Konusunu Oylayın.: İslamda mehrin hükmü nedir ?

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 6 kişi
İslamda mehrin hükmü nedir ?
  1. 05.Ocak.2011, 14:14
    1
    Misafir

    İslamda mehrin hükmü nedir ?






    İslamda mehrin hükmü nedir ? Mumsema İslamda mehrin hükmü nedir.? Dinimizde mehirin hükmü hakkında bir açıklama yapar mısınız ?


  2. 05.Ocak.2011, 14:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 05.Ocak.2011, 15:03
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: İslamda mehrin hükmü nedir ?




    Mehir ne demek, mehrin hükmü nedir?

    Mehir, nikahı kıyılan bir kıza/kadına verilmesi farz olan bir haktır. Kitap ve sünnetle delilleri sabittir.
    Nikahın şartlarından değildir ama nikah sırasında belirlenmemişse nikah kıyıldıktan sonra artık damada mehir vermesi farzdır/Allahın emridir. Miktarı iki taraf arasında belirlenir, belirlenmeyip nikah kıyılmışsa artık geline babası tarafından annesine ve damatlar tarafından kız kardeşlerine verilen miktarda verilir.


  4. 05.Ocak.2011, 15:03
    2
    Administrator



    Mehir ne demek, mehrin hükmü nedir?

    Mehir, nikahı kıyılan bir kıza/kadına verilmesi farz olan bir haktır. Kitap ve sünnetle delilleri sabittir.
    Nikahın şartlarından değildir ama nikah sırasında belirlenmemişse nikah kıyıldıktan sonra artık damada mehir vermesi farzdır/Allahın emridir. Miktarı iki taraf arasında belirlenir, belirlenmeyip nikah kıyılmışsa artık geline babası tarafından annesine ve damatlar tarafından kız kardeşlerine verilen miktarda verilir.


  5. 04.Ekim.2011, 07:55
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: İslamda mehrin hükmü nedir ?

    MEHİR
    Mehir, nikahta evlenme teklifine rıza gösteren kadına verilmesi gereken mal veya paraya denir. Mehir, bir hediye türüdür. Az veya çok verilmesi farzdır. Miktarından çok, belirlenmesi ve verilmesi önemlidir.

    Mehir, nikâhın şart veya rükünlerinden değil, nafaka gibi nikâhın gereklerindendir.[1] Bu yüzden mehir belirlenmeden kıyılan nikâh geçerli olur ve kadın, kendi aile çevresindeki kadınların aldığı mehri almaya hak kazanır.
    Mehrin ne kadar olacağını nikâh esnasında belirlemek sünnettir.

    Maliki mezhebine göre ise mehir nikahın temel farzlarından birisidir; onsuz nikah akdi geçerli değildir. Böyle olunca, mehri çok ciddiye almalı, nikah esnasında belirlemeli ve söz verilen miktar zamanında ödenmelidir.

    Mehir görevi bilinmiyor veya unutulmuşa, kocanın üzerinde kadının bir hakkı olarak durmaktadır. Koca daha sonra bu hakkı ödemeli, mehir olmaya uygun bir şeyi hanımına vermelidir.

    Günümüzde pek çok aile veya yeni yetişen gençler mehrin ne olduğunu bilmediklerinden nikah esnasında hiç mehir konuşulmadan nikah akdi yapılmaktadır. Özellikle resmi nikahla yetinen aileler bu vazifeyi ihmal etmektedir.
    Belediye memuru mevcut kanunlara göre nikah merasimini icra etmektedir. Bazı noksanları ile birlikte bu nikah geçerlidir. Karı koca olmak için yeterlidir; ancak mehir gibi noksanları sonradan giderilmelidir.

    Mehrin hükmü nedir?
    Mehir farzdır, farziyyeti Kur’anla sabittir. Ayette, “Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin”[2] buyrulmuştur.

    Mehir Olabilen Şeyler
    İslâm’da satışı veya kullanışı yasak olmayan her çeşit mal mehir olabilir.[3]
    Mehir, günün şartlarına göre değerli olan, kadının ihtiyacını gören bir mal, para veya eşya olmalıdır. Ev, arazi, araba gibi şeyler de mehir olarak verilebilir.

