Konusunu Oylayın.: Kaderden anladığımız

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kaderden anladığımız
  1. 04.Ocak.2011, 16:54
    1
    Misafir

    Kaderden anladığımız






    Kaderden anladığımız Mumsema sayın hocam kadere inanırım ama kaderi değiştirildiğine de inanırım insan dünyayan gelmeden kaderi yazıldı ise neden dünyada yaşadığı günahlardan sorumlu. o insan yaşarken günah işlemişse doğmadam bu da kaderine yazılmışsa insanda bunu değiştiremiyorsa neden sorumlu.birde ölüm ne ileri ne geri ise neden uzun yaşamak icin insanlar mücadele eder
    doktor ilac hastane gibi.mesela bir kişi başka bir kişiyi öldürüyor hem günahkar hem suçlu oluyor madem kader neden suçluyoruz.mesela turgut özal a suikast yapıldı başarılı olamadı özal allahın verdiği canı allahtan başka kimse alamaz dedi herkes takdir etti ama mehmetciğimizi öldüren terörist mi verdide o canını aldı örneği meramımı anlatmak için yazdım. hep toplumumuzda kendinin başına kötü şey geldiği zaman kader diyor düşmanına gelirse allah belesını verdi deniliyor savaşı kazanıyoruz iman gücü kaybettiğin zamanimansız mı oluyoruzveya kazanan düşman imanlı mı oluyor müslüman olmadığı halde.bunun gibi kafama takılan cok örneklerim var çsizin cuma ları gazetedeki yazılarınızı takip ediyorum bana daha geniş acıklamalı bir kitabınızı söylerseniz alabilirim.sağlıklı günler diliyorum.


  2. 04.Ocak.2011, 16:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    sayın hocam kadere inanırım ama kaderi değiştirildiğine de inanırım insan dünyayan gelmeden kaderi yazıldı ise neden dünyada yaşadığı günahlardan sorumlu. o insan yaşarken günah işlemişse doğmadam bu da kaderine yazılmışsa insanda bunu değiştiremiyorsa neden sorumlu.birde ölüm ne ileri ne geri ise neden uzun yaşamak icin insanlar mücadele eder
    doktor ilac hastane gibi.mesela bir kişi başka bir kişiyi öldürüyor hem günahkar hem suçlu oluyor madem kader neden suçluyoruz.mesela turgut özal a suikast yapıldı başarılı olamadı özal allahın verdiği canı allahtan başka kimse alamaz dedi herkes takdir etti ama mehmetciğimizi öldüren terörist mi verdide o canını aldı örneği meramımı anlatmak için yazdım. hep toplumumuzda kendinin başına kötü şey geldiği zaman kader diyor düşmanına gelirse allah belesını verdi deniliyor savaşı kazanıyoruz iman gücü kaybettiğin zamanimansız mı oluyoruzveya kazanan düşman imanlı mı oluyor müslüman olmadığı halde.bunun gibi kafama takılan cok örneklerim var çsizin cuma ları gazetedeki yazılarınızı takip ediyorum bana daha geniş acıklamalı bir kitabınızı söylerseniz alabilirim.sağlıklı günler diliyorum.


    Benzer Konular

    - Kötü kaderden Allah’a sığınmak

  3. 04.Ocak.2011, 17:51
    2
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: kaderden anladığımız




    Benimde kader hakkında aklıma takılın tek soru bu, bir insan diyelim ki birini öldürüyor o zaman bu kaderinde yazılmış olduğu için olmuyor mu ? o zaman öldüren kişi sadece kaderini yaşamış olmaz mı ? Kaderimizi eğer biz kendimiz yazıyorsak tamam ama Allahü teala yazıyorsa insan öldüren kişinin burda suçu ne ? Allahü teala kaderi yazmaz bilir diye duymuştum şimdi benim aklıma takılan kaderimizi bizmi yazarız Allahü teala mı bunu merak ediyorum ?

    Cevabım cevap olmasada hem konuyu güncellemek hemde bende soru sormak istedim ...


