Konusunu Oylayın.: Mü'min nasıl ölür?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mü'min nasıl ölür?
  1. 06.Ocak.2011, 16:36
    1
    Misafir

    Mü'min nasıl ölür?






    Mü'min nasıl ölür? Mumsema bir mü'min erkek ve bir mü'mine kadın ölürken sağ tarafına dönüp ölürse iyi amelli, sol tarafına dönüp ölen insdanlara da kötü amelli diyebilir miyiz varsa bununla ilgili hadis söyler misiniz şimdiden teşekür ederim allah razı olsun


  2. 06.Ocak.2011, 16:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    bir mü'min erkek ve bir mü'mine kadın ölürken sağ tarafına dönüp ölürse iyi amelli, sol tarafına dönüp ölen insdanlara da kötü amelli diyebilir miyiz varsa bununla ilgili hadis söyler misiniz şimdiden teşekür ederim allah razı olsun


    Benzer Konular

    - At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır atasözünün anlamı

    - Kalp neyden ölür ve öldüğünü nasıl anlarız

    - Cinler nasıl ölür? cinlerin ölümü hakkında bilgi

    - Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur atasözünün anlamı

    - İnsan Nasıl Yaşarsa Öyle Ölür...!

  3. 06.Ocak.2011, 20:11
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: mü'min nasıl ölür?