    Mehrin Miktarı
    Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Mehrin en az miktarı ise on dirhem gümüş veya bunun karşılığıdır.[4]
    Bu miktardan daha az mehir belirlenemez. Belirlenmişse on dirheme tamamlamak gerekir.[5]
    Mehir, göstermelik olmaz. Koca veremeyeceği veya vermeyeceği şeyi mehir olarak söylememelidir. Bazı yörelerde çok yüksek mehir söylenir, halka öyle ilan edilir, fakat söylenen şeyin çok azı verilir. Buna gerek yoktur.
    Mehirle, kadının şerefi ölçülmez. Mehir kadına hürmetin ifadesidir, fakat asla değerinin karşılığı değildir. Cennet kadınları içinde övülen Hz. Fatıma (r.ah) annemiz evlenirken kocası Hz. Ali (r.a) kendisine ancak bir zırhı mehir olarak verebilmişti.[6]

    Mehrin Çeşitleri
    Mehir, iki çeşittir.
    1-Miktar ve Ödeme Şekli Belirlenen Mehir
    Nikah esnasında miktarı ve verilme şekli belirlenen mehir. Bu mehrin miktar ve şekilde kadın ile erkek karşılıklı rıza ile anlaşmış olurlar.[7]
    Bu mehir ödenmesi yönüyle iki kısma ayrılır:
    a) Nikah akdi kıyılırken peşinen ödenen mehir. Buna fıkıh kitaplarımızda mehr-i muaccel denir
    b) Daha sonra verilmek üzere belirlenin mehirdir. Bu tür mehire de mehr-i müeccel denir.
    Böyle bir mehir için tarih belirlenmiş ise, vaktin girmesiyle kadın mehri almaya hak kazanır ve hemen verilmesi gerekir. Tarih belirlenmemiş ise boşama veya vefat halinde ödenmesi gerekir.[8]

    2) Örfe Göre Belirlenen Mehir (Mehr-i Misil)
    Nikah akdi yapılırken mehir hiç konuşulmaz veya usulüne uygun bir şekilde belirlenmezse kadının emsaline bakılarak bir mehir takdir edilir. Buna emsal mehir ve mehr-i misil denir. Bunda evlenen kadının örfü ve çevresi belirleyici olur.
    Bunun için evlenecek olan kadının babası tarafından en yakın hısmı olan kız kardeş, yeğen veya hala gibi kadınlardan, yaş, ahlâk, bilgi, güzellik, dindarlık, bekârlık gibi niteliklerde benzeri olan kadınların daha önce evlenirken aldıkları mehir miktarı ölçü alınarak emsal mehir belirlenir.
    Kadının bu niteliklerde dengi olan bir hısmı bulunmazsa yabancılardan emsal alınır.[9]

    Kadın Ne Zaman Mehrin Tamamına Hak Kazanır?
    Kadın şu hallerde mehrin tamamına hak kazanır:
    1) Cinsî ilişki vuku bulunca
    2) Bundan önce koca vefat edince
    3) Sahih halvet meydana gelince[10]

    Kadının Ne Zaman Mehrin Yarısına Hak Kazanır?
    Kadın, cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşanırsa belirlenen mehrin yarısına hak kazanır. Konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
    “Evlendiğiniz kadınları mehir tayin ettiğiniz halde temas etmeden boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onundur.”[11]

    Mehrin Düşmesi
    Cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşama dışında bir ayrılık vaki olursa mehir düşer. Örneğin, kadın dengi olmayan biriyle evlendiğinde velisinin itirazı üzerine hakimin evlenmeyi feshetmesi durumunda mehir düşer, kadına hiçbir şey ödenmez.[12]

    Başlık parasını almak caiz midir?
    Kadın için mehrin dışında babasının başlık parası olarak herhangi bir şey alması caiz değildir. Bu aynı zamanda Allah’ın en şerefli yaratığı olan insanı para karşılığında satmak anlamında olduğundan çirkin bir davranıştır.
    Ancak damat adayı, kız evine düğün hazırlıkları yapmaları veya normal ihtiyaçlarını görmeleri için hediye, bağış türü yardımlarda bulunabilir.