  4. 04.Ocak.2011, 17:51
    2
    Devamlı Üye



    Benimde kader hakkında aklıma takılın tek soru bu, bir insan diyelim ki birini öldürüyor o zaman bu kaderinde yazılmış olduğu için olmuyor mu ? o zaman öldüren kişi sadece kaderini yaşamış olmaz mı ? Kaderimizi eğer biz kendimiz yazıyorsak tamam ama Allahü teala yazıyorsa insan öldüren kişinin burda suçu ne ? Allahü teala kaderi yazmaz bilir diye duymuştum şimdi benim aklıma takılan kaderimizi bizmi yazarız Allahü teala mı bunu merak ediyorum ?

    Cevabım cevap olmasada hem konuyu güncellemek hemde bende soru sormak istedim ...


  5. 07.Ocak.2011, 19:35
    3
    ÇEKİRDEK
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ocak.2011
    Üye No: 82952
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yanıt: kaderden anladığımız

    Arkadaşlar, öncelikle sizin sorunuza en kısa cevap şudur:Kader ilim nevindendir. Yani, Allah sizin cüzi iradenizle ne yapacağınızı biliyor ve ona göre kaderinizi tayin ediyor. Biliyorsunuz ki, Allah'ın sizin cüz-i iradenizle ne yapacağınızı bilmesi zorlamak değildir. Mesela, biri diğerini öldürüyor. Cenab-ı Hak, öldüren adamın cüz-i iradesini o şekilde kullanacağını biliyor ve diğer ölen adama ona göre bir kader çiziyor. Yani, (eksik bir ifade ile) o bildiği için biz suç işlemiyoruz, biz işlediğimiz için o biliyor. Öyle ise, zorlama yoktur ve günah ve kötülüklerde sorumluyuz. Kader Konusu Risale-i Nur'da 26. Söz ve 12. mektub gibi risalelerde teferruatıyla anlatılmış. Ben sadece o risalelerden istifade ettiğim bazı şeyleri ve bazı kısımları sizinle paylaşmak istedim. Diğer bütün sorularınıza cevap alabilirsiniz. Anlamadığınız bir yer varsa izah edebilirim.

    1-Kader'e iman, İslamiyetin nihayet hududunu gösteriyor. Yani, insan herşeyi hatta fiillerini Cenab-ı Hakka vere vere ta teklif ve mesuliyetten kurtulmamak için cüz_i irade karşısına çıkıyor ona "mesul ve mükellefsin" diyor. İyilik ve güzelliklerde ise kader karşına çıkıyor ve ona "gurulanma yapan sen değilsin" diyor. Yani, cüz-i irade insanı mesuliyetsizlikten ve kader ise insanı gururdan kurtarmak için imanın bir şartı olmuş.

    2-İnsan kötülüklerinden ve günahlarından mesuldür. Çünkü, kötülüğü isteyen insanın nefsidir. Kötülükler ve günahlar ve şerler tahribat nevinden olduğu için insan bir kötülük ile çok tahribat yapabilir(bir kibritle bir evi yakmak gibi) Fakat, iyiliklerde ve hayırlarda iftihara hakkı yoktur. Çünkü, iyiliği isteyen ve yaratan Allah'tır. İnsan, dua ile şuur ile, iman ile ve rıza ile ona sahip olabilir ona sahip olur. Kötülükleri isteyen ise insanın nefsidir. Allaha ait olan yaratma ve icad etmekte ise daha başka güzel neticeleri olduğu için güzeldir, hayırdır. İşte şu sırdandır ki, "kötülüğü yaratmak kötü değil, kötülüğü kesbetmek, işlemek şerdir" Nasıl ki, yağmurun çok faydaları vardır. Fakat, kendi isteğiyle yağmurdan zarar gören bir adam "yağmurun yaratılması şerdir" diyemez. Veya ateşin yaratılmasında çok hayırlar ve menfaatlar vardır. Bir adam yemeği pişiren ateşe elini soksa ve o hizmetkarını kendine düşman etse, "ateşin yaratılması şerdir" diye hükmedemez. Eğer, yağmurdan veya ateşten zarar gören adamlar için yağmur ve ateş yaratılmasa daha büyük bir şer olur. Öyle ise, Allah'ın şerleri ve kötülükleri yaratmasındaki maksat, daha büyük hayırlar ve güzelliklerdir.

