Konusunu Oylayın.: Yetiş gavsım demek doğru mudur buna mecbur muyuz

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Yetiş gavsım demek doğru mudur buna mecbur muyuz
  1. 07.Ocak.2011, 14:39
    1
    Misafir

    Yetiş gavsım demek doğru mudur buna mecbur muyuz






    Yetiş gavsım demek doğru mudur buna mecbur muyuz Mumsema Selamün AleyküM

    Bazı sorularm var yardımcı olur musunuz mümkünse ayet ve kantlanmış hadislerden olursa ben de bilmeyenlere ulaştırabilirim Allah'a emanet olun

    1.Diyorlar ki 'diyelim çölde deveni kaçırdın baktın deve kaçıyor yetişemezsin oan 'yetiş Gavs'ım dersin' benim de sorum şu 'madem oanda Allah'ım yetiş demek yetmiyor da 'yetiş Gavs'ım demek yetiyor ohalde oan vefat etmiş bir şahsın oraya gelip deveyi kurtarması Rabbimizin oraya bir araba ya da bir deve daha getirmesinden daha mı az mucizevidir ???


    2.diyorlar ki 'mesela hasta olursun aracı olarak 'hap'ı kullanırsın Gavs'tan yardım istemek de böyledir aracılıktır diyorum ki 'Allah sebepleri ayırmamış mıdır yani hap sonuçta maddedir bir iradesi yoktur biz oınun iradesini kabul etmeyiz de oan o hapı kendimiz için kullandığımız aciz bir hap olarak görür kullanırız oysa 'Yetiş gavs'ım' dediğimizde ise o kişinin bize yardım edeceğinden ve iradesinden emin oluruz yani ÇÜRÜK BİR TEZDİR ohalde bana hap örneğiyle gelmeyin




    3.Şu ayetin bana bu konudaki önemini söyler misiniz ha bir de 'Allah kuluna yeter yalnızca SENDEN YARDIM BEKLERİZ' gibi Ayetler hakkında fikriniz nedir
    Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah'tır» derler De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar (Zümer/38)




    4.Bir de diyorlar ki 'evliyalar bizden üstün diye dua istiyoruz ' evet üstünlüklarini her insan kabul eder ama o üstünü yaratan değil midir tek yardım istenmesi gereken sonuçta evliyalar sabrederek ibadet ederek ve birçok acı çekerek evliya oluyorlar ohalde bizi nasıl kurtarabilirler Rabbim neden başka birine hem de başka ölmüş bir er kişiye irade versin kurtarma gücü versin



    5. diyorlar ki^'biz günahkar olmayan birini aracı koyuyoruz ' neden ? RABBİMİZ ÇOK MERHAMETLİ DEĞİL Mİ (HAŞA ELBETTE MERHAMETİ İDRAKE SIĞMAZ) BEN SAMİMİ ŞKİLDE DUA EDERSEM ARACIYA MI İHTİYACIM VARDIR KAPISINA GİDEN 'E İLLAHA 'rABBİM BENİ ŞU GAVS İÇİN AFFET burada 'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız yani bu bir nevi kemal sıfatlarıyla çelişkili değil midir ?


    6.bir de diyelim ki bunlar doğru doğruluk derecesi nedir ? bunu yapmak farz mı sünnet mi yoksa ruhsat mıdır ? hiçbiri değilse NE GEREK VAR ?


    7. Allah hepimizi doğru yola iletsin ve mümkünse önyargısız yaklaşılsın gayet mantıklı sordum sorularımı


  2. 07.Ocak.2011, 14:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Selamün AleyküM

    Bazı sorularm var yardımcı olur musunuz mümkünse ayet ve kantlanmış hadislerden olursa ben de bilmeyenlere ulaştırabilirim Allah'a emanet olun

    1.Diyorlar ki 'diyelim çölde deveni kaçırdın baktın deve kaçıyor yetişemezsin oan 'yetiş Gavs'ım dersin' benim de sorum şu 'madem oanda Allah'ım yetiş demek yetmiyor da 'yetiş Gavs'ım demek yetiyor ohalde oan vefat etmiş bir şahsın oraya gelip deveyi kurtarması Rabbimizin oraya bir araba ya da bir deve daha getirmesinden daha mı az mucizevidir ???


    2.diyorlar ki 'mesela hasta olursun aracı olarak 'hap'ı kullanırsın Gavs'tan yardım istemek de böyledir aracılıktır diyorum ki 'Allah sebepleri ayırmamış mıdır yani hap sonuçta maddedir bir iradesi yoktur biz oınun iradesini kabul etmeyiz de oan o hapı kendimiz için kullandığımız aciz bir hap olarak görür kullanırız oysa 'Yetiş gavs'ım' dediğimizde ise o kişinin bize yardım edeceğinden ve iradesinden emin oluruz yani ÇÜRÜK BİR TEZDİR ohalde bana hap örneğiyle gelmeyin




    3.Şu ayetin bana bu konudaki önemini söyler misiniz ha bir de 'Allah kuluna yeter yalnızca SENDEN YARDIM BEKLERİZ' gibi Ayetler hakkında fikriniz nedir
    Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah'tır» derler De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar (Zümer/38)




    4.Bir de diyorlar ki 'evliyalar bizden üstün diye dua istiyoruz ' evet üstünlüklarini her insan kabul eder ama o üstünü yaratan değil midir tek yardım istenmesi gereken sonuçta evliyalar sabrederek ibadet ederek ve birçok acı çekerek evliya oluyorlar ohalde bizi nasıl kurtarabilirler Rabbim neden başka birine hem de başka ölmüş bir er kişiye irade versin kurtarma gücü versin



    5. diyorlar ki^'biz günahkar olmayan birini aracı koyuyoruz ' neden ? RABBİMİZ ÇOK MERHAMETLİ DEĞİL Mİ (HAŞA ELBETTE MERHAMETİ İDRAKE SIĞMAZ) BEN SAMİMİ ŞKİLDE DUA EDERSEM ARACIYA MI İHTİYACIM VARDIR KAPISINA GİDEN 'E İLLAHA 'rABBİM BENİ ŞU GAVS İÇİN AFFET burada 'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız yani bu bir nevi kemal sıfatlarıyla çelişkili değil midir ?


    6.bir de diyelim ki bunlar doğru doğruluk derecesi nedir ? bunu yapmak farz mı sünnet mi yoksa ruhsat mıdır ? hiçbiri değilse NE GEREK VAR ?


    7. Allah hepimizi doğru yola iletsin ve mümkünse önyargısız yaklaşılsın gayet mantıklı sordum sorularımı


    Benzer Konular

    - 4 Mezhep Hak Demek Doğru Mudur?

    - Hz. Ali'ye Allah'ın aslanı demek doğru mudur ?

    - Hz. Allah demek doğru mudur ?

    - Cinlere 3 harfli demek doğru mudur?

