Konusunu Oylayın.: Hz Muhammedin Hadisleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hz Muhammedin Hadisleri
  1. 06.Ocak.2011, 23:35
    1
    Misafir

    Hz Muhammedin Hadisleri






    Hz Muhammedin Hadisleri Mumsema Hz Muhammedin Hadislerini Istiyorum Ve Açılamasını Istiyorum Lütfen Verirmisiniz Ama Bu Gün Hemen Verin
    Bu Benim Ve Yarın Son Hemen Bekliyorum Hee ,

    Birde Açılamalar Günlük Yaşantımızla Ve çevremizle Ilgili Olsun Eğer Bu Dediğim Glmese çok Sinirlenirim Ona Göre Iyi Akşamlar


  2. 06.Ocak.2011, 23:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hz Muhammedin Hadislerini Istiyorum Ve Açılamasını Istiyorum Lütfen Verirmisiniz Ama Bu Gün Hemen Verin
    Bu Benim Ve Yarın Son Hemen Bekliyorum Hee ,

    Birde Açılamalar Günlük Yaşantımızla Ve çevremizle Ilgili Olsun Eğer Bu Dediğim Glmese çok Sinirlenirim Ona Göre Iyi Akşamlar


    Benzer Konular

    - Hz. Muhammedin dua ile ilgili hadisleri

    - Hz. Muhammedin ağaç ile ilgili hadisleri

    - Hz Muhammedin kadınlarla ilgili hadisleri

    - Hz Muhammedin Merhametle ilgili hadisleri

    - Hz. muhammedin vakit ile ilgili hadisleri

  3. 07.Ocak.2011, 02:44
    2
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 1,270
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 41

    Yanıt: Hz Muhammedin Hadisleri




    Resulullah efendimiz bir hadisi şerifin de buyuruyor ki:
    (Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir) [Müslim]

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "içinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır
    En nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlardır Onlar büyüklük taslayan kimselerdir"
    Câbir radıyallahu anh Tirmizî

    (Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur) [Müslim]
    (En çok sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır) [Buhari]
    (Yumuşak olan kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir) [Tirmizi]


    Çevre temizliğine dair ayet ve hadisler var mı?

    çevre
    temizliğine dair ayet ve hadisler

    Temizlik; tek yönlü tedbirlerle elde
    edilen bir iyilik hali değildir. Bilim otoriteleri temizliği şu başlıklarla
    ele almıştır.

    1) Ferdî (beden-elbise-yiyecek) temizlik

    2) Ev (mutfak-banyo- tuvalet)
    temizliği.

    3) Çevre (atıkların uygun şekilde uzaklaştırılması) temizliği

    4) Yeterli
    temiz su sağlanması

    Ferdî temizlik dendiği zaman, beden temizliği akla
    gelir. Bunlardan cilt, el, ağız, burun, göz temizliği; saç, tırnak
    koltukaltı, yüz, diş ve ayak bakımı akla gelir. Dünya Sağlık
    Örgütü’nün, beden temizliği, el temizliği, ağız ve diş bakımının, önemi
    ve bunların korunma yollarına ait bilgileri mevcuttur. Fakat, Dünya Sağlık
    Örgütü’nün tırnakların bulaşıcı hastalıklardaki tesirine, kılların temizliğine ve bulaşıcı hastalıklardaki
    rolüne ait ciddi yayınları yoktur. Efendimiz (sas); tırnak, saç, sakal
    bıyık bakımına, koltukaltı kılları ve avret yerlerinin temizliğine önem vermiştir

    Ferdî temizliğe rağmen, insan çevreden hastalık kapabilir. Kişi ne
    kadar temiz olursa olsun, çevresi temiz olmadığı zaman, hiçbir şeye
    dokunmasa bile; hava, rüzgâr, böcekler ve diğer taşıyıcılar yüzünden hastalanabilir

    Çevre Temizliğini şu başlıklar altında toplayabiliriz:

    1) Elbiselerin temizliği
    2) Yiyeceklerin temizliği (Yakın çevre)
    3) Ev temizliği
    4) Sokak,
    cadde, mahalle, şehrin temizliği (Uzak çevre)

