abdest aldığını, sadece başının ön kısmını ve sarığını meshettiğini rivayet eder. [3]
    Bu hadis, başın sadece ön kısmı gibi az bir yerin mesh edilmesinin ye-terli olduğunu bildirir.. Miktarı için herhangi bir sınırlama yoktur. Şafii mezhebine göre bir kıl dahi meshedilirse kafi gelir. [4]
    5- Topuklara kadar ayakların yıkanması.
    Parmakların arasını ve yarıkları yıkamak vacip olduğu gibi, üzerinde ve tırnaklar altında bulunan kir ve benzeri şeyleri de gidermek lazımdır.
    6- Tertip.
    Yukarıda zikrettiğimiz şekilde sıraya uymak.
    Yani önce niyetle birlikte yüzü, sonra elleri yıkamak, sonra başı meshetmek ve sonra ayakları yıkamaktır. Ancak, suya dalan kimse, abdest niyyetini getirirse tertip farziyeti sakıt olduğu gibi, cenabetten yıkanan kimsenin abdesti için de tertip şartı aranmaz..[5]
    Abdestte tertibe riayet etmek yani sıraya uymak abdestin farzlarından zikredildiği Maide suresi 6.ncı ayeti kerimesinden anlaşılmaktadır. Zira ayet bu sıraya göre nazil olmuştur. Ayrıca bu sıralamayı Peygamberimiz (s.a.v.)' in abdest tatbikatından da öğrenmekteyiz. Zira Rasulullah ayet-teki sırada olduğu gibi bu tertibe göre abdest alırdı. [6]


    [1] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 88.

    [2] Buhari, 1. Müslim, 1907.

    [3] Müslim, 274.

    [4] Muğnil Muhtaç, 1/53.

    [5] İânetü’t-Talibin, 1/41.

    [6] Müslim, 246.
    Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 88-90.


  5. 04.Haziran.2012, 12:52
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Abdestin farzları kaçtır?

    paylaşım için Allah razı olsun
    güzel bilgiler



  6. 04.Haziran.2012, 12:52
    3
    Silent and lonely rains
    paylaşım için Allah razı olsun
    güzel bilgiler






+ Yorum Gönder