Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmış?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmış?
  1. 05.Ocak.2011, 23:49
    1
    Misafir

    Peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmış?






    Peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmış? Mumsema peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmıştır


  2. 05.Ocak.2011, 23:49
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 06.Ocak.2011, 02:24
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Peygamberimiz hayatı boyunca hangi işlerde çalışmış?




    Peygamber Efendimizin Günlük İşleri

    Rasûl-i Ekrem, vaktini üçe ayırmıştı: Bir kısmı ibâdetlere, bir kısmı umumî işlere, bir kısmı da şahsî işlerine aiddi. Hazreti Peygamber, sabah namazını kıldıktan sonra, seccadesinin üzerinde uzanır, güneş doğduktan sonra, herkesi kabule başlardı.
    Kuşluk vakti dört rek'at namaz kılar, sonra evine gider, evinin işleriyle uğraşır, ikindi namazından sonra zevcelerini ziyaret eder; gecesini zevcelerinden birinin yanında geçirirdi. Yatsı namazını Mescidde eda ettikten sonra, evine döner, uyumadan evvel Kur'ân okur, gecenin yarısı geçtikten sonra uyanır, misvakle dişlerini oğar, sonra abdest alarak ALLAH'a ibâdet ederdi.
    Rasûl-i ekrem, daima sağ yanı üzerinde yatar, sağ elini sağ yanağının altına koyardı. Yolculuk esnasında sağ kolu üzerinde yatardı.
    Hazreti Âişenin bir rivayetine göre, Rasûl-i Ekrem, yatsı namazından sonra eve döner, yatmadan evvel dört rek'at namaz kılardı. Bir müddet istirahat ettikten sonra uyanır, abdest alır, sekiz rek'at kılardı.
    Hazreti Peygamber, sünnet ve nafile namazlarını hep evinde kılar, sabah ezanı okunurken, uyanırdı. Sünnetleri acele kılar, fakat, farzlarda uzunca sûre okurdu.

    Rasûl-i Ekrem, öğle ve ikindi namazlarını, sabah namazından daha kısa olarak eda eder, fakat, öğle namazının birinci ve ikinci rekâtlarında Fatihadan sonra uzunca bir sûre zammederdi.
    Rasûl-i Ekrem, cum'a günleri cemaat toplandıktan sonra, evinden çıkar, Mescide gelir, cemaati selâmlar, minbere çıktıktan sonra, cemaate bir kere daha selâm verir, ezandan sonra, hutbesini irada başlardı.
    Hazreti Peygamber, hutbelerine, her zaman ALLAH'a hamd ile başlardı. Rasûl-i Ekrem, hutbesini irad ederken herkesin oturmasını, namazını sonra kılmasını emrederdi.
    Rasûl-i Ekrem, ya cihad için, yahut umre ifa etmek için yola çıkardı. Yola çıkarken zevcelerinden birini kur'a ile tayin ederdi. Perşembe günleri yola çıkmaktan hoşlanır, sabahleyin erken saatlerde hareket ederdi. Hayvanına binerken, "Bismillah" der, atının üzerinde üç kere tekbir alır, sonra hamde-derdi. Sefer dönüşü: - Döndük, tevbe ettik, ibâdet ettik, şükrettik." derdi.
    Rasûl-i Ekrem, sağ eliyle iş görmeyi isterdi. Ayakkaplarını giyerken önce sağ ayakkabısını giyer, camie girerken, önce sağ ayağıyle adım atar, bir şey dağıtırken önce sağında oturanlardan başlar, bir iş yaparken Besmele ile işe başlardı.
    Rasûl-i Ekrem, temizliği pek severdi. Elbisesinin temizliğine son derece dikkat ederdi. Ağıza fena koku veren şeylerden hoşlanmazdı. Yemekten evvel de, yemekten sonra da ellerini yıkar, ağzını temizlerdi. Dişlerini temizlemek için devamlı olarak misvak (bir nevi fırça) kullanırdı. Vücudunu temiz tutar, saçını sakalını yıkar, tarar, güzel kokular kullanırdı. "Nezafet (temizlik) îmândandır." buyurmuştu.
    Peygamberimiz, Besmele çekmeden yemeğe başlamaz, ALLAHa hamd ve şükretmeden sofradan kalkmazdı. Vaktini intizamla geçirir, israf etmezdi. Gündüzleri, ibâdet etmediği zamanlar, ziyaretçilerini kabul eder, umumî işlere bakardı. Geceleri az uyur, ibâdetle meşgul olurdu. Hazreti Bilâl, sabah ezanını okurken Resûl-i Ekrem uyanır, sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra Mescide girerdi.
    Rasûl-i Ekrem, kendisini ziyarete gelen heyetleri temiz elbiseyle, nezaketle karşılar, memnunlukla gönderirdi. Habeşistandan gelen misafirler için:
    - "Bunlara hizmet etmek bana düşer. Çünkü onlar memleketlerinde benim arkadaşlarıma baktılar." demişti.


  4. 06.Ocak.2011, 02:24
    2
    Özel Üye



    Peygamber Efendimizin Günlük İşleri

    Rasûl-i Ekrem, vaktini üçe ayırmıştı: Bir kısmı ibâdetlere, bir kısmı umumî işlere, bir kısmı da şahsî işlerine aiddi. Hazreti Peygamber, sabah namazını kıldıktan sonra, seccadesinin üzerinde uzanır, güneş doğduktan sonra, herkesi kabule başlardı.
    Kuşluk vakti dört rek'at namaz kılar, sonra evine gider, evinin işleriyle uğraşır, ikindi namazından sonra zevcelerini ziyaret eder; gecesini zevcelerinden birinin yanında geçirirdi. Yatsı namazını Mescidde eda ettikten sonra, evine döner, uyumadan evvel Kur'ân okur, gecenin yarısı geçtikten sonra uyanır, misvakle dişlerini oğar, sonra abdest alarak ALLAH'a ibâdet ederdi.
    Rasûl-i ekrem, daima sağ yanı üzerinde yatar, sağ elini sağ yanağının altına koyardı. Yolculuk esnasında sağ kolu üzerinde yatardı.
    Hazreti Âişenin bir rivayetine göre, Rasûl-i Ekrem, yatsı namazından sonra eve döner, yatmadan evvel dört rek'at namaz kılardı. Bir müddet istirahat ettikten sonra uyanır, abdest alır, sekiz rek'at kılardı.
    Hazreti Peygamber, sünnet ve nafile namazlarını hep evinde kılar, sabah ezanı okunurken, uyanırdı. Sünnetleri acele kılar, fakat, farzlarda uzunca sûre okurdu.

    Rasûl-i Ekrem, öğle ve ikindi namazlarını, sabah namazından daha kısa olarak eda eder, fakat, öğle namazının birinci ve ikinci rekâtlarında Fatihadan sonra uzunca bir sûre zammederdi.
    Rasûl-i Ekrem, cum'a günleri cemaat toplandıktan sonra, evinden çıkar, Mescide gelir, cemaati selâmlar, minbere çıktıktan sonra, cemaate bir kere daha selâm verir, ezandan sonra, hutbesini irada başlardı.
    Hazreti Peygamber, hutbelerine, her zaman ALLAH'a hamd ile başlardı. Rasûl-i Ekrem, hutbesini irad ederken herkesin oturmasını, namazını sonra kılmasını emrederdi.
    Rasûl-i Ekrem, ya cihad için, yahut umre ifa etmek için yola çıkardı. Yola çıkarken zevcelerinden birini kur'a ile tayin ederdi. Perşembe günleri yola çıkmaktan hoşlanır, sabahleyin erken saatlerde hareket ederdi. Hayvanına binerken, "Bismillah" der, atının üzerinde üç kere tekbir alır, sonra hamde-derdi. Sefer dönüşü: - Döndük, tevbe ettik, ibâdet ettik, şükrettik." derdi.
    Rasûl-i Ekrem, sağ eliyle iş görmeyi isterdi. Ayakkaplarını giyerken önce sağ ayakkabısını giyer, camie girerken, önce sağ ayağıyle adım atar, bir şey dağıtırken önce sağında oturanlardan başlar, bir iş yaparken Besmele ile işe başlardı.
    Rasûl-i Ekrem, temizliği pek severdi. Elbisesinin temizliğine son derece dikkat ederdi. Ağıza fena koku veren şeylerden hoşlanmazdı. Yemekten evvel de, yemekten sonra da ellerini yıkar, ağzını temizlerdi. Dişlerini temizlemek için devamlı olarak misvak (bir nevi fırça) kullanırdı. Vücudunu temiz tutar, saçını sakalını yıkar, tarar, güzel kokular kullanırdı. "Nezafet (temizlik) îmândandır." buyurmuştu.
    Peygamberimiz, Besmele çekmeden yemeğe başlamaz, ALLAHa hamd ve şükretmeden sofradan kalkmazdı. Vaktini intizamla geçirir, israf etmezdi. Gündüzleri, ibâdet etmediği zamanlar, ziyaretçilerini kabul eder, umumî işlere bakardı. Geceleri az uyur, ibâdetle meşgul olurdu. Hazreti Bilâl, sabah ezanını okurken Resûl-i Ekrem uyanır, sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra Mescide girerdi.
    Rasûl-i Ekrem, kendisini ziyarete gelen heyetleri temiz elbiseyle, nezaketle karşılar, memnunlukla gönderirdi. Habeşistandan gelen misafirler için:
    - "Bunlara hizmet etmek bana düşer. Çünkü onlar memleketlerinde benim arkadaşlarıma baktılar." demişti.





+ Yorum Gönder