    - Allah'a Tanrı demek doğru mudur ?

  3. 07.Ocak.2011, 15:14
    2
    _müberra_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Aralık.2010
    Üye No: 81861
    Mesaj Sayısı: 389
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 48

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz




    bu konu sanki bana kapatılan önceki konunun bi uzantısı gibi geldi ,ama .
    birde benim şahsi görüşüm;
    bizler acaba namazımızı ,ve diğer tüm islamın ,imanın şartlarını tam ve layıkıyle yapmışmıyız,ve en önemlisi kalbimizi marazi hastalıklardan temizlemişmiyiz.....,ki onları tam yaptıkdan sonra zaten rabbimiz nasibimiz yönünde yolumuzu göstrerir ,ve bazı vesileler zuhur eder zaten
    selametle..


  4. 07.Ocak.2011, 15:14
    2
    Devamlı Üye



    bu konu sanki bana kapatılan önceki konunun bi uzantısı gibi geldi ,ama .
    birde benim şahsi görüşüm;
    bizler acaba namazımızı ,ve diğer tüm islamın ,imanın şartlarını tam ve layıkıyle yapmışmıyız,ve en önemlisi kalbimizi marazi hastalıklardan temizlemişmiyiz.....,ki onları tam yaptıkdan sonra zaten rabbimiz nasibimiz yönünde yolumuzu göstrerir ,ve bazı vesileler zuhur eder zaten
    selametle..


  5. 07.Ocak.2011, 15:24
    3
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Aleykum selam kardeşim Evliyaullahı aracı kılmak şartıyla 'yetiş ya Gavs' demek caizdir..


  6. 07.Ocak.2011, 15:24
    3
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Aleykum selam kardeşim Evliyaullahı aracı kılmak şartıyla 'yetiş ya Gavs' demek caizdir..


  7. 07.Ocak.2011, 15:34
    4
    oguz26
    acemi mücahid

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2011
    Üye No: 82755
    Mesaj Sayısı: 124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    aziz83 hocam
    yetiş ya gavs derken şeyhten direkt olarak yardım beklenmiyor mu ?
    nasıl bir yardım vesilesi olacakki şeyh ?
    bunu peygamber s.a.v herhangi bir hadisiyle doğrulamışmıdır ya da Peygamber s.a.v i aracı kılmak demek Yetiş ya Muhammed S.a.v demek midir ya da bununla eşdeğermidir ?
    Fatiha suresindeki mana bu tür aracılığı yasaklamışmıdır veya meallerde hata mı vardır ?


  8. 07.Ocak.2011, 15:34
    4
    acemi mücahid
    aziz83 hocam
    yetiş ya gavs derken şeyhten direkt olarak yardım beklenmiyor mu ?
    nasıl bir yardım vesilesi olacakki şeyh ?
    bunu peygamber s.a.v herhangi bir hadisiyle doğrulamışmıdır ya da Peygamber s.a.v i aracı kılmak demek Yetiş ya Muhammed S.a.v demek midir ya da bununla eşdeğermidir ?
    Fatiha suresindeki mana bu tür aracılığı yasaklamışmıdır veya meallerde hata mı vardır ?


  9. 07.Ocak.2011, 15:46
    5
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Alıntı
    aziz83 hocam
    yetiş ya gavs derken şeyhten direkt olarak yardım beklenmiyor mu ?
    nasıl bir yardım vesilesi olacakki şeyh ?
    bunu peygamber s.a.v herhangi bir hadisiyle doğrulamışmıdır ya da Peygamber s.a.v i aracı kılmak demek Yetiş ya Muhammed S.a.v demek midir ya da bununla eşdeğermidir ?
    Fatiha suresindeki mana bu tür aracılığı yasaklamışmıdır veya meallerde hata mı vardır ?
    Bununla ilgili hadis var kardeşim..

    Utbe ibni Gazvan (radıyallahu anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, şöyle buyurmuştur:

    "Sizin biriniz; bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse 'Ey Allah'ın kulları bana yardım edin! Ey Allah'ın kulları bana imdat edin!' desin. Çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır." (Ziynet'ül-Gulub, Sayfa: 73)


    "Sizin birinizin sahrada hayvanı kaçarsa, 'Ey Allah'ın kulları hapsedin! Ey Allah'ın kulları durdurun!' diye seslensin. Çünkü Allah'ın yer yüzünde hazır bulunan kulları vardır, Onu tutarlar. "


  10. 07.Ocak.2011, 15:46
    5
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    aziz83 hocam
    yetiş ya gavs derken şeyhten direkt olarak yardım beklenmiyor mu ?
    nasıl bir yardım vesilesi olacakki şeyh ?
    bunu peygamber s.a.v herhangi bir hadisiyle doğrulamışmıdır ya da Peygamber s.a.v i aracı kılmak demek Yetiş ya Muhammed S.a.v demek midir ya da bununla eşdeğermidir ?
    Fatiha suresindeki mana bu tür aracılığı yasaklamışmıdır veya meallerde hata mı vardır ?
    Bununla ilgili hadis var kardeşim..

    Utbe ibni Gazvan (radıyallahu anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, şöyle buyurmuştur:

    "Sizin biriniz; bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse 'Ey Allah'ın kulları bana yardım edin! Ey Allah'ın kulları bana imdat edin!' desin. Çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır." (Ziynet'ül-Gulub, Sayfa: 73)


    "Sizin birinizin sahrada hayvanı kaçarsa, 'Ey Allah'ın kulları hapsedin! Ey Allah'ın kulları durdurun!' diye seslensin. Çünkü Allah'ın yer yüzünde hazır bulunan kulları vardır, Onu tutarlar. "


  11. 07.Ocak.2011, 15:54
    6
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    ve Aleykumusselâm ve Rahmetullah

    Alıntı
    1.Diyorlar ki 'diyelim çölde deveni kaçırdın baktın deve kaçıyor yetişemezsin oan 'yetiş Gavs'ım dersin' benim de sorum şu 'madem oanda Allah'ım yetiş demek yetmiyor da 'yetiş Gavs'ım demek yetiyor ohalde oan vefat etmiş bir şahsın oraya gelip deveyi kurtarması Rabbimizin oraya bir araba ya da bir deve daha getirmesinden daha mı az mucizevidir ???
    Kimsenin yetiş gavsım deme mecburiyeti yok böyle bir anayasa zorunluluğuda yok Diyenlerde var size gör Şirk oluyor diğerlerine göre değil ki.. Buna her iki tarafta delil getirir..

    Eğer Sünni Ehl-i Sünnet iseniz Evliyanın kerameti haktır bunu bilmeniz lazım kerametin hak olduğunu söylemek keramet sahibin kendi iradesi gücü ile keramet göstermez Allahü Teala'nın Salih kullarına keramet verebilir bunun inkarı olmaz Veremez diyemessiniz Çölde Yetiş gavs diyen biri Hâşâ Gavsı Allahü teala ile birmi tutuyor Yetiş Gavs diyen bir kişi Gavsı yetiştirenin Allahü Teala olduğunu bilmiyorlarmı ? kaldı ki bu husuta tarihte yaşanmış olaylar vardır...

