Konusunu Oylayın.: Selefiye nedir? , Gerçek selefi kimdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Selefiye nedir? , Gerçek selefi kimdir ?
  1. 07.Ocak.2011, 13:05
    1
    Misafir

    Selefiye nedir? , Gerçek selefi kimdir ?






    Selefiye nedir? , Gerçek selefi kimdir ? Mumsema SELEFİYE NEDİR?
    Selefiye, İslam tarihi boyunca iki şekilde belirmiştir:

    Birincisi: İki asıl (Kitap ve Sünnet) ile ilişkisi yönünden ilmi bir menhectir. Çünkü selefiye, hareket ve hayat için istenilen hükümleri elde etmeye çalışırken sadece Kitap ve Sünnet’e başvurur.

    İkincisi: Bu metodun uygulaması yönünden amel ve davranıştır.

    Selefiye, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabının ilmen ve amelen yürüdükleri yoldur. İşte Selefiye budur ve böyle olması gerekmektedir. Allahu Teala’nın, bu ilmi ve ameli yola olan merhametinin belirtilerinden biri, bu yol ile en üst seviyede ilişki kurmalarının bir sonucu olarak; kendileri yol ile, yol da kendileriyle özdeşleşen kimseler ortaya çıkarmasıdır. İşte bu meydana geldiğinde, bu yolun ismi, bunların şahsiyetleriyle ilişkilendirilip, kendilerine bizzat yolun ismi verilen ve yolu uygulama konusunda herkesten önde olan kişilere “Selef” denildi.

    Tabiin, hedefe ulaştırmaları ve selef olmaları nedeni ile Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabına uydular.

    Tabiin’den sonra gelenler de, hedefe ulaştırmaları ve selef olmaları nedeni ile Tabiilere uydular ve bu ittiba, bu şekilde devam etti. İkinci asrın sonlarıyla üçüncü asrın başlarında bid’atların çoğalması ve özellikle de bid’atçı kelam ehlinin, Kitap ve Sünnet ile ilişkili icat ettikleri yeni bir takım yollar takdim etmeleri ve böylece işlerin karışması üzerine Ehl-i Sünnet, bu yolu diğer yollardan, selefin yoluna uyan kimseleri de sonradan gelenlere uyanlardan ayırdetmek için harekete geçti ve bu bağlamda ilim ehlinden bazıları bu yolun öncüleri ve ölçüleri olarak kabul edildi. İmam Kurci, “Tenkih’ül-Füsul Fi’l-Usuli Ani’l-Eimmet’il-İsna Aşer’il-Fuhul” isimli eserinde bu öncü isimlerin şunlar olduğunu zikreder: Malik, Şafi, Süfyan Es-Sevri, Abdullah bin Mübarek, Leys bin Sa’d, İshak bin Raheveyhi, Ahmed bin Hanbel, Süfyan bin Uyeyne, Evzai, Muhammed bin İsmail el-Buhari, Ebu Zür’a ve Abu Hatim er-Raziyan.[310]

    Tabi ki, bu konuda zikredilecek alimler sadece bunlardan ibaret değildir. Ancak, diğer alimler bunlara tabi oldukları için sadece bunlar zikredilmiştir. Buraya kadar yaptığımız açıklamadan sonra konuyu maddeler halinde şöyle özetlemek istiyoruz:

    1- Her sloganın altında gerçekler ve yalanlar olduğu gibi, Selefiye’de de hem gerçeklik hem de gerçek dışılık bulunmaktadır. Bu nedenle kullanılan sloganın da önem ve zaruretine rağmen, sloganlara göre değil, gerçeklere göre hareket etmek gerekir.

    2- Selefiye, ilmi ve ameli bir yol olup, bu yolun önderleri Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem sahabeleridir. Diğerleri ise sahabelere tabidirler. Bu nedenle, yanlışları düzelterek insanları doğruya iletme hakkı sadece sahabelere aittir.