    5) Yeterli temiz su
    sağlanması

    1. Elbise Temizliği

    Giyim eşyalarının seçim ve bakımı
    enfeksiyon yönünden önem taşır. Orta Çağ’da, Avrupa’da yaşayanlar sıcak tutan
    ama temizlenmesi güç, yünlü giysiler giyerlerdi. O çağlarda insanlar pek
    yıkanmaz, giysileri kirlenir, kokar, bitlenir ya da pirelenirdi. Kokuyu gidermek
    için de otlardan yapılan esans kullanırlardı. Ancak 18. yüzyılda pamuk
    ticaretinin başlamasıyla Avrupalılar, ilk kez ucuz, hafif, kolayca yıkanabilen iç
    çamaşırlarına kavuştular. Üst sınıflarda ferdî temizlik yeniden önem kazandı. 19
    yüzyılda ferdî temizlik iyi yaşamanın bir şartı sayılmaya başlandı. Vücut
    temizliği ve giyim eşyalarının daha sık değiştirilip yıkanması sonucunda, bit
    ve pirelerle birlikte veba ve tifüs gibi hastalıklar da kayboldu
    Müslümanlarda ise, namaz kılabilmenin olmazsa olmaz şartlarından birisi de
    elbise temizliğidir. Dışkı ve idrar bulaşmış bir elbise ile namaz
    kılınamaz. Yani Müslümanlar günde beş kez elbiselerinin temizliğini kontrol etmek
    mecburiyetindedirler. Temiz giyinme konusunda Peygamber Efendimiz (sas)’in şu sözü, O’nun
    temizliğe verdiği ehemmiyeti açıkça göstermektedir: "Beyaz elbise giyiniz. Zira beyaz
    elbise daha güzel ve temizlik açısından daha elverişlidir. Ölülerinizi de
    bununla kefenleyiniz." Beyaz ve açık renkliler, üzerlerindeki kiri gösterdiğinden onların
    temizliğine ihtimam göstermek gerekir. Avrupa’da 19. yüzyılda temiz giyimin değeri
    yeni yeni anlaşılırken, Müslümanlığı gerçek manada yaşayan insanlar, 7. yüzyıldan
    beri elbise temizliğine dikkat ediyorlardı

    2. Yiyecek Temizliği

    Çoğu
    mikrop ve parazit, içtiğimiz su ve yediğimiz yiyeceklerle bulaşır. Bunun
    için annelerin ve özellikle gıda sektöründe çalışanların, yiyecekleri koruma hususunda
    özel bir itina göstermeleri gerekir. Besin zehirlenmesine sebep olan bakterilerin
    başlıca kaynağı insandır

    İnsanların boğaz, burun, el, deri, bağırsak
    ve dışkısı bakteri yüklüdür. Tüketilen diğer bir besin kaynağı da
    hayvanî ürünlerdir. Tüketilen hayvanî besinler, bazen bakteri yatağı olabilmektedir. Kedi,
    köpek vb evcil hayvanlar da bakteri yaymada oldukça tesirli olabilir.
    Evcil hayvanlar, dolaştıkları yerlerden bakterileri eve taşır. Sinek, böcek, haşere ve fareler de mikropları taşır ve bulaştırır. Mutfak ortamındaki çöpler,
    mikropların oluştuğu bir yerdir. Zamanında kaldırılmayan çöpler, böcek, sinek ve
    fareler aracılığı ile besinlere bakteri bulaştırabilir

    Besinlere bakteri bulaşmasını
    önlemek için şunlara dikkat etmek gerekir

    - El yıkama

    Burun temizliği
    Tırnakların kesilmesi
    Tuvaletten sonra ellerin iyiceyıkanması
    Yemek ve su kaplarının üzerlerini kapatmak