    Alıntı
    2.diyorlar ki 'mesela hasta olursun aracı olarak 'hap'ı kullanırsın Gavs'tan yardım istemek de böyledir aracılıktır diyorum ki 'Allah sebepleri ayırmamış mıdır yani hap sonuçta maddedir bir iradesi yoktur biz oınun iradesini kabul etmeyiz de oan o hapı kendimiz için kullandığımız aciz bir hap olarak görür kullanırız oysa 'Yetiş gavs'ım' dediğimizde ise o kişinin bize yardım edeceğinden ve iradesinden emin oluruz yani ÇÜRÜK BİR TEZDİR ohalde bana hap örneğiyle gelmeyin
    Yukardaki Sorunuz ile aynı manayı teşkil ediyor bu soru..


    Alıntı
    3.Şu ayetin bana bu konudaki önemini söyler misiniz ha bir de 'Allah kuluna yeter yalnızca SENDEN YARDIM BEKLERİZ' gibi Ayetler hakkında fikriniz nedir
    Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah'tır» derler De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar (Zümer/38)

    Peki bu ayetin Tefsirini okudunuzmu ?
    Şöyle örnek verebilirimn mesele eL-Maide 35'te şöyle buyuruluyor
    "Allahdan korkun ve ona yaklaşmağa vesile arayın " elmalılı
    Şimdi bu ayette "Vesile" kelimesini Salih kullar veya Gavslar diyebilirler bu durumda Sizin verdiğiniz ayet ile bu ayet Haşa Kur'an çelişkili mi ? Evet dersen Dinden çıkarsın Hayır dersen öyleyse Meali Yerine Tefsirini okuyun


    Alıntı
    4.Bir de diyorlar ki 'evliyalar bizden üstün diye dua istiyoruz ' evet üstünlüklarini her insan kabul eder ama o üstünü yaratan değil midir tek yardım istenmesi gereken sonuçta evliyalar sabrederek ibadet ederek ve birçok acı çekerek evliya oluyorlar ohalde bizi nasıl kurtarabilirler Rabbim neden başka birine hem de başka ölmüş bir er kişiye irade versin kurtarma gücü versin
    Mutasavvıf Veli bir insan elbetteki normal bir müslümandan üstündür bu onun salih olduğuna işarettir

    "Ya Rabbim Şu Peygamberin, ölü veya diri, salih, veli, âlim kulunun
    hürmeti, senin ona ihsan ettiğin kıymeti hürmetine senden istiyorum"

    Buna şirk diyen kişi Zanndan öteye gitmez Ben bunu böyle doğru bilip öyle inanırım inanmayanada saygım var


    Alıntı
    5. diyorlar ki^'biz günahkar olmayan birini aracı koyuyoruz ' neden ? RABBİMİZ ÇOK MERHAMETLİ DEĞİL Mİ (HAŞA ELBETTE MERHAMETİ İDRAKE SIĞMAZ) BEN SAMİMİ ŞKİLDE DUA EDERSEM ARACIYA MI İHTİYACIM VARDIR KAPISINA GİDEN 'E İLLAHA 'rABBİM BENİ ŞU GAVS İÇİN AFFET burada 'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız yani bu bir nevi kemal sıfatlarıyla çelişkili değil midir ?
    Kim günahkar olmayan birini araya koyuyorum diyor ???
    Günahkar değildir derse Küfürdür bu Buda Şia'nın 12 imam'a masum demelerine benziyor bunu diyen kişiye Şöyle sual sorabilirsini

    Şia'nın 12 İmam'a masum demelerine kızıyorsun ve kabul etmiyorsun öyleyse nasıl felan felan kişiye günahsız günahsız diyip vesile ediyorsun denilebilir

    Kardeş kendi mesajlarınızda bile çelişki var ve bütün mesajlar 2 aşağı 3 yukarı aynı manada Duayı isteyen kişi Rabbinin celle celalühü'nün Haşa ve Haşa merhametsiz olduğunu mu söylüyor ? ki böyle bir soru sorma gereği duydunuz Size kimse zorla Ya gavs veya velileri duanıza vesile edin demiyor Der veya demessiniz bu sizin anlayışınıza bağlı...

    Alıntı
    'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız
    Olurmuyuzzz ?


  12. 07.Ocak.2011, 15:54
    6
    Feseyekfikehumullah
    ve Aleykumusselâm ve Rahmetullah

    Alıntı
    1.Diyorlar ki 'diyelim çölde deveni kaçırdın baktın deve kaçıyor yetişemezsin oan 'yetiş Gavs'ım dersin' benim de sorum şu 'madem oanda Allah'ım yetiş demek yetmiyor da 'yetiş Gavs'ım demek yetiyor ohalde oan vefat etmiş bir şahsın oraya gelip deveyi kurtarması Rabbimizin oraya bir araba ya da bir deve daha getirmesinden daha mı az mucizevidir ???
    Kimsenin yetiş gavsım deme mecburiyeti yok böyle bir anayasa zorunluluğuda yok Diyenlerde var size gör Şirk oluyor diğerlerine göre değil ki.. Buna her iki tarafta delil getirir..

    Eğer Sünni Ehl-i Sünnet iseniz Evliyanın kerameti haktır bunu bilmeniz lazım kerametin hak olduğunu söylemek keramet sahibin kendi iradesi gücü ile keramet göstermez Allahü Teala'nın Salih kullarına keramet verebilir bunun inkarı olmaz Veremez diyemessiniz Çölde Yetiş gavs diyen biri Hâşâ Gavsı Allahü teala ile birmi tutuyor Yetiş Gavs diyen bir kişi Gavsı yetiştirenin Allahü Teala olduğunu bilmiyorlarmı ? kaldı ki bu husuta tarihte yaşanmış olaylar vardır...

    Alıntı
    2.diyorlar ki 'mesela hasta olursun aracı olarak 'hap'ı kullanırsın Gavs'tan yardım istemek de böyledir aracılıktır diyorum ki 'Allah sebepleri ayırmamış mıdır yani hap sonuçta maddedir bir iradesi yoktur biz oınun iradesini kabul etmeyiz de oan o hapı kendimiz için kullandığımız aciz bir hap olarak görür kullanırız oysa 'Yetiş gavs'ım' dediğimizde ise o kişinin bize yardım edeceğinden ve iradesinden emin oluruz yani ÇÜRÜK BİR TEZDİR ohalde bana hap örneğiyle gelmeyin
    Yukardaki Sorunuz ile aynı manayı teşkil ediyor bu soru..