    3-Nasıl ki, kader-i ilahi nasıl ki, meyveler ve neticeler itibariyle şerden, çirkinlikten münezzehtir. Öyle de sebep ve illet cihetiyle de zulümden ve çirkinlikten münezzehtir. Çünkü, kader hakiki sebeplere bakar, adalet eder. İnsanlar ise zahiri sebeplere bakar. Aynı hadisede insan zulmeder, kader ise adalet eder. Mesela, bir hakim seni hırsızlıkla suçladı ve hapse attı. Fakat sen hırsız değilsin. Fakat, kader, senin daha başka gizli bir suçuna bakıp seni hapse attı. Hakim zulmetti kader ise adalet etti. İşte her cihette kader, zulümden, şerden, çirkinlikten münezzehtir.

    4-Eğer denilse, madem cüz-i iradenin icada ve yaratmaya kabiliyeti yok. Nasıl oluyor ki, Kur'anda insana asi ve düşman vaziyeti verilmiş. Halik-ı semavat ve arz ondan büyük şikayetler ediyor. O asi insanlara karşı müminlere yardım için kendini ve meleklerini tahşid ediyor ve ona çok ehemmiyet veriyor?

    Elcevab:Çünkü, küfür ve isyan ve kötülük tahriptir, yokluktur. Halbuki bir tek kötülük yüzünden çok büyük tahripler olabiliyor. Mesela, nasıl ki, büyük bir geminin dümencisi vazifesini terk edip o geminin batmasına ve o gemide çalışan hademelerin çalışmalarını heba etmesine sebep olur. O geminin sahibi ise, bütün o hademeler adına o dümenciden şikayet eder. Öyle de, küfür ve inkar belki küçük bir kötülük gibi gözüküyor. Fakat, inkar ve küfür, bütün kainatı kıymetsizlikle ve abesiyetle tahkir ve Allahın varlığnı ve birliğini gösteren bütün kainatı tekzib(yalanlama) ve Allahın kainatta tecelli eden bütün isimlerini tezyif etmek olduğundan bütün kainat ve varlıklar ve isimler namına Cenab-ı Hak, kafirden şiddetli şikayet etmek ve dehşetli tehdit etmek tam bir hikmettir ve ebedi azap vermek tam bir adalettir. Madem insan küfür ve isyanla tahribat tarafına gidiyor. Az bir hizmetle pek çok işleri yapar. Onun için ehl-i iman onlara karşı Cenab-ı Hakkın inayet-i azimine muhtaçtır. Çünkü, on kuvvetli adam bir evi tamir etse ve muhafazasına çalışsa, haylaz bir çocuğun o evi ateşe vermeğe çalışmasına karşı o çocuğn velisine ve belki padişahına müracaata ve yalvarmaya mecbur olması gibi, mü'minlerin de böyle edepsiz ehl-i isyana karşı dayanmak için dayanmak için Cenab-ı Hakkın çok yardımına muhtaçtır.

    5-Kainattaki intizam ve mizan gösteriyor ki, Allah'ın sonsuz adaleti vardır. Bu sebeple elbette insan için sevap ve ikaba sebep olacak bir cüz-i iradesi vardır. Bu cüz-i iradenin kader ile nasıl muvafık olduğunu bilmesek bile olmamasına delil olmaz.

    6-Herkes vicdane kendinde bir irade hisseder. Cüz-i iradenin mahiyetini bilmemek olmamasına delil değildir.

    7-İnsan cüz-i iradesi ile zayıftır. Fakat, Allah insanın cüzi iradesini külli iradesine bir şart-ı adi yapmış. Yani manen der:"ey kulum sen nereyi istersen seni oraya götürürüm. Teşbihte hata olmaz, mesela sen aklı başında bir çocuğu omuzuna alsan ve onu serbest bırakıp "sen nereye istersen seni oraya götürecem" desen. Çocuk yüksek bir yeri istedi ve orada üşüdü veya düştü. Elbette "sen istedin" diyerek itab edip üstüne bir de tokat vuracaksın. İşte Cenab-ı Hak, nihayetsiz zayıf olan abdin iradesini adi bir şart yapıp, külli iradesi ona bakar.