    Son demlerini yaşayan bir kimsenin yapması gerekenler; huzur ve sükûn içinde olması; çırpınma, yırtılma, debelenme gibi davranışlarda bulunmaması, kelime-i şehâdet getirmesi ve Allah’a hüsnüzan içinde bulunmasıdır (O’na kavuşacağına sevinmesidir).
    Ölüm Anında Azalarda Görülen Güzel Haller
    Bu hususta Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmuşlardır ki: “Ölen bir kişinin durumunu şu üç hususta inceleyin; alnından terler sızdığı, gözlerinden yaşlar aktığı ve dudakları kuruduğu zaman. İşte bu hal Allah’ın kendisine inen bir rahmetidir. Boğazı sıkılmış biri gibi hırlar, rengi kıpkırmızı olur ve dudakları da morarmış olursa, bu da Allah’ın kendisine inen bir azabıdır. “73
    Ölüm Anında Dilde Görülen Güzel Haller: Kelime-i Şehâdet
    Ölmek üzere olan birinin kelime-i şehâdet getirmesi hayra alâmettir. Ebû Saîd-i Hudrî’den (r.a) rivayet edilen bir hadiste Resûlullah (s.a.v),
    “Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) lâ ilahe illallah zikrini telkin edin”74 buyurmuştur.
    Huzeyfe’nin (r.a) rivayetinde, “…Çünkü kelime-i tevhid, geçmiş günahları silip yok eder” kısmı da vardır.
    Hz. Osman’ın (r.a) rivayetinde ise Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’tan (c.c) başka ilâh olmadığını bilerek ölen kimse cennete girer.”7S
    Ubeydullah (r.a) bu rivayete, “Ölmek üzere olan kişi şe-hâdetgetirirken…”76 ilâvesini de eklemiştir.
    Hz. Osman (r.a) der ki: “Son anlarını geçiren birine, lâ ilahe illallah zikrini telkin edin. Çünkü dünyadaki son anlarını bu kelimelerle bitiren kişinin âhiretteki azığı (mükâfatı) muhakkak cennet olur.”
    Hz. Ömer (r.a) demiştir ki: “Ölmek üzere olan hastalarınızın yanlarında bulunun, onlara Allah’ı (c.c) hatırlatın. Çünkü onlar sizin göremediklerinizi görürler. Onlara, lâ ilahe iiiallah zikrini telkin edin.”
    Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle dediğini işittim: “Bir gün Azrail ölmek üzere olan birinin yanında hazır bulunduğu bir sırada kalbini yokladı, orada bir şey bulamayınca çenesini ayırarak diline baktı; onu, ucu bir tarafa yapışmış, kelime-i tevhidi söylerken bulur. İşte o adam ihlâs kelimesini (lâ ilahe illallah zikrini) söylemesi sebebiyle affedildi.”77
    Ölmek üzere bulunan kişiye telkin veren kişi bunda fazla ısrarcı olmamalı, son derece nazik davranmalıdır. Çünkü çoğu zaman bu durumdaki kişilerin dilleri dönmeyebilir ve ona zorla şehâdet veya lâ ilahe illallah kelimesini söy-letmeye çalışmak ona ağır gelebilir ve o anda bir şey söylemekten hoşlanmayabilir. Böyle bir zorlama onun için kötü bir ölüme sebep olabilir, bundan kaçınılmalıdır.
    Ölmek üzere olan birine, lâ ilahe illallah zikrini telkin etmekten maksat, onun Allah’ı düşünmesini sağlayarak ruhunu teslim etmesini temin etmektir. Kalbinde bir olan Hakk’ı istemekten başka bir şey kalmayınca, ölüm ile beraber dostuna kavuşması kendisi için nimetlerin en büyüğü olur.
    Ama o anda kalbi hâlâ dünya muhabbetine bağlı kalmış ve onun lezzetlerini yitirme endişesi taşıyorsa bununla beraber tevhid kelimesi sadece dilinin ucunda dolaşıp kalbine nüfuz etmemişse, işte o zaman kişi ilâhî takdirin tehlikesi altına girer. Çünkü sadece dilin hareket etmesi pek de makbul değildir, fakat Allah (c.c) bir ihsanda bulunup kabul ederse bu müstesnadır.
    Ölüm Anında Allah’a Hüsnüzanda Bulunmak
    Son nefesleri verirken Allah’a karşı hüsnüzanda bulunmak (O’na kavuşacağı için sevinmek ve Allah’ın rahmet ve ihsanının bol olduğuna inanmak) güzel bir şeydir. Biz bu konuyu Recâ kitabında teferruatıyla anlatmıştık. Ölüm anında Allah’a hüsnüzanda bulunmanın fazileti hakkında rivayet edilen pek çok hadis ve haber vardır.
    Sahabeden Vasile b. Eska’ (r.a) bir hastanın ziyaretine gitmişti. Ona, “Allah’a olan zannını bana anlatır mısın? O’nun sana ne şekilde muamelede bulunacağını düşünüyorsun?” diye sordu. Hasta, “Günahlarım gırtlağıma kadar dayanmış helak olmak üzereyim, ama hâlâ rabbimin rahmetinden ümidimi kesmiş değilim” diye cevap verince Vasile (r.a) tekbir getirdi, onunla beraber ev halkı da tekbir getirdi. Vasile (r.a) tekrar Allahüekber dedikten sonra, “Ben Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle dediği işittim” diyerek şu hadis-i şerifi nakletti:
    “Allah Teâlâ buyurur ki: Ben kulumun zannı üzereyim; o halde beni dilediği gibi düşünsün.”78
    Hz. Peygamber (s.a.v) son anlarını yaşamakta olan bir gencin yanına girdi ve ona, “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. Genç, “Allah Teâlâ’dan ümidimi kesmedim, lâkin günahlarımdan ötürü korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:
    “Bu korku ile ümit hali, şu ölüm anında hangi kulun kalbinde bir arada bulunursa, Allah Teâlâ ona umduğunu verir, korktuğundan emin kılar.”79
    Sabit b. Eslem-i Bünânî (rah) şöyle anlatmıştır: “Aklı. hep oyun ve eğlencede olan bir genç vardı. Annesi her zaman kendisine öğütlerde bulunur ve, ‘Oğlum, senin bir günün vardır, o günü aklından çıkarma!’ derdi. Bir gün kendisine Allah’ın emri gelip çatarak ölüm döşeğine düştüğünde annesi onun üzerine kapandı ve, ‘Yavrucuğum, işte ben seni her dâim oyun ve eğlenceden sakındırarak, senin bir günün var dediğim gün bugündür’ dedi. Oğlu, ‘Ey anneciğim! Benim ihsanı ve keremi bol bir rabbim var. Ben öyle ümit ediyorum ki, rabbim beni bugün o ihsanlarının bir kısmından mahrum etmeyecek’ dedi.”
    Sabit b. Eslem-i Bünânî (rah) demiştir ki: “Allah Teâlâ o gence kendisine duyduğu hüsnüzannmdan dolayı mağfiret etti.”
    Câbir b. Vedâa anlatıyor: “Devamlı hareketli ve neşeli, şen şakrak bir genç vardı. Bir gün geldi ölüm döşeğine düştü. Annesi baş ucuna gelerek, ‘Oğlum, bana vasiyet edeceğin bir şey var mı? diye sordu. Oğlu, ‘Yüzüğüm anne…Ben öldüğüm zaman sakın onu parmağımdan çıkarmayın. Çünkü onda Allah’ın adı yazılı. Belki onun hürmetine Allah Teâlâ beni bağışlar’ dedi.
    Delikanlı defnedildikten sonra kendisini rüyasında gören bir kişiye, ‘Anneme söyleyin ki, yüzüğümün üzerinde yazılı olan kelimenin faydasını gördüm; Allah Teâlâ beni bağışladı’ dedi.”
    Mu’temir b. Süleyman şöyle anlatmıştır: “Babam son anlarını yaşarken bana, ‘Ey Mu’temir! Bana Allah’ın kullarına tanıdığı kolaylıklardan bahset, içimde olan güzel niyetlerimle Allah Teâlâ’ya kavuşmayı arzuluyorum’ dedi.”
    Salih insanlar, ölüm döşeğinde olan kişinin rabbinden güzel beklentiler içinde olmasını sağlamak amacıyla yapmış olduğu iyi amellerinden söz edilmesini güzel bulmuşlardır.


    73 Müttakî-i Hindî, Kenzü’l-Ummâl, nr. 42178; Süyûtî, Şerhu’s-Sudûr, s. 59; Şevkânî, el-Fevâidü’l-Mecmûa, 367. Ayrıca bk. Tirmizî, Cenâiz, 10; ibn Mâce, Cenâiz, 5; Nesâî, Cenâiz, 5; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/350; Hâkim, el-Müstedrek, 1/361; Hakîm-i Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl, nr. 85.
    74 Müslim, Cenâiz, 1; Tirmizî, Cenâiz, 7; Ebû Davud, Cenâiz, 20; Nesâî, Cenâiz, 4; Ibn Mâce, Cenâiz, 3. Huzeyfe (r.a) rivayeti için bk. Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, nr. 5450.
    75 Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/65; ibn Hibbân, es-Sahîh, nr. 201; Ebû Avâne, el-Mûsned, nr. 10-12; Bezzâr, el-Bahrü’z-Zehhâr, nr. 415.
    76 Beyhakî, Şuabü’l-imân, nr. 7; Hatîb, Târîhu Bağdat, 2/221; Heysemî, Mecmau’z-Ze-vâid, nr. 20.
    77 Hatîb, Târihu Bağdat, 9/125; Beyhakî, Şuabü’l-imân, nr. 9235; Müttakî-i Hindî, Ken-zü’l-Ummâl, nr. 1770.
    78 Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/491; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kabîr, 22/211; el-Ev-sat, nr. 7947; Beyhakî, Şuabû’l-İmân, nr. 1005-1006; ibn Asâkir. Târîhu Medîneti Dı-maşk, 14/441; 15/373, 65/114-116. Hadisin bir başka rivayetinde şu ifadeler de vardır: “Ben kulumun beni zannı üzereyim, eğer hayırlı şeyler düşünürse kendisi için hayır; yok, kötü şeyler düşünürse kendisi için şer olur.” ibn Asâkir, ölüm döşeğindeki hastanın tabiînden Ebü’l-Esved olduğunu kaydeder (bk. a.g.e., 15/373).
    79 Tirmizî, Ceiıâiz, 11; ibn Mâce, Zühd, 31; Ahmed b. Hanbel, Kitâbü’z-Zühd, nr. 132; Süyûtî, Şerhu’s-Sudûr, s. 51.
    Ahiret Hayatı – İmam-ı Gazali


  4. 06.Ocak.2011, 20:11
    2
    Silent and lonely rains



    Son demlerini yaşayan bir kimsenin yapması gerekenler; huzur ve sükûn içinde olması; çırpınma, yırtılma, debelenme gibi davranışlarda bulunmaması, kelime-i şehâdet getirmesi ve Allah’a hüsnüzan içinde bulunmasıdır (O’na kavuşacağına sevinmesidir).
    Ölüm Anında Azalarda Görülen Güzel Haller
    Bu hususta Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmuşlardır ki: “Ölen bir kişinin durumunu şu üç hususta inceleyin; alnından terler sızdığı, gözlerinden yaşlar aktığı ve dudakları kuruduğu zaman. İşte bu hal Allah’ın kendisine inen bir rahmetidir. Boğazı sıkılmış biri gibi hırlar, rengi kıpkırmızı olur ve dudakları da morarmış olursa, bu da Allah’ın kendisine inen bir azabıdır. “73
    Ölüm Anında Dilde Görülen Güzel Haller: Kelime-i Şehâdet
    Ölmek üzere olan birinin kelime-i şehâdet getirmesi hayra alâmettir. Ebû Saîd-i Hudrî’den (r.a) rivayet edilen bir hadiste Resûlullah (s.a.v),
    “Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) lâ ilahe illallah zikrini telkin edin”74 buyurmuştur.
    Huzeyfe’nin (r.a) rivayetinde, “…Çünkü kelime-i tevhid, geçmiş günahları silip yok eder” kısmı da vardır.
    Hz. Osman’ın (r.a) rivayetinde ise Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’tan (c.c) başka ilâh olmadığını bilerek ölen kimse cennete girer.”7S
    Ubeydullah (r.a) bu rivayete, “Ölmek üzere olan kişi şe-hâdetgetirirken…”76 ilâvesini de eklemiştir.
    Hz. Osman (r.a) der ki: “Son anlarını geçiren birine, lâ ilahe illallah zikrini telkin edin. Çünkü dünyadaki son anlarını bu kelimelerle bitiren kişinin âhiretteki azığı (mükâfatı) muhakkak cennet olur.”
    Hz. Ömer (r.a) demiştir ki: “Ölmek üzere olan hastalarınızın yanlarında bulunun, onlara Allah’ı (c.c) hatırlatın. Çünkü onlar sizin göremediklerinizi görürler. Onlara, lâ ilahe iiiallah zikrini telkin edin.”
    Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle dediğini işittim: “Bir gün Azrail ölmek üzere olan birinin yanında hazır bulunduğu bir sırada kalbini yokladı, orada bir şey bulamayınca çenesini ayırarak diline baktı; onu, ucu bir tarafa yapışmış, kelime-i tevhidi söylerken bulur. İşte o adam ihlâs kelimesini (lâ ilahe illallah zikrini) söylemesi sebebiyle affedildi.”77
    Ölmek üzere bulunan kişiye telkin veren kişi bunda fazla ısrarcı olmamalı, son derece nazik davranmalıdır. Çünkü çoğu zaman bu durumdaki kişilerin dilleri dönmeyebilir ve ona zorla şehâdet veya lâ ilahe illallah kelimesini söy-letmeye çalışmak ona ağır gelebilir ve o anda bir şey söylemekten hoşlanmayabilir. Böyle bir zorlama onun için kötü bir ölüme sebep olabilir, bundan kaçınılmalıdır.
    Ölmek üzere olan birine, lâ ilahe illallah zikrini telkin etmekten maksat, onun Allah’ı düşünmesini sağlayarak ruhunu teslim etmesini temin etmektir. Kalbinde bir olan Hakk’ı istemekten başka bir şey kalmayınca, ölüm ile beraber dostuna kavuşması kendisi için nimetlerin en büyüğü olur.
    Ama o anda kalbi hâlâ dünya muhabbetine bağlı kalmış ve onun lezzetlerini yitirme endişesi taşıyorsa bununla beraber tevhid kelimesi sadece dilinin ucunda dolaşıp kalbine nüfuz etmemişse, işte o zaman kişi ilâhî takdirin tehlikesi altına girer. Çünkü sadece dilin hareket etmesi pek de makbul değildir, fakat Allah (c.c) bir ihsanda bulunup kabul ederse bu müstesnadır.
    Ölüm Anında Allah’a Hüsnüzanda Bulunmak
    Son nefesleri verirken Allah’a karşı hüsnüzanda bulunmak (O’na kavuşacağı için sevinmek ve Allah’ın rahmet ve ihsanının bol olduğuna inanmak) güzel bir şeydir. Biz bu konuyu Recâ kitabında teferruatıyla anlatmıştık. Ölüm anında Allah’a hüsnüzanda bulunmanın fazileti hakkında rivayet edilen pek çok hadis ve haber vardır.
    Sahabeden Vasile b. Eska’ (r.a) bir hastanın ziyaretine gitmişti. Ona, “Allah’a olan zannını bana anlatır mısın? O’nun sana ne şekilde muamelede bulunacağını düşünüyorsun?” diye sordu. Hasta, “Günahlarım gırtlağıma kadar dayanmış helak olmak üzereyim, ama hâlâ rabbimin rahmetinden ümidimi kesmiş değilim” diye cevap verince Vasile (r.a) tekbir getirdi, onunla beraber ev halkı da tekbir getirdi. Vasile (r.a) tekrar Allahüekber dedikten sonra, “Ben Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle dediği işittim” diyerek şu hadis-i şerifi nakletti:
    “Allah Teâlâ buyurur ki: Ben kulumun zannı üzereyim; o halde beni dilediği gibi düşünsün.”78
    Hz. Peygamber (s.a.v) son anlarını yaşamakta olan bir gencin yanına girdi ve ona, “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. Genç, “Allah Teâlâ’dan ümidimi kesmedim, lâkin günahlarımdan ötürü korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:
    “Bu korku ile ümit hali, şu ölüm anında hangi kulun kalbinde bir arada bulunursa, Allah Teâlâ ona umduğunu verir, korktuğundan emin kılar.”79
    Sabit b. Eslem-i Bünânî (rah) şöyle anlatmıştır: “Aklı. hep oyun ve eğlencede olan bir genç vardı. Annesi her zaman kendisine öğütlerde bulunur ve, ‘Oğlum, senin bir günün vardır, o günü aklından çıkarma!’ derdi. Bir gün kendisine Allah’ın emri gelip çatarak ölüm döşeğine düştüğünde annesi onun üzerine kapandı ve, ‘Yavrucuğum, işte ben seni her dâim oyun ve eğlenceden sakındırarak, senin bir günün var dediğim gün bugündür’ dedi. Oğlu, ‘Ey anneciğim! Benim ihsanı ve keremi bol bir rabbim var. Ben öyle ümit ediyorum ki, rabbim beni bugün o ihsanlarının bir kısmından mahrum etmeyecek’ dedi.”
    Sabit b. Eslem-i Bünânî (rah) demiştir ki: “Allah Teâlâ o gence kendisine duyduğu hüsnüzannmdan dolayı mağfiret etti.”
    Câbir b. Vedâa anlatıyor: “Devamlı hareketli ve neşeli, şen şakrak bir genç vardı. Bir gün geldi ölüm döşeğine düştü. Annesi baş ucuna gelerek, ‘Oğlum, bana vasiyet edeceğin bir şey var mı? diye sordu. Oğlu, ‘Yüzüğüm anne…Ben öldüğüm zaman sakın onu parmağımdan çıkarmayın. Çünkü onda Allah’ın adı yazılı. Belki onun hürmetine Allah Teâlâ beni bağışlar’ dedi.
    Delikanlı defnedildikten sonra kendisini rüyasında gören bir kişiye, ‘Anneme söyleyin ki, yüzüğümün üzerinde yazılı olan kelimenin faydasını gördüm; Allah Teâlâ beni bağışladı’ dedi.”
    Mu’temir b. Süleyman şöyle anlatmıştır: “Babam son anlarını yaşarken bana, ‘Ey Mu’temir! Bana Allah’ın kullarına tanıdığı kolaylıklardan bahset, içimde olan güzel niyetlerimle Allah Teâlâ’ya kavuşmayı arzuluyorum’ dedi.”
    Salih insanlar, ölüm döşeğinde olan kişinin rabbinden güzel beklentiler içinde olmasını sağlamak amacıyla yapmış olduğu iyi amellerinden söz edilmesini güzel bulmuşlardır.


    73 Müttakî-i Hindî, Kenzü’l-Ummâl, nr. 42178; Süyûtî, Şerhu’s-Sudûr, s. 59; Şevkânî, el-Fevâidü’l-Mecmûa, 367. Ayrıca bk. Tirmizî, Cenâiz, 10; ibn Mâce, Cenâiz, 5; Nesâî, Cenâiz, 5; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/350; Hâkim, el-Müstedrek, 1/361; Hakîm-i Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl, nr. 85.
    74 Müslim, Cenâiz, 1; Tirmizî, Cenâiz, 7; Ebû Davud, Cenâiz, 20; Nesâî, Cenâiz, 4; Ibn Mâce, Cenâiz, 3. Huzeyfe (r.a) rivayeti için bk. Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, nr. 5450.
    75 Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/65; ibn Hibbân, es-Sahîh, nr. 201; Ebû Avâne, el-Mûsned, nr. 10-12; Bezzâr, el-Bahrü’z-Zehhâr, nr. 415.
    76 Beyhakî, Şuabü’l-imân, nr. 7; Hatîb, Târîhu Bağdat, 2/221; Heysemî, Mecmau’z-Ze-vâid, nr. 20.
    77 Hatîb, Târihu Bağdat, 9/125; Beyhakî, Şuabü’l-imân, nr. 9235; Müttakî-i Hindî, Ken-zü’l-Ummâl, nr. 1770.
    78 Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/491; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kabîr, 22/211; el-Ev-sat, nr. 7947; Beyhakî, Şuabû’l-İmân, nr. 1005-1006; ibn Asâkir. Târîhu Medîneti Dı-maşk, 14/441; 15/373, 65/114-116. Hadisin bir başka rivayetinde şu ifadeler de vardır: “Ben kulumun beni zannı üzereyim, eğer hayırlı şeyler düşünürse kendisi için hayır; yok, kötü şeyler düşünürse kendisi için şer olur.” ibn Asâkir, ölüm döşeğindeki hastanın tabiînden Ebü’l-Esved olduğunu kaydeder (bk. a.g.e., 15/373).
    79 Tirmizî, Ceiıâiz, 11; ibn Mâce, Zühd, 31; Ahmed b. Hanbel, Kitâbü’z-Zühd, nr. 132; Süyûtî, Şerhu’s-Sudûr, s. 51.
    Ahiret Hayatı – İmam-ı Gazali


  5. 06.Ocak.2011, 20:20
    3
    Star
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2010
    Üye No: 81663
    Mesaj Sayısı: 438
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Yanıt: mü'min nasıl ölür?

    Allah herkeze hayırlı ölümler nasip eylesin.Allah son anlarımızda kelime-i şehadet getirmemize ve ''la ilahe illallah'' zikrini söylememize izin versin.

    Amin.

    desert.rose kardeş paylaştığın için Allah razı olsun



  6. 06.Ocak.2011, 20:20
    3
    Devamlı Üye
    Allah herkeze hayırlı ölümler nasip eylesin.Allah son anlarımızda kelime-i şehadet getirmemize ve ''la ilahe illallah'' zikrini söylememize izin versin.

    Amin.

    desert.rose kardeş paylaştığın için Allah razı olsun



  7. 06.Ocak.2011, 20:34
    4
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Yanıt: mü'min nasıl ölür?

    Allah herkeze hayırlı ölümler nasip eylesin.Allah son anlarımızda kelime-i şehadet getirmemize ve ''la ilahe illallah'' zikrini söylememize izin versin.

    amin..amin..amin..

    güzel bilgiler için Rahman razı olsun rosem,emeğine sağlık


  8. 06.Ocak.2011, 20:34
    4
    Hüvel Baki..
    Allah herkeze hayırlı ölümler nasip eylesin.Allah son anlarımızda kelime-i şehadet getirmemize ve ''la ilahe illallah'' zikrini söylememize izin versin.

    amin..amin..amin..

    güzel bilgiler için Rahman razı olsun rosem,emeğine sağlık


  9. 06.Ocak.2011, 21:44
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: mü'min nasıl ölür?

    Alıntı
    desert.rose kardeş paylaştığın için Allah razı olsun
    amin inşaAllah ecmain olsun Star kardeşim

    Alıntı
    güzel bilgiler için Rahman razı olsun rosem,emeğine sağlık
    amin inşaAllah Ecrinim,ecmain olsun seninde yorumuna sağlık canım


  10. 06.Ocak.2011, 21:44
    5
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    desert.rose kardeş paylaştığın için Allah razı olsun
    amin inşaAllah ecmain olsun Star kardeşim

    Alıntı
    güzel bilgiler için Rahman razı olsun rosem,emeğine sağlık
    amin inşaAllah Ecrinim,ecmain olsun seninde yorumuna sağlık canım


  11. 06.Ocak.2011, 22:42
    6
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Yanıt: mü'min nasıl ölür?

    Son sözümüz LA İLAHE İLLALLAH olup vuslata ermek nasip etsin yüce mevlam sağolasınız ölümü hatırlamış olduk bu gecede sayenizde aklımızdan hiç çıkmıyor ama


  12. 06.Ocak.2011, 22:42
    6
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    Son sözümüz LA İLAHE İLLALLAH olup vuslata ermek nasip etsin yüce mevlam sağolasınız ölümü hatırlamış olduk bu gecede sayenizde aklımızdan hiç çıkmıyor ama





+ Yorum Gönder