    Alıntı
    3.Şu ayetin bana bu konudaki önemini söyler misiniz ha bir de 'Allah kuluna yeter yalnızca SENDEN YARDIM BEKLERİZ' gibi Ayetler hakkında fikriniz nedir
    Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah'tır» derler De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar (Zümer/38)

    Peki bu ayetin Tefsirini okudunuzmu ?
    Şöyle örnek verebilirimn mesele eL-Maide 35'te şöyle buyuruluyor
    "Allahdan korkun ve ona yaklaşmağa vesile arayın " elmalılı
    Şimdi bu ayette "Vesile" kelimesini Salih kullar veya Gavslar diyebilirler bu durumda Sizin verdiğiniz ayet ile bu ayet Haşa Kur'an çelişkili mi ? Evet dersen Dinden çıkarsın Hayır dersen öyleyse Meali Yerine Tefsirini okuyun


    Alıntı
    4.Bir de diyorlar ki 'evliyalar bizden üstün diye dua istiyoruz ' evet üstünlüklarini her insan kabul eder ama o üstünü yaratan değil midir tek yardım istenmesi gereken sonuçta evliyalar sabrederek ibadet ederek ve birçok acı çekerek evliya oluyorlar ohalde bizi nasıl kurtarabilirler Rabbim neden başka birine hem de başka ölmüş bir er kişiye irade versin kurtarma gücü versin
    Mutasavvıf Veli bir insan elbetteki normal bir müslümandan üstündür bu onun salih olduğuna işarettir

    "Ya Rabbim Şu Peygamberin, ölü veya diri, salih, veli, âlim kulunun
    hürmeti, senin ona ihsan ettiğin kıymeti hürmetine senden istiyorum"

    Buna şirk diyen kişi Zanndan öteye gitmez Ben bunu böyle doğru bilip öyle inanırım inanmayanada saygım var


    Alıntı
    5. diyorlar ki^'biz günahkar olmayan birini aracı koyuyoruz ' neden ? RABBİMİZ ÇOK MERHAMETLİ DEĞİL Mİ (HAŞA ELBETTE MERHAMETİ İDRAKE SIĞMAZ) BEN SAMİMİ ŞKİLDE DUA EDERSEM ARACIYA MI İHTİYACIM VARDIR KAPISINA GİDEN 'E İLLAHA 'rABBİM BENİ ŞU GAVS İÇİN AFFET burada 'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız yani bu bir nevi kemal sıfatlarıyla çelişkili değil midir ?
    Kim günahkar olmayan birini araya koyuyorum diyor ???
    Günahkar değildir derse Küfürdür bu Buda Şia'nın 12 imam'a masum demelerine benziyor bunu diyen kişiye Şöyle sual sorabilirsini

    Şia'nın 12 İmam'a masum demelerine kızıyorsun ve kabul etmiyorsun öyleyse nasıl felan felan kişiye günahsız günahsız diyip vesile ediyorsun denilebilir

    Kardeş kendi mesajlarınızda bile çelişki var ve bütün mesajlar 2 aşağı 3 yukarı aynı manada Duayı isteyen kişi Rabbinin celle celalühü'nün Haşa ve Haşa merhametsiz olduğunu mu söylüyor ? ki böyle bir soru sorma gereği duydunuz Size kimse zorla Ya gavs veya velileri duanıza vesile edin demiyor Der veya demessiniz bu sizin anlayışınıza bağlı...

    Alıntı
    'Rabbim sen beni affetmezsin ama şu kişi hürmetine affedersin' demiş olmaz mıyız
    Olurmuyuzzz ?


  13. 07.Ocak.2011, 16:18
    7
    oguz26
    acemi mücahid

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2011
    Üye No: 82755
    Mesaj Sayısı: 124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    bu Ziynet'ül-Gulub adli hadis kitabı kime aittir ve nasıl temin edebiliriz ? ayrıca bu hadisler Buhari-Müslim-Tirmizi veya Ebu Davut gibi hadis kitaplarındada mevcutmu ?


  14. 07.Ocak.2011, 16:18
    7
    acemi mücahid
    bu Ziynet'ül-Gulub adli hadis kitabı kime aittir ve nasıl temin edebiliriz ? ayrıca bu hadisler Buhari-Müslim-Tirmizi veya Ebu Davut gibi hadis kitaplarındada mevcutmu ?


  15. 07.Ocak.2011, 16:56
    8
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Alıntı
    bu Ziynet'ül-Gulub adli hadis kitabı kime aittir ve nasıl temin edebiliriz ? ayrıca bu hadisler Buhari-Müslim-Tirmizi veya Ebu Davut gibi hadis kitaplarındada mevcutmu ?




    Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse ey Allah'ın kulları bana yardım edin ey Allah'ın kulları bana imdat edin desin çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır, diye bir Hadis var mıdır?

    Soru

    “Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse ey Allah'ın kulları bana yardım edin ey Allah'ın kulları bana imdat edin desin çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır” diye bir hadis var mıdır? İmam Nevevi bu hadis ile amel ettiğini ve fayda gördüğünü söylüyor. Halbu ki bazı kimseler bunun şirk olduğunu söylüyor.