    Anlaşılamayan bir yer varsa, soru cevap tarzında izah edebilirim.


  6. 07.Ocak.2011, 19:35
    3
    ÇEKİRDEK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Arkadaşlar, öncelikle sizin sorunuza en kısa cevap şudur:Kader ilim nevindendir. Yani, Allah sizin cüzi iradenizle ne yapacağınızı biliyor ve ona göre kaderinizi tayin ediyor. Biliyorsunuz ki, Allah'ın sizin cüz-i iradenizle ne yapacağınızı bilmesi zorlamak değildir. Mesela, biri diğerini öldürüyor. Cenab-ı Hak, öldüren adamın cüz-i iradesini o şekilde kullanacağını biliyor ve diğer ölen adama ona göre bir kader çiziyor. Yani, (eksik bir ifade ile) o bildiği için biz suç işlemiyoruz, biz işlediğimiz için o biliyor. Öyle ise, zorlama yoktur ve günah ve kötülüklerde sorumluyuz. Kader Konusu Risale-i Nur'da 26. Söz ve 12. mektub gibi risalelerde teferruatıyla anlatılmış. Ben sadece o risalelerden istifade ettiğim bazı şeyleri ve bazı kısımları sizinle paylaşmak istedim. Diğer bütün sorularınıza cevap alabilirsiniz. Anlamadığınız bir yer varsa izah edebilirim.

    1-Kader'e iman, İslamiyetin nihayet hududunu gösteriyor. Yani, insan herşeyi hatta fiillerini Cenab-ı Hakka vere vere ta teklif ve mesuliyetten kurtulmamak için cüz_i irade karşısına çıkıyor ona "mesul ve mükellefsin" diyor. İyilik ve güzelliklerde ise kader karşına çıkıyor ve ona "gurulanma yapan sen değilsin" diyor. Yani, cüz-i irade insanı mesuliyetsizlikten ve kader ise insanı gururdan kurtarmak için imanın bir şartı olmuş.

    2-İnsan kötülüklerinden ve günahlarından mesuldür. Çünkü, kötülüğü isteyen insanın nefsidir. Kötülükler ve günahlar ve şerler tahribat nevinden olduğu için insan bir kötülük ile çok tahribat yapabilir(bir kibritle bir evi yakmak gibi) Fakat, iyiliklerde ve hayırlarda iftihara hakkı yoktur. Çünkü, iyiliği isteyen ve yaratan Allah'tır. İnsan, dua ile şuur ile, iman ile ve rıza ile ona sahip olabilir ona sahip olur. Kötülükleri isteyen ise insanın nefsidir. Allaha ait olan yaratma ve icad etmekte ise daha başka güzel neticeleri olduğu için güzeldir, hayırdır. İşte şu sırdandır ki, "kötülüğü yaratmak kötü değil, kötülüğü kesbetmek, işlemek şerdir" Nasıl ki, yağmurun çok faydaları vardır. Fakat, kendi isteğiyle yağmurdan zarar gören bir adam "yağmurun yaratılması şerdir" diyemez. Veya ateşin yaratılmasında çok hayırlar ve menfaatlar vardır. Bir adam yemeği pişiren ateşe elini soksa ve o hizmetkarını kendine düşman etse, "ateşin yaratılması şerdir" diye hükmedemez. Eğer, yağmurdan veya ateşten zarar gören adamlar için yağmur ve ateş yaratılmasa daha büyük bir şer olur. Öyle ise, Allah'ın şerleri ve kötülükleri yaratmasındaki maksat, daha büyük hayırlar ve güzelliklerdir.

