Konusunu Oylayın.: Toplum ve ahlak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Toplum ve ahlak
  1. 07.Ocak.2011, 14:39
    1
    Misafir

    Toplum ve ahlak

  2. 07.Ocak.2011, 15:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: toplum ve ahlak




    Ahlak, bir toplumun değer ölçütüdür.

    Toplumlar değer ölçüleri olmaksızın kurulamaz. Uzun yıllar süresince oluşan değerler, ahlak için de ölçüt oluşturur. Doğru,yanlış, iyi kötü, uygun, uygunsuz iş ve davranışlar ahlak ölçütüne göre belirlenir.
    Din ahlakın kaynağıdır.

    İlahi dinler, ahlakın en önemli kaynaklarından biridir. Allah, insanlara değer yargılarını oluşturmaları için peygamberler ve ilahi kitaplarla kılavuzluk etmiştir. İnsanlar, peygamber ve ilahi kitapların rehberliğinde toplum olarak ahlak kuralları oluştururlar.
    Din ile ahlak arasındaki bu ilişki biçimini süt ile maya ilişkisiyle açıklayabiliriz. Allah’ın gönderdiği vahiy, toplumu mayalar ve onu zamanla dönüştürür.
    Din ahlakın koruyucusudur

    Din, toplumdaki ahlaki değer yargılarının koruyucusudur. Din sayesinde değer ölçütleri kuşaktan kuşağa taşınır; kısa zamanda ortadan kaybolup gitmesine engel olur.
    Sağlıklı din, ahlak ölçütlerini yeniler

    Sağlıklı dinin öz kaynaklarında, kendini yenileyen dinamikler vardır. Toplum veya gelenek tarafından bozulan taraflar, bu dinamikler tarafından tamir edilir; onu aslına döndürür. Dinin bozulan taraflarının yenilenmesi demek, ahlaki değer yargılarının da yenilenmesi demektir.
    Din ile ahlak arasındaki ilişkiyi Kuranıkerim, peygamberlerin hayat hikayelerinde tekrar tekrar anlatmıştır: Din ve ahlak yönünden tükenmiş olan, dolayısıyla her türlü adaletsizliğin hakim olduğu bir topluma Allah bir peygamber gönderir. Peygamber, ilahi öğretilerle toplumu dönüştürmeye çalışır. Gösterilen çabalar sonucunda sağlıklı bir topluluk oluşur. Bu topluluk zamanla genişler. Süreç ilerledikçe ilahi öğretiler gelenekselleşir; toplumda yerleşik bir hal alır. Bir grup insan aksini iddia etse de din olmaksızın ahlak olmaz. Hiçbir dine inanmadıklarını söyleyen insanlar, dindar toplumların ürettikleri ahlak kalıplarını kullanmak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Dinsiz ahlakın olabilmesi için, dinsiz insanların bir araya gelerek bir toplum oluşturmaları ve bu toplum içinde kendine özgü bir ahlakın oluşması gerekir ki bu pratikte bugüne kadar olmamış bir şeydir.

    Dr. Ali Kuzudişli


  3. 07.Ocak.2011, 15:51
    2
    Silent and lonely rains



    Ahlak, bir toplumun değer ölçütüdür.

    Toplumlar değer ölçüleri olmaksızın kurulamaz. Uzun yıllar süresince oluşan değerler, ahlak için de ölçüt oluşturur. Doğru,yanlış, iyi kötü, uygun, uygunsuz iş ve davranışlar ahlak ölçütüne göre belirlenir.
    Din ahlakın kaynağıdır.

    İlahi dinler, ahlakın en önemli kaynaklarından biridir. Allah, insanlara değer yargılarını oluşturmaları için peygamberler ve ilahi kitaplarla kılavuzluk etmiştir. İnsanlar, peygamber ve ilahi kitapların rehberliğinde toplum olarak ahlak kuralları oluştururlar.
    Din ile ahlak arasındaki bu ilişki biçimini süt ile maya ilişkisiyle açıklayabiliriz. Allah’ın gönderdiği vahiy, toplumu mayalar ve onu zamanla dönüştürür.
    Din ahlakın koruyucusudur

    Din, toplumdaki ahlaki değer yargılarının koruyucusudur. Din sayesinde değer ölçütleri kuşaktan kuşağa taşınır; kısa zamanda ortadan kaybolup gitmesine engel olur.
    Sağlıklı din, ahlak ölçütlerini yeniler

    Sağlıklı dinin öz kaynaklarında, kendini yenileyen dinamikler vardır. Toplum veya gelenek tarafından bozulan taraflar, bu dinamikler tarafından tamir edilir; onu aslına döndürür. Dinin bozulan taraflarının yenilenmesi demek, ahlaki değer yargılarının da yenilenmesi demektir.
    Din ile ahlak arasındaki ilişkiyi Kuranıkerim, peygamberlerin hayat hikayelerinde tekrar tekrar anlatmıştır: Din ve ahlak yönünden tükenmiş olan, dolayısıyla her türlü adaletsizliğin hakim olduğu bir topluma Allah bir peygamber gönderir. Peygamber, ilahi öğretilerle toplumu dönüştürmeye çalışır. Gösterilen çabalar sonucunda sağlıklı bir topluluk oluşur. Bu topluluk zamanla genişler. Süreç ilerledikçe ilahi öğretiler gelenekselleşir; toplumda yerleşik bir hal alır. Bir grup insan aksini iddia etse de din olmaksızın ahlak olmaz. Hiçbir dine inanmadıklarını söyleyen insanlar, dindar toplumların ürettikleri ahlak kalıplarını kullanmak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Dinsiz ahlakın olabilmesi için, dinsiz insanların bir araya gelerek bir toplum oluşturmaları ve bu toplum içinde kendine özgü bir ahlakın oluşması gerekir ki bu pratikte bugüne kadar olmamış bir şeydir.

    Dr. Ali Kuzudişli





+ Yorum Gönder