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    İbni Mes’ud radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden birinizin hayvanı ıssız bir yerde aniden boşanıp gittiği zaman; “Ey Allah’ın kulları! Tutunuz.” Diye nida etsin. Çünkü yeryüzünde Allah’ın hazır kulları vardır, onu sizin için tutar.” Diye bir hadis vardır. Hadisin isnadında zayıf bir ravi olan Maruf Bin Hassan es Semerkandi vardır. (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, X/132). İbni Hacer de, senedinde İbni Büreyde ile İbni Mes’ud arasında kopukluk olduğunu söylemiştir.
    Nevevi bu hadisi naklettikten sonra der ki; “İlimde büyük bazı hocalarımız bana bir hayvanının aniden elinden kaçıp gittiğini, bu hadisi okur okumaz Allah’ın onu yerinde durdurduğunu anlattı. Ben de bir gün bir cemaatle beraberdim. Derken cemaatten birinin hayvanı aniden kaçıp gitti. Onu yakalayamadılar. Ben de bu hadisi söyler söylemez, bundan başka bir sebep ortada yokken hayvan hemen duruverdi .”
    Utbe Bin Gazvan radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden biriniz ıssız bir arazide bir şeyi kaybettiğinde veya bir yardım istediğinde; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin. Zira Allah’ın, bizim göremediğimiz kulları vardır.” Heysemi; “Ravilerinden birinde az bir zaaf olsa da bu Hadisin başka yollarla güvenilir olduğunu söylemiştir. (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, a.g.y.).
    Rivayetin sonunda Taberani ve İzahul Menasik’te İbni Hacer; “Gerçekten tecrübe edildi” demişlerdir. İbni Hacer, İbni Abbas hadisini bu rivayete şahid göstermiştir:
    İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan; “Allah’ın yeryüzünde hafaza melekleri dışında melekleri vardır. Onlar, düşen ağaç yapraklarını bile yazarlar. Sizden biri ıssız bir yerde yolunu kaybeders e; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” diye nida etsin”
    Heysemi; “Ravileri güvenilirdir.” Der ve hadis uleması ittifak ile bunu hasen kabul ederler. Beyhaki el Adab’da, bu hadis hakkında; “İlim ehli indinde kullanılıyor ve tecrübe edilmiştir” der. (Bk. Heysemî, Mecmau’z-zevaid, a.g.y.).
    Yardım dilemenin bir şirk olduğunu kabul edenlerin iddiası şudur: Fatiha suresinde “Yalnız senden yardım dileriz” mealindeki ayete göre Allah’tan başkasından yardım istenilmez, istenilse şirk olur.
    a. Acaba dünyada insanlardan istenilen yardımlar da şirk midir? Birisine “bana yardım et, şu işi yapayım” dese şirke mi girer? Bunun şirk olmadığında bir ihtilaf yoktur.
    b. Cinlerden veya meleklerden yardım dilemekle insandan yardım istemek arasında ne gibi bir fark vardır ki, onlardan yardım dilemek şirk oluyor da insandan yardım dilemek şirk olmuyor? Acaba, insan gibi görünen bir varlıktan yardım istemek ile birer metafizik unsurlar olan cin, ruhanî ve melek gibi görünmeyen varlıklardan yardım istemek arasında bir fark var mı? Doğrusu bir farkın olduğunu düşünemiyoruz.
    c. Fatiha Suresinde geçen “Yalnız senden yardım dileriz” mealindeki ayette belirtilen husus, gerçek anlamdaki hakiki yardım kaynağını tespit etmeye yöneliktir. Her mümin her türlü iyi işlere muvaffak olmanın, her türlü kötülüklerden korunmanın ancak Allah’ın yardımıyla mümkün olduğuna gönülden iman etmektedir.
    d. Yapılan yanlış, sebepler dairesi ile itikat dairesinin birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. Allah’ın birliğini gösteren itikat dairesi, bütün her şeyin yalnız Allah’ın elinde olduğuna, gerçek anlamda yardım dilenecek kaynağın yalnız o kutsî merci olduğuna inanmayı gerektirir. Allah’ın ilim, hikmet ve kudretinin bir yansıması olan sebepler dairesi ise, fıtrat kanunlarıyla, sebepler örgüsündeki prensiplerle, evrendeki cari kanunlarla kucaklaşmayı, onlarla barışmayı, onlara uygun hareket etmeyi, onlara uygun davranmayı gerektirir.
    e. İtikatta hakikî manada Allah’ın bütün sebeplerin tek sahibi, sebeplerin de yaratıcısı, onlara hakiki tesiri asla vermeyen bir kutsî varlık olduğuna inanmayan kimse, Allah’ın tevhit sıfatına karşı bir küstahlık gösterdiği gibi, Sebepler dairesinde durduğu halde, Allah’ın evrenin bir nizam örgüsü olarak ortaya koyduğu sebeplere riayet etmeyen kimse de Allah’ın ilim, kudret ve hikmetine karşı bir temerrüt, bir saygısızlık ve de bir küstahlık etmiş olacaktır.
    f. Akl-ı selim sahibi bir mümine gereken şey, -bir misal olarak- Hz. Peygamber(a.s.m)’in “Tedavî olun, şifa bulun” tavsiyelerine uyarak doktordan ve ilaçlardan yardım istemek, Hz. İbrahim’in talimatına uyarak da “Hasta olduğum zaman bana Rabbim şifa verir” prensibini itikadına hâkim kılmaktır.

    Sorularla İslamiyet



  16. 07.Ocak.2011, 16:56
    8
    Devamlı Üye
    Alıntı
    bu Ziynet'ül-Gulub adli hadis kitabı kime aittir ve nasıl temin edebiliriz ? ayrıca bu hadisler Buhari-Müslim-Tirmizi veya Ebu Davut gibi hadis kitaplarındada mevcutmu ?




    Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse ey Allah'ın kulları bana yardım edin ey Allah'ın kulları bana imdat edin desin çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır, diye bir Hadis var mıdır?

    Soru

    “Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım isterse ey Allah'ın kulları bana yardım edin ey Allah'ın kulları bana imdat edin desin çünkü Allah'ın bizim görmediğimiz kulları vardır” diye bir hadis var mıdır? İmam Nevevi bu hadis ile amel ettiğini ve fayda gördüğünü söylüyor. Halbu ki bazı kimseler bunun şirk olduğunu söylüyor.