    3-Nasıl ki, kader-i ilahi nasıl ki, meyveler ve neticeler itibariyle şerden, çirkinlikten münezzehtir. Öyle de sebep ve illet cihetiyle de zulümden ve çirkinlikten münezzehtir. Çünkü, kader hakiki sebeplere bakar, adalet eder. İnsanlar ise zahiri sebeplere bakar. Aynı hadisede insan zulmeder, kader ise adalet eder. Mesela, bir hakim seni hırsızlıkla suçladı ve hapse attı. Fakat sen hırsız değilsin. Fakat, kader, senin daha başka gizli bir suçuna bakıp seni hapse attı. Hakim zulmetti kader ise adalet etti. İşte her cihette kader, zulümden, şerden, çirkinlikten münezzehtir.

    4-Eğer denilse, madem cüz-i iradenin icada ve yaratmaya kabiliyeti yok. Nasıl oluyor ki, Kur'anda insana asi ve düşman vaziyeti verilmiş. Halik-ı semavat ve arz ondan büyük şikayetler ediyor. O asi insanlara karşı müminlere yardım için kendini ve meleklerini tahşid ediyor ve ona çok ehemmiyet veriyor?

    Elcevab:Çünkü, küfür ve isyan ve kötülük tahriptir, yokluktur. Halbuki bir tek kötülük yüzünden çok büyük tahripler olabiliyor. Mesela, nasıl ki, büyük bir geminin dümencisi vazifesini terk edip o geminin batmasına ve o gemide çalışan hademelerin çalışmalarını heba etmesine sebep olur. O geminin sahibi ise, bütün o hademeler adına o dümenciden şikayet eder. Öyle de, küfür ve inkar belki küçük bir kötülük gibi gözüküyor. Fakat, inkar ve küfür, bütün kainatı kıymetsizlikle ve abesiyetle tahkir ve Allahın varlığnı ve birliğini gösteren bütün kainatı tekzib(yalanlama) ve Allahın kainatta tecelli eden bütün isimlerini tezyif etmek olduğundan bütün kainat ve varlıklar ve isimler namına Cenab-ı Hak, kafirden şiddetli şikayet etmek ve dehşetli tehdit etmek tam bir hikmettir ve ebedi azap vermek tam bir adalettir. Madem insan küfür ve isyanla tahribat tarafına gidiyor. Az bir hizmetle pek çok işleri yapar. Onun için ehl-i iman onlara karşı Cenab-ı Hakkın inayet-i azimine muhtaçtır. Çünkü, on kuvvetli adam bir evi tamir etse ve muhafazasına çalışsa, haylaz bir çocuğun o evi ateşe vermeğe çalışmasına karşı o çocuğn velisine ve belki padişahına müracaata ve yalvarmaya mecbur olması gibi, mü'minlerin de böyle edepsiz ehl-i isyana karşı dayanmak için dayanmak için Cenab-ı Hakkın çok yardımına muhtaçtır.

    5-Kainattaki intizam ve mizan gösteriyor ki, Allah'ın sonsuz adaleti vardır. Bu sebeple elbette insan için sevap ve ikaba sebep olacak bir cüz-i iradesi vardır. Bu cüz-i iradenin kader ile nasıl muvafık olduğunu bilmesek bile olmamasına delil olmaz.

    6-Herkes vicdane kendinde bir irade hisseder. Cüz-i iradenin mahiyetini bilmemek olmamasına delil değildir.

    7-İnsan cüz-i iradesi ile zayıftır. Fakat, Allah insanın cüzi iradesini külli iradesine bir şart-ı adi yapmış. Yani manen der:"ey kulum sen nereyi istersen seni oraya götürürüm. Teşbihte hata olmaz, mesela sen aklı başında bir çocuğu omuzuna alsan ve onu serbest bırakıp "sen nereye istersen seni oraya götürecem" desen. Çocuk yüksek bir yeri istedi ve orada üşüdü veya düştü. Elbette "sen istedin" diyerek itab edip üstüne bir de tokat vuracaksın. İşte Cenab-ı Hak, nihayetsiz zayıf olan abdin iradesini adi bir şart yapıp, külli iradesi ona bakar.

    Anlaşılamayan bir yer varsa, soru cevap tarzında izah edebilirim.





+ Yorum Gönder