    3- Selefiye’yi, hareket ve hayat hakkındaki anlayışının isabetliliğine emin olunmayan bazı şahıslarda özdeşleştiren kimselerin hata ve inhiraflarını ve yine Selefiye’yi bir örgüt, bir parti veya bir teşkilat olarak görenlerin dalalet ve bid’atçılıklarını anlamamız gerekmektedir. Bundan daha sapık olanlar ise, “falan kişi selefidir veya falan kişi selefi değildir” şeklinde Selefiye ismini fertlerle ilişkilendirenlerdir. Yine Selefiye’yi kendine sempati duyulan veya kendisine düşmanlık beslenilen fıkhi bir mezhep olarak görenlerin hata ve inhiraflarını da anlamamız gerekmektedir.

    Sihirbazların yolu, gerçekleri gizlemek ve insanlara olduğundan farklı göstermektir. Sihirbazlar; her zaman, ya şeytana dayanan hayal yoluyla insanların gözlerinde eşyanın suretini değiştirirler, ya da sözlü sihir yoluyla zihinlerde eşyanın hakikatini değiştirirler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bu iki gruptan da şiddetle sakındırmış ve ümmetini bunlardan gelecek tehlikelere karşı uyarmıştır. Ehl-i Sünnet biliyor ki, insanlık tarihinin en büyük sihirbazı; ahirzamanda ortaya çıkarak gözbağcılık ve hokkabazlıklarıyla insanları Allahu Teala’nın Tevhid’i konusunda fitneye düşürecek olan Deccal’dir. Mü’minlerin ona aldanmamaları ve göstereceği hokkabazlıkları gerçekle karıştırmamaları için, onun gerçek yüzünü açıklayan bir çok hadis-i şerif bulunmaktadır. Rahmet ve iyilik Peygamberi olan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bir hadis-i şeriflerinde yukarıda zikredilen sihirbazların her iki kısmından da sakındırmıştır. İmam Ahmed’in, Müsnedi’nde Deccal ile ilgili rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır: “Ümmetim hakkında Deccal’den daha tehlikeli olanlar ise; sapık imamlardır.”[311]

    Bu hadis ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bir taraftan Deccal fitnesini ortaya koyarken, bir taraftan da sapık imamların ortaya çıkarılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

    Bazı hadislerde, dünyadaki en büyük fitnenin Deccal olduğu rivayet edilmekle beraber, bu hadis, sapık imamların fitne, kötülük ve fesad bakımından Decca’lden de büyük olduğunu göstermektedir. O halde sapık imamlar kimlerdir?

    İmam: İlmi veya ameli herhangi bir hususta kendisine uyulan kimse demektir. Allahu Teala şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.”[312] İbn-i Kesir Rahimehullah, alimlerin ayette geçen “sizden olan emir sahiplerine” ifadesi ile ilgili açıklamalarını ve bunların alimler mi, idareciler mi olduğu hakkındaki ihtilaflarını zikrettikten sonra, özetle bunların, hem alimleri ve hem de idarecileri kapsadığını söylemektedir.

    O halde sapık imamlardan maksat, hem sapık idareciler ve hem de sapık alimlerdir. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, insanların salâhını bu iki grubun salâhına bağladığı gibi, fesadlarını da onların fesadına bağlamaktadır. İbn-i Mübarek Rahimehullah şöyle der: “Dini, hükümdarlardan, kötü alimler ve rahiplerden başkası bozmadı.”

    310] Bkz: İbn-i Teymiye, Der’u Taarudü’l Akli ve’n-Nakl, 2/95-98
    [311] Senedi sahihtir


  2. 07.Ocak.2011, 13:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    SELEFİYE NEDİR?
    Selefiye, İslam tarihi boyunca iki şekilde belirmiştir:

    Birincisi: İki asıl (Kitap ve Sünnet) ile ilişkisi yönünden ilmi bir menhectir. Çünkü selefiye, hareket ve hayat için istenilen hükümleri elde etmeye çalışırken sadece Kitap ve Sünnet’e başvurur.

    İkincisi: Bu metodun uygulaması yönünden amel ve davranıştır.

    Selefiye, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabının ilmen ve amelen yürüdükleri yoldur. İşte Selefiye budur ve böyle olması gerekmektedir. Allahu Teala’nın, bu ilmi ve ameli yola olan merhametinin belirtilerinden biri, bu yol ile en üst seviyede ilişki kurmalarının bir sonucu olarak; kendileri yol ile, yol da kendileriyle özdeşleşen kimseler ortaya çıkarmasıdır. İşte bu meydana geldiğinde, bu yolun ismi, bunların şahsiyetleriyle ilişkilendirilip, kendilerine bizzat yolun ismi verilen ve yolu uygulama konusunda herkesten önde olan kişilere “Selef” denildi.

    Tabiin, hedefe ulaştırmaları ve selef olmaları nedeni ile Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabına uydular.

    Tabiin’den sonra gelenler de, hedefe ulaştırmaları ve selef olmaları nedeni ile Tabiilere uydular ve bu ittiba, bu şekilde devam etti. İkinci asrın sonlarıyla üçüncü asrın başlarında bid’atların çoğalması ve özellikle de bid’atçı kelam ehlinin, Kitap ve Sünnet ile ilişkili icat ettikleri yeni bir takım yollar takdim etmeleri ve böylece işlerin karışması üzerine Ehl-i Sünnet, bu yolu diğer yollardan, selefin yoluna uyan kimseleri de sonradan gelenlere uyanlardan ayırdetmek için harekete geçti ve bu bağlamda ilim ehlinden bazıları bu yolun öncüleri ve ölçüleri olarak kabul edildi. İmam Kurci, “Tenkih’ül-Füsul Fi’l-Usuli Ani’l-Eimmet’il-İsna Aşer’il-Fuhul” isimli eserinde bu öncü isimlerin şunlar olduğunu zikreder: Malik, Şafi, Süfyan Es-Sevri, Abdullah bin Mübarek, Leys bin Sa’d, İshak bin Raheveyhi, Ahmed bin Hanbel, Süfyan bin Uyeyne, Evzai, Muhammed bin İsmail el-Buhari, Ebu Zür’a ve Abu Hatim er-Raziyan.[310]

    Tabi ki, bu konuda zikredilecek alimler sadece bunlardan ibaret değildir. Ancak, diğer alimler bunlara tabi oldukları için sadece bunlar zikredilmiştir. Buraya kadar yaptığımız açıklamadan sonra konuyu maddeler halinde şöyle özetlemek istiyoruz:

    1- Her sloganın altında gerçekler ve yalanlar olduğu gibi, Selefiye’de de hem gerçeklik hem de gerçek dışılık bulunmaktadır. Bu nedenle kullanılan sloganın da önem ve zaruretine rağmen, sloganlara göre değil, gerçeklere göre hareket etmek gerekir.

    2- Selefiye, ilmi ve ameli bir yol olup, bu yolun önderleri Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem sahabeleridir. Diğerleri ise sahabelere tabidirler. Bu nedenle, yanlışları düzelterek insanları doğruya iletme hakkı sadece sahabelere aittir.

    3- Selefiye’yi, hareket ve hayat hakkındaki anlayışının isabetliliğine emin olunmayan bazı şahıslarda özdeşleştiren kimselerin hata ve inhiraflarını ve yine Selefiye’yi bir örgüt, bir parti veya bir teşkilat olarak görenlerin dalalet ve bid’atçılıklarını anlamamız gerekmektedir. Bundan daha sapık olanlar ise, “falan kişi selefidir veya falan kişi selefi değildir” şeklinde Selefiye ismini fertlerle ilişkilendirenlerdir. Yine Selefiye’yi kendine sempati duyulan veya kendisine düşmanlık beslenilen fıkhi bir mezhep olarak görenlerin hata ve inhiraflarını da anlamamız gerekmektedir.

    Sihirbazların yolu, gerçekleri gizlemek ve insanlara olduğundan farklı göstermektir. Sihirbazlar; her zaman, ya şeytana dayanan hayal yoluyla insanların gözlerinde eşyanın suretini değiştirirler, ya da sözlü sihir yoluyla zihinlerde eşyanın hakikatini değiştirirler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bu iki gruptan da şiddetle sakındırmış ve ümmetini bunlardan gelecek tehlikelere karşı uyarmıştır. Ehl-i Sünnet biliyor ki, insanlık tarihinin en büyük sihirbazı; ahirzamanda ortaya çıkarak gözbağcılık ve hokkabazlıklarıyla insanları Allahu Teala’nın Tevhid’i konusunda fitneye düşürecek olan Deccal’dir. Mü’minlerin ona aldanmamaları ve göstereceği hokkabazlıkları gerçekle karıştırmamaları için, onun gerçek yüzünü açıklayan bir çok hadis-i şerif bulunmaktadır. Rahmet ve iyilik Peygamberi olan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bir hadis-i şeriflerinde yukarıda zikredilen sihirbazların her iki kısmından da sakındırmıştır. İmam Ahmed’in, Müsnedi’nde Deccal ile ilgili rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır: “Ümmetim hakkında Deccal’den daha tehlikeli olanlar ise; sapık imamlardır.”[311]

    Bu hadis ile Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bir taraftan Deccal fitnesini ortaya koyarken, bir taraftan da sapık imamların ortaya çıkarılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

    Bazı hadislerde, dünyadaki en büyük fitnenin Deccal olduğu rivayet edilmekle beraber, bu hadis, sapık imamların fitne, kötülük ve fesad bakımından Decca’lden de büyük olduğunu göstermektedir. O halde sapık imamlar kimlerdir?

    İmam: İlmi veya ameli herhangi bir hususta kendisine uyulan kimse demektir. Allahu Teala şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.”[312] İbn-i Kesir Rahimehullah, alimlerin ayette geçen “sizden olan emir sahiplerine” ifadesi ile ilgili açıklamalarını ve bunların alimler mi, idareciler mi olduğu hakkındaki ihtilaflarını zikrettikten sonra, özetle bunların, hem alimleri ve hem de idarecileri kapsadığını söylemektedir.

    O halde sapık imamlardan maksat, hem sapık idareciler ve hem de sapık alimlerdir. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, insanların salâhını bu iki grubun salâhına bağladığı gibi, fesadlarını da onların fesadına bağlamaktadır. İbn-i Mübarek Rahimehullah şöyle der: “Dini, hükümdarlardan, kötü alimler ve rahiplerden başkası bozmadı.”

    310] Bkz: İbn-i Teymiye, Der’u Taarudü’l Akli ve’n-Nakl, 2/95-98
    [311] Senedi sahihtir


    Benzer Konular

    - Selefi mezhebi nedir?

    - Selefilik nedir ? Kimlere Selefi denir ?

    - Selefiyecilik Nedir?selefiye Mezhebi Diye Bir Mezhep Var Mıdır?

    - Selefi mezhebi nedir ? Selefi mezhebi hakkında bilgi

    - Gerçek medeniyet nedir, asıl medenî kimdir?

  3. 09.Ocak.2011, 09:38
    2
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Selefiye nedir? , Gerçek selefi kimdir ?




    Selefiye, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabının ilmen ve amelen yürüdükleri yoldur. İşte Selefiye budur ve böyle olması gerekmektedir. Allahu Teala’nın, bu ilmi ve ameli yola olan merhametinin belirtilerinden biri, bu yol ile en üst seviyede ilişki kurmalarının bir sonucu olarak; kendileri yol ile, yol da kendileriyle özdeşleşen kimseler ortaya çıkarmasıdır. İşte bu meydana geldiğinde, bu yolun ismi, bunların şahsiyetleriyle ilişkilendirilip, kendilerine bizzat yolun ismi verilen ve yolu uygulama konusunda herkesten önde olan kişilere “Selef” denildi.

    Allah c.c. razı olsun kardeşim


  4. 09.Ocak.2011, 09:38
    2
    ~~Medinenin Gülü ~~



    Selefiye, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabının ilmen ve amelen yürüdükleri yoldur. İşte Selefiye budur ve böyle olması gerekmektedir. Allahu Teala’nın, bu ilmi ve ameli yola olan merhametinin belirtilerinden biri, bu yol ile en üst seviyede ilişki kurmalarının bir sonucu olarak; kendileri yol ile, yol da kendileriyle özdeşleşen kimseler ortaya çıkarmasıdır. İşte bu meydana geldiğinde, bu yolun ismi, bunların şahsiyetleriyle ilişkilendirilip, kendilerine bizzat yolun ismi verilen ve yolu uygulama konusunda herkesten önde olan kişilere “Selef” denildi.

    Allah c.c. razı olsun kardeşim





+ Yorum Gönder