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    İbni Mes’ud radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden birinizin hayvanı ıssız bir yerde aniden boşanıp gittiği zaman; “Ey Allah’ın kulları! Tutunuz.” Diye nida etsin. Çünkü yeryüzünde Allah’ın hazır kulları vardır, onu sizin için tutar.” Diye bir hadis vardır. Hadisin isnadında zayıf bir ravi olan Maruf Bin Hassan es Semerkandi vardır. (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, X/132). İbni Hacer de, senedinde İbni Büreyde ile İbni Mes’ud arasında kopukluk olduğunu söylemiştir.
    Nevevi bu hadisi naklettikten sonra der ki; “İlimde büyük bazı hocalarımız bana bir hayvanının aniden elinden kaçıp gittiğini, bu hadisi okur okumaz Allah’ın onu yerinde durdurduğunu anlattı. Ben de bir gün bir cemaatle beraberdim. Derken cemaatten birinin hayvanı aniden kaçıp gitti. Onu yakalayamadılar. Ben de bu hadisi söyler söylemez, bundan başka bir sebep ortada yokken hayvan hemen duruverdi .”
    Utbe Bin Gazvan radıyallahu anh’den merfuan; “Sizden biriniz ıssız bir arazide bir şeyi kaybettiğinde veya bir yardım istediğinde; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin. Zira Allah’ın, bizim göremediğimiz kulları vardır.” Heysemi; “Ravilerinden birinde az bir zaaf olsa da bu Hadisin başka yollarla güvenilir olduğunu söylemiştir. (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, a.g.y.).
    Rivayetin sonunda Taberani ve İzahul Menasik’te İbni Hacer; “Gerçekten tecrübe edildi” demişlerdir. İbni Hacer, İbni Abbas hadisini bu rivayete şahid göstermiştir:
    İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan; “Allah’ın yeryüzünde hafaza melekleri dışında melekleri vardır. Onlar, düşen ağaç yapraklarını bile yazarlar. Sizden biri ıssız bir yerde yolunu kaybeders e; “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” diye nida etsin”
    Heysemi; “Ravileri güvenilirdir.” Der ve hadis uleması ittifak ile bunu hasen kabul ederler. Beyhaki el Adab’da, bu hadis hakkında; “İlim ehli indinde kullanılıyor ve tecrübe edilmiştir” der. (Bk. Heysemî, Mecmau’z-zevaid, a.g.y.).
    Yardım dilemenin bir şirk olduğunu kabul edenlerin iddiası şudur: Fatiha suresinde “Yalnız senden yardım dileriz” mealindeki ayete göre Allah’tan başkasından yardım istenilmez, istenilse şirk olur.
    a. Acaba dünyada insanlardan istenilen yardımlar da şirk midir? Birisine “bana yardım et, şu işi yapayım” dese şirke mi girer? Bunun şirk olmadığında bir ihtilaf yoktur.
    b. Cinlerden veya meleklerden yardım dilemekle insandan yardım istemek arasında ne gibi bir fark vardır ki, onlardan yardım dilemek şirk oluyor da insandan yardım dilemek şirk olmuyor? Acaba, insan gibi görünen bir varlıktan yardım istemek ile birer metafizik unsurlar olan cin, ruhanî ve melek gibi görünmeyen varlıklardan yardım istemek arasında bir fark var mı? Doğrusu bir farkın olduğunu düşünemiyoruz.
    c. Fatiha Suresinde geçen “Yalnız senden yardım dileriz” mealindeki ayette belirtilen husus, gerçek anlamdaki hakiki yardım kaynağını tespit etmeye yöneliktir. Her mümin her türlü iyi işlere muvaffak olmanın, her türlü kötülüklerden korunmanın ancak Allah’ın yardımıyla mümkün olduğuna gönülden iman etmektedir.
    d. Yapılan yanlış, sebepler dairesi ile itikat dairesinin birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. Allah’ın birliğini gösteren itikat dairesi, bütün her şeyin yalnız Allah’ın elinde olduğuna, gerçek anlamda yardım dilenecek kaynağın yalnız o kutsî merci olduğuna inanmayı gerektirir. Allah’ın ilim, hikmet ve kudretinin bir yansıması olan sebepler dairesi ise, fıtrat kanunlarıyla, sebepler örgüsündeki prensiplerle, evrendeki cari kanunlarla kucaklaşmayı, onlarla barışmayı, onlara uygun hareket etmeyi, onlara uygun davranmayı gerektirir.
    e. İtikatta hakikî manada Allah’ın bütün sebeplerin tek sahibi, sebeplerin de yaratıcısı, onlara hakiki tesiri asla vermeyen bir kutsî varlık olduğuna inanmayan kimse, Allah’ın tevhit sıfatına karşı bir küstahlık gösterdiği gibi, Sebepler dairesinde durduğu halde, Allah’ın evrenin bir nizam örgüsü olarak ortaya koyduğu sebeplere riayet etmeyen kimse de Allah’ın ilim, kudret ve hikmetine karşı bir temerrüt, bir saygısızlık ve de bir küstahlık etmiş olacaktır.
    f. Akl-ı selim sahibi bir mümine gereken şey, -bir misal olarak- Hz. Peygamber(a.s.m)’in “Tedavî olun, şifa bulun” tavsiyelerine uyarak doktordan ve ilaçlardan yardım istemek, Hz. İbrahim’in talimatına uyarak da “Hasta olduğum zaman bana Rabbim şifa verir” prensibini itikadına hâkim kılmaktır.

    Sorularla İslamiyet



  17. 07.Ocak.2011, 19:03
    9
    oguz26
    acemi mücahid

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2011
    Üye No: 82755
    Mesaj Sayısı: 124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    anlaşılan bu ihtilaflı bir konu,
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim...Allah cc a emanet olun...


  18. 07.Ocak.2011, 19:03
    9
    acemi mücahid
    anlaşılan bu ihtilaflı bir konu,
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim...Allah cc a emanet olun...


  19. 07.Ocak.2011, 20:06
    10
    Çöll
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Kasım.2010
    Üye No: 80146
    Mesaj Sayısı: 69
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Alıntı
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim
    ben de böyle inanacak ve amel edeceğim .. bu konuda yalnızca bir ya da iki hadis gösteriliyor oysa aksi olarak bir sürü ayet var yeterince açık Allah'tan başkasından yardım istenmez canlıysa ancak gücü yettiğince yardım eder hele de vefat etmişse nasıl yardım edebilir ki bunun için alim olmaya gerek yok her kes Allah'tan başkasına hele de ölmüş bir veliye yetiş demenin iyi bir şey olmadığını az çok bilir





    "Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların dualarından habersizdirler" (el-Ahkâf; 46/5); "Gerçek dua, ancak O'na yapılır O'ndan başka çağırdıkları ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar" (er-Ra'd, 13/14); "Yakut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor ve sizi (eskilerin yerine) yeryüzünün hâkimleri kılıyor?" (en-Neml, 27/62); "Rabbiniz Allah'tır, mülk O'nundur O'ndan başka çağırdıklarınız ise bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir" (el-Fatır, 35/13)



    Kendisinden yardım istenen kişinin salih bir kişi olması ile olmaması arasında bu açıdan bir fark yoktur




    Burada önemli olan, o KİŞİNİN YARATILMIŞ OLMASIDIR Nitekim "De ki; 'O'ndan başka (kendilerinde birşeyler) sandığınız kimseleri çağırın, onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olanları da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar, azabından korkarlar" (el-isrâ, 17/ 56-57) ayetlerinde kendilerine yalvardıklarından maksadın Hz Uzeyr, İsâ ya da melekler olduğu selef âlimlerinden bir kısmı tarafından belirtilmiştir (Kurtubî, el-Camîi'l Ahkâmi'l-Kur'ân, Beyrut 1966, X, 279; Ebu's-Suûd Efendi, İrşâdü'l-Akli's-Selîm, Kahire ty, V, 179)











    İSTİĞÂSE



    Sıkıntılı anlarda sıkıntının giderilmesini isteme. istiğâse, "gavs" kökünden türemiştir. Lügatta "gavs", sıkıntılı durumlarda yardım dileme anlamına gelir. Kendisinden yardım istenene de "müstağâs" denir. (İbn Fâris, Mu'cemu Makayîsi'l-Luğa, Mısır 1971, IV. 400).

    Kendisinden yardım istenenin, yardım istenen hususun üstesinden gelebilecek durumda olması tabiîdir. Değilse, yardım istemenin bir anlamı yoktur. Bu sebeple beşer üstü bir gücü gerektiren bir husus insanlardan istenemez. İnsanlardan ancak onların güçleri dahilinde olan şeyler istenir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de: "İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın" (el-Mâide, 5/2) "Fakat onlar, dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir" (el-Enfâl, 8/72) buyurulmaktadır.