    [1] Aynı eser, 7/253; el-İhtiyar, 3/101.
    [2] Nisa, 4.
    [3] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [4] Hz. Peygamber devrinde on dirhem yaklaşık iki kurbanlık koyun bedeli idi. Şafiîlere göre mehrin azı için de bir sınır yoktur. Her mal olan şey az olsun çok olsun mehir olabilir.
    [5] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [6] Ebu Davud, Nikah, 24, 25; Nesai, Nikah, 76.
    [7] el-Fıkhu’l-İslâmhi, 7/365.
    [8] Aynı eser, 7/377.
    [9] Reddu’l-Muhtar, 3/137.
    [10] Dürer, 1/341. Şafiîlere göre sahih halvetin hiç bir etkisi yoktur.
    [11] Bakara, 237.
    [12] Beda’i, 2/295.



  6. 04.Ekim.2011, 07:55
    3
    Üye
    MEHİR
    Mehir, nikahta evlenme teklifine rıza gösteren kadına verilmesi gereken mal veya paraya denir. Mehir, bir hediye türüdür. Az veya çok verilmesi farzdır. Miktarından çok, belirlenmesi ve verilmesi önemlidir.

    Mehir, nikâhın şart veya rükünlerinden değil, nafaka gibi nikâhın gereklerindendir.[1] Bu yüzden mehir belirlenmeden kıyılan nikâh geçerli olur ve kadın, kendi aile çevresindeki kadınların aldığı mehri almaya hak kazanır.
    Mehrin ne kadar olacağını nikâh esnasında belirlemek sünnettir.

    Maliki mezhebine göre ise mehir nikahın temel farzlarından birisidir; onsuz nikah akdi geçerli değildir. Böyle olunca, mehri çok ciddiye almalı, nikah esnasında belirlemeli ve söz verilen miktar zamanında ödenmelidir.

    Mehir görevi bilinmiyor veya unutulmuşa, kocanın üzerinde kadının bir hakkı olarak durmaktadır. Koca daha sonra bu hakkı ödemeli, mehir olmaya uygun bir şeyi hanımına vermelidir.

    Günümüzde pek çok aile veya yeni yetişen gençler mehrin ne olduğunu bilmediklerinden nikah esnasında hiç mehir konuşulmadan nikah akdi yapılmaktadır. Özellikle resmi nikahla yetinen aileler bu vazifeyi ihmal etmektedir.
    Belediye memuru mevcut kanunlara göre nikah merasimini icra etmektedir. Bazı noksanları ile birlikte bu nikah geçerlidir. Karı koca olmak için yeterlidir; ancak mehir gibi noksanları sonradan giderilmelidir.

    Mehrin hükmü nedir?
    Mehir farzdır, farziyyeti Kur’anla sabittir. Ayette, “Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin”[2] buyrulmuştur.

    Mehir Olabilen Şeyler
    İslâm’da satışı veya kullanışı yasak olmayan her çeşit mal mehir olabilir.[3]
    Mehir, günün şartlarına göre değerli olan, kadının ihtiyacını gören bir mal, para veya eşya olmalıdır. Ev, arazi, araba gibi şeyler de mehir olarak verilebilir.

    Mehrin Miktarı
    Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Mehrin en az miktarı ise on dirhem gümüş veya bunun karşılığıdır.[4]
    Bu miktardan daha az mehir belirlenemez. Belirlenmişse on dirheme tamamlamak gerekir.[5]
    Mehir, göstermelik olmaz. Koca veremeyeceği veya vermeyeceği şeyi mehir olarak söylememelidir. Bazı yörelerde çok yüksek mehir söylenir, halka öyle ilan edilir, fakat söylenen şeyin çok azı verilir. Buna gerek yoktur.
    Mehirle, kadının şerefi ölçülmez. Mehir kadına hürmetin ifadesidir, fakat asla değerinin karşılığı değildir. Cennet kadınları içinde övülen Hz. Fatıma (r.ah) annemiz evlenirken kocası Hz. Ali (r.a) kendisine ancak bir zırhı mehir olarak verebilmişti.[6]

    Mehrin Çeşitleri
    Mehir, iki çeşittir.
    1-Miktar ve Ödeme Şekli Belirlenen Mehir
    Nikah esnasında miktarı ve verilme şekli belirlenen mehir. Bu mehrin miktar ve şekilde kadın ile erkek karşılıklı rıza ile anlaşmış olurlar.[7]
    Bu mehir ödenmesi yönüyle iki kısma ayrılır:
    a) Nikah akdi kıyılırken peşinen ödenen mehir. Buna fıkıh kitaplarımızda mehr-i muaccel denir
    b) Daha sonra verilmek üzere belirlenin mehirdir. Bu tür mehire de mehr-i müeccel denir.
    Böyle bir mehir için tarih belirlenmiş ise, vaktin girmesiyle kadın mehri almaya hak kazanır ve hemen verilmesi gerekir. Tarih belirlenmemiş ise boşama veya vefat halinde ödenmesi gerekir.[8]

    2) Örfe Göre Belirlenen Mehir (Mehr-i Misil)
    Nikah akdi yapılırken mehir hiç konuşulmaz veya usulüne uygun bir şekilde belirlenmezse kadının emsaline bakılarak bir mehir takdir edilir. Buna emsal mehir ve mehr-i misil denir. Bunda evlenen kadının örfü ve çevresi belirleyici olur.
    Bunun için evlenecek olan kadının babası tarafından en yakın hısmı olan kız kardeş, yeğen veya hala gibi kadınlardan, yaş, ahlâk, bilgi, güzellik, dindarlık, bekârlık gibi niteliklerde benzeri olan kadınların daha önce evlenirken aldıkları mehir miktarı ölçü alınarak emsal mehir belirlenir.
    Kadının bu niteliklerde dengi olan bir hısmı bulunmazsa yabancılardan emsal alınır.[9]

    Kadın Ne Zaman Mehrin Tamamına Hak Kazanır?
    Kadın şu hallerde mehrin tamamına hak kazanır:
    1) Cinsî ilişki vuku bulunca
    2) Bundan önce koca vefat edince
    3) Sahih halvet meydana gelince[10]

    Kadının Ne Zaman Mehrin Yarısına Hak Kazanır?
    Kadın, cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşanırsa belirlenen mehrin yarısına hak kazanır. Konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
    “Evlendiğiniz kadınları mehir tayin ettiğiniz halde temas etmeden boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onundur.”[11]

    Mehrin Düşmesi
    Cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşama dışında bir ayrılık vaki olursa mehir düşer. Örneğin, kadın dengi olmayan biriyle evlendiğinde velisinin itirazı üzerine hakimin evlenmeyi feshetmesi durumunda mehir düşer, kadına hiçbir şey ödenmez.[12]

    Başlık parasını almak caiz midir?
    Kadın için mehrin dışında babasının başlık parası olarak herhangi bir şey alması caiz değildir. Bu aynı zamanda Allah’ın en şerefli yaratığı olan insanı para karşılığında satmak anlamında olduğundan çirkin bir davranıştır.
    Ancak damat adayı, kız evine düğün hazırlıkları yapmaları veya normal ihtiyaçlarını görmeleri için hediye, bağış türü yardımlarda bulunabilir.

    [1] Aynı eser, 7/253; el-İhtiyar, 3/101.
    [2] Nisa, 4.
    [3] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [4] Hz. Peygamber devrinde on dirhem yaklaşık iki kurbanlık koyun bedeli idi. Şafiîlere göre mehrin azı için de bir sınır yoktur. Her mal olan şey az olsun çok olsun mehir olabilir.
    [5] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [6] Ebu Davud, Nikah, 24, 25; Nesai, Nikah, 76.
    [7] el-Fıkhu’l-İslâmhi, 7/365.
    [8] Aynı eser, 7/377.
    [9] Reddu’l-Muhtar, 3/137.
    [10] Dürer, 1/341. Şafiîlere göre sahih halvetin hiç bir etkisi yoktur.
    [11] Bakara, 237.
    [12] Beda’i, 2/295.



  7. 29.Kasım.2016, 22:57
    4
    Misafir

    Yorum: İslamda mehrin hükmü nedir ?

    İmam nikahı öncesi altın kolye belirlendi ancak altının gramı hakkında ve ne zaman verileceği konusu konuşulmadı. İmam nikahı sonrasında beğendiği altın bir kolyeyi aldım. Mehir yerine gelmiş olur mu?


  8. 29.Kasım.2016, 22:57
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İmam nikahı öncesi altın kolye belirlendi ancak altının gramı hakkında ve ne zaman verileceği konusu konuşulmadı. İmam nikahı sonrasında beğendiği altın bir kolyeyi aldım. Mehir yerine gelmiş olur mu?


  9. 30.Kasım.2016, 16:30
    5
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: İslamda mehrin hükmü nedir ?

    Karı koca alınan kolye ile razı olmuşsa mehir yerine gelmiş olur, ihtilaf varsa orta halli bir adet kolye alınır


  10. 30.Kasım.2016, 16:30
    5
    mum
    Administrator
    Karı koca alınan kolye ile razı olmuşsa mehir yerine gelmiş olur, ihtilaf varsa orta halli bir adet kolye alınır


  11. 03.Ocak.2017, 22:33
    6
    Misafir

    Yorum: İslamda mehrin hükmü nedir ?

    Mehir, kadının hakkı mıdır?


    Mehir, erkeğin evlenirken evlendiği kadına verdiği veya vermeyi kabul ettiği paraya veya mala denir. Mehir nikâhın şartlarından değildir. Fakat sonuçlarından biridir. Mehir, nikâh anında konuşulmamış, belirlenmemiş hatta unutulmuş olsa bile evlenen kadın mehire hak kazanmış olur. Hatta mehir verilmeyeceği şart koşulmuş bile olsa yine de evlenen kadının mehir hakkı mahfuzdur. Yani nikâhtan çok sonra da olsa kadın mehirini isteme ve alma hakkına sahiptir. Ancak kadın isterse mehirini eşine bağışlayıp hakkından vazgeçebilir. Mehir konusu Kur’ân-ı Kerîm’de müteaddit âyetlerde işlenerek (en- Nisâ 4/4, 24) evlenen erkeğin, evlendiği kadına mehiri vermek zorunda olduğu açıklanmıştır.

    Evlenen erkeğin, kız tarafına verdiği para (başlık parası) veya mallar mehir yerine geçmez. Gelenek ve göreneklerle gelen birtakım düğün masrafları da mehirden sayılamaz. Mehirin satış bedeline, evliliğin de satış akdine benzetilmesi asla mümkün değildir. Yani mehir, satım bedeli değildir. Çünkü bir satım akdinde (antlaşmasında), satım bedeli sonuç değildir. O, akdin sıhhat şartlarındandır. Başta satım bedeli belirlenmediğinde akid fâsid (bozuk-bozulmuş) olur. Buna mukabil nikâh akdi mehir konuşulmadan kıyılacak olsa bu nikâh fâsid olmaz, yani bozulmaz.
    Mehir olarak her türlü mal ve parasal değeri olan her türlü menfaat tespit edilebilir. Mehirin üst sınırı yoktur, en az miktarı ise; Hanefîlere göre 10 (ilk asırda 10 dirhem yaklaşık iki koyun bedeli idi), Hz. Ömer kendi halifeliği döneminde evlilikleri kolaylaştırmak maksadı ile mehire bir üst sınır getirmek istemiştir. Fakat bu girişimini haber alan bir kadının kendisine “Onlara kantarla mehir vermiş olsanız da hiçbir şeyi geri almayın.” (en-Nisâ 4/20) âyetini hatırlatarak delil göstermesi üzerine bu düşüncesinden vazgeçmek durumunda kalmıştır. Mehirin, belirlenmesi bakımından iki çeşidi vardır.

    Birincisi nikâh anında belirlenen mehir ki buna mehr-i müsemma denir.
    İkincisi nikâh anında belirlenmeyip tespiti daha sonraya bırakılmış mehire de mehr-i misil denir.

    Mehr-i misil evlenen kadının akrabaları arasında her bakımdan kendi konumuna benzeyen kızlara ödenen mehir emsal yani misal alınarak tespit edilir. Mehir, ödenme zamanına göre de ikiye ayrılır. Birincisi evlilik anında ödenen, “muaccel (peşin) mehir”, ikincisi ödenmesi sonraya bırakılan “müeccel (veresiye) mehir” dir. Ödemesi sonraya bırakılan veresiye mehir için ödeme zamanı için ne konuşulmuşsa o zaman ödenir. Eğer bir zaman belirlenmemiş ve bir ölüm veya ayrılık meydana gelecek olsa bu durumda mehirin hemen ödenmesi gerekir.

    Ölüm ve ayrılık olmamakla beraber mehirin ödenmesi devamlı olarak ve sebepsizce erteleniyorsa bu durumda kadına hakkının verilmemesiyle zulmedilmiş olur. Mehirin ne faydası var? İslâm hukukunda mehire yer verilmesi kadına çok faydalar sağlamaktadır. Öncelikle mehir, kadını evliliğe ısındırır. Mehirle kendisi bir malî güce sahip olur ve onu istediği gibi değerlendirme, çalıştırma, harcama hak ve yetkisine sahiptir. Bu malî güç, kocanın tek taraflı irade beyanıyla boşama yetkisini kötüye kullanması durumunda kadına maddî bir destek olmaktadır.

    Ayrıca mehir miktarının yüksek tutulması, kocanın tek taraflı, keyfî boşamalarının önünü de almaktadır. Böylece evliliğin ufak sebeplerle, düşünmeden yıkılmasını önleyerek aile birliğine hizmet etmektedir. Hak olan mehirin tespit edilmesinde, ödenmesinde her iki taraf da birbirlerine saygılı, merhametli davranarak; güç yetmeyen taleplere temayül etmeden, adaleti yerine getirmek için ellerinden geleni yaparak verilen sözlerin arkasında sonuna kadar durmalıdır. Sahih (geçerli) bir evliliğin peşinden mehir borcunun vuku bulması için karı koca arasında sahih halvet (kimsenin giremeyeceği, eşleri kimsenin göremeyeceği bir mekânda eşlerin baş başa kalması) olması veya taraflardan birisinin nikâhtan sonra veya zifaf yada sahih halvetten önce ölmüş bulunmalıdır.

    Nikâh akdi yapıldıktan sonra zifaf veya sahih halvet vuku bulmadan önce bir ayrılık meydana gelecek olsa kimin ayrılığa sebep olduğuna bakılır, eğer ayrılığa erkek sebep olmuşsa mehirin yarısını karısına öder. Ayrılığa kadın veya velisinin kendisi adına sebebiyet vermişse bu durumda erkek kadına mehir ödemez.

    DR. JALE ŞİMŞEK


  12. 03.Ocak.2017, 22:33
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Mehir, kadının hakkı mıdır?


    Mehir, erkeğin evlenirken evlendiği kadına verdiği veya vermeyi kabul ettiği paraya veya mala denir. Mehir nikâhın şartlarından değildir. Fakat sonuçlarından biridir. Mehir, nikâh anında konuşulmamış, belirlenmemiş hatta unutulmuş olsa bile evlenen kadın mehire hak kazanmış olur. Hatta mehir verilmeyeceği şart koşulmuş bile olsa yine de evlenen kadının mehir hakkı mahfuzdur. Yani nikâhtan çok sonra da olsa kadın mehirini isteme ve alma hakkına sahiptir. Ancak kadın isterse mehirini eşine bağışlayıp hakkından vazgeçebilir. Mehir konusu Kur’ân-ı Kerîm’de müteaddit âyetlerde işlenerek (en- Nisâ 4/4, 24) evlenen erkeğin, evlendiği kadına mehiri vermek zorunda olduğu açıklanmıştır.

    Evlenen erkeğin, kız tarafına verdiği para (başlık parası) veya mallar mehir yerine geçmez. Gelenek ve göreneklerle gelen birtakım düğün masrafları da mehirden sayılamaz. Mehirin satış bedeline, evliliğin de satış akdine benzetilmesi asla mümkün değildir. Yani mehir, satım bedeli değildir. Çünkü bir satım akdinde (antlaşmasında), satım bedeli sonuç değildir. O, akdin sıhhat şartlarındandır. Başta satım bedeli belirlenmediğinde akid fâsid (bozuk-bozulmuş) olur. Buna mukabil nikâh akdi mehir konuşulmadan kıyılacak olsa bu nikâh fâsid olmaz, yani bozulmaz.
    Mehir olarak her türlü mal ve parasal değeri olan her türlü menfaat tespit edilebilir. Mehirin üst sınırı yoktur, en az miktarı ise; Hanefîlere göre 10 (ilk asırda 10 dirhem yaklaşık iki koyun bedeli idi), Hz. Ömer kendi halifeliği döneminde evlilikleri kolaylaştırmak maksadı ile mehire bir üst sınır getirmek istemiştir. Fakat bu girişimini haber alan bir kadının kendisine “Onlara kantarla mehir vermiş olsanız da hiçbir şeyi geri almayın.” (en-Nisâ 4/20) âyetini hatırlatarak delil göstermesi üzerine bu düşüncesinden vazgeçmek durumunda kalmıştır. Mehirin, belirlenmesi bakımından iki çeşidi vardır.

    Birincisi nikâh anında belirlenen mehir ki buna mehr-i müsemma denir.
    İkincisi nikâh anında belirlenmeyip tespiti daha sonraya bırakılmış mehire de mehr-i misil denir.

    Mehr-i misil evlenen kadının akrabaları arasında her bakımdan kendi konumuna benzeyen kızlara ödenen mehir emsal yani misal alınarak tespit edilir. Mehir, ödenme zamanına göre de ikiye ayrılır. Birincisi evlilik anında ödenen, “muaccel (peşin) mehir”, ikincisi ödenmesi sonraya bırakılan “müeccel (veresiye) mehir” dir. Ödemesi sonraya bırakılan veresiye mehir için ödeme zamanı için ne konuşulmuşsa o zaman ödenir. Eğer bir zaman belirlenmemiş ve bir ölüm veya ayrılık meydana gelecek olsa bu durumda mehirin hemen ödenmesi gerekir.

    Ölüm ve ayrılık olmamakla beraber mehirin ödenmesi devamlı olarak ve sebepsizce erteleniyorsa bu durumda kadına hakkının verilmemesiyle zulmedilmiş olur. Mehirin ne faydası var? İslâm hukukunda mehire yer verilmesi kadına çok faydalar sağlamaktadır. Öncelikle mehir, kadını evliliğe ısındırır. Mehirle kendisi bir malî güce sahip olur ve onu istediği gibi değerlendirme, çalıştırma, harcama hak ve yetkisine sahiptir. Bu malî güç, kocanın tek taraflı irade beyanıyla boşama yetkisini kötüye kullanması durumunda kadına maddî bir destek olmaktadır.

    Ayrıca mehir miktarının yüksek tutulması, kocanın tek taraflı, keyfî boşamalarının önünü de almaktadır. Böylece evliliğin ufak sebeplerle, düşünmeden yıkılmasını önleyerek aile birliğine hizmet etmektedir. Hak olan mehirin tespit edilmesinde, ödenmesinde her iki taraf da birbirlerine saygılı, merhametli davranarak; güç yetmeyen taleplere temayül etmeden, adaleti yerine getirmek için ellerinden geleni yaparak verilen sözlerin arkasında sonuna kadar durmalıdır. Sahih (geçerli) bir evliliğin peşinden mehir borcunun vuku bulması için karı koca arasında sahih halvet (kimsenin giremeyeceği, eşleri kimsenin göremeyeceği bir mekânda eşlerin baş başa kalması) olması veya taraflardan birisinin nikâhtan sonra veya zifaf yada sahih halvetten önce ölmüş bulunmalıdır.

    Nikâh akdi yapıldıktan sonra zifaf veya sahih halvet vuku bulmadan önce bir ayrılık meydana gelecek olsa kimin ayrılığa sebep olduğuna bakılır, eğer ayrılığa erkek sebep olmuşsa mehirin yarısını karısına öder. Ayrılığa kadın veya velisinin kendisi adına sebebiyet vermişse bu durumda erkek kadına mehir ödemez.

    DR. JALE ŞİMŞEK





+ Yorum Gönder