    İnsanın,tükürük, hapşırık ve aksırıktan besinleri koruması gerekir. 1 gram tükürükte 100 milyon, 1 gram burun ifrazatında 10 milyon bakteri bulunmaktadır.İnsanların % 30-50′sinin burnunda besin zehirlenmesi yapan stafilococcus aureus bakterisini taşıdıkları bilinmektedir. Bu oran hastahanede çalışan personelde % 65-80′e çıkmaktadır
    Normalde ağız, burun ve solunum yollarında bulunan bakteriler, solunum sırasında havaya dağılır. Normal konuşmada bu dağılım azdır. Öksürme, aksırma ve yüksek sesle konuşma esnasında havaya verilen bakteri sayısı artar. Kuvvetli bir öksürmede ağızdan 5.000 damlacık çıktığı tahmin edilmektedir. Hapşırmada ise bu damlacıkların sayısı 1 milyondan fazladır. Bu damlacıklar, havada birkaç saat asılı kalabilir. Besin taşıyan birisi konuşur, öksürür veya hapşırırsa,ağzındaki bakterileri, taşıdığı besine bulaştırır

    El yıkama, burun temizliği,
    tırnakların kesilmesi ve tuvaletten sonra ellerin suyla yıkanması ile ilgili
    Peygamber Efendimiz (sas)’in emir ve tavsiyeleri beden temizliğinde koruyucu hekimliktir.
    Burada gıdaların bakterilerden korunmasıyla ilgili diğer hadislerini de hatırlayalım: "Kapların üzerini örtünüz. Tulumbaların ağzını da bağlayınız. Çünkü senede bir gece vardır ki, o gecede veba iner. Kapağı olmayan her bir
    kabın yahut üzerinde bağı bulunmayan hiçbir tulumun yanından geçmez ki,
    içine bu vebadan bir şey inmesin." Vebanın pirelerle bulaşmasına karşılık,
    veba zatüreye sebep olmuşsa, o insan vebayı öksürük ve solunum
    havası ile de bulaştırır. Zaten vebanın hızlı yayılması bu şekilde
    olur. Eskiden veba zatüreye sebep olmuşsa, o kişi mutlaka ölmekteydi.
    Avrupalı bir tabip yazdığı Lâtince bir mektupta, veba salgınında bir
    gecede dört bin kişinin öldüğünden bahseder. Yani veba bir yere
    girdiği zaman, çok kısa bir zamanda yayılıyor ve hemen çoğu
    insanın ölümüne neden olabiliyordu. Hadiste belirtilen, kapların ağızlarının örtülmesidir. Yalnız
    veba mikrobu değil, diğer mikroplar da hava yoluyla gelip açık
    kaba yerleşebilir. Peygamberimiz, kendisine açık bir kapta süt getirilmesi üzerine,
    "Üzerini kapatsanız olmaz mıydı? Bir tahta parçası ile de olsa
    üzerini kapatmalıydınız." buyurmuştur. Yolda üzeri açık bir kapla yiyecek taşındığında,
    taşıyan kişinin öksürüğüyle veya hava yoluyla mikroplar bulaşabilir.

    3.
    Ev Temizliği

    Geniş ve temiz evler salgın hastalıkların bulaşmasını azaltır.
    Evlerde mutfakların temiz tutulması, çöplerin biriktirilmemesi önemlidir. Çünkü çöpler bakterilerin
    üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Ayrıca böcekleri de davet
    eder. Meskenlerin gerek alan, gerekse oda sayısı itibariyle yeterli olması
    gerekir. Peygamber (sas)’in ev plânını örnek alan Müslüman mimarlar, evin
    avlusunu binanın tamamlayıcısı olarak görmüş, avluyu evin dışa açılmış unsuru
    olarak kabul etmişler

    Konuyla ilgili hadisler

    "Geniş ev
    dürüst komşu ve rahat bir binek Müslüman kişinin saadetindendir."

    "Meskenlerin en iyisi geniş olanıdır."

    "Evin kötü olması, darlığı
    sebebiyle oturanlara kâfi gelmemesi ve kötü komşularının olmasıdır"

    "Çevrenizi
    ve evlerinizi temiz tutunuz. Yahudilere benzemeyiniz. Çünkü onlar süprüntüleri evlerinde biriktirirler

    "Evde çer çöp, süprüntü bulunduğu zaman o evden
    bereket kaldırılır"

    "Kirli bezleri evlerinizden dışarı çıkartınız. Süprüntüleri evlerinizde
    biriktirmeyiniz. Zira süprüntüler zararlı şeylerin barınağıdır"

    Hz. Ömer (ra)
    de: "Peygamber (sas), çöplüklerde, mezbahalarda, hamamlarda, ağıllarda ve insanların gelip geçtiği yerlerde namaz kılınmasını yasakladı." demiştir

    Dar ve kalabalık
    evlerde üst solunum yolu enfeksiyonları ve bulaşıcı hastalıklar çok yaygındır
    İnsanlar çok yakın mesafelerde (70 cm’den aşağıda) günlük hayatlarını sürdürürken
    damlacık yoluyla hastalık aile bireyleri arasında sık yayılır. O halde
    ev; geniş, temiz, çöplerin bekletilmediği bir yer olmalı

    Kur’ân-ı
    Kerim’de Kâbe’nin temizliğine dikkat çekilmesi çok önemlidir. Kâbe özellikle Hac
    döneminde çok kalabalık olmaktadır. Salgın hastalıklar, kalabalık ortamlarda çok kolay yayılır. Kur’ân’ın mesajı evrensel olduğundan insanın yaşadığı her mekânın temiz tutulmasını emreder. O halde insanların ortak kullandıkları mekânların temiz olmasına Kur’ân’ın bir emri olarak dikkat etmemiz gerekir. Bu aynı zamanda hijyenin de bir gereğidir. Tarihten bugüne mescitlerimizin oldukça temiz tutulduğu malumumuzdur

    4. Çevre Temizliği

    Peygamberimiz çevre temizliğine gereken önemi
    vermiş, Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya
    özen göstermişlerdir. Çevreyi ve su kaynaklarını kirletmeme hakkındaki hadis-i şerifleri
    bir kez daha hatırlayalım

    "Sizden biriniz sakın su içine
    idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi
    icap eder. Yine sizden biriniz cünup olduğu zaman durgun suyun
    içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda
    yıkansın"

    "İşlek yol üzerinde konaklamayınız (oturmayınız, yatıp kalkmayınız). Yol
    üzerinde abdest bozmayınız"

    Efendimiz (sas); "Sakın lânete uğrayanlardan olmayınız"
    buyurunca, sahabeler, ‘Bunlar kimlerdir?’ diye sordular. Peygamberimiz de, "Herkesin gelip geçtiği yollara, gölgeliklere, su kenarlarına ve ağaçların altına abdest bozup kirletenlerdir" diye cevap verdi

    5. Yeterli Miktarda Temiz Su
    Sağlanması

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) temiz ve yeterli suya ulaşma
    hakkını temel insan hakkı kabul etmiştir: "Bütün insanların, sosyal ve
    ekonomik durumu ne olursa olsun, temel ihtiyaçlarını karşılayacak temiz ve
    yeterli miktarda içme suyu elde etmeye hakkı vardır"(Birleşmiş Milletler Konferansı
    1977)

    Peygamber Efendimiz (sas)’in bu konferanstan 1340 yıl önce,
    temiz içme suyu temin edilmesini teşvik eden sözlerine bakalım "Yedi
    şeyin ecir ve sevabı kişiye ölümünden sonra da ulaşır, defteri
    kapanmaz, sevap yazılmaya devam eder: İlim öğretmek, su getirmek, kuyu
    kazdırmak, kitap vakfetmek, ölümünden sonra kendisine arkasından dua edecek hayırlı çocuk yetiştirmek" Peygamberimiz insanlara temiz su sağlamanın sadece dünyada değil,ahirette de büyük faydalar sağlayacağını, açık bir şekilde dile getirmiştir.Nitekim bu buyruklarla yetişen Müslümanlar, gittikleri her yerde su kanalları yapmışlardır. Mimar Sinan’ın yaptığı su yolları ve çeşmeler buna güzel
    bir örnek oluşturur

    Peygamber Efendimiz’in getirdiği kurallar uygulansaydı, tarihteki
    salgın hastalıklardan hiçbiri olmayacaktı. Nitekim WHO (Dünya Sağlık Örgütü)’da, temizlik kurallarının uygulanması ile aynı sonuca varılacağını iddia etmektedir. Halbuki İslâmiyet’in getirdiği kurallar, temiz bir hayatı mümkün kılıyordu. İslâmiyet, insanların hayat biçimini şekillendiren bir din olarak inmiştir. Medeniyetin giremediği, girse bile etkili olamadığı ücra köşelerde yaşayan kişilerin, ferdî temizlik ve çevre temizliği konularında yeterli bilgi birikimi yoktur. Bütün insanların tertemiz bir ortamda yaşama hakkı vardır. İslâmiyet öncesi devirlerde de insanlara bu güzellikleri diğer peygamberler hediye etmişti.


  4. 07.Ocak.2011, 02:44
    2



    Resulullah efendimiz bir hadisi şerifin de buyuruyor ki:
    (Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir) [Müslim]

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "içinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır
    En nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlardır Onlar büyüklük taslayan kimselerdir"
    Câbir radıyallahu anh Tirmizî

    (Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur) [Müslim]
    (En çok sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır) [Buhari]
    (Yumuşak olan kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir) [Tirmizi]


    Çevre temizliğine dair ayet ve hadisler var mı?

    çevre
    temizliğine dair ayet ve hadisler

    Temizlik; tek yönlü tedbirlerle elde
    edilen bir iyilik hali değildir. Bilim otoriteleri temizliği şu başlıklarla
    ele almıştır.

    1) Ferdî (beden-elbise-yiyecek) temizlik

    2) Ev (mutfak-banyo- tuvalet)
    temizliği.

    3) Çevre (atıkların uygun şekilde uzaklaştırılması) temizliği

    4) Yeterli
    temiz su sağlanması

    Ferdî temizlik dendiği zaman, beden temizliği akla
    gelir. Bunlardan cilt, el, ağız, burun, göz temizliği; saç, tırnak
    koltukaltı, yüz, diş ve ayak bakımı akla gelir. Dünya Sağlık
    Örgütü’nün, beden temizliği, el temizliği, ağız ve diş bakımının, önemi
    ve bunların korunma yollarına ait bilgileri mevcuttur. Fakat, Dünya Sağlık
    Örgütü’nün tırnakların bulaşıcı hastalıklardaki tesirine, kılların temizliğine ve bulaşıcı hastalıklardaki
    rolüne ait ciddi yayınları yoktur. Efendimiz (sas); tırnak, saç, sakal
    bıyık bakımına, koltukaltı kılları ve avret yerlerinin temizliğine önem vermiştir

    Ferdî temizliğe rağmen, insan çevreden hastalık kapabilir. Kişi ne
    kadar temiz olursa olsun, çevresi temiz olmadığı zaman, hiçbir şeye
    dokunmasa bile; hava, rüzgâr, böcekler ve diğer taşıyıcılar yüzünden hastalanabilir

    Çevre Temizliğini şu başlıklar altında toplayabiliriz:

    1) Elbiselerin temizliği
    2) Yiyeceklerin temizliği (Yakın çevre)
    3) Ev temizliği
    4) Sokak,
    cadde, mahalle, şehrin temizliği (Uzak çevre)

    5) Yeterli temiz su
    sağlanması

    1. Elbise Temizliği

    Giyim eşyalarının seçim ve bakımı
    enfeksiyon yönünden önem taşır. Orta Çağ’da, Avrupa’da yaşayanlar sıcak tutan
    ama temizlenmesi güç, yünlü giysiler giyerlerdi. O çağlarda insanlar pek
    yıkanmaz, giysileri kirlenir, kokar, bitlenir ya da pirelenirdi. Kokuyu gidermek
    için de otlardan yapılan esans kullanırlardı. Ancak 18. yüzyılda pamuk
    ticaretinin başlamasıyla Avrupalılar, ilk kez ucuz, hafif, kolayca yıkanabilen iç
    çamaşırlarına kavuştular. Üst sınıflarda ferdî temizlik yeniden önem kazandı. 19
    yüzyılda ferdî temizlik iyi yaşamanın bir şartı sayılmaya başlandı. Vücut
    temizliği ve giyim eşyalarının daha sık değiştirilip yıkanması sonucunda, bit
    ve pirelerle birlikte veba ve tifüs gibi hastalıklar da kayboldu
    Müslümanlarda ise, namaz kılabilmenin olmazsa olmaz şartlarından birisi de
    elbise temizliğidir. Dışkı ve idrar bulaşmış bir elbise ile namaz
    kılınamaz. Yani Müslümanlar günde beş kez elbiselerinin temizliğini kontrol etmek
    mecburiyetindedirler. Temiz giyinme konusunda Peygamber Efendimiz (sas)’in şu sözü, O’nun
    temizliğe verdiği ehemmiyeti açıkça göstermektedir: "Beyaz elbise giyiniz. Zira beyaz
    elbise daha güzel ve temizlik açısından daha elverişlidir. Ölülerinizi de
    bununla kefenleyiniz." Beyaz ve açık renkliler, üzerlerindeki kiri gösterdiğinden onların
    temizliğine ihtimam göstermek gerekir. Avrupa’da 19. yüzyılda temiz giyimin değeri
    yeni yeni anlaşılırken, Müslümanlığı gerçek manada yaşayan insanlar, 7. yüzyıldan
    beri elbise temizliğine dikkat ediyorlardı

    2. Yiyecek Temizliği

    Çoğu
    mikrop ve parazit, içtiğimiz su ve yediğimiz yiyeceklerle bulaşır. Bunun
    için annelerin ve özellikle gıda sektöründe çalışanların, yiyecekleri koruma hususunda
    özel bir itina göstermeleri gerekir. Besin zehirlenmesine sebep olan bakterilerin
    başlıca kaynağı insandır

    İnsanların boğaz, burun, el, deri, bağırsak
    ve dışkısı bakteri yüklüdür. Tüketilen diğer bir besin kaynağı da
    hayvanî ürünlerdir. Tüketilen hayvanî besinler, bazen bakteri yatağı olabilmektedir. Kedi,
    köpek vb evcil hayvanlar da bakteri yaymada oldukça tesirli olabilir.
    Evcil hayvanlar, dolaştıkları yerlerden bakterileri eve taşır. Sinek, böcek, haşere ve fareler de mikropları taşır ve bulaştırır. Mutfak ortamındaki çöpler,
    mikropların oluştuğu bir yerdir. Zamanında kaldırılmayan çöpler, böcek, sinek ve
    fareler aracılığı ile besinlere bakteri bulaştırabilir

    Besinlere bakteri bulaşmasını
    önlemek için şunlara dikkat etmek gerekir

    - El yıkama

    Burun temizliği
    Tırnakların kesilmesi
    Tuvaletten sonra ellerin iyiceyıkanması
    Yemek ve su kaplarının üzerlerini kapatmak

    İnsanın,tükürük, hapşırık ve aksırıktan besinleri koruması gerekir. 1 gram tükürükte 100 milyon, 1 gram burun ifrazatında 10 milyon bakteri bulunmaktadır.İnsanların % 30-50′sinin burnunda besin zehirlenmesi yapan stafilococcus aureus bakterisini taşıdıkları bilinmektedir. Bu oran hastahanede çalışan personelde % 65-80′e çıkmaktadır
    Normalde ağız, burun ve solunum yollarında bulunan bakteriler, solunum sırasında havaya dağılır. Normal konuşmada bu dağılım azdır. Öksürme, aksırma ve yüksek sesle konuşma esnasında havaya verilen bakteri sayısı artar. Kuvvetli bir öksürmede ağızdan 5.000 damlacık çıktığı tahmin edilmektedir. Hapşırmada ise bu damlacıkların sayısı 1 milyondan fazladır. Bu damlacıklar, havada birkaç saat asılı kalabilir. Besin taşıyan birisi konuşur, öksürür veya hapşırırsa,ağzındaki bakterileri, taşıdığı besine bulaştırır

    El yıkama, burun temizliği,
    tırnakların kesilmesi ve tuvaletten sonra ellerin suyla yıkanması ile ilgili
    Peygamber Efendimiz (sas)’in emir ve tavsiyeleri beden temizliğinde koruyucu hekimliktir.
    Burada gıdaların bakterilerden korunmasıyla ilgili diğer hadislerini de hatırlayalım: "Kapların üzerini örtünüz. Tulumbaların ağzını da bağlayınız. Çünkü senede bir gece vardır ki, o gecede veba iner. Kapağı olmayan her bir
    kabın yahut üzerinde bağı bulunmayan hiçbir tulumun yanından geçmez ki,
    içine bu vebadan bir şey inmesin." Vebanın pirelerle bulaşmasına karşılık,
    veba zatüreye sebep olmuşsa, o insan vebayı öksürük ve solunum
    havası ile de bulaştırır. Zaten vebanın hızlı yayılması bu şekilde
    olur. Eskiden veba zatüreye sebep olmuşsa, o kişi mutlaka ölmekteydi.
    Avrupalı bir tabip yazdığı Lâtince bir mektupta, veba salgınında bir
    gecede dört bin kişinin öldüğünden bahseder. Yani veba bir yere
    girdiği zaman, çok kısa bir zamanda yayılıyor ve hemen çoğu
    insanın ölümüne neden olabiliyordu. Hadiste belirtilen, kapların ağızlarının örtülmesidir. Yalnız
    veba mikrobu değil, diğer mikroplar da hava yoluyla gelip açık
    kaba yerleşebilir. Peygamberimiz, kendisine açık bir kapta süt getirilmesi üzerine,
    "Üzerini kapatsanız olmaz mıydı? Bir tahta parçası ile de olsa
    üzerini kapatmalıydınız." buyurmuştur. Yolda üzeri açık bir kapla yiyecek taşındığında,
    taşıyan kişinin öksürüğüyle veya hava yoluyla mikroplar bulaşabilir.

    3.
    Ev Temizliği

    Geniş ve temiz evler salgın hastalıkların bulaşmasını azaltır.
    Evlerde mutfakların temiz tutulması, çöplerin biriktirilmemesi önemlidir. Çünkü çöpler bakterilerin
    üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Ayrıca böcekleri de davet
    eder. Meskenlerin gerek alan, gerekse oda sayısı itibariyle yeterli olması
    gerekir. Peygamber (sas)’in ev plânını örnek alan Müslüman mimarlar, evin
    avlusunu binanın tamamlayıcısı olarak görmüş, avluyu evin dışa açılmış unsuru
    olarak kabul etmişler

    Konuyla ilgili hadisler

    "Geniş ev
    dürüst komşu ve rahat bir binek Müslüman kişinin saadetindendir."

    "Meskenlerin en iyisi geniş olanıdır."

    "Evin kötü olması, darlığı
    sebebiyle oturanlara kâfi gelmemesi ve kötü komşularının olmasıdır"

    "Çevrenizi
    ve evlerinizi temiz tutunuz. Yahudilere benzemeyiniz. Çünkü onlar süprüntüleri evlerinde biriktirirler

    "Evde çer çöp, süprüntü bulunduğu zaman o evden
    bereket kaldırılır"

    "Kirli bezleri evlerinizden dışarı çıkartınız. Süprüntüleri evlerinizde
    biriktirmeyiniz. Zira süprüntüler zararlı şeylerin barınağıdır"

    Hz. Ömer (ra)
    de: "Peygamber (sas), çöplüklerde, mezbahalarda, hamamlarda, ağıllarda ve insanların gelip geçtiği yerlerde namaz kılınmasını yasakladı." demiştir

    Dar ve kalabalık
    evlerde üst solunum yolu enfeksiyonları ve bulaşıcı hastalıklar çok yaygındır
    İnsanlar çok yakın mesafelerde (70 cm’den aşağıda) günlük hayatlarını sürdürürken
    damlacık yoluyla hastalık aile bireyleri arasında sık yayılır. O halde
    ev; geniş, temiz, çöplerin bekletilmediği bir yer olmalı

    Kur’ân-ı
    Kerim’de Kâbe’nin temizliğine dikkat çekilmesi çok önemlidir. Kâbe özellikle Hac
    döneminde çok kalabalık olmaktadır. Salgın hastalıklar, kalabalık ortamlarda çok kolay yayılır. Kur’ân’ın mesajı evrensel olduğundan insanın yaşadığı her mekânın temiz tutulmasını emreder. O halde insanların ortak kullandıkları mekânların temiz olmasına Kur’ân’ın bir emri olarak dikkat etmemiz gerekir. Bu aynı zamanda hijyenin de bir gereğidir. Tarihten bugüne mescitlerimizin oldukça temiz tutulduğu malumumuzdur

    4. Çevre Temizliği

    Peygamberimiz çevre temizliğine gereken önemi
    vermiş, Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya
    özen göstermişlerdir. Çevreyi ve su kaynaklarını kirletmeme hakkındaki hadis-i şerifleri
    bir kez daha hatırlayalım

    "Sizden biriniz sakın su içine
    idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi
    icap eder. Yine sizden biriniz cünup olduğu zaman durgun suyun
    içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda
    yıkansın"

    "İşlek yol üzerinde konaklamayınız (oturmayınız, yatıp kalkmayınız). Yol
    üzerinde abdest bozmayınız"

    Efendimiz (sas); "Sakın lânete uğrayanlardan olmayınız"
    buyurunca, sahabeler, ‘Bunlar kimlerdir?’ diye sordular. Peygamberimiz de, "Herkesin gelip geçtiği yollara, gölgeliklere, su kenarlarına ve ağaçların altına abdest bozup kirletenlerdir" diye cevap verdi

    5. Yeterli Miktarda Temiz Su
    Sağlanması

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) temiz ve yeterli suya ulaşma
    hakkını temel insan hakkı kabul etmiştir: "Bütün insanların, sosyal ve
    ekonomik durumu ne olursa olsun, temel ihtiyaçlarını karşılayacak temiz ve
    yeterli miktarda içme suyu elde etmeye hakkı vardır"(Birleşmiş Milletler Konferansı
    1977)

    Peygamber Efendimiz (sas)’in bu konferanstan 1340 yıl önce,
    temiz içme suyu temin edilmesini teşvik eden sözlerine bakalım "Yedi
    şeyin ecir ve sevabı kişiye ölümünden sonra da ulaşır, defteri
    kapanmaz, sevap yazılmaya devam eder: İlim öğretmek, su getirmek, kuyu
    kazdırmak, kitap vakfetmek, ölümünden sonra kendisine arkasından dua edecek hayırlı çocuk yetiştirmek" Peygamberimiz insanlara temiz su sağlamanın sadece dünyada değil,ahirette de büyük faydalar sağlayacağını, açık bir şekilde dile getirmiştir.Nitekim bu buyruklarla yetişen Müslümanlar, gittikleri her yerde su kanalları yapmışlardır. Mimar Sinan’ın yaptığı su yolları ve çeşmeler buna güzel
    bir örnek oluşturur

    Peygamber Efendimiz’in getirdiği kurallar uygulansaydı, tarihteki
    salgın hastalıklardan hiçbiri olmayacaktı. Nitekim WHO (Dünya Sağlık Örgütü)’da, temizlik kurallarının uygulanması ile aynı sonuca varılacağını iddia etmektedir. Halbuki İslâmiyet’in getirdiği kurallar, temiz bir hayatı mümkün kılıyordu. İslâmiyet, insanların hayat biçimini şekillendiren bir din olarak inmiştir. Medeniyetin giremediği, girse bile etkili olamadığı ücra köşelerde yaşayan kişilerin, ferdî temizlik ve çevre temizliği konularında yeterli bilgi birikimi yoktur. Bütün insanların tertemiz bir ortamda yaşama hakkı vardır. İslâmiyet öncesi devirlerde de insanlara bu güzellikleri diğer peygamberler hediye etmişti.





+ Yorum Gönder