    "Başınız dara düştüğünde mezardakilerden yardım dileyin" şeklindeki uydurma bir hadise (Alûsî, Rûhu'l Meânî, Beyrut t.y. VI, 125) dayanarak özellikle tasavvuf ehlinden bazıları, hazır bulunmayan veya ölmüş olan salih kişilerden yardım isteneceğini söyler ve buna "istiğase" adını verirler. Oysa hazır bulunmayan veya ölmüş olan bir kimseden yardım istemek, dua kapsamına girer. İslâm inancına göre ise, dua sadece Allah'a yapılır. Kendisine dua edilenin sadece Allah olması gerektiği, Kur'an'ın bir çok ayetlerinde belirtilmiş, başkasına dua etmenin sapıklık olduğu gayet açık bir şekilde ifade edilmiştir. Söz konusu ayetlerden birkaçı şöyledir:

    "Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların dualarından habersizdirler" (el-Ahkâf; 46/5); "Gerçek dua, ancak O'na yapılır. O'ndan başka çağırdıkları ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar." (er-Ra'd, 13/14); "Yakut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor ve sizi (eskilerin yerine) yeryüzünün hâkimleri kılıyor?" (en-Neml, 27/62); "Rabbiniz Allah'tır, mülk O'nundur. O'ndan başka çağırdıklarınız ise bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir" (el-Fatır, 35/13).

    Kendisinden yardım istenen kişinin salih bir kişi olması ile olmaması arasında bu açıdan bir fark yoktur. Burada önemli olan, onun yaratılmış olmasıdır. Nitekim "De ki; 'O'ndan başka (kendilerinde birşeyler) sandığınız kimseleri çağırın, onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler. O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olanları da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar, azabından korkarlar" (el-isrâ, 17/ 56-57) ayetlerinde kendilerine yalvardıklarından maksadın Hz. Uzeyr, İsâ ya da melekler olduğu selef âlimlerinden bir kısmı tarafından belirtilmiştir (Kurtubî, el-Camîi'l Ahkâmi'l-Kur'ân, Beyrut 1966, X, 279; Ebu's-Suûd Efendi, İrşâdü'l-Akli's-Selîm, Kahire t.y., V, 179).

    Taberânî'nin"el-Mu'cemu'l Kebû"inde naklettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: Hz. Peygamber (s.a.s) zamanında müminlere eziyet eden bir münafık vardı. Hz. Ebû Bekir: "Kalkın bu münâfık hususunda Resulullah (s.a.s)den istiğasede bulunalım" dedi. Bunun üzerine Resulullah; "Benden istiğasede bulunulmaz; ancak Allah'tan istiğâsede bulunulur" buyurdu (Tabarânî'den naklen, İbn Teymiye, İbn Teymiye Külliyâtı, İstanbul 1986, I, 183).

    Yardımın sadece Allah'tan isteneceğine dair nasslardan biri de, namazımızın her rekâtında okuduğumuz Fatiha sûresindeki: "İyyâke na'budu ve iyyâke nestaîn: Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz" ayetidir. Müfessirler, "iyyâke" sözcüğünün, "na'budu ve nestaîn" sözcüklerinden önce zikredilmesinin hasr ifade ettiğini söylerler. Yani başkasına değil, sadece sana ibadet ederiz ve başkasından değil, sadece senden yardım dileriz (Ebû's-Suûd, a.g.e, I, 16-17).

    Müfessir Fahruddin er-Râzî, "iyyâke nestaîn" in tefsirini yaparken şöyle demektedir: "Senden başkasından yardım istemem. Çünkü başkasının bana yardımı, ancak bana yardım etmesi için ona yardım etmenle mümkündür. Başkasının yardımı, ancak senin yardımınla gerçekleşebileceğine göre, bu aracılığı kaldıralım ve yardımı sadece senden isteyelim." (er-Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Tahran t.y., I, 254).

    Netice olarak istiğase sadece Allah'a yapılır. Mezarda yatan ya da yanımızda hazır bulunan veya bulunmayan herhangi bir salih kişiden istiğâsede bulunmak, güçlerinin yetmediği bir şeyi onlardan istemek olur ki, bu, İslâm inancıyla bağdaşmayan bir husustur. Ancak kişinin salih birine giderek kendisi için dua etmesini istemesi caizdir. Buna dair pek çok sahih rivâyet vardır (Âlusi, a.g.e., VI, 125).

    M. Sait ŞİMŞEK


  20. 07.Ocak.2011, 20:06
    10
    Çöll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alıntı
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim
    ben de böyle inanacak ve amel edeceğim .. bu konuda yalnızca bir ya da iki hadis gösteriliyor oysa aksi olarak bir sürü ayet var yeterince açık Allah'tan başkasından yardım istenmez canlıysa ancak gücü yettiğince yardım eder hele de vefat etmişse nasıl yardım edebilir ki bunun için alim olmaya gerek yok her kes Allah'tan başkasına hele de ölmüş bir veliye yetiş demenin iyi bir şey olmadığını az çok bilir





    "Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların dualarından habersizdirler" (el-Ahkâf; 46/5); "Gerçek dua, ancak O'na yapılır O'ndan başka çağırdıkları ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar" (er-Ra'd, 13/14); "Yakut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor ve sizi (eskilerin yerine) yeryüzünün hâkimleri kılıyor?" (en-Neml, 27/62); "Rabbiniz Allah'tır, mülk O'nundur O'ndan başka çağırdıklarınız ise bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir" (el-Fatır, 35/13)



    Kendisinden yardım istenen kişinin salih bir kişi olması ile olmaması arasında bu açıdan bir fark yoktur




    Burada önemli olan, o KİŞİNİN YARATILMIŞ OLMASIDIR Nitekim "De ki; 'O'ndan başka (kendilerinde birşeyler) sandığınız kimseleri çağırın, onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olanları da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar, azabından korkarlar" (el-isrâ, 17/ 56-57) ayetlerinde kendilerine yalvardıklarından maksadın Hz Uzeyr, İsâ ya da melekler olduğu selef âlimlerinden bir kısmı tarafından belirtilmiştir (Kurtubî, el-Camîi'l Ahkâmi'l-Kur'ân, Beyrut 1966, X, 279; Ebu's-Suûd Efendi, İrşâdü'l-Akli's-Selîm, Kahire ty, V, 179)











    İSTİĞÂSE



    Sıkıntılı anlarda sıkıntının giderilmesini isteme. istiğâse, "gavs" kökünden türemiştir. Lügatta "gavs", sıkıntılı durumlarda yardım dileme anlamına gelir. Kendisinden yardım istenene de "müstağâs" denir. (İbn Fâris, Mu'cemu Makayîsi'l-Luğa, Mısır 1971, IV. 400).

    Kendisinden yardım istenenin, yardım istenen hususun üstesinden gelebilecek durumda olması tabiîdir. Değilse, yardım istemenin bir anlamı yoktur. Bu sebeple beşer üstü bir gücü gerektiren bir husus insanlardan istenemez. İnsanlardan ancak onların güçleri dahilinde olan şeyler istenir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de: "İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın" (el-Mâide, 5/2) "Fakat onlar, dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir" (el-Enfâl, 8/72) buyurulmaktadır.

    "Başınız dara düştüğünde mezardakilerden yardım dileyin" şeklindeki uydurma bir hadise (Alûsî, Rûhu'l Meânî, Beyrut t.y. VI, 125) dayanarak özellikle tasavvuf ehlinden bazıları, hazır bulunmayan veya ölmüş olan salih kişilerden yardım isteneceğini söyler ve buna "istiğase" adını verirler. Oysa hazır bulunmayan veya ölmüş olan bir kimseden yardım istemek, dua kapsamına girer. İslâm inancına göre ise, dua sadece Allah'a yapılır. Kendisine dua edilenin sadece Allah olması gerektiği, Kur'an'ın bir çok ayetlerinde belirtilmiş, başkasına dua etmenin sapıklık olduğu gayet açık bir şekilde ifade edilmiştir. Söz konusu ayetlerden birkaçı şöyledir:

    "Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların dualarından habersizdirler" (el-Ahkâf; 46/5); "Gerçek dua, ancak O'na yapılır. O'ndan başka çağırdıkları ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar." (er-Ra'd, 13/14); "Yakut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor ve sizi (eskilerin yerine) yeryüzünün hâkimleri kılıyor?" (en-Neml, 27/62); "Rabbiniz Allah'tır, mülk O'nundur. O'ndan başka çağırdıklarınız ise bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir" (el-Fatır, 35/13).

    Kendisinden yardım istenen kişinin salih bir kişi olması ile olmaması arasında bu açıdan bir fark yoktur. Burada önemli olan, onun yaratılmış olmasıdır. Nitekim "De ki; 'O'ndan başka (kendilerinde birşeyler) sandığınız kimseleri çağırın, onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler. O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olanları da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar, azabından korkarlar" (el-isrâ, 17/ 56-57) ayetlerinde kendilerine yalvardıklarından maksadın Hz. Uzeyr, İsâ ya da melekler olduğu selef âlimlerinden bir kısmı tarafından belirtilmiştir (Kurtubî, el-Camîi'l Ahkâmi'l-Kur'ân, Beyrut 1966, X, 279; Ebu's-Suûd Efendi, İrşâdü'l-Akli's-Selîm, Kahire t.y., V, 179).

    Taberânî'nin"el-Mu'cemu'l Kebû"inde naklettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: Hz. Peygamber (s.a.s) zamanında müminlere eziyet eden bir münafık vardı. Hz. Ebû Bekir: "Kalkın bu münâfık hususunda Resulullah (s.a.s)den istiğasede bulunalım" dedi. Bunun üzerine Resulullah; "Benden istiğasede bulunulmaz; ancak Allah'tan istiğâsede bulunulur" buyurdu (Tabarânî'den naklen, İbn Teymiye, İbn Teymiye Külliyâtı, İstanbul 1986, I, 183).

    Yardımın sadece Allah'tan isteneceğine dair nasslardan biri de, namazımızın her rekâtında okuduğumuz Fatiha sûresindeki: "İyyâke na'budu ve iyyâke nestaîn: Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz" ayetidir. Müfessirler, "iyyâke" sözcüğünün, "na'budu ve nestaîn" sözcüklerinden önce zikredilmesinin hasr ifade ettiğini söylerler. Yani başkasına değil, sadece sana ibadet ederiz ve başkasından değil, sadece senden yardım dileriz (Ebû's-Suûd, a.g.e, I, 16-17).

    Müfessir Fahruddin er-Râzî, "iyyâke nestaîn" in tefsirini yaparken şöyle demektedir: "Senden başkasından yardım istemem. Çünkü başkasının bana yardımı, ancak bana yardım etmesi için ona yardım etmenle mümkündür. Başkasının yardımı, ancak senin yardımınla gerçekleşebileceğine göre, bu aracılığı kaldıralım ve yardımı sadece senden isteyelim." (er-Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Tahran t.y., I, 254).

    Netice olarak istiğase sadece Allah'a yapılır. Mezarda yatan ya da yanımızda hazır bulunan veya bulunmayan herhangi bir salih kişiden istiğâsede bulunmak, güçlerinin yetmediği bir şeyi onlardan istemek olur ki, bu, İslâm inancıyla bağdaşmayan bir husustur. Ancak kişinin salih birine giderek kendisi için dua etmesini istemesi caizdir. Buna dair pek çok sahih rivâyet vardır (Âlusi, a.g.e., VI, 125).

    M. Sait ŞİMŞEK


  21. 07.Ocak.2011, 20:21
    11
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Alıntı
    anlaşılan bu ihtilaflı bir konu,
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim...Allah cc a emanet olun...

    2 durumda'da birşey olmaz dilediğiniz şekilde amel edin size en yakın gelen ile iman edin.Allaha emanet olun.

    Çöll sende ayet yorumlamaktan vazgeç çünkü o ayetlerin bu konu alakası yok orada Allahtan yardım isteyin yazıyor zaten bu şekilde de Allahtan yardım istiyor ve sadece araya aracı koyuyorlar.Herkes birşey yazmak mecburiyetinde değil.

    Alıntı
    ben de böyle inanacak ve amel edeceğim

    Allah yar ve yardımcınız olsun yaptığınız doğrudur.



  22. 07.Ocak.2011, 20:21
    11
    Devamlı Üye
    Alıntı
    anlaşılan bu ihtilaflı bir konu,
    ben bu konuda Allah cc tan başkasından direkt olarak yardım istememe noktasında amel edeceğim...Allah cc a emanet olun...

    2 durumda'da birşey olmaz dilediğiniz şekilde amel edin size en yakın gelen ile iman edin.Allaha emanet olun.

    Çöll sende ayet yorumlamaktan vazgeç çünkü o ayetlerin bu konu alakası yok orada Allahtan yardım isteyin yazıyor zaten bu şekilde de Allahtan yardım istiyor ve sadece araya aracı koyuyorlar.Herkes birşey yazmak mecburiyetinde değil.

    Alıntı
    ben de böyle inanacak ve amel edeceğim

    Allah yar ve yardımcınız olsun yaptığınız doğrudur.



  23. 07.Ocak.2011, 20:31
    12
    oguz26
    acemi mücahid

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2011
    Üye No: 82755
    Mesaj Sayısı: 124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: 'yetiş gavs'ım' demek doğru mudur bun mecbur muyuz

    Allah cc razı olsun VanLi* hocam..Allah cc cümlemizin yar ve yardımcısı olsun..Allah cc a emanet olun...


  24. 07.Ocak.2011, 20:31
    12
    acemi mücahid
    Allah cc razı olsun VanLi* hocam..Allah cc cümlemizin yar ve yardımcısı olsun..Allah cc a emanet olun...





+ Yorum Gönder
